bugün
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- bik bikle yemek yapmak6
- üşüyen erkek12
- adanalı ateist5
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası9
- dekolteye bakar mısınız6
- güzel kızların çaylaklığını merici çeksin5
- vergi iadesi doldurmak5
- gelecek partisi'nin kapanması12
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması9
- soyulacak devlet malının kalmaması3
- japonya21
- nervio hamferdi12
- kerhaneye gitmek3
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin16
- hiç porno izlememiş erkek3
- yaz yavaştan bitiyor eylül geliyor 20264
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı8
- ahmet davutoğlu7
- entry üstteki entrylere cevap niteliğinde3
- ketçap aromalı ruffles5
- sözlük yazarlarının kombinleri4
- sağa sinyal verip sola dönmek7
- genşlik dizisi2
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı3
- bulgaristan3
- klima çarpması5
- asla yapmam denilen şeyler6
- mal varlıklarınız nelerdir5
- battal gazi5
- selçuk bayraktar'ın siyasete atılması7
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- hiç durmayan rüzgarın anlamı2
- vergicilerin kıl olduğu mal beyanı2
- gürcistan25
- arkadaşlar görüşürüz ben gidiyom2
- ctrlx22
- stackoverflow da geçen saatler2
- sudekiray2
- ağlamamak için kendini tutmak12
- kırgızistan8
- sabahın köründe entry giren işsizler3
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması7
- kuran da namaz yok21
- hewal ebo18
- silah çekildiği zaman patlar3
- prensesler gibi uyanmak3
- geceniz nasıl geçiyor7
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- latin atasözleri6
nazım hikmet ran şiiri.
ağaç gece seyredilir.
suda gümüşten servidir
istanbullu nedim için.
ak bedenli gelinleri,
melul mahzun kayınları
sever riyazanlı yesenin.
bende bir kavak ürperir,
nerde olsam sesi gelir
muhacirliğimden beri.
her ağaç gibi kavak da
ömrünce durur ayakta
gözler durur bir şeyleri.
gözler şose boylarını,
anadolu köylerini
sarı sıcak yaz gününde.
beni de gözledi kavak,
geceleri haykırarak
hapisanenin önünde.
şahit ayıplarımıza,
şahit kayıplarımıza,
umudumuzun şahidi.
şahit bitlenişimize,
topraktaki işimize,
hey gidi kavak, hey gidi.
kavaklarını övmekten,
kuru kuruya sevmekten
ne çıkar ki memleketim!
kara toprağa eğilip,
yüzümün terini silip
bir tek kavak dikemedim.
[stockholm, 9 mayıs 1956]
ağaç gece seyredilir.
suda gümüşten servidir
istanbullu nedim için.
ak bedenli gelinleri,
melul mahzun kayınları
sever riyazanlı yesenin.
bende bir kavak ürperir,
nerde olsam sesi gelir
muhacirliğimden beri.
her ağaç gibi kavak da
ömrünce durur ayakta
gözler durur bir şeyleri.
gözler şose boylarını,
anadolu köylerini
sarı sıcak yaz gününde.
beni de gözledi kavak,
geceleri haykırarak
hapisanenin önünde.
şahit ayıplarımıza,
şahit kayıplarımıza,
umudumuzun şahidi.
şahit bitlenişimize,
topraktaki işimize,
hey gidi kavak, hey gidi.
kavaklarını övmekten,
kuru kuruya sevmekten
ne çıkar ki memleketim!
kara toprağa eğilip,
yüzümün terini silip
bir tek kavak dikemedim.
[stockholm, 9 mayıs 1956]
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar