bugün
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi31
- ispanya'nin terör bitirme formülü12
- birini unutmak4
- izmir'in akp'ye geçmesi7
- vişneli sarma3
- 4 litre piril'in kaç tl olması sorunsalı11
- sarma8
- ismet biraderin hala koşturmaya başlamaması5
- 30 yaşına gelip hala kendi evini alamamak7
- napolyon vs atatürk7
- sabahın köründe işe giden ezik7
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak17
- 1 90 esmer kaslı erkek2
- hoşlanılan sözlük kızının annene çıkması3
- cin tarafından özel numaradan aranmak4
- birbirine iyi gelmek5
- kahvenin keyif vermediği anlar2
- teknede yaşamak3
- trump'ın iran açıklaması10
- kuran da namazın olmaması2
- ortak yaşam sergisi insanlar ve insan dostları3
- 3 kere üst üste 31 çekmek16
- göz kanlanması11
- hayırlı cum a lar2
- suntat3
- true'nın iran açıklaması5
- sıvı sabunla ayakları yıkamak3
- baktat3
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması3
- günaydın sözlük sakinleri4
- maun suresi4
- halkın teveccühü3
- bu sabah yağmur var istanbul da3
- uludede'nin cenaze eventi11
- utangaç apocu aktrollerin uğramadığı başlıklar4
- azrail'in hergün her insana 366 kere bakması11
- akşam akşam kahveye davet eden seksi komşu kızı10
- salat yağ2
- uyku bruksizmi2
- nazi2
- özel bir şey konuşuyoruz git diyen arkadaş7
- apo'ya selam göndermeye devlet aklı diyen troll2
- 1 ekim 2026 danimarka portekiz maçı2
- hayata aniden giren ve yaralara iyi gelen kadın4
- artık benzin alırken fiyat tabelalarına bakmamak3
- bacakları yukarı kaldırarak oturmak12
- yasin kol'un gözaltına alınması5
- fon mağduruyum da mağdurum diye zırlamak5
- gece kapıya dayanan 12 cin 8 ifrit 17 zombi8
- kömbe7
orjinal metin: http://blog.radikal.com.t...a-bir-degerlendirme-83545
Hiç kuşku yok ki 21.yy'da toplumumuzun en büyük sorunlarından biri de atanmayan öğretmenler. Sorun yetkililer tarafınca sürekli görmezden geliniyor, gerekli önlemler alınmıyor ve gerekli önem verilmiyor bu konuya. Ne yazık ki günümüzde bir öğretmenin atanamaması "normal" olarak karşılanıyor.
300 BiN ÖĞRETMEN ADAYI ATAMA BEKLiYOR
Her yıl katlanarak büyüme eğilimi gösteren bu sorunun temelleri, daha önceki yıllarda uygulanan yanlış eğitim politikalarına dayandırılabilir. 1980'li yıllara kadar sürekli bir "öğretmen açığı" yaşanmıştır. 1980 sonrasında ise bu açığın giderilmesi için plansız, başı boş politikalar izlendi. Bunun sonrasında ise bugün "atanamayan öğretmenler" olarak adlandırdığınız, arz fazlalığı ortaya çıktı. Bugün 300 binden fazla öğretmen adayı, atanmayı bekliyor.
HER 100 TARiHÇiDEN YALNIZCA iKiSi ATANABiLiYOR
Çeşitli branşlardan 300 bin öğretmen adayı her yıl Kamu Personeli Seçme Sınav'ında ter döküyor. Bu sınav için başvuranların sayısı ile, ihtiyaç duyulan öğretmen sayısı arasında inanılmaz bir uçurum var. Özellikle felsefe, fizik, tarih, biyoloji gibi bölümlerde oldukça büyük bir istihdam sıkıntısı var. istihdam sıkıntısı olmayan bölümler ise Din Kültürü Öğretmenliği ve Rehberlik öğretmenlikleri.
2013 YILINDA ATANAN VE BAŞVURAN ÖĞRETMEN SAYISI
görsel
SORUNUN KAYNAĞI NE?
Sorunun en temel kaynağı eğitim fakültelerinin fazlalığı ve eğitim fakültesi dışındaki fakültelerin de öğretmen yetiştiriyor olması.
Yüksek öğretimde kapasite yaratmak amacıyla eğitim fakültelerinde büyük kontejan arttırılmaları yapıldı. Bunu sonucu olarak arz, talebin oldukça üstüne çıktı; ihtiyaçtan çok çok daha fazla mezun öğretmenimiz var bugün. Bugün bakanlığın yalnızca 170 bin adet öğretmene ihtiyacı var iken mezun öğretmen sayısı 1 milyona yaklaşmış durumda. Fen - Edebiyat fakültelerinin de "pedagojik formasyon" ile öğretmen yetiştiriyor olması ateşi daha da körüklüyor. Sorun, içinden çıkılmaz bir hal alıyor.
GÖZ ARDI EDiLEN GERÇEK : iHTiHAR
istihdam edilemeyen öğretmenler bir çoğu maddi sorunlar yaşıyor ve psikolojik çöküntüye giriyor. Bunun sonuçları ise korkunç boyutlara ulaşıyor. KPSS'de Başarılı Olamayınca intihar Etti tarzı haberleri maalesef ki artık normal karşılıyoruz, hayatın bir gerçekliği olarak algılıyoruz. istihdam edemediğimiz gençlerimiz çözümü hayatlarına son vermekte buluyorlar.
ÇÖZÜM NE OLMALI?
Sorun bir kriz haline dönüşmeden önce bakanlık radikal adımlar atmak zorundadır. Bu adımlardan ilki, bir kaç yıllığına eğitim fakültelerine öğrenci almamak ya da kontejanları oldukça düşürmek olmalıdır.
Sayıları bir milyona yaklaşan gençlerimizin tümünün öğretmen olarak istihdam edilemeyeceği açıktır. Bakanlık maksimum kapasitede öğretmeni kadroya almalıdır. Kadroya alamadıkları öğretmen adaylarını için ise ya farklı istihdam alanları açılmalıdır ya da farklı kadrolara yönlendirilmelidir. Kadroların yetersiz kaldığı durumda ise devlet, özel sektör ile el ele verip yeni bir istihdam alanı daha açmak durumundadır.
Sayıları bir milyona yaklaşan atanamayan öğretmenlerimiz için Milli Eğitim bir önce kararlı adımlar atmak zorundadır. Bugün önemsiz dahi görünse de ileri de atama bekleyen bu yoğun nüfus, ileride büyük toplumsal krizlere gebe görünmektedir. Gençlerimizin tek tek intihar etmesini beklemek bir çözüm yolu değildir. Milli Eğitim'in bu konuda sorumluluğu büyüktür ve derhal önlemlerimi almalıdır.
Hiç kuşku yok ki 21.yy'da toplumumuzun en büyük sorunlarından biri de atanmayan öğretmenler. Sorun yetkililer tarafınca sürekli görmezden geliniyor, gerekli önlemler alınmıyor ve gerekli önem verilmiyor bu konuya. Ne yazık ki günümüzde bir öğretmenin atanamaması "normal" olarak karşılanıyor.
300 BiN ÖĞRETMEN ADAYI ATAMA BEKLiYOR
Her yıl katlanarak büyüme eğilimi gösteren bu sorunun temelleri, daha önceki yıllarda uygulanan yanlış eğitim politikalarına dayandırılabilir. 1980'li yıllara kadar sürekli bir "öğretmen açığı" yaşanmıştır. 1980 sonrasında ise bu açığın giderilmesi için plansız, başı boş politikalar izlendi. Bunun sonrasında ise bugün "atanamayan öğretmenler" olarak adlandırdığınız, arz fazlalığı ortaya çıktı. Bugün 300 binden fazla öğretmen adayı, atanmayı bekliyor.
HER 100 TARiHÇiDEN YALNIZCA iKiSi ATANABiLiYOR
Çeşitli branşlardan 300 bin öğretmen adayı her yıl Kamu Personeli Seçme Sınav'ında ter döküyor. Bu sınav için başvuranların sayısı ile, ihtiyaç duyulan öğretmen sayısı arasında inanılmaz bir uçurum var. Özellikle felsefe, fizik, tarih, biyoloji gibi bölümlerde oldukça büyük bir istihdam sıkıntısı var. istihdam sıkıntısı olmayan bölümler ise Din Kültürü Öğretmenliği ve Rehberlik öğretmenlikleri.
2013 YILINDA ATANAN VE BAŞVURAN ÖĞRETMEN SAYISI
görsel
SORUNUN KAYNAĞI NE?
Sorunun en temel kaynağı eğitim fakültelerinin fazlalığı ve eğitim fakültesi dışındaki fakültelerin de öğretmen yetiştiriyor olması.
Yüksek öğretimde kapasite yaratmak amacıyla eğitim fakültelerinde büyük kontejan arttırılmaları yapıldı. Bunu sonucu olarak arz, talebin oldukça üstüne çıktı; ihtiyaçtan çok çok daha fazla mezun öğretmenimiz var bugün. Bugün bakanlığın yalnızca 170 bin adet öğretmene ihtiyacı var iken mezun öğretmen sayısı 1 milyona yaklaşmış durumda. Fen - Edebiyat fakültelerinin de "pedagojik formasyon" ile öğretmen yetiştiriyor olması ateşi daha da körüklüyor. Sorun, içinden çıkılmaz bir hal alıyor.
GÖZ ARDI EDiLEN GERÇEK : iHTiHAR
istihdam edilemeyen öğretmenler bir çoğu maddi sorunlar yaşıyor ve psikolojik çöküntüye giriyor. Bunun sonuçları ise korkunç boyutlara ulaşıyor. KPSS'de Başarılı Olamayınca intihar Etti tarzı haberleri maalesef ki artık normal karşılıyoruz, hayatın bir gerçekliği olarak algılıyoruz. istihdam edemediğimiz gençlerimiz çözümü hayatlarına son vermekte buluyorlar.
ÇÖZÜM NE OLMALI?
Sorun bir kriz haline dönüşmeden önce bakanlık radikal adımlar atmak zorundadır. Bu adımlardan ilki, bir kaç yıllığına eğitim fakültelerine öğrenci almamak ya da kontejanları oldukça düşürmek olmalıdır.
Sayıları bir milyona yaklaşan gençlerimizin tümünün öğretmen olarak istihdam edilemeyeceği açıktır. Bakanlık maksimum kapasitede öğretmeni kadroya almalıdır. Kadroya alamadıkları öğretmen adaylarını için ise ya farklı istihdam alanları açılmalıdır ya da farklı kadrolara yönlendirilmelidir. Kadroların yetersiz kaldığı durumda ise devlet, özel sektör ile el ele verip yeni bir istihdam alanı daha açmak durumundadır.
Sayıları bir milyona yaklaşan atanamayan öğretmenlerimiz için Milli Eğitim bir önce kararlı adımlar atmak zorundadır. Bugün önemsiz dahi görünse de ileri de atama bekleyen bu yoğun nüfus, ileride büyük toplumsal krizlere gebe görünmektedir. Gençlerimizin tek tek intihar etmesini beklemek bir çözüm yolu değildir. Milli Eğitim'in bu konuda sorumluluğu büyüktür ve derhal önlemlerimi almalıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar