bugün
- saraca10
- cumartesi sabahı erken kalkmak için bir neden7
- yapay zekanın bilinçlenip bir dini kabul etmesi10
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız25
- saraca finch house32
- menemen10
- geri zekalı demek hakaret mi7
- 500 liralık çorap giymek6
- bir adet malta şahini kadar kira bedeli4
- sözlükte sizi kim tanıyor24
- şişman kızla sevgili olan erkek4
- magazin programları saçmalığı2
- eskiden doğsak bizde mi savaşa gidecektik4
- zall vs biscolata erkeği2
- azgın sultan murat2
- sa2
- aylık 422 bin tl iyi para mıdır sorunsalı6
- ahmet telli10
- anın görüntüsü13
- 11 temmuz 2026 çankaya belediyesi operasyonu3
- ramzan kadirov2
- 43 bin entry girmek3
- altının 2026 sonunda onbin tl'yi görmesi2
- andriy shevchenko2
- lamine yamal2
- hayat kalitesini düşüren şeyler3
- aktroll avı2
- hint bülbülü yumurta doluluk kontrolü2
- kiraz cicegi kolonyasi45
- gta 62
- kadınların bir erkekte aradığı kriterler18
- masumiyetini kaybetmeden kadınlara bakmak2
- forlove193
- kar fırtınasında kış gecesi at arabasında uyumak3
- ilişkilerinde strateji kaygısı gütmeyen insan2
- bulgur pilavının kötü bir yemek olması10
- nato zirvesi nde avrupalı lidere tabanca hediyesi2
- hiç fuhuş yaptınız mı9
- ona bir şey itiraf et2
- yazarların hayatlarının 1 yılını satacakları fiyat12
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi17
- meyveli soda içen erkek8
- 2026 dünya kupası30
- 35 yaşına gelip evlenmemiş erkeğin asıl amacı8
- özgür irade yanılsaması ve günlük hayat3
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı24
- mezun olunan okula yıllar sonra tekrar gitmek10
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- sözlükçülerin en iyi 5 roman listesi15
- allah olsanız yazacağınız kitabın ismi ne olurdu10
düşünün...
hangimiz 17 yaşında olmadı. ... o da oldu. ama son yaşıydı 17. cuntacılara göre 18 olmasını saymazsak...
hangimiz 18 i göremeyeceğini düşündü hayatı boyunca. ... o hayatının son aylarını bu düşünceyle geçirdi...
hangimiz aşık olmadı 17 sinde. ... o da oldu. ama bir kıza değil. ülkesine, halkına, davasına aşık oldu...
hangimiz 17 sinde mektup atmadı sevgilisine. ... o da çok mektup yazdı. ama hepsi ailesine. aşık olacak, aşkı tadacak zaman bulamadı...
hangimiz 17 sinde sevgilisinin elleriyle ısıtmadı ellerini. ... onun elleri yalnızca "kelepçe" soğukluğu gördü 17 sinde...
hangimiz kızmadı bağırmadı bir şeylere 17 sinde. ... o da kızdı, bağırdı. ama bizim gibi ota boka değil, bu düzene, "düzenlere" kızdı...
hangimiz reşit olmadığının farkında değildiki 17 sinde. ... o da farkındaydı. ama onu asan şerefsizler farkında değildi reşit olmadığının...
hangimiz çok büyüdüğü hissetmedi 17 yaşında. ... o da hissetti büyüdüğünü. ama gerçekten büyümüştü 17 sinde. büyük hayaller peşindeydi o...
hangimiz haksızlıklara isyan etmedi ki 17 sinde. ... o da isyan etti. arkadaşının öldürülmesine isyan etti çocuk yüreğiyle...
hangimiz ufak yaramazlıklar yapıp azar işitmediki babasından. ... o da işitti azarı. ama babasından değildi işittikleri. azar da değildi zaten...
hangimiz dayak yemedi 17 sinde. ... o da yedi. dayak da yedi. işkence de gördü...
hangimiz suçlanmadı bir şeyler için. hangimiz haksızlığa uğrayıp acı çekmedi ki ... o da suçlandı haksız yere. o da acı çekti. bir de tabure tekmeledi altından...
ve ayrıldı aramızdan.
insan haklarına, anayasaya, vicdana, etiğe, ulan arasan tff'nin yasalarına bile aykırıydı idam edilmesi. 45 günde, 4 celsede soldu hayatı bir gencin. cuntacılar "çoktandır idam olmuyor, bazı kişilerin idam edilmesi gerek" dedi diye kurban seçildi. cuntacıların "asmayalım da besleyelim mi?" şeklinde açıkladıkları örümcek kafalılıklarına kurban gitti.
yaşı küçüktü henüz. ama;
dev gibi bir yüreği vardı. bütün dünya halklarını sevdi o "küçük" vücudundaki "büyük" kalbiyle.
halkına inanıyordu henüz 17 sinde. ailesine yazdığı son mektupta "şunu bilmenizi ve kabul etmenizi isterim ki, sizin binlerce evladınız var. bunlardan daha niceleri katledilecek, yaşamlarını yitirecek, ama yok olmayacaklar. mücadele devam edecek ve onlar mücadele alanlarında yaşayacaklar." diyordu.
ölüme başı dik, korkmadan gidebilecek kadar cesurdu. kendi taburesini tekmeleyecek kadar onurluydu daha 17 yaşında. tıpkı kendisinden önce gidenler gibi.
kimse ağlasın üzülsün istemiyordu. ailesine yazdığı mektupta "sizlerden istediğim bunu böyle bilmeniz, daha iyi kavramaya çaba göstermenizdir. zavallı ve çaresiz biriymiş gibi ardımdan ağlamanız beni yaralar. bu konuda ne kadar güçlü, ne kadar cesur olursanız, beni o kadar mutlu edersiniz." diyordu.
şu an ağlıyorsam erdal, bil ki ne acizliğinden, ne zavallılığındandır senin. sana 17 yaşında idam sehpasını uygun gören orospu çocuklarını durduramadığımıza ağlıyorum. onların hala oksijen tükettiği bir dünyada senin gibi bir "babayiğidin" yaşamıyor olmasına ağlıyorum. "mücadeleyi sonuna kadar, en iyi bir şekilde yürütmek ve yükseltmekten başka amacım yoktur." demişsin. sen mücadeleni sonuna kadar en iyi, en onurlu şekilde sürdürmüşsün de karşındakiler nasıl bu kadar onursuzlaşmış, ona ağlıyorum. yemin ederim erdal, yemin ederim "ölümüne" değil bu göz yaşları. seni görememişim, ona ağlıyorum.
hangimiz 17 yaşında olmadı. ... o da oldu. ama son yaşıydı 17. cuntacılara göre 18 olmasını saymazsak...
hangimiz 18 i göremeyeceğini düşündü hayatı boyunca. ... o hayatının son aylarını bu düşünceyle geçirdi...
hangimiz aşık olmadı 17 sinde. ... o da oldu. ama bir kıza değil. ülkesine, halkına, davasına aşık oldu...
hangimiz 17 sinde mektup atmadı sevgilisine. ... o da çok mektup yazdı. ama hepsi ailesine. aşık olacak, aşkı tadacak zaman bulamadı...
hangimiz 17 sinde sevgilisinin elleriyle ısıtmadı ellerini. ... onun elleri yalnızca "kelepçe" soğukluğu gördü 17 sinde...
hangimiz kızmadı bağırmadı bir şeylere 17 sinde. ... o da kızdı, bağırdı. ama bizim gibi ota boka değil, bu düzene, "düzenlere" kızdı...
hangimiz reşit olmadığının farkında değildiki 17 sinde. ... o da farkındaydı. ama onu asan şerefsizler farkında değildi reşit olmadığının...
hangimiz çok büyüdüğü hissetmedi 17 yaşında. ... o da hissetti büyüdüğünü. ama gerçekten büyümüştü 17 sinde. büyük hayaller peşindeydi o...
hangimiz haksızlıklara isyan etmedi ki 17 sinde. ... o da isyan etti. arkadaşının öldürülmesine isyan etti çocuk yüreğiyle...
hangimiz ufak yaramazlıklar yapıp azar işitmediki babasından. ... o da işitti azarı. ama babasından değildi işittikleri. azar da değildi zaten...
hangimiz dayak yemedi 17 sinde. ... o da yedi. dayak da yedi. işkence de gördü...
hangimiz suçlanmadı bir şeyler için. hangimiz haksızlığa uğrayıp acı çekmedi ki ... o da suçlandı haksız yere. o da acı çekti. bir de tabure tekmeledi altından...
ve ayrıldı aramızdan.
insan haklarına, anayasaya, vicdana, etiğe, ulan arasan tff'nin yasalarına bile aykırıydı idam edilmesi. 45 günde, 4 celsede soldu hayatı bir gencin. cuntacılar "çoktandır idam olmuyor, bazı kişilerin idam edilmesi gerek" dedi diye kurban seçildi. cuntacıların "asmayalım da besleyelim mi?" şeklinde açıkladıkları örümcek kafalılıklarına kurban gitti.
yaşı küçüktü henüz. ama;
dev gibi bir yüreği vardı. bütün dünya halklarını sevdi o "küçük" vücudundaki "büyük" kalbiyle.
halkına inanıyordu henüz 17 sinde. ailesine yazdığı son mektupta "şunu bilmenizi ve kabul etmenizi isterim ki, sizin binlerce evladınız var. bunlardan daha niceleri katledilecek, yaşamlarını yitirecek, ama yok olmayacaklar. mücadele devam edecek ve onlar mücadele alanlarında yaşayacaklar." diyordu.
ölüme başı dik, korkmadan gidebilecek kadar cesurdu. kendi taburesini tekmeleyecek kadar onurluydu daha 17 yaşında. tıpkı kendisinden önce gidenler gibi.
kimse ağlasın üzülsün istemiyordu. ailesine yazdığı mektupta "sizlerden istediğim bunu böyle bilmeniz, daha iyi kavramaya çaba göstermenizdir. zavallı ve çaresiz biriymiş gibi ardımdan ağlamanız beni yaralar. bu konuda ne kadar güçlü, ne kadar cesur olursanız, beni o kadar mutlu edersiniz." diyordu.
şu an ağlıyorsam erdal, bil ki ne acizliğinden, ne zavallılığındandır senin. sana 17 yaşında idam sehpasını uygun gören orospu çocuklarını durduramadığımıza ağlıyorum. onların hala oksijen tükettiği bir dünyada senin gibi bir "babayiğidin" yaşamıyor olmasına ağlıyorum. "mücadeleyi sonuna kadar, en iyi bir şekilde yürütmek ve yükseltmekten başka amacım yoktur." demişsin. sen mücadeleni sonuna kadar en iyi, en onurlu şekilde sürdürmüşsün de karşındakiler nasıl bu kadar onursuzlaşmış, ona ağlıyorum. yemin ederim erdal, yemin ederim "ölümüne" değil bu göz yaşları. seni görememişim, ona ağlıyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar