bugün
- sözlükte ciddi kitap okuyan yok22
- simko324
- türk askeri yemen e gitsin kampanyası41
- nervio16
- ilham aliyev26
- şabısgoy9
- husiler6
- ofsaytımsı vol 210
- yetiş'ya mokv5
- yazarların askerde sınıflrı ve rütbeleri9
- son okunan kitap11
- kitap okuyan biri rte'ye oy vermez4
- muslettin amca9
- yüksek enflasyon16
- türkiye de artan okul saldırıları12
- yavuz sultan selim6
- riyad saldırılarının perde arkası3
- karton toplayan bey2
- 69600 entry girmek2
- türkiye'deki gürcüler4
- çok film izleyen insandan zarar gelmez25
- kız rolü yapmak6
- küfürlü şiirler3
- bravi diyerek italyanım oğlum ben havası3
- bir şeyler söyle5
- küba'nın petrol sektörünü yabancı yatırıma açması4
- sözlük kızlarının kombinleri45
- fon vurgunu6
- cilt kanseri3
- tarhana3
- yulaf lapası2
- rj mitte5
- ufuk beydemir3
- herkesin hemfikir olduğu şeyler5
- genç yaşta ölen ünlüler3
- kendini türk hisseden arap artığı24
- terör dönemi2
- göztepe7
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı43
- anın görüntüsü21
- sözlükteki ilişki skandalı37
- yalnızlık3
- asansörde konuşmama kuralı4
- günaydın kuşlarım2
- 12 ekim 2026 eyüpspor göztepe maçı14
- tulumba tatlısı4
- bir bar taburesinde yalnız oturmak4
- sabahları nefret edilen şeyler3
- hungary4
- 45 adet kurabiye11
Atatürk ittihatçı değil miydi?
Bütün genç subaylar gibi Atatürk de ittihatçı idi. Ama ittihatdan çok erken bir zamanda soğumuş, bu ideolojiyi bırakmış ve dahası bir süre sonra buna cephe dahi almıştır. (s.98)
-Atatürk diktatör müydü?
Kendisi şartlar dolayısıyla diktatördür. Ama teorisinde diktatörlük yoktur. Nitekim iki kere çok partili düzene geçmeyi denedi. Tabii bu partiler kendisinin istediği partilerdi. (s.98)
Atatürkün bu çok partili düzene geçiş için yaptığı denemelerle ilgili çeşitli teoriler var. Mesela bunu ülkede kimler kendisinin yanında, kimler ona karşı bunu görmek ve karşı olanlara karşı tedbir almak için yaptığını söyleyenler var. Çok yuvarlak bir yaklaşım bu. Yani Kim yanımda kim değil, açığa çıksın da göreyim gibi çocuk oyuncağı işler değil bunlar Bu söylemler kahvehane tabirleridir demek amiyane olmaz. Eğer iddia edilen şekilde olsaydı onu anlamak için şüphesiz başka yöntemler vardır. (s.99)
Eğer hala (Avrupada faşist diktaların olduğu bir dönemde) çok parti gibi bir hayalden, söylemden, idealden söz ediliyorsa, bunun sebebi Atatürkün kafasında gençliğinde öyle öğrendiği bir Avrupanın varlığının olmasıdır. Kendisinin idealinden vazgeçmemiş olması açısından bu son derece önemli bir husustur. (s.102)
-Atatürk olmasaydı da Türkiye bir şekilde kurtulur muydu?
Yavaş yavaş kendince kurtulurdu belki ama izmir bizim olmazdı. Oraya gelir, yerleşirlerdi Buraya nüfus sürekli geliyordu, zamanla bu daha da hızlandı. Çünkü izmir hinterlandı adalarda sürünen insanlar için çok bereketli, cennet gibi bir yerdi ve nüfusu muhakkak artardı. Türkiye de yine acayip bir ülke olarak ortaya çıkardı. Yani Türk milleti ortadan kalkacak değildi. Demokrasi gelirdi diyenler de var. Demokrasi ithal gelmez O ihtiyacı hissedip demokrasiyi kendin tesis etmelisin. (s.109)
-Milli mücadeleden sonra Kazım Karabekir Cumhurbaşkanı olsaydı ne olurdu?
Kazım Paşayı az sayıdaki insan dışında kimse reis seçmez. Kazım Karabekir çok yetenekli bilgili bir kurmay olmakla birlikte çok dürüst, inanmış birisi; keza ismet Paşa da öyle. Yaşam biçimi olarak ikisi de muhafazakardır Kazım Karabekir tutucu bir adamdır. Mesela izmir iktisat Kongresinde Latin harflerini reddeder Peki ne olurdu? Belki hilafeti kaldırmakta gecikirlerdi. (s.110)
Atatürk için Çok kan döktü diyenler de var?
Saymışlar mı?...istiklal Mahkemelerinde yargılananlar bütün Osmanlı devrindekilerden fazlaymış. Bu sayı hangi kaynaktan, nereden sayılıp nasıl mukayese ediliyor? Elbette Türk inkılâbının seçimle ve yumuşak yastıklar üzerinde taşınarak meydana gelmediği belli. Uzun bir harbin, direnişin sonunda gerçekleşen bir inkılâp olduğu aşikardır. Fakat şurası da bir gerçek ki ne Fransız ihtilali ne de Rus ihtilali ile de mukayese edilemez. Belirgin bir yerden sonra da bu bir denge meselesidir. Bir rejim yerleşeceği zaman artık cezalandırmalar da durdurulmalıdır. (s.111)
-Atatürkün dine bakışı nasıldı?
iç dünyasını hiç merak etmiyorum. Zaten kimse de ne kadar dindar, ne kadar değil bilemez. Yalnız şunu belirtmek gerek, Atatürk uçuk biri değildi. Dine karşı olacak, pozitivizm uygulayacak, bunlar gülünç şeyler Tutun ki daha muhafazakar biri olsun. Zannediyor musunuz ki her yerde tekkeleri besleyecek, her gün bir yerde cami yaptıracak? O karakterde birinden bu beklenemez. Çünkü realist düşünüyor, kendisinde hayalci bir lider tipi yok. (s.112)
istiklal Harbi yıllarında yanında hep ulemadan insanlar var? istiklal Harbinden sonra da yanında din adamları var. Onların bazılarını biz uzaktan tanıdık. Çok orijinal, dindar, bilgili hem de çok bilgili yani künhüne inerek bilen insanlardı Ama Atatürk her zaman din bilginleriyle oturup mesele tartışacak birisi değil. O bakımdan bu cevaplandırılması oldukça güç bir soru. (s.112)
SON OLARAK;
-Bu konuyu (Cumhuriyet ve imparatorluğun alakasını) son padişahın kızı ve halifenin gelini Sabiha Sultanın bir deyişiyle bitirelim. Kendisi Saltanat ve Cumhuriyetin alakası için; O Türklerin imparatorluğuydu, bu da Türklerin cumhuriyetidir. demişti. (s.96)
Kaynak; Yakın Tarihin Gerçekleri, ilber Ortaylı
Bütün genç subaylar gibi Atatürk de ittihatçı idi. Ama ittihatdan çok erken bir zamanda soğumuş, bu ideolojiyi bırakmış ve dahası bir süre sonra buna cephe dahi almıştır. (s.98)
-Atatürk diktatör müydü?
Kendisi şartlar dolayısıyla diktatördür. Ama teorisinde diktatörlük yoktur. Nitekim iki kere çok partili düzene geçmeyi denedi. Tabii bu partiler kendisinin istediği partilerdi. (s.98)
Atatürkün bu çok partili düzene geçiş için yaptığı denemelerle ilgili çeşitli teoriler var. Mesela bunu ülkede kimler kendisinin yanında, kimler ona karşı bunu görmek ve karşı olanlara karşı tedbir almak için yaptığını söyleyenler var. Çok yuvarlak bir yaklaşım bu. Yani Kim yanımda kim değil, açığa çıksın da göreyim gibi çocuk oyuncağı işler değil bunlar Bu söylemler kahvehane tabirleridir demek amiyane olmaz. Eğer iddia edilen şekilde olsaydı onu anlamak için şüphesiz başka yöntemler vardır. (s.99)
Eğer hala (Avrupada faşist diktaların olduğu bir dönemde) çok parti gibi bir hayalden, söylemden, idealden söz ediliyorsa, bunun sebebi Atatürkün kafasında gençliğinde öyle öğrendiği bir Avrupanın varlığının olmasıdır. Kendisinin idealinden vazgeçmemiş olması açısından bu son derece önemli bir husustur. (s.102)
-Atatürk olmasaydı da Türkiye bir şekilde kurtulur muydu?
Yavaş yavaş kendince kurtulurdu belki ama izmir bizim olmazdı. Oraya gelir, yerleşirlerdi Buraya nüfus sürekli geliyordu, zamanla bu daha da hızlandı. Çünkü izmir hinterlandı adalarda sürünen insanlar için çok bereketli, cennet gibi bir yerdi ve nüfusu muhakkak artardı. Türkiye de yine acayip bir ülke olarak ortaya çıkardı. Yani Türk milleti ortadan kalkacak değildi. Demokrasi gelirdi diyenler de var. Demokrasi ithal gelmez O ihtiyacı hissedip demokrasiyi kendin tesis etmelisin. (s.109)
-Milli mücadeleden sonra Kazım Karabekir Cumhurbaşkanı olsaydı ne olurdu?
Kazım Paşayı az sayıdaki insan dışında kimse reis seçmez. Kazım Karabekir çok yetenekli bilgili bir kurmay olmakla birlikte çok dürüst, inanmış birisi; keza ismet Paşa da öyle. Yaşam biçimi olarak ikisi de muhafazakardır Kazım Karabekir tutucu bir adamdır. Mesela izmir iktisat Kongresinde Latin harflerini reddeder Peki ne olurdu? Belki hilafeti kaldırmakta gecikirlerdi. (s.110)
Atatürk için Çok kan döktü diyenler de var?
Saymışlar mı?...istiklal Mahkemelerinde yargılananlar bütün Osmanlı devrindekilerden fazlaymış. Bu sayı hangi kaynaktan, nereden sayılıp nasıl mukayese ediliyor? Elbette Türk inkılâbının seçimle ve yumuşak yastıklar üzerinde taşınarak meydana gelmediği belli. Uzun bir harbin, direnişin sonunda gerçekleşen bir inkılâp olduğu aşikardır. Fakat şurası da bir gerçek ki ne Fransız ihtilali ne de Rus ihtilali ile de mukayese edilemez. Belirgin bir yerden sonra da bu bir denge meselesidir. Bir rejim yerleşeceği zaman artık cezalandırmalar da durdurulmalıdır. (s.111)
-Atatürkün dine bakışı nasıldı?
iç dünyasını hiç merak etmiyorum. Zaten kimse de ne kadar dindar, ne kadar değil bilemez. Yalnız şunu belirtmek gerek, Atatürk uçuk biri değildi. Dine karşı olacak, pozitivizm uygulayacak, bunlar gülünç şeyler Tutun ki daha muhafazakar biri olsun. Zannediyor musunuz ki her yerde tekkeleri besleyecek, her gün bir yerde cami yaptıracak? O karakterde birinden bu beklenemez. Çünkü realist düşünüyor, kendisinde hayalci bir lider tipi yok. (s.112)
istiklal Harbi yıllarında yanında hep ulemadan insanlar var? istiklal Harbinden sonra da yanında din adamları var. Onların bazılarını biz uzaktan tanıdık. Çok orijinal, dindar, bilgili hem de çok bilgili yani künhüne inerek bilen insanlardı Ama Atatürk her zaman din bilginleriyle oturup mesele tartışacak birisi değil. O bakımdan bu cevaplandırılması oldukça güç bir soru. (s.112)
SON OLARAK;
-Bu konuyu (Cumhuriyet ve imparatorluğun alakasını) son padişahın kızı ve halifenin gelini Sabiha Sultanın bir deyişiyle bitirelim. Kendisi Saltanat ve Cumhuriyetin alakası için; O Türklerin imparatorluğuydu, bu da Türklerin cumhuriyetidir. demişti. (s.96)
Kaynak; Yakın Tarihin Gerçekleri, ilber Ortaylı
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar