bugün
- küpe takan erkek erkek midir sorunsalı4
- ipini koparan sözlüğe geliyor3
- hoslanilan kizin neden cekiniyorsun ki demesi6
- evlen baskısı4
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- sözlüğün aptalları sıralı tam liste5
- işe yeni başlayan kıza sineklenen erkekler4
- babam hiç dövmezdi insanı11
- nasılsınız6
- gocu'nun kendini alen delon sanması8
- sözlük yaşlıların fotoğrafları6
- pandela27
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
- azgın bir boğa gibi çiftleşmek istiyorum4
- yaş pasta alınan evdeki mutluluk3
- olası israil türkiye savaşı5
- şırnak üniversitesi rektörü abdürrahim alkış6
- evagreenin sürekli haklı olması4
- yarak yemenin nesi kötü anlamadım diyen kız3
- günün şiiri11
- sizi enflasyona ezdirmedik3
- gerizekalı yazarlar zirvesi13
- mustafa destici3
- spor yapmayan erkek9
- bal arısı3
- türklerin soykırımdaki ustalığı19
- eşyaların isyanı2
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası14
- domuz gibi olan yazarlar3
- şeriatçıların ateist apo yu sevmesi3
- true namussuzdur5
- türbanli kadın ile sevişmek2
- fakirler neden isyan edip silahlanmıyor4
- kolu alçılı kezonun kçını yıkar mısın4
- true neden sevilmiyor5
- nara shikamaru2
- zaman baba4
- queen feristah6
- laf sokarken imla hatası yapmak6
- 2026 dünya kupası37
- tanga giyen erkek6
- filistin in ermeni soykırımını tanıması39
- mel mel bakan gibson gocu sari renkli seker4
- erdoğanın eski gücünü kaybetmesi6
- sözlük yazarlarının kombinleri13
- ösym'nin yks de soru iptal etmesi2
- fake kadın hesabı açıp abaza dayı yolmak2
- türklerin iq ortalaması4
- iyi futbol oynar mısınız9
- sözlükte başın belaya girmesi3
orjinal metin: http://blog.radikal.com.t...a-bir-degerlendirme-83545
Hiç kuşku yok ki 21.yy'da toplumumuzun en büyük sorunlarından biri de atanmayan öğretmenler. Sorun yetkililer tarafınca sürekli görmezden geliniyor, gerekli önlemler alınmıyor ve gerekli önem verilmiyor bu konuya. Ne yazık ki günümüzde bir öğretmenin atanamaması "normal" olarak karşılanıyor.
300 BiN ÖĞRETMEN ADAYI ATAMA BEKLiYOR
Her yıl katlanarak büyüme eğilimi gösteren bu sorunun temelleri, daha önceki yıllarda uygulanan yanlış eğitim politikalarına dayandırılabilir. 1980'li yıllara kadar sürekli bir "öğretmen açığı" yaşanmıştır. 1980 sonrasında ise bu açığın giderilmesi için plansız, başı boş politikalar izlendi. Bunun sonrasında ise bugün "atanamayan öğretmenler" olarak adlandırdığınız, arz fazlalığı ortaya çıktı. Bugün 300 binden fazla öğretmen adayı, atanmayı bekliyor.
HER 100 TARiHÇiDEN YALNIZCA iKiSi ATANABiLiYOR
Çeşitli branşlardan 300 bin öğretmen adayı her yıl Kamu Personeli Seçme Sınav'ında ter döküyor. Bu sınav için başvuranların sayısı ile, ihtiyaç duyulan öğretmen sayısı arasında inanılmaz bir uçurum var. Özellikle felsefe, fizik, tarih, biyoloji gibi bölümlerde oldukça büyük bir istihdam sıkıntısı var. istihdam sıkıntısı olmayan bölümler ise Din Kültürü Öğretmenliği ve Rehberlik öğretmenlikleri.
2013 YILINDA ATANAN VE BAŞVURAN ÖĞRETMEN SAYISI
görsel
SORUNUN KAYNAĞI NE?
Sorunun en temel kaynağı eğitim fakültelerinin fazlalığı ve eğitim fakültesi dışındaki fakültelerin de öğretmen yetiştiriyor olması.
Yüksek öğretimde kapasite yaratmak amacıyla eğitim fakültelerinde büyük kontejan arttırılmaları yapıldı. Bunu sonucu olarak arz, talebin oldukça üstüne çıktı; ihtiyaçtan çok çok daha fazla mezun öğretmenimiz var bugün. Bugün bakanlığın yalnızca 170 bin adet öğretmene ihtiyacı var iken mezun öğretmen sayısı 1 milyona yaklaşmış durumda. Fen - Edebiyat fakültelerinin de "pedagojik formasyon" ile öğretmen yetiştiriyor olması ateşi daha da körüklüyor. Sorun, içinden çıkılmaz bir hal alıyor.
GÖZ ARDI EDiLEN GERÇEK : iHTiHAR
istihdam edilemeyen öğretmenler bir çoğu maddi sorunlar yaşıyor ve psikolojik çöküntüye giriyor. Bunun sonuçları ise korkunç boyutlara ulaşıyor. KPSS'de Başarılı Olamayınca intihar Etti tarzı haberleri maalesef ki artık normal karşılıyoruz, hayatın bir gerçekliği olarak algılıyoruz. istihdam edemediğimiz gençlerimiz çözümü hayatlarına son vermekte buluyorlar.
ÇÖZÜM NE OLMALI?
Sorun bir kriz haline dönüşmeden önce bakanlık radikal adımlar atmak zorundadır. Bu adımlardan ilki, bir kaç yıllığına eğitim fakültelerine öğrenci almamak ya da kontejanları oldukça düşürmek olmalıdır.
Sayıları bir milyona yaklaşan gençlerimizin tümünün öğretmen olarak istihdam edilemeyeceği açıktır. Bakanlık maksimum kapasitede öğretmeni kadroya almalıdır. Kadroya alamadıkları öğretmen adaylarını için ise ya farklı istihdam alanları açılmalıdır ya da farklı kadrolara yönlendirilmelidir. Kadroların yetersiz kaldığı durumda ise devlet, özel sektör ile el ele verip yeni bir istihdam alanı daha açmak durumundadır.
Sayıları bir milyona yaklaşan atanamayan öğretmenlerimiz için Milli Eğitim bir önce kararlı adımlar atmak zorundadır. Bugün önemsiz dahi görünse de ileri de atama bekleyen bu yoğun nüfus, ileride büyük toplumsal krizlere gebe görünmektedir. Gençlerimizin tek tek intihar etmesini beklemek bir çözüm yolu değildir. Milli Eğitim'in bu konuda sorumluluğu büyüktür ve derhal önlemlerimi almalıdır.
Hiç kuşku yok ki 21.yy'da toplumumuzun en büyük sorunlarından biri de atanmayan öğretmenler. Sorun yetkililer tarafınca sürekli görmezden geliniyor, gerekli önlemler alınmıyor ve gerekli önem verilmiyor bu konuya. Ne yazık ki günümüzde bir öğretmenin atanamaması "normal" olarak karşılanıyor.
300 BiN ÖĞRETMEN ADAYI ATAMA BEKLiYOR
Her yıl katlanarak büyüme eğilimi gösteren bu sorunun temelleri, daha önceki yıllarda uygulanan yanlış eğitim politikalarına dayandırılabilir. 1980'li yıllara kadar sürekli bir "öğretmen açığı" yaşanmıştır. 1980 sonrasında ise bu açığın giderilmesi için plansız, başı boş politikalar izlendi. Bunun sonrasında ise bugün "atanamayan öğretmenler" olarak adlandırdığınız, arz fazlalığı ortaya çıktı. Bugün 300 binden fazla öğretmen adayı, atanmayı bekliyor.
HER 100 TARiHÇiDEN YALNIZCA iKiSi ATANABiLiYOR
Çeşitli branşlardan 300 bin öğretmen adayı her yıl Kamu Personeli Seçme Sınav'ında ter döküyor. Bu sınav için başvuranların sayısı ile, ihtiyaç duyulan öğretmen sayısı arasında inanılmaz bir uçurum var. Özellikle felsefe, fizik, tarih, biyoloji gibi bölümlerde oldukça büyük bir istihdam sıkıntısı var. istihdam sıkıntısı olmayan bölümler ise Din Kültürü Öğretmenliği ve Rehberlik öğretmenlikleri.
2013 YILINDA ATANAN VE BAŞVURAN ÖĞRETMEN SAYISI
görsel
SORUNUN KAYNAĞI NE?
Sorunun en temel kaynağı eğitim fakültelerinin fazlalığı ve eğitim fakültesi dışındaki fakültelerin de öğretmen yetiştiriyor olması.
Yüksek öğretimde kapasite yaratmak amacıyla eğitim fakültelerinde büyük kontejan arttırılmaları yapıldı. Bunu sonucu olarak arz, talebin oldukça üstüne çıktı; ihtiyaçtan çok çok daha fazla mezun öğretmenimiz var bugün. Bugün bakanlığın yalnızca 170 bin adet öğretmene ihtiyacı var iken mezun öğretmen sayısı 1 milyona yaklaşmış durumda. Fen - Edebiyat fakültelerinin de "pedagojik formasyon" ile öğretmen yetiştiriyor olması ateşi daha da körüklüyor. Sorun, içinden çıkılmaz bir hal alıyor.
GÖZ ARDI EDiLEN GERÇEK : iHTiHAR
istihdam edilemeyen öğretmenler bir çoğu maddi sorunlar yaşıyor ve psikolojik çöküntüye giriyor. Bunun sonuçları ise korkunç boyutlara ulaşıyor. KPSS'de Başarılı Olamayınca intihar Etti tarzı haberleri maalesef ki artık normal karşılıyoruz, hayatın bir gerçekliği olarak algılıyoruz. istihdam edemediğimiz gençlerimiz çözümü hayatlarına son vermekte buluyorlar.
ÇÖZÜM NE OLMALI?
Sorun bir kriz haline dönüşmeden önce bakanlık radikal adımlar atmak zorundadır. Bu adımlardan ilki, bir kaç yıllığına eğitim fakültelerine öğrenci almamak ya da kontejanları oldukça düşürmek olmalıdır.
Sayıları bir milyona yaklaşan gençlerimizin tümünün öğretmen olarak istihdam edilemeyeceği açıktır. Bakanlık maksimum kapasitede öğretmeni kadroya almalıdır. Kadroya alamadıkları öğretmen adaylarını için ise ya farklı istihdam alanları açılmalıdır ya da farklı kadrolara yönlendirilmelidir. Kadroların yetersiz kaldığı durumda ise devlet, özel sektör ile el ele verip yeni bir istihdam alanı daha açmak durumundadır.
Sayıları bir milyona yaklaşan atanamayan öğretmenlerimiz için Milli Eğitim bir önce kararlı adımlar atmak zorundadır. Bugün önemsiz dahi görünse de ileri de atama bekleyen bu yoğun nüfus, ileride büyük toplumsal krizlere gebe görünmektedir. Gençlerimizin tek tek intihar etmesini beklemek bir çözüm yolu değildir. Milli Eğitim'in bu konuda sorumluluğu büyüktür ve derhal önlemlerimi almalıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar