bugün
- velvet korumam altındadır22
- 15 18 yaş arasına müebbet hapis düzenlemesi9
- mason greenwood29
- erdoğan'ın gerçekten asrın lideri olması9
- sözlüğün hemfikir olduğu tek konu16
- iki birayla yatağa atılan kız devri bitmesi5
- 10 bin lira verseler bu gece sokakta yatar mısın14
- 14 temmuz 2026 fransa ispanya maçı9
- güne bir tespit bırak5
- ekşi sözlük yazarlarının kahvaltıları3
- borsayı kim 14 000 de tutuyor3
- suca suruklenen cocuk2
- danla bilic3
- hiç eksi vermemek8
- sinir bozucu şeyler13
- sevgiliyle dağ evindeyken şömine önünde sevişmek12
- 15 temmuz 2026 ingiltere arjantin maçı7
- suça sürüklenen çocuk düzenlemesi tbmm de3
- velvet19
- gocu21
- haluk levent'in kumar oynamasının asıl sebebi7
- ilk adımı karşıdan bekleyen erkek23
- ben geldim naneler33
- parliament night blue3
- kilo vermek isteyenlere tavsiyeler3
- 14 temmuz şempanze günü7
- pasif sıçıcılık3
- erkeklerin güzel kız görünce verdiği tepki9
- kahve içmek3
- kendin hakkında bir gerçek bırak8
- oğuzhan uğur4
- kadidi çıkmak4
- true denen hadsiz namussuz karaktersiz4
- sevgiliniz karşı cinsle tatile gidebilir mi13
- ellerine kurban olduğum sözlük kızı6
- true adamlığı2
- ilk buluşmada onlar konuşur akp yapar diyen kız5
- heykele tapan kamalist4
- ölen senatörün yerine kardeşini atamak4
- turistin hesabına eklenen gönüllü bahşişe isyanı4
- payton kiralamak3
- silivri soğuktur2
- katil israilli bakanın gazze'deki yıkımı iyi hisse3
- simit2
- sabahın köründe kalkmak zorunda olmak5
- sözlükteki deliler2
- geceye bir şarkı bırak15
- 1 milyar 471 milyon dolar3
- nicki kısa olanın penisi küçük olur22
- tepkiselbiri5
Atatürk ittihatçı değil miydi?
Bütün genç subaylar gibi Atatürk de ittihatçı idi. Ama ittihatdan çok erken bir zamanda soğumuş, bu ideolojiyi bırakmış ve dahası bir süre sonra buna cephe dahi almıştır. (s.98)
-Atatürk diktatör müydü?
Kendisi şartlar dolayısıyla diktatördür. Ama teorisinde diktatörlük yoktur. Nitekim iki kere çok partili düzene geçmeyi denedi. Tabii bu partiler kendisinin istediği partilerdi. (s.98)
Atatürkün bu çok partili düzene geçiş için yaptığı denemelerle ilgili çeşitli teoriler var. Mesela bunu ülkede kimler kendisinin yanında, kimler ona karşı bunu görmek ve karşı olanlara karşı tedbir almak için yaptığını söyleyenler var. Çok yuvarlak bir yaklaşım bu. Yani Kim yanımda kim değil, açığa çıksın da göreyim gibi çocuk oyuncağı işler değil bunlar Bu söylemler kahvehane tabirleridir demek amiyane olmaz. Eğer iddia edilen şekilde olsaydı onu anlamak için şüphesiz başka yöntemler vardır. (s.99)
Eğer hala (Avrupada faşist diktaların olduğu bir dönemde) çok parti gibi bir hayalden, söylemden, idealden söz ediliyorsa, bunun sebebi Atatürkün kafasında gençliğinde öyle öğrendiği bir Avrupanın varlığının olmasıdır. Kendisinin idealinden vazgeçmemiş olması açısından bu son derece önemli bir husustur. (s.102)
-Atatürk olmasaydı da Türkiye bir şekilde kurtulur muydu?
Yavaş yavaş kendince kurtulurdu belki ama izmir bizim olmazdı. Oraya gelir, yerleşirlerdi Buraya nüfus sürekli geliyordu, zamanla bu daha da hızlandı. Çünkü izmir hinterlandı adalarda sürünen insanlar için çok bereketli, cennet gibi bir yerdi ve nüfusu muhakkak artardı. Türkiye de yine acayip bir ülke olarak ortaya çıkardı. Yani Türk milleti ortadan kalkacak değildi. Demokrasi gelirdi diyenler de var. Demokrasi ithal gelmez O ihtiyacı hissedip demokrasiyi kendin tesis etmelisin. (s.109)
-Milli mücadeleden sonra Kazım Karabekir Cumhurbaşkanı olsaydı ne olurdu?
Kazım Paşayı az sayıdaki insan dışında kimse reis seçmez. Kazım Karabekir çok yetenekli bilgili bir kurmay olmakla birlikte çok dürüst, inanmış birisi; keza ismet Paşa da öyle. Yaşam biçimi olarak ikisi de muhafazakardır Kazım Karabekir tutucu bir adamdır. Mesela izmir iktisat Kongresinde Latin harflerini reddeder Peki ne olurdu? Belki hilafeti kaldırmakta gecikirlerdi. (s.110)
Atatürk için Çok kan döktü diyenler de var?
Saymışlar mı?...istiklal Mahkemelerinde yargılananlar bütün Osmanlı devrindekilerden fazlaymış. Bu sayı hangi kaynaktan, nereden sayılıp nasıl mukayese ediliyor? Elbette Türk inkılâbının seçimle ve yumuşak yastıklar üzerinde taşınarak meydana gelmediği belli. Uzun bir harbin, direnişin sonunda gerçekleşen bir inkılâp olduğu aşikardır. Fakat şurası da bir gerçek ki ne Fransız ihtilali ne de Rus ihtilali ile de mukayese edilemez. Belirgin bir yerden sonra da bu bir denge meselesidir. Bir rejim yerleşeceği zaman artık cezalandırmalar da durdurulmalıdır. (s.111)
-Atatürkün dine bakışı nasıldı?
iç dünyasını hiç merak etmiyorum. Zaten kimse de ne kadar dindar, ne kadar değil bilemez. Yalnız şunu belirtmek gerek, Atatürk uçuk biri değildi. Dine karşı olacak, pozitivizm uygulayacak, bunlar gülünç şeyler Tutun ki daha muhafazakar biri olsun. Zannediyor musunuz ki her yerde tekkeleri besleyecek, her gün bir yerde cami yaptıracak? O karakterde birinden bu beklenemez. Çünkü realist düşünüyor, kendisinde hayalci bir lider tipi yok. (s.112)
istiklal Harbi yıllarında yanında hep ulemadan insanlar var? istiklal Harbinden sonra da yanında din adamları var. Onların bazılarını biz uzaktan tanıdık. Çok orijinal, dindar, bilgili hem de çok bilgili yani künhüne inerek bilen insanlardı Ama Atatürk her zaman din bilginleriyle oturup mesele tartışacak birisi değil. O bakımdan bu cevaplandırılması oldukça güç bir soru. (s.112)
SON OLARAK;
-Bu konuyu (Cumhuriyet ve imparatorluğun alakasını) son padişahın kızı ve halifenin gelini Sabiha Sultanın bir deyişiyle bitirelim. Kendisi Saltanat ve Cumhuriyetin alakası için; O Türklerin imparatorluğuydu, bu da Türklerin cumhuriyetidir. demişti. (s.96)
Kaynak; Yakın Tarihin Gerçekleri, ilber Ortaylı
Bütün genç subaylar gibi Atatürk de ittihatçı idi. Ama ittihatdan çok erken bir zamanda soğumuş, bu ideolojiyi bırakmış ve dahası bir süre sonra buna cephe dahi almıştır. (s.98)
-Atatürk diktatör müydü?
Kendisi şartlar dolayısıyla diktatördür. Ama teorisinde diktatörlük yoktur. Nitekim iki kere çok partili düzene geçmeyi denedi. Tabii bu partiler kendisinin istediği partilerdi. (s.98)
Atatürkün bu çok partili düzene geçiş için yaptığı denemelerle ilgili çeşitli teoriler var. Mesela bunu ülkede kimler kendisinin yanında, kimler ona karşı bunu görmek ve karşı olanlara karşı tedbir almak için yaptığını söyleyenler var. Çok yuvarlak bir yaklaşım bu. Yani Kim yanımda kim değil, açığa çıksın da göreyim gibi çocuk oyuncağı işler değil bunlar Bu söylemler kahvehane tabirleridir demek amiyane olmaz. Eğer iddia edilen şekilde olsaydı onu anlamak için şüphesiz başka yöntemler vardır. (s.99)
Eğer hala (Avrupada faşist diktaların olduğu bir dönemde) çok parti gibi bir hayalden, söylemden, idealden söz ediliyorsa, bunun sebebi Atatürkün kafasında gençliğinde öyle öğrendiği bir Avrupanın varlığının olmasıdır. Kendisinin idealinden vazgeçmemiş olması açısından bu son derece önemli bir husustur. (s.102)
-Atatürk olmasaydı da Türkiye bir şekilde kurtulur muydu?
Yavaş yavaş kendince kurtulurdu belki ama izmir bizim olmazdı. Oraya gelir, yerleşirlerdi Buraya nüfus sürekli geliyordu, zamanla bu daha da hızlandı. Çünkü izmir hinterlandı adalarda sürünen insanlar için çok bereketli, cennet gibi bir yerdi ve nüfusu muhakkak artardı. Türkiye de yine acayip bir ülke olarak ortaya çıkardı. Yani Türk milleti ortadan kalkacak değildi. Demokrasi gelirdi diyenler de var. Demokrasi ithal gelmez O ihtiyacı hissedip demokrasiyi kendin tesis etmelisin. (s.109)
-Milli mücadeleden sonra Kazım Karabekir Cumhurbaşkanı olsaydı ne olurdu?
Kazım Paşayı az sayıdaki insan dışında kimse reis seçmez. Kazım Karabekir çok yetenekli bilgili bir kurmay olmakla birlikte çok dürüst, inanmış birisi; keza ismet Paşa da öyle. Yaşam biçimi olarak ikisi de muhafazakardır Kazım Karabekir tutucu bir adamdır. Mesela izmir iktisat Kongresinde Latin harflerini reddeder Peki ne olurdu? Belki hilafeti kaldırmakta gecikirlerdi. (s.110)
Atatürk için Çok kan döktü diyenler de var?
Saymışlar mı?...istiklal Mahkemelerinde yargılananlar bütün Osmanlı devrindekilerden fazlaymış. Bu sayı hangi kaynaktan, nereden sayılıp nasıl mukayese ediliyor? Elbette Türk inkılâbının seçimle ve yumuşak yastıklar üzerinde taşınarak meydana gelmediği belli. Uzun bir harbin, direnişin sonunda gerçekleşen bir inkılâp olduğu aşikardır. Fakat şurası da bir gerçek ki ne Fransız ihtilali ne de Rus ihtilali ile de mukayese edilemez. Belirgin bir yerden sonra da bu bir denge meselesidir. Bir rejim yerleşeceği zaman artık cezalandırmalar da durdurulmalıdır. (s.111)
-Atatürkün dine bakışı nasıldı?
iç dünyasını hiç merak etmiyorum. Zaten kimse de ne kadar dindar, ne kadar değil bilemez. Yalnız şunu belirtmek gerek, Atatürk uçuk biri değildi. Dine karşı olacak, pozitivizm uygulayacak, bunlar gülünç şeyler Tutun ki daha muhafazakar biri olsun. Zannediyor musunuz ki her yerde tekkeleri besleyecek, her gün bir yerde cami yaptıracak? O karakterde birinden bu beklenemez. Çünkü realist düşünüyor, kendisinde hayalci bir lider tipi yok. (s.112)
istiklal Harbi yıllarında yanında hep ulemadan insanlar var? istiklal Harbinden sonra da yanında din adamları var. Onların bazılarını biz uzaktan tanıdık. Çok orijinal, dindar, bilgili hem de çok bilgili yani künhüne inerek bilen insanlardı Ama Atatürk her zaman din bilginleriyle oturup mesele tartışacak birisi değil. O bakımdan bu cevaplandırılması oldukça güç bir soru. (s.112)
SON OLARAK;
-Bu konuyu (Cumhuriyet ve imparatorluğun alakasını) son padişahın kızı ve halifenin gelini Sabiha Sultanın bir deyişiyle bitirelim. Kendisi Saltanat ve Cumhuriyetin alakası için; O Türklerin imparatorluğuydu, bu da Türklerin cumhuriyetidir. demişti. (s.96)
Kaynak; Yakın Tarihin Gerçekleri, ilber Ortaylı
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar