bugün
- katatespizartmasi14
- neli dondurma seversiniz12
- sözlük erkeklerinin kıskanç ve kompleksli olması8
- kürtçe zorunlu ders olmalıdır15
- onu özlediğiniz anlar6
- limonlu dondurma8
- kadın yazarların kavga etmesi5
- turşunun iyisi limonla mı sirkeyle mi5
- yunanlıların neşet ertaş'ı çalması6
- kızlar bir rezillik çıkarmayacaksa gidiyorum5
- sadece kadın yazarları artılamak4
- charlotte sullivan4
- limon yiyen erkek4
- alfa erkek5
- kelebeklerin bir boka yaramaması8
- katatespizartmasi benimle evlenir misin2
- ne yaptığı anlaşılmayan satranç oyuncusu3
- ağaçtan meyve koparıp yemek3
- türk insanın artık hiçbir şeye tepki vermemesi3
- kadınlar mı daha zeki erkekler mi sorunu6
- gudat2
- sokakta dayak yiyen kadına yardım etmek9
- aslan3
- en gey özelliğiniz8
- sosyal medya2
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması19
- baden württemberg3
- artık film izleyememek2
- osmanlıca sözcükler5
- erkek yazara özel mesaj atan erkek yazar3
- karınca yuvasını tükürükle kapatan çocuk2
- makyaj yapan kadın çirkindir3
- gece havlayan köpek3
- herkes kendi başlık açıp kendi konuşuyor4
- depresyonun en kötü hali5
- tatilbudur tercih etmeyin3
- yazarların en son bitirdiği kitap8
- sivrisineklerin şerefsiz olması4
- artı oy alamayınca üzülen yazar modeli3
- bavyera2
- yağmurcu neden akpli13
- bu koyden olsam ne olacak5
- tantuni6
- daniel günther2
- sözlükteki yapay zekaya pandik atmak4
- nasreddinhoca2
- sözlük kızlarına çok kırgın olmak3
- aleyna tilki nin ayakları3
- birader beyler bay beylerdir2
- tai lung8
Türkiye ekonomisi ile ilgili son dönemde yaşananlarla ilgili bir yazıdır. Hem uzun zamandır ekonomi ile ilgili uzun yazı yazmamıştım hem de rosava kısa cümlerle başlık canlandırıyor diyenleri artık üzmemiş olurum.
basitçe anlatmak istedim umarım okuyan olur ;
Türkiye'deki son dönemdeki sıkıntı tasarruf eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Yani Türkiye yeni yatırımlar için kaynak bulmakta zorlanmaktadır. Elinde var olan kaynaklarla bir süre yüzde 5-6 bazan 8-9'u bulan ekonomik büyüme sağlamıştır ancak artık ekonominin büyümesi için kaynak sıkıntısı yaşamaya başlamıştır.
Dolayısı ile Türkiye'nin büyümesi için dış kaynağa ihtiyaç vardır yani başka ülkelerin tasarruf edip verdiği paraya. Başka ülkelerde bu parayı kendi ülkelerindeki bankaların türk bankalarına kredi vermesi yoluyla türkiye'ye vermektedirler.
Türk bankaları kredi yoluyla aldıkları parayı türk halkına ve şirketlerine gerek tüketici kredisi , gerekse şirketlere verilen kobi kredileri vesaire gibi kredilerle vermektedir.
Eğer tüketici kredisi alan kişiler ihtiyacı olmadığı halde ithal ürün alırlarsa para yine geldiği ülkeye döner . Türkiye hem borçlanmış olur. hem de Başka ülke şirketlerine pazar olmuş olur onların kalkınmasını sağlar.
Aynı şekilde eğer türk şirketleri bankalardan aldıkları kredilerle gidip türkiyeyi ithalat çöplüğüne döndürürlerse para yine geldiği ülkeye döner. Türkiye hem borçlanmış olur hem de o ülkenin sanayisi için pazar olmuş olur.
Türkiye'de maalesef son dönemde yaşanan budur.
Peki bu durum nelere zincirleme etki yapıyor ve nasıl bir kısır döngü haline geliyor.
Türkiye borçlanıp üretmeyip ithalat yaptığı için cari açık denilen durum ortaya çıkıyor. Döviz açığı da diyebiliriz.
Döviz ihtiyacı olunca doğal olarak döviz kurları yükseliyor. Döviz kurları yükselince doğal olarak ithal ürünlerin değeri artıyor ve enflasyon meydana geliyor.
Enflasyon meydana geline doğal olarak borçlanma maliyeti artıyor ve borçlanma faizi yükseliyor.
Borçlanma faizi yükselince bu durum kamu maliyesine olumsuz etki yapıyor ve devlet çalışanına yüksek maaş ödeyemiyor , yatırım yapamıyor. Böyle olunca da ekonomik büyüme yönünde engel oluşuyor.
Borçlanma faizi yükselince elinde az da olsa tasarrufu olan kimseler yatırım yapmak yerine risk olmadığı için devlete yüksek faizden borç veriyor ve bu durum da ekonomik büyüme önünde engel oluşturuyor.
Ekonomik büyüme olmayınca , firmalar var olan firmalar zor durumda kalıyor ve personel çıkarmak zorunda kalıyor.
Çıkan personel ilk başta bahsedilen aldığı tüketici kredisini ödemekte zorlanıyor , zorunlu harcamalar dışında harcama yapmıyor. Böyle olunca da ekonomi büyümekte zorlanıyor.
Umarım basit bir şekilde anlatabilmişimdir.
Türkiye ne olursa olsun tasarruf yapmak zorunda ve lüzumsuz ithal ürün sevdasından vazgeçmelidir.
basitçe anlatmak istedim umarım okuyan olur ;
Türkiye'deki son dönemdeki sıkıntı tasarruf eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Yani Türkiye yeni yatırımlar için kaynak bulmakta zorlanmaktadır. Elinde var olan kaynaklarla bir süre yüzde 5-6 bazan 8-9'u bulan ekonomik büyüme sağlamıştır ancak artık ekonominin büyümesi için kaynak sıkıntısı yaşamaya başlamıştır.
Dolayısı ile Türkiye'nin büyümesi için dış kaynağa ihtiyaç vardır yani başka ülkelerin tasarruf edip verdiği paraya. Başka ülkelerde bu parayı kendi ülkelerindeki bankaların türk bankalarına kredi vermesi yoluyla türkiye'ye vermektedirler.
Türk bankaları kredi yoluyla aldıkları parayı türk halkına ve şirketlerine gerek tüketici kredisi , gerekse şirketlere verilen kobi kredileri vesaire gibi kredilerle vermektedir.
Eğer tüketici kredisi alan kişiler ihtiyacı olmadığı halde ithal ürün alırlarsa para yine geldiği ülkeye döner . Türkiye hem borçlanmış olur. hem de Başka ülke şirketlerine pazar olmuş olur onların kalkınmasını sağlar.
Aynı şekilde eğer türk şirketleri bankalardan aldıkları kredilerle gidip türkiyeyi ithalat çöplüğüne döndürürlerse para yine geldiği ülkeye döner. Türkiye hem borçlanmış olur hem de o ülkenin sanayisi için pazar olmuş olur.
Türkiye'de maalesef son dönemde yaşanan budur.
Peki bu durum nelere zincirleme etki yapıyor ve nasıl bir kısır döngü haline geliyor.
Türkiye borçlanıp üretmeyip ithalat yaptığı için cari açık denilen durum ortaya çıkıyor. Döviz açığı da diyebiliriz.
Döviz ihtiyacı olunca doğal olarak döviz kurları yükseliyor. Döviz kurları yükselince doğal olarak ithal ürünlerin değeri artıyor ve enflasyon meydana geliyor.
Enflasyon meydana geline doğal olarak borçlanma maliyeti artıyor ve borçlanma faizi yükseliyor.
Borçlanma faizi yükselince bu durum kamu maliyesine olumsuz etki yapıyor ve devlet çalışanına yüksek maaş ödeyemiyor , yatırım yapamıyor. Böyle olunca da ekonomik büyüme yönünde engel oluşuyor.
Borçlanma faizi yükselince elinde az da olsa tasarrufu olan kimseler yatırım yapmak yerine risk olmadığı için devlete yüksek faizden borç veriyor ve bu durum da ekonomik büyüme önünde engel oluşturuyor.
Ekonomik büyüme olmayınca , firmalar var olan firmalar zor durumda kalıyor ve personel çıkarmak zorunda kalıyor.
Çıkan personel ilk başta bahsedilen aldığı tüketici kredisini ödemekte zorlanıyor , zorunlu harcamalar dışında harcama yapmıyor. Böyle olunca da ekonomi büyümekte zorlanıyor.
Umarım basit bir şekilde anlatabilmişimdir.
Türkiye ne olursa olsun tasarruf yapmak zorunda ve lüzumsuz ithal ürün sevdasından vazgeçmelidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar