bugün
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı17
- ülkücülük vs atsızcılık vs atatürkçülük5
- uludağ sözlük yapay zeka moderatörü5
- zafer ve iyi partinin ortak adayı mansur yavaş6
- kadir mısıroğlu vs abdullah öcalan5
- fenerbahçe nin en iyi kadrosu3
- fenerbahçe14
- türk vatandaşı yerine eşit yurttaşlık yeni parti4
- evliliğin anlamı7
- atsız milliyetçiliği vs atatürk milliyetçiliği3
- genç atatürkçüler partisi2
- gelmiş geçmiş en iyi türkiye ligi kadrosu2
- washington stecanelo cerqueira2
- suçluları topluma kazandırmalıyız insanı3
- sidiki cherif2
- gökten çikolata yağması2
- 16 ağustos 2026 amed erzurumspor maçı4
- ford flex2
- gece vakti yolda karşılaşılan sümüklü sapık2
- iyi ve zafer ittifak olmalı2
- futbol taraftarlığı2
- süleymancılar17
- hakkı yenen türkler de dağa çıksın4
- sven jablonski2
- eğitim sisteminin gizli amacı3
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği9
- sanayi devrimi bitene kadar uyuyoruz arkadaşlar2
- 16 ağustos 20264
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması14
- apo2
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı18
- devşirmeler2
- fuck pkk tişörtü2
- asimilasyon harika bir şey5
- orta dünya da yaşamak istediğiniz yer2
- ismail kartal6
- sözlükteki fenerbahçeliler10
- ahmet baran yazgan11
- sarhoşken yapılmış en aptalca şey13
- pazar günü klasikleri2
- kadın olmanın avantajları16
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj2
- nervio22
- askerde 200 metre atışı yapmak15
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler15
- uludağ sözlük evreni11
- g i l d e d l i l y18
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- saccharine2
- yaşamak istenilen şeyler10
orjinal metin: http://blog.radikal.com.t...a-bir-degerlendirme-83545
Hiç kuşku yok ki 21.yy'da toplumumuzun en büyük sorunlarından biri de atanmayan öğretmenler. Sorun yetkililer tarafınca sürekli görmezden geliniyor, gerekli önlemler alınmıyor ve gerekli önem verilmiyor bu konuya. Ne yazık ki günümüzde bir öğretmenin atanamaması "normal" olarak karşılanıyor.
300 BiN ÖĞRETMEN ADAYI ATAMA BEKLiYOR
Her yıl katlanarak büyüme eğilimi gösteren bu sorunun temelleri, daha önceki yıllarda uygulanan yanlış eğitim politikalarına dayandırılabilir. 1980'li yıllara kadar sürekli bir "öğretmen açığı" yaşanmıştır. 1980 sonrasında ise bu açığın giderilmesi için plansız, başı boş politikalar izlendi. Bunun sonrasında ise bugün "atanamayan öğretmenler" olarak adlandırdığınız, arz fazlalığı ortaya çıktı. Bugün 300 binden fazla öğretmen adayı, atanmayı bekliyor.
HER 100 TARiHÇiDEN YALNIZCA iKiSi ATANABiLiYOR
Çeşitli branşlardan 300 bin öğretmen adayı her yıl Kamu Personeli Seçme Sınav'ında ter döküyor. Bu sınav için başvuranların sayısı ile, ihtiyaç duyulan öğretmen sayısı arasında inanılmaz bir uçurum var. Özellikle felsefe, fizik, tarih, biyoloji gibi bölümlerde oldukça büyük bir istihdam sıkıntısı var. istihdam sıkıntısı olmayan bölümler ise Din Kültürü Öğretmenliği ve Rehberlik öğretmenlikleri.
2013 YILINDA ATANAN VE BAŞVURAN ÖĞRETMEN SAYISI
görsel
SORUNUN KAYNAĞI NE?
Sorunun en temel kaynağı eğitim fakültelerinin fazlalığı ve eğitim fakültesi dışındaki fakültelerin de öğretmen yetiştiriyor olması.
Yüksek öğretimde kapasite yaratmak amacıyla eğitim fakültelerinde büyük kontejan arttırılmaları yapıldı. Bunu sonucu olarak arz, talebin oldukça üstüne çıktı; ihtiyaçtan çok çok daha fazla mezun öğretmenimiz var bugün. Bugün bakanlığın yalnızca 170 bin adet öğretmene ihtiyacı var iken mezun öğretmen sayısı 1 milyona yaklaşmış durumda. Fen - Edebiyat fakültelerinin de "pedagojik formasyon" ile öğretmen yetiştiriyor olması ateşi daha da körüklüyor. Sorun, içinden çıkılmaz bir hal alıyor.
GÖZ ARDI EDiLEN GERÇEK : iHTiHAR
istihdam edilemeyen öğretmenler bir çoğu maddi sorunlar yaşıyor ve psikolojik çöküntüye giriyor. Bunun sonuçları ise korkunç boyutlara ulaşıyor. KPSS'de Başarılı Olamayınca intihar Etti tarzı haberleri maalesef ki artık normal karşılıyoruz, hayatın bir gerçekliği olarak algılıyoruz. istihdam edemediğimiz gençlerimiz çözümü hayatlarına son vermekte buluyorlar.
ÇÖZÜM NE OLMALI?
Sorun bir kriz haline dönüşmeden önce bakanlık radikal adımlar atmak zorundadır. Bu adımlardan ilki, bir kaç yıllığına eğitim fakültelerine öğrenci almamak ya da kontejanları oldukça düşürmek olmalıdır.
Sayıları bir milyona yaklaşan gençlerimizin tümünün öğretmen olarak istihdam edilemeyeceği açıktır. Bakanlık maksimum kapasitede öğretmeni kadroya almalıdır. Kadroya alamadıkları öğretmen adaylarını için ise ya farklı istihdam alanları açılmalıdır ya da farklı kadrolara yönlendirilmelidir. Kadroların yetersiz kaldığı durumda ise devlet, özel sektör ile el ele verip yeni bir istihdam alanı daha açmak durumundadır.
Sayıları bir milyona yaklaşan atanamayan öğretmenlerimiz için Milli Eğitim bir önce kararlı adımlar atmak zorundadır. Bugün önemsiz dahi görünse de ileri de atama bekleyen bu yoğun nüfus, ileride büyük toplumsal krizlere gebe görünmektedir. Gençlerimizin tek tek intihar etmesini beklemek bir çözüm yolu değildir. Milli Eğitim'in bu konuda sorumluluğu büyüktür ve derhal önlemlerimi almalıdır.
Hiç kuşku yok ki 21.yy'da toplumumuzun en büyük sorunlarından biri de atanmayan öğretmenler. Sorun yetkililer tarafınca sürekli görmezden geliniyor, gerekli önlemler alınmıyor ve gerekli önem verilmiyor bu konuya. Ne yazık ki günümüzde bir öğretmenin atanamaması "normal" olarak karşılanıyor.
300 BiN ÖĞRETMEN ADAYI ATAMA BEKLiYOR
Her yıl katlanarak büyüme eğilimi gösteren bu sorunun temelleri, daha önceki yıllarda uygulanan yanlış eğitim politikalarına dayandırılabilir. 1980'li yıllara kadar sürekli bir "öğretmen açığı" yaşanmıştır. 1980 sonrasında ise bu açığın giderilmesi için plansız, başı boş politikalar izlendi. Bunun sonrasında ise bugün "atanamayan öğretmenler" olarak adlandırdığınız, arz fazlalığı ortaya çıktı. Bugün 300 binden fazla öğretmen adayı, atanmayı bekliyor.
HER 100 TARiHÇiDEN YALNIZCA iKiSi ATANABiLiYOR
Çeşitli branşlardan 300 bin öğretmen adayı her yıl Kamu Personeli Seçme Sınav'ında ter döküyor. Bu sınav için başvuranların sayısı ile, ihtiyaç duyulan öğretmen sayısı arasında inanılmaz bir uçurum var. Özellikle felsefe, fizik, tarih, biyoloji gibi bölümlerde oldukça büyük bir istihdam sıkıntısı var. istihdam sıkıntısı olmayan bölümler ise Din Kültürü Öğretmenliği ve Rehberlik öğretmenlikleri.
2013 YILINDA ATANAN VE BAŞVURAN ÖĞRETMEN SAYISI
görsel
SORUNUN KAYNAĞI NE?
Sorunun en temel kaynağı eğitim fakültelerinin fazlalığı ve eğitim fakültesi dışındaki fakültelerin de öğretmen yetiştiriyor olması.
Yüksek öğretimde kapasite yaratmak amacıyla eğitim fakültelerinde büyük kontejan arttırılmaları yapıldı. Bunu sonucu olarak arz, talebin oldukça üstüne çıktı; ihtiyaçtan çok çok daha fazla mezun öğretmenimiz var bugün. Bugün bakanlığın yalnızca 170 bin adet öğretmene ihtiyacı var iken mezun öğretmen sayısı 1 milyona yaklaşmış durumda. Fen - Edebiyat fakültelerinin de "pedagojik formasyon" ile öğretmen yetiştiriyor olması ateşi daha da körüklüyor. Sorun, içinden çıkılmaz bir hal alıyor.
GÖZ ARDI EDiLEN GERÇEK : iHTiHAR
istihdam edilemeyen öğretmenler bir çoğu maddi sorunlar yaşıyor ve psikolojik çöküntüye giriyor. Bunun sonuçları ise korkunç boyutlara ulaşıyor. KPSS'de Başarılı Olamayınca intihar Etti tarzı haberleri maalesef ki artık normal karşılıyoruz, hayatın bir gerçekliği olarak algılıyoruz. istihdam edemediğimiz gençlerimiz çözümü hayatlarına son vermekte buluyorlar.
ÇÖZÜM NE OLMALI?
Sorun bir kriz haline dönüşmeden önce bakanlık radikal adımlar atmak zorundadır. Bu adımlardan ilki, bir kaç yıllığına eğitim fakültelerine öğrenci almamak ya da kontejanları oldukça düşürmek olmalıdır.
Sayıları bir milyona yaklaşan gençlerimizin tümünün öğretmen olarak istihdam edilemeyeceği açıktır. Bakanlık maksimum kapasitede öğretmeni kadroya almalıdır. Kadroya alamadıkları öğretmen adaylarını için ise ya farklı istihdam alanları açılmalıdır ya da farklı kadrolara yönlendirilmelidir. Kadroların yetersiz kaldığı durumda ise devlet, özel sektör ile el ele verip yeni bir istihdam alanı daha açmak durumundadır.
Sayıları bir milyona yaklaşan atanamayan öğretmenlerimiz için Milli Eğitim bir önce kararlı adımlar atmak zorundadır. Bugün önemsiz dahi görünse de ileri de atama bekleyen bu yoğun nüfus, ileride büyük toplumsal krizlere gebe görünmektedir. Gençlerimizin tek tek intihar etmesini beklemek bir çözüm yolu değildir. Milli Eğitim'in bu konuda sorumluluğu büyüktür ve derhal önlemlerimi almalıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar