bugün
- 30 lu yaşlar11
- yeni insanlarla tanışmak istememek6
- üstteki yazarın nicki ile akrostiş yaz8
- yaşlanınca bana kim bakacak sorunsalı6
- kız olarak doğmanın muazzam avantajı4
- şu anda ne yapıyorsun12
- erkeklerin kadınsılaşması9
- kendini feda etmek3
- sözlükte altın günü yapmak11
- karılara kösnül bakışlar atmak3
- insanların gözlem yapmaması7
- ben aşık yorguni sorularınızı cevaplıyorum15
- hakan taşıyan2
- yalnızlıktan kafayı yiyen insan7
- insanların gözleme yapmaması4
- tuborg kırmızı seven kız4
- eşek sucuğu16
- bir kezonun elinden zehir olsa yemek5
- cem yılmaz'ın kent d range grey içmesi2
- sosyalleşmekten kaçan insan4
- yarın iş olması4
- kadınların o güzel ayak tabanları2
- kendini gizleyip geri gelen yazarlar2
- üşenirken yapılan saçmalıklar7
- aylık 287 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- maldivler6
- ankastre bozukluğu4
- dünyanın en güzel omleti5
- hobileriniz2
- fobileriniz2
- şeytan5
- turiste çarpıp gözüme sinek kaçtı diyen kadın2
- allah6
- özgür özel'in kabak tadı vermeye başlaması2
- insanın bu hayattaki amacı17
- aşık yorguni10
- şirinevler8
- imamoğlu inşaat'a yolsuzluk operasyonu2
- uludağ sözlüğün cenaze namazı6
- üstteki yazar ne yapıyor5
- 17 haziran 2026 portekiz demokratik kongo maçı3
- kimseyi memnun edememek12
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması12
- trumpın savaşı eline yüzüne bulaştırması2
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi11
- messi'nin arjantin cezayir maçında 3 gol atması3
- flört edinmek7
- kızartma yağından sabun yapmak8
- takıntılı biri olmak3
- biraderleri üst üste koymak7
Türkiye ekonomisi ile ilgili son dönemde yaşananlarla ilgili bir yazıdır. Hem uzun zamandır ekonomi ile ilgili uzun yazı yazmamıştım hem de rosava kısa cümlerle başlık canlandırıyor diyenleri artık üzmemiş olurum.
basitçe anlatmak istedim umarım okuyan olur ;
Türkiye'deki son dönemdeki sıkıntı tasarruf eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Yani Türkiye yeni yatırımlar için kaynak bulmakta zorlanmaktadır. Elinde var olan kaynaklarla bir süre yüzde 5-6 bazan 8-9'u bulan ekonomik büyüme sağlamıştır ancak artık ekonominin büyümesi için kaynak sıkıntısı yaşamaya başlamıştır.
Dolayısı ile Türkiye'nin büyümesi için dış kaynağa ihtiyaç vardır yani başka ülkelerin tasarruf edip verdiği paraya. Başka ülkelerde bu parayı kendi ülkelerindeki bankaların türk bankalarına kredi vermesi yoluyla türkiye'ye vermektedirler.
Türk bankaları kredi yoluyla aldıkları parayı türk halkına ve şirketlerine gerek tüketici kredisi , gerekse şirketlere verilen kobi kredileri vesaire gibi kredilerle vermektedir.
Eğer tüketici kredisi alan kişiler ihtiyacı olmadığı halde ithal ürün alırlarsa para yine geldiği ülkeye döner . Türkiye hem borçlanmış olur. hem de Başka ülke şirketlerine pazar olmuş olur onların kalkınmasını sağlar.
Aynı şekilde eğer türk şirketleri bankalardan aldıkları kredilerle gidip türkiyeyi ithalat çöplüğüne döndürürlerse para yine geldiği ülkeye döner. Türkiye hem borçlanmış olur hem de o ülkenin sanayisi için pazar olmuş olur.
Türkiye'de maalesef son dönemde yaşanan budur.
Peki bu durum nelere zincirleme etki yapıyor ve nasıl bir kısır döngü haline geliyor.
Türkiye borçlanıp üretmeyip ithalat yaptığı için cari açık denilen durum ortaya çıkıyor. Döviz açığı da diyebiliriz.
Döviz ihtiyacı olunca doğal olarak döviz kurları yükseliyor. Döviz kurları yükselince doğal olarak ithal ürünlerin değeri artıyor ve enflasyon meydana geliyor.
Enflasyon meydana geline doğal olarak borçlanma maliyeti artıyor ve borçlanma faizi yükseliyor.
Borçlanma faizi yükselince bu durum kamu maliyesine olumsuz etki yapıyor ve devlet çalışanına yüksek maaş ödeyemiyor , yatırım yapamıyor. Böyle olunca da ekonomik büyüme yönünde engel oluşuyor.
Borçlanma faizi yükselince elinde az da olsa tasarrufu olan kimseler yatırım yapmak yerine risk olmadığı için devlete yüksek faizden borç veriyor ve bu durum da ekonomik büyüme önünde engel oluşturuyor.
Ekonomik büyüme olmayınca , firmalar var olan firmalar zor durumda kalıyor ve personel çıkarmak zorunda kalıyor.
Çıkan personel ilk başta bahsedilen aldığı tüketici kredisini ödemekte zorlanıyor , zorunlu harcamalar dışında harcama yapmıyor. Böyle olunca da ekonomi büyümekte zorlanıyor.
Umarım basit bir şekilde anlatabilmişimdir.
Türkiye ne olursa olsun tasarruf yapmak zorunda ve lüzumsuz ithal ürün sevdasından vazgeçmelidir.
basitçe anlatmak istedim umarım okuyan olur ;
Türkiye'deki son dönemdeki sıkıntı tasarruf eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Yani Türkiye yeni yatırımlar için kaynak bulmakta zorlanmaktadır. Elinde var olan kaynaklarla bir süre yüzde 5-6 bazan 8-9'u bulan ekonomik büyüme sağlamıştır ancak artık ekonominin büyümesi için kaynak sıkıntısı yaşamaya başlamıştır.
Dolayısı ile Türkiye'nin büyümesi için dış kaynağa ihtiyaç vardır yani başka ülkelerin tasarruf edip verdiği paraya. Başka ülkelerde bu parayı kendi ülkelerindeki bankaların türk bankalarına kredi vermesi yoluyla türkiye'ye vermektedirler.
Türk bankaları kredi yoluyla aldıkları parayı türk halkına ve şirketlerine gerek tüketici kredisi , gerekse şirketlere verilen kobi kredileri vesaire gibi kredilerle vermektedir.
Eğer tüketici kredisi alan kişiler ihtiyacı olmadığı halde ithal ürün alırlarsa para yine geldiği ülkeye döner . Türkiye hem borçlanmış olur. hem de Başka ülke şirketlerine pazar olmuş olur onların kalkınmasını sağlar.
Aynı şekilde eğer türk şirketleri bankalardan aldıkları kredilerle gidip türkiyeyi ithalat çöplüğüne döndürürlerse para yine geldiği ülkeye döner. Türkiye hem borçlanmış olur hem de o ülkenin sanayisi için pazar olmuş olur.
Türkiye'de maalesef son dönemde yaşanan budur.
Peki bu durum nelere zincirleme etki yapıyor ve nasıl bir kısır döngü haline geliyor.
Türkiye borçlanıp üretmeyip ithalat yaptığı için cari açık denilen durum ortaya çıkıyor. Döviz açığı da diyebiliriz.
Döviz ihtiyacı olunca doğal olarak döviz kurları yükseliyor. Döviz kurları yükselince doğal olarak ithal ürünlerin değeri artıyor ve enflasyon meydana geliyor.
Enflasyon meydana geline doğal olarak borçlanma maliyeti artıyor ve borçlanma faizi yükseliyor.
Borçlanma faizi yükselince bu durum kamu maliyesine olumsuz etki yapıyor ve devlet çalışanına yüksek maaş ödeyemiyor , yatırım yapamıyor. Böyle olunca da ekonomik büyüme yönünde engel oluşuyor.
Borçlanma faizi yükselince elinde az da olsa tasarrufu olan kimseler yatırım yapmak yerine risk olmadığı için devlete yüksek faizden borç veriyor ve bu durum da ekonomik büyüme önünde engel oluşturuyor.
Ekonomik büyüme olmayınca , firmalar var olan firmalar zor durumda kalıyor ve personel çıkarmak zorunda kalıyor.
Çıkan personel ilk başta bahsedilen aldığı tüketici kredisini ödemekte zorlanıyor , zorunlu harcamalar dışında harcama yapmıyor. Böyle olunca da ekonomi büyümekte zorlanıyor.
Umarım basit bir şekilde anlatabilmişimdir.
Türkiye ne olursa olsun tasarruf yapmak zorunda ve lüzumsuz ithal ürün sevdasından vazgeçmelidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar