bugün
- normal keki ıslak keke çevirme tekniği8
- gocu29
- bi buçuk iskenderi bitirebilen kadın5
- büyüye inanmayan kadın3
- kamosun şafak operasyonuyla ters kelepçe yemesi6
- vay vay vay queen ravenna abla hoşgeldin3
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay9
- başkent istanbul olsun5
- bir ilişkinin bitmesi2
- sözlükteki karanlık kişiler4
- mutsuzluğa mahkum olduğunu sanan tipler3
- günün sözü13
- trump'ın erdoğan'ı yine övmesi6
- mora katliamı4
- özel sektörün acımasız olması3
- yağmurlu havaları seven insan6
- asrın soygunu11
- ingilizce bilmeyen akademisyenler6
- recep tayyip erdoğan3
- iş yerindeki orospu çocukları6
- claudian clouds44
- cimere şikayet eden yazar tipi3
- cinsel organla evlenen insanlar2
- selam verilen kızın siklememesi4
- ekrem imamoğlu2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı9
- true nickli yazar22
- güzel ayak mevsiminin kapanmaya başlaması4
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- s'i l v'e r m'i s t3
- karton toplarken cin musallat olması2
- tusubasanın türkiye maçında attığı gol2
- tai lung vs gocu22
- tai gocu kardeştir zall bizi birleştir2
- düşmanın sizi övmesi2
- bahar feyzan3
- purgatory2
- yazılımcıların flört edememesi6
- aşk5
- manisada okul saldırısı18
- kendinden büyük bir kadınla evlenmek4
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor20
- çocuk yetiştirmek2
- sabahları sevilen şeyler9
- habire1227
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- kürtler asimile edilmelidir11
- kader2
- yağmur sabahında2
- sabahları nefret edilen şeyler7
Türkiye ekonomisi ile ilgili son dönemde yaşananlarla ilgili bir yazıdır. Hem uzun zamandır ekonomi ile ilgili uzun yazı yazmamıştım hem de rosava kısa cümlerle başlık canlandırıyor diyenleri artık üzmemiş olurum.
basitçe anlatmak istedim umarım okuyan olur ;
Türkiye'deki son dönemdeki sıkıntı tasarruf eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Yani Türkiye yeni yatırımlar için kaynak bulmakta zorlanmaktadır. Elinde var olan kaynaklarla bir süre yüzde 5-6 bazan 8-9'u bulan ekonomik büyüme sağlamıştır ancak artık ekonominin büyümesi için kaynak sıkıntısı yaşamaya başlamıştır.
Dolayısı ile Türkiye'nin büyümesi için dış kaynağa ihtiyaç vardır yani başka ülkelerin tasarruf edip verdiği paraya. Başka ülkelerde bu parayı kendi ülkelerindeki bankaların türk bankalarına kredi vermesi yoluyla türkiye'ye vermektedirler.
Türk bankaları kredi yoluyla aldıkları parayı türk halkına ve şirketlerine gerek tüketici kredisi , gerekse şirketlere verilen kobi kredileri vesaire gibi kredilerle vermektedir.
Eğer tüketici kredisi alan kişiler ihtiyacı olmadığı halde ithal ürün alırlarsa para yine geldiği ülkeye döner . Türkiye hem borçlanmış olur. hem de Başka ülke şirketlerine pazar olmuş olur onların kalkınmasını sağlar.
Aynı şekilde eğer türk şirketleri bankalardan aldıkları kredilerle gidip türkiyeyi ithalat çöplüğüne döndürürlerse para yine geldiği ülkeye döner. Türkiye hem borçlanmış olur hem de o ülkenin sanayisi için pazar olmuş olur.
Türkiye'de maalesef son dönemde yaşanan budur.
Peki bu durum nelere zincirleme etki yapıyor ve nasıl bir kısır döngü haline geliyor.
Türkiye borçlanıp üretmeyip ithalat yaptığı için cari açık denilen durum ortaya çıkıyor. Döviz açığı da diyebiliriz.
Döviz ihtiyacı olunca doğal olarak döviz kurları yükseliyor. Döviz kurları yükselince doğal olarak ithal ürünlerin değeri artıyor ve enflasyon meydana geliyor.
Enflasyon meydana geline doğal olarak borçlanma maliyeti artıyor ve borçlanma faizi yükseliyor.
Borçlanma faizi yükselince bu durum kamu maliyesine olumsuz etki yapıyor ve devlet çalışanına yüksek maaş ödeyemiyor , yatırım yapamıyor. Böyle olunca da ekonomik büyüme yönünde engel oluşuyor.
Borçlanma faizi yükselince elinde az da olsa tasarrufu olan kimseler yatırım yapmak yerine risk olmadığı için devlete yüksek faizden borç veriyor ve bu durum da ekonomik büyüme önünde engel oluşturuyor.
Ekonomik büyüme olmayınca , firmalar var olan firmalar zor durumda kalıyor ve personel çıkarmak zorunda kalıyor.
Çıkan personel ilk başta bahsedilen aldığı tüketici kredisini ödemekte zorlanıyor , zorunlu harcamalar dışında harcama yapmıyor. Böyle olunca da ekonomi büyümekte zorlanıyor.
Umarım basit bir şekilde anlatabilmişimdir.
Türkiye ne olursa olsun tasarruf yapmak zorunda ve lüzumsuz ithal ürün sevdasından vazgeçmelidir.
basitçe anlatmak istedim umarım okuyan olur ;
Türkiye'deki son dönemdeki sıkıntı tasarruf eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Yani Türkiye yeni yatırımlar için kaynak bulmakta zorlanmaktadır. Elinde var olan kaynaklarla bir süre yüzde 5-6 bazan 8-9'u bulan ekonomik büyüme sağlamıştır ancak artık ekonominin büyümesi için kaynak sıkıntısı yaşamaya başlamıştır.
Dolayısı ile Türkiye'nin büyümesi için dış kaynağa ihtiyaç vardır yani başka ülkelerin tasarruf edip verdiği paraya. Başka ülkelerde bu parayı kendi ülkelerindeki bankaların türk bankalarına kredi vermesi yoluyla türkiye'ye vermektedirler.
Türk bankaları kredi yoluyla aldıkları parayı türk halkına ve şirketlerine gerek tüketici kredisi , gerekse şirketlere verilen kobi kredileri vesaire gibi kredilerle vermektedir.
Eğer tüketici kredisi alan kişiler ihtiyacı olmadığı halde ithal ürün alırlarsa para yine geldiği ülkeye döner . Türkiye hem borçlanmış olur. hem de Başka ülke şirketlerine pazar olmuş olur onların kalkınmasını sağlar.
Aynı şekilde eğer türk şirketleri bankalardan aldıkları kredilerle gidip türkiyeyi ithalat çöplüğüne döndürürlerse para yine geldiği ülkeye döner. Türkiye hem borçlanmış olur hem de o ülkenin sanayisi için pazar olmuş olur.
Türkiye'de maalesef son dönemde yaşanan budur.
Peki bu durum nelere zincirleme etki yapıyor ve nasıl bir kısır döngü haline geliyor.
Türkiye borçlanıp üretmeyip ithalat yaptığı için cari açık denilen durum ortaya çıkıyor. Döviz açığı da diyebiliriz.
Döviz ihtiyacı olunca doğal olarak döviz kurları yükseliyor. Döviz kurları yükselince doğal olarak ithal ürünlerin değeri artıyor ve enflasyon meydana geliyor.
Enflasyon meydana geline doğal olarak borçlanma maliyeti artıyor ve borçlanma faizi yükseliyor.
Borçlanma faizi yükselince bu durum kamu maliyesine olumsuz etki yapıyor ve devlet çalışanına yüksek maaş ödeyemiyor , yatırım yapamıyor. Böyle olunca da ekonomik büyüme yönünde engel oluşuyor.
Borçlanma faizi yükselince elinde az da olsa tasarrufu olan kimseler yatırım yapmak yerine risk olmadığı için devlete yüksek faizden borç veriyor ve bu durum da ekonomik büyüme önünde engel oluşturuyor.
Ekonomik büyüme olmayınca , firmalar var olan firmalar zor durumda kalıyor ve personel çıkarmak zorunda kalıyor.
Çıkan personel ilk başta bahsedilen aldığı tüketici kredisini ödemekte zorlanıyor , zorunlu harcamalar dışında harcama yapmıyor. Böyle olunca da ekonomi büyümekte zorlanıyor.
Umarım basit bir şekilde anlatabilmişimdir.
Türkiye ne olursa olsun tasarruf yapmak zorunda ve lüzumsuz ithal ürün sevdasından vazgeçmelidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar