bugün
- ölümden korkuyor musunuz25
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı25
- sözlüğün canlandırılması için yapılması gerekenler8
- her biji amed8
- flört döneminde atılacak şarkılar3
- delilik5
- konuşmak istemiyorum4
- trabzonspor'un amedspor'u lider yapması5
- erkeklerin garip huyları3
- incir2
- amed sporlu bir kızı hoplatmak6
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- habire1219
- amedspor'un süper ligin lideri olması13
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı12
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi15
- sözlükte yaşanacak deseler inanmayacağınız şeyler2
- z kuşağı kızlarının escort gibi olması7
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- duygusal dalgalanma2
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile10
- galatasaray'ın fb den ikinciliği de alması3
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- lilith fahişe mi sorunsalı3
- ne mutlu türküm diyene3
- sokak köpeklerinin saldırısına uğramak2
- 0 0 719
- esmer güzeli2
- muhteşem yüzyıl3
- hiç fuhuş yaptınız mı6
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- masumiyet2
- meriç keskin3
- türkiye türklerindir3
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- sarışın kızlar4
- 20 eylül2
- vedat muriqi5
- neslican tay2
- uçan arabalar neden çıkmadı3
- sözlükteki sinsi köpekler8
- sıfır atık vakfı11
- düzensizlik2
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- eski sevgilinin unutulmayan özellikleri2
- evli kadına kocan çok şanslı demek4
- true ile sevişmek5
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- üniversite okumak3
- gecenin şarkısı10
Paranormal kitap.
--alıntı--
Kral Bilge Nagasenaya seslenmiş: Ustam kimsin, adını söyler misin? Bana Nagasena diyorlar. Ama bu yalnızca bir ad, adlandırmaktan, belirtmekten başka şeye yaramayan, bir deyim, bir sözcük, içinde bir kimlik, bir benlik yok. Bir ad, bir lakap, bir işaret, yalın bir sözden başka bir şey değil. Kral inanmaz ve sorular sorar. Nagasena bu saçlar mıdır? Hayır büyük kral Duygu ve coşkular mıdır Nagasena? Hayır büyük kral Nagasena kraldan arabayı tanımlamasını ister. Tekerlek, dingil, ok, sandık ve kollar bir arada olunca arabadan söz edilir. Araba yalnızca bir ad, adlandırmaktan, belirtmekten başka bir işe yaramayan bir deyimden başka bir şey değil. Evet kralım. Benim de saçlarım, derim, ad ve bedenim, duygularım, algılarım, geçmiş eylemlerimle biçim almış karakter özelliklerim, ayırt edici bilincim bir araya gelince Nagasena adı veriliyor. Ama kimlik, benlik söz konusu olunca burada öyle bir şey yok. Nasıl arabanın beş bölümü bir araya gelince araba diyorlarsa, beş katışmaç bir araya gelince de bir kimden bir den bir özneden söz ediliyor. Buda diyor ki: Ne benin, ne de bene ilişkin kalıcı bir şeyin varlığından söz edilebilir. Ben, ben olarak gelecekte de var olacağım, benim sürekli değişmez bir benliğim var, savında bulunmak hatalıdır. Ben düşüncesini yok etmeli, benlikle kurumlanmak yanılgısını yenmelidir. Budanın görüşüne göre ben, insanın hem bedensel hem de ruhsal varlığını oluşturan bu beş kümenin bir arada ve birlikte, sürekli bir akış, sürekli bir değişim içinde oluşunun ortaya çıkardığı bir görüngü, bir olgu, insanı çevresinden ayrı bir varlık olarak ayırt etme, özerk bir biçimde hareket etme durumundan köklenen bir yanılgı, bir yanılsamadan başka bir şey değil. Ayırt edici bilinç işe karışıp dünyayı ben ve ben olmayan diye ikiye bölünce bu ben yanılgısı kendiliğinden ortaya çıkıyor. Aslında bilincin ayırt etmeden, seçmeden, bölmeden bütünü kavrama olanağı da var. Benin var olma doyumsuzluğundan kaynaklanan ve ölümün sınırını aştığına inanılan uzantısına verilen adsa ruhtur. Budizmde Özvarlık yoktur. Buda ben-ruh yanılgısını sergilemek istiyor. Bir kez ben-ruh yanılgısı oluştu mu bütün varlığımızı sarıyor, bilincimizin özgürce çalışma etkinliği engelleniyor, onun bitmez tükenmez istekleri nasıl yaşamı çekilmez bir hale koyuyor, sorunlarımız yaşamla bile sınırlı kalmıyor, ölümden sonrası ile ilgili sorunlar da gündeme girdiğinden onlar da kaygı ve üzüntü konusu olmaya başlıyor. Buda beni kurtarmaya değil, bizi benden kurtarmaya çalışıyordu. Ölümsüzlüğe erişmek için tek bir yol olduğunu savunuyordu. Öncesizden sonsuza uzanıp giden varoluş zincirinin içindeki yerimizi bulmak, evrensel yaşam ırmağının içimizden aktığının, yaşam gücünün bizim burun deliklerimizde, bizim ciğerlerimizde nefes alıp verdiğinin bilincine erişmek
--alıntı--
--alıntı--
Kral Bilge Nagasenaya seslenmiş: Ustam kimsin, adını söyler misin? Bana Nagasena diyorlar. Ama bu yalnızca bir ad, adlandırmaktan, belirtmekten başka şeye yaramayan, bir deyim, bir sözcük, içinde bir kimlik, bir benlik yok. Bir ad, bir lakap, bir işaret, yalın bir sözden başka bir şey değil. Kral inanmaz ve sorular sorar. Nagasena bu saçlar mıdır? Hayır büyük kral Duygu ve coşkular mıdır Nagasena? Hayır büyük kral Nagasena kraldan arabayı tanımlamasını ister. Tekerlek, dingil, ok, sandık ve kollar bir arada olunca arabadan söz edilir. Araba yalnızca bir ad, adlandırmaktan, belirtmekten başka bir işe yaramayan bir deyimden başka bir şey değil. Evet kralım. Benim de saçlarım, derim, ad ve bedenim, duygularım, algılarım, geçmiş eylemlerimle biçim almış karakter özelliklerim, ayırt edici bilincim bir araya gelince Nagasena adı veriliyor. Ama kimlik, benlik söz konusu olunca burada öyle bir şey yok. Nasıl arabanın beş bölümü bir araya gelince araba diyorlarsa, beş katışmaç bir araya gelince de bir kimden bir den bir özneden söz ediliyor. Buda diyor ki: Ne benin, ne de bene ilişkin kalıcı bir şeyin varlığından söz edilebilir. Ben, ben olarak gelecekte de var olacağım, benim sürekli değişmez bir benliğim var, savında bulunmak hatalıdır. Ben düşüncesini yok etmeli, benlikle kurumlanmak yanılgısını yenmelidir. Budanın görüşüne göre ben, insanın hem bedensel hem de ruhsal varlığını oluşturan bu beş kümenin bir arada ve birlikte, sürekli bir akış, sürekli bir değişim içinde oluşunun ortaya çıkardığı bir görüngü, bir olgu, insanı çevresinden ayrı bir varlık olarak ayırt etme, özerk bir biçimde hareket etme durumundan köklenen bir yanılgı, bir yanılsamadan başka bir şey değil. Ayırt edici bilinç işe karışıp dünyayı ben ve ben olmayan diye ikiye bölünce bu ben yanılgısı kendiliğinden ortaya çıkıyor. Aslında bilincin ayırt etmeden, seçmeden, bölmeden bütünü kavrama olanağı da var. Benin var olma doyumsuzluğundan kaynaklanan ve ölümün sınırını aştığına inanılan uzantısına verilen adsa ruhtur. Budizmde Özvarlık yoktur. Buda ben-ruh yanılgısını sergilemek istiyor. Bir kez ben-ruh yanılgısı oluştu mu bütün varlığımızı sarıyor, bilincimizin özgürce çalışma etkinliği engelleniyor, onun bitmez tükenmez istekleri nasıl yaşamı çekilmez bir hale koyuyor, sorunlarımız yaşamla bile sınırlı kalmıyor, ölümden sonrası ile ilgili sorunlar da gündeme girdiğinden onlar da kaygı ve üzüntü konusu olmaya başlıyor. Buda beni kurtarmaya değil, bizi benden kurtarmaya çalışıyordu. Ölümsüzlüğe erişmek için tek bir yol olduğunu savunuyordu. Öncesizden sonsuza uzanıp giden varoluş zincirinin içindeki yerimizi bulmak, evrensel yaşam ırmağının içimizden aktığının, yaşam gücünün bizim burun deliklerimizde, bizim ciğerlerimizde nefes alıp verdiğinin bilincine erişmek
--alıntı--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar