bugün
- sözlüğün reisi kim anketi16
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı8
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir17
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır19
- doğru karpuz seçemeyen erkek7
- sözlüğün reisi kim14
- kalp mi daha duygusal mide mi4
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması4
- antipanik sizce biraz antipatik mi4
- bir insanı tanımanın en iyi yolu3
- market poşetlerini tekte taşıyamayan erkek4
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz36
- bir dilim pastaya oy veren eyitimsiz seçmen5
- true yu evlendiriyoruz kampanyası6
- ütünün fişini çektim mi paranoyası5
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi9
- tombik4
- ilk günden aşkım diyen flört2
- islamda namaz yoktur30
- hoşlanılan kızın kaç para mayış alıyon demesi5
- ineceği yeri söylemeye utanan insan3
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz22
- popülist lavuk3
- ilk buluşmada amuda kalkarak tost basan kız4
- günaydın küçük ipneler9
- farklı bir nick görünce feyk sanmak2
- sıvı yüz germe2
- aynı hikayeyi birçok kez anlatan insanlar2
- sözlükte yaşanan evlilikler4
- yanlış anlaşılmayı düzeltmeye üşenmek5
- güzel kokan insan2
- evde yalnızken anlamsız sesler çıkarmak2
- müge anlı ile tatlı sert4
- arda güler'e gol attırmamak için çalışan oçebappe3
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı2
- y kuşağı2
- şemsiye çikolata3
- bik bik reis2
- gönüllerin reisi2
- ekonomi3
- iç ısıtan fotoğraflar4
- iki bira içelim2
- warp motoru ile ışık hızını aşmak5
- ed sheeran'ın abd turnesinde toplu ayrılma5
- çağla idi20
- şu an dinlenen şarkıdan bir cümle8
- sakarya4
- sözlüğe sesli sohbet özelliği gelse olacaklar2
- güne bir şarkı sözü bırak5
- baş ağrısı2
albert camus' ı hiç okumamış bir insan olarak öncelikle kendimi sorgulamama sebep olmuş ve bu kitabı sırf tıraş niyetine okumamaya özen göstermenizi temenni ederim. cümleler basit fakat okudukça kendinize şunu soruyorsunuz; öz' e dönerek cevap veren bu adam gerçekten toplumda yaşayan diğerleri veya hiç anlayamadıklarımızdan mı? ilk okumanızda eminim ki ''bu ne ya? insanlar bu kitabın üzerinden binlerce makale binlerce yazı yazmış hatta google' a yazınca bile yaklaşık altmış dört bin dört yüz sonuç çıkmış ama benim göremediğim bir şeyi mi görmüşler?!'' sanki diyebilirsiniz fakat bunu varoluşçuluk' u bilmediğinize dayandırarak söylüyorum ki ilk önce sofie' nin dünyasını açıp kierkegaard' ın kısa ve net bir şekilde söylemiş olduklarını okuyun. birçok araştırma yaptım okuduktan sonra ve tekrar tekrar okuma isteği doğdu içime. sorgulamadan önce emin olun sadece birkaç saat içerisinde bitirebiliyorsunuz bu kitabı fakat bilinçli ve araştırmalarınızla okurken aldığınız tek tek notlar sayesinde günlerinizi alabiliyor ama kafanızdaki yangın sorular içinizi yakıyor. okudukça haz alıyorsunuz ve kendinizi bir sahil kıyısında yalnız başınıza bulabiliyorsunuz bir anda. sartre' dan okuduğum bulantı aklıma geldi, boşuna okumuşum ve kendimi bir hiçlikte bulmuşum dedim kendime. camus' da kitabında bir ''bulantı''ya yer vermiş. cümlelerin bilmem kaçıncı basamağına gelince hissediyorsunuz bunu. birkaç cümlesi bana emrah serbes - her temaz iz bırakır - behzat ç. bir ankara polisiyesi kitabını hatırlattı. emrah serbes 'in yazım şekli değil fakat karakter tahlillerini düşününce aslında kimi örnek aldığını da tahmin etmedim değil.
kitaptan birkaç cümle de aktarmak isterim:
- kendi kendime, neyse, bu pazar da geçti, annem gömüldü, işe yeniden başlayacağım, sonuçta değişmiş hiçbir şey yok, diye düşündüm.
- ona şahitlik etmem gerektiğini söyledi. benim için fark etmezdi.
- bense onlara açıklama yapmak zorunda kaldığım için sıkılıyordum sonunda sustum, denize bakarak sigara içtim.
- her şeyin tamam olması ve kendimi daha az yalnız hissedebilmem için, idam günümde çok seyirci bulunmasından ve bunların beni hınç dolu haykırışlarla karşılamalarından başka isteyecek bir şeyim kalmamıştı.
kitapta savcının bakış açısını iyice bir dikkatle okuyun. etrafımızda bizi anlamayan insanlar böylesine bir ters açıyla bize yaklaşıyor ve bir tartışma anında ''n' oluyor ya ben ne dedim bu ne diyor?'' moduna geçme sebebinizi bile bulabilirsiniz.
varoluşçuluk ile ilgili birkaç anekdot da paylaşayım; varoluş öz' den önce gelir. iyi ama bu nedir? ilkin insan vardır; insan önce dünyaya gelip ar olur. ondan sonra tanımlanıp belirlenir, özünü ortaya çıkarır. varoluçuya göre insan önceden tanımlanamaz ve belirlenemez. hiçbir şey değildir o zaman. ancak sonradan bir şey olacaktır ve kendini nasıl yaparsa öyle olacaktır. öz' ünü oluştururken başkalarından etkilenecek, başkalarını etkileyecektir. bu varlığından insanlığa karşı sorumlu olmayı gerektirir. insan özünü oluşturmada özgürdür. esasen varolmayı kendi istememiştir , buna santre' nin deyimi ile zorunlu bir özgürlük veya özgürlüğe mahkum olmak denebilir.
özet: ben düşündükçe var dünya
ben yok o da yok.
ömer hayyam
kitaptan birkaç cümle de aktarmak isterim:
- kendi kendime, neyse, bu pazar da geçti, annem gömüldü, işe yeniden başlayacağım, sonuçta değişmiş hiçbir şey yok, diye düşündüm.
- ona şahitlik etmem gerektiğini söyledi. benim için fark etmezdi.
- bense onlara açıklama yapmak zorunda kaldığım için sıkılıyordum sonunda sustum, denize bakarak sigara içtim.
- her şeyin tamam olması ve kendimi daha az yalnız hissedebilmem için, idam günümde çok seyirci bulunmasından ve bunların beni hınç dolu haykırışlarla karşılamalarından başka isteyecek bir şeyim kalmamıştı.
kitapta savcının bakış açısını iyice bir dikkatle okuyun. etrafımızda bizi anlamayan insanlar böylesine bir ters açıyla bize yaklaşıyor ve bir tartışma anında ''n' oluyor ya ben ne dedim bu ne diyor?'' moduna geçme sebebinizi bile bulabilirsiniz.
varoluşçuluk ile ilgili birkaç anekdot da paylaşayım; varoluş öz' den önce gelir. iyi ama bu nedir? ilkin insan vardır; insan önce dünyaya gelip ar olur. ondan sonra tanımlanıp belirlenir, özünü ortaya çıkarır. varoluçuya göre insan önceden tanımlanamaz ve belirlenemez. hiçbir şey değildir o zaman. ancak sonradan bir şey olacaktır ve kendini nasıl yaparsa öyle olacaktır. öz' ünü oluştururken başkalarından etkilenecek, başkalarını etkileyecektir. bu varlığından insanlığa karşı sorumlu olmayı gerektirir. insan özünü oluşturmada özgürdür. esasen varolmayı kendi istememiştir , buna santre' nin deyimi ile zorunlu bir özgürlük veya özgürlüğe mahkum olmak denebilir.
özet: ben düşündükçe var dünya
ben yok o da yok.
ömer hayyam
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar