bugün
- iq testi yaptırmış sözlük yazarları11
- tai lung44
- 0 0 712
- annenin hayatındaki kadını onaylamaması5
- gs'ye yapılan torpillere söylenmek8
- tarihsizlik3
- 30 ağustos zafer bayramı13
- kadınlardaki sahiplenilme isteği6
- galatasaray korkusu2
- cem yılmaz7
- aleksey batrakov11
- uzun bacaklı ince belli iri göğüslü dar kalçalı4
- zaman insanı olgunlaştırır mı4
- rafael leao32
- mustafa kemal atatürk6
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı26
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan34
- muhabbeti sarmayan kız3
- fenerbahçe24
- salo or 120 days of sodom filmini izlemek2
- tom holland5
- sözlüğün en bohem yazarı3
- övülmekten hoşlanmayan insan2
- futbol10
- ne kadar şanslı birisin2
- menzil cemaati ne üretiyor9
- 30 ağustos 2026 samsunspor fenerbahçe maçı2
- süper lig6
- 30 ağustos 20262
- junko furuta2
- yeğen2
- tarkan'ın saçlarını kestirmesi2
- enayilerin bitik leao'ya 17 m euro maaş vermesi19
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız23
- sarapci koala73
- ingilizler5
- s'i l v'e r m'i s t5
- spider man brand new day2
- türk hava yolları2
- arkadaşlar hesabı silicem14
- sözlük yazarlarının nahları9
- ben geldim naneler8
- gebze fm3
- antipanik12
- günün sözü23
- gökçek ailesinin almanya daki milyonluk serveti14
- seri eksicimin iki entry atlaması2
- salih mirzabeyoğlu5
- online yazar sayısında azalma2
- sözlüğün en sevilen yazarı37
himmet hülür ve ahmet kalender'in yazarları oldukları ve 2003 yılında yayınlanan kitap. 410 sayfadan oluşan kitabın yaklaşık 250 sayfayı bulan ilk kısmında sosyo-politik tutumlar ile din arasındaki ilişkiler konusundaki teorik tartışmalar ortaya konulmaktadır. eserde bu teorik tartışmalardan sonra konya'da yapılan araştırmanın bulgularına yer verilmekte, nicel veriler hakkında açıklamalar ve istatistiksel analizler sunulmaktadır.
kitabın teorik yaklaşımıyla ilgili olarak şu saptamaları yapmak mümkündür: türkiye'de sosyo-politik tutumları dindarlık açısından analiz eden en kapsamlı ve nitelikli çalışmalardan biridir. siyasal gündemimizin temel konularından biri olan dindarlık ve dini ideolojiler, bu konuyla ilgili literatür ve yaklaşımlara derinlemesine yer verilmekte ve incelenmektedir. eser, dini bir yaşantı sürdüren mütedeyyinler ile dini ideolojileri savunanlar arasında açık bir ayrım yapmaktadır. bu açıdan mütedeyyin insanlara veya dinini yaşayanlara değil de dini temsil ettiğini ileri süren ancak dini araçsallaştırarak içini boşaltan islamcılığa yönelik eleştirel bir analiz ortaya koymaktadır. weber ve frankfurt okulu çizgisinde ortaya konulan bu analizde islamcılığın dini inancın ve değerlerin içinin boşaltılmasında ve araçsallaşmasında oynadığı role dikkat çekilmektedir. böyle bir bakış açısı klasik laik-dindar kutuplaşmasını reddetmekte, bu ayrımın, sekülerleşme sürecini gizlediği vurgulanarak marksist gelenekteki ideoloji eleştirilerinden yararlanılmaktadır. böylece kapitalizm ve kültür endüstrisinin dini alan üzerinde egemenliğini nasıl kurduğu gösterilmektedir. islamcı ideoloji, hem dini alanda meydana gelen bu sekülerleşmenin görülmesini engellemekte hem de bu sekülerleşmeden yararlanmaktadır. bu bakımdan islamcı ideoloji, kutsal bir içeriğe değil dünyevi bir içeriğe sahip görülmektedir. eserde islamcılık konusunda teorik terimlerle yürütülen tartışmayı şu ifadelerle özetleyebileceğimiz kanaatindeyim: islamcılık, islamla aynı şey değildir hatta islamın temel amentüsüyle uyuşmayan, ona zarar veren bir harekettir; islamcılık, dinin kutsallıktan uzaklaşmasının ve dünyevileşmesinin bir aracıdır. islamcılığın islami olmadığı tezini bilimsel literatür temelinde ortaya koyan bu eserde himmet hülür ve ahmet kalender din sosyolojisi alanına cesur ve eşsiz bir katkıda bulunmuşlardır.
kitabın teorik yaklaşımıyla ilgili olarak şu saptamaları yapmak mümkündür: türkiye'de sosyo-politik tutumları dindarlık açısından analiz eden en kapsamlı ve nitelikli çalışmalardan biridir. siyasal gündemimizin temel konularından biri olan dindarlık ve dini ideolojiler, bu konuyla ilgili literatür ve yaklaşımlara derinlemesine yer verilmekte ve incelenmektedir. eser, dini bir yaşantı sürdüren mütedeyyinler ile dini ideolojileri savunanlar arasında açık bir ayrım yapmaktadır. bu açıdan mütedeyyin insanlara veya dinini yaşayanlara değil de dini temsil ettiğini ileri süren ancak dini araçsallaştırarak içini boşaltan islamcılığa yönelik eleştirel bir analiz ortaya koymaktadır. weber ve frankfurt okulu çizgisinde ortaya konulan bu analizde islamcılığın dini inancın ve değerlerin içinin boşaltılmasında ve araçsallaşmasında oynadığı role dikkat çekilmektedir. böyle bir bakış açısı klasik laik-dindar kutuplaşmasını reddetmekte, bu ayrımın, sekülerleşme sürecini gizlediği vurgulanarak marksist gelenekteki ideoloji eleştirilerinden yararlanılmaktadır. böylece kapitalizm ve kültür endüstrisinin dini alan üzerinde egemenliğini nasıl kurduğu gösterilmektedir. islamcı ideoloji, hem dini alanda meydana gelen bu sekülerleşmenin görülmesini engellemekte hem de bu sekülerleşmeden yararlanmaktadır. bu bakımdan islamcı ideoloji, kutsal bir içeriğe değil dünyevi bir içeriğe sahip görülmektedir. eserde islamcılık konusunda teorik terimlerle yürütülen tartışmayı şu ifadelerle özetleyebileceğimiz kanaatindeyim: islamcılık, islamla aynı şey değildir hatta islamın temel amentüsüyle uyuşmayan, ona zarar veren bir harekettir; islamcılık, dinin kutsallıktan uzaklaşmasının ve dünyevileşmesinin bir aracıdır. islamcılığın islami olmadığı tezini bilimsel literatür temelinde ortaya koyan bu eserde himmet hülür ve ahmet kalender din sosyolojisi alanına cesur ve eşsiz bir katkıda bulunmuşlardır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar