bugün
- 1 saatte 10 bira içmek19
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- erkeklerin giderek feminenleşmesi5
- tembel ve çalışmayan insan16
- bira cips4
- bir yazarın cinsiyetini öğrenme yolları5
- aga be şarkılar4
- sözlük kızlarının kombinleri20
- yıllık izin2
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- taksim'e ikinci eyfel kulesi3
- aylık 470 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- velvet vs nervio19
- mezarlıkları sevmek5
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması5
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- ktç birader4
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- lahmacun4
- selam sözlük4
- manyak olmaya karar verdim9
- alparslan türkeş kadir mısıroğlu ilişkisi2
- laptop2
- aşkın nur yengi2
- nickaltı açılmamış yazarlar2
- uludağ sözlük görsel ekleme sorunu2
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- arkadaşlar neden bu kadar salaksınız5
- almanya da hangi partiyi seçerdiniz5
- elektrikli araba2
- pkklıları itlaf etmek2
- velvet12
- slavko vincic15
- nervio11
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri5
- instagram2
- mezarlıktan geçerken ölülere selam vermek2
- türkiyeden siktirolup gitmek5
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip3
- en son ne yediniz2
- jubel feat aleyna tilki diamonds2
- messi ve arjantin'in tüm dünyaya rezil olması7
- sigaraların eskiden daha pahalı olması2
- hırt5
- otomobile ek vergi5
- kıbrıs2
- 20 temmuz 1974 kıbrıs barış harekatı'nın başlaması2
- ingilterede çocuklar açlıktan silgi yiyor5
Paranormal kitap.
--alıntı--
Kral Bilge Nagasenaya seslenmiş: Ustam kimsin, adını söyler misin? Bana Nagasena diyorlar. Ama bu yalnızca bir ad, adlandırmaktan, belirtmekten başka şeye yaramayan, bir deyim, bir sözcük, içinde bir kimlik, bir benlik yok. Bir ad, bir lakap, bir işaret, yalın bir sözden başka bir şey değil. Kral inanmaz ve sorular sorar. Nagasena bu saçlar mıdır? Hayır büyük kral Duygu ve coşkular mıdır Nagasena? Hayır büyük kral Nagasena kraldan arabayı tanımlamasını ister. Tekerlek, dingil, ok, sandık ve kollar bir arada olunca arabadan söz edilir. Araba yalnızca bir ad, adlandırmaktan, belirtmekten başka bir işe yaramayan bir deyimden başka bir şey değil. Evet kralım. Benim de saçlarım, derim, ad ve bedenim, duygularım, algılarım, geçmiş eylemlerimle biçim almış karakter özelliklerim, ayırt edici bilincim bir araya gelince Nagasena adı veriliyor. Ama kimlik, benlik söz konusu olunca burada öyle bir şey yok. Nasıl arabanın beş bölümü bir araya gelince araba diyorlarsa, beş katışmaç bir araya gelince de bir kimden bir den bir özneden söz ediliyor. Buda diyor ki: Ne benin, ne de bene ilişkin kalıcı bir şeyin varlığından söz edilebilir. Ben, ben olarak gelecekte de var olacağım, benim sürekli değişmez bir benliğim var, savında bulunmak hatalıdır. Ben düşüncesini yok etmeli, benlikle kurumlanmak yanılgısını yenmelidir. Budanın görüşüne göre ben, insanın hem bedensel hem de ruhsal varlığını oluşturan bu beş kümenin bir arada ve birlikte, sürekli bir akış, sürekli bir değişim içinde oluşunun ortaya çıkardığı bir görüngü, bir olgu, insanı çevresinden ayrı bir varlık olarak ayırt etme, özerk bir biçimde hareket etme durumundan köklenen bir yanılgı, bir yanılsamadan başka bir şey değil. Ayırt edici bilinç işe karışıp dünyayı ben ve ben olmayan diye ikiye bölünce bu ben yanılgısı kendiliğinden ortaya çıkıyor. Aslında bilincin ayırt etmeden, seçmeden, bölmeden bütünü kavrama olanağı da var. Benin var olma doyumsuzluğundan kaynaklanan ve ölümün sınırını aştığına inanılan uzantısına verilen adsa ruhtur. Budizmde Özvarlık yoktur. Buda ben-ruh yanılgısını sergilemek istiyor. Bir kez ben-ruh yanılgısı oluştu mu bütün varlığımızı sarıyor, bilincimizin özgürce çalışma etkinliği engelleniyor, onun bitmez tükenmez istekleri nasıl yaşamı çekilmez bir hale koyuyor, sorunlarımız yaşamla bile sınırlı kalmıyor, ölümden sonrası ile ilgili sorunlar da gündeme girdiğinden onlar da kaygı ve üzüntü konusu olmaya başlıyor. Buda beni kurtarmaya değil, bizi benden kurtarmaya çalışıyordu. Ölümsüzlüğe erişmek için tek bir yol olduğunu savunuyordu. Öncesizden sonsuza uzanıp giden varoluş zincirinin içindeki yerimizi bulmak, evrensel yaşam ırmağının içimizden aktığının, yaşam gücünün bizim burun deliklerimizde, bizim ciğerlerimizde nefes alıp verdiğinin bilincine erişmek
--alıntı--
--alıntı--
Kral Bilge Nagasenaya seslenmiş: Ustam kimsin, adını söyler misin? Bana Nagasena diyorlar. Ama bu yalnızca bir ad, adlandırmaktan, belirtmekten başka şeye yaramayan, bir deyim, bir sözcük, içinde bir kimlik, bir benlik yok. Bir ad, bir lakap, bir işaret, yalın bir sözden başka bir şey değil. Kral inanmaz ve sorular sorar. Nagasena bu saçlar mıdır? Hayır büyük kral Duygu ve coşkular mıdır Nagasena? Hayır büyük kral Nagasena kraldan arabayı tanımlamasını ister. Tekerlek, dingil, ok, sandık ve kollar bir arada olunca arabadan söz edilir. Araba yalnızca bir ad, adlandırmaktan, belirtmekten başka bir işe yaramayan bir deyimden başka bir şey değil. Evet kralım. Benim de saçlarım, derim, ad ve bedenim, duygularım, algılarım, geçmiş eylemlerimle biçim almış karakter özelliklerim, ayırt edici bilincim bir araya gelince Nagasena adı veriliyor. Ama kimlik, benlik söz konusu olunca burada öyle bir şey yok. Nasıl arabanın beş bölümü bir araya gelince araba diyorlarsa, beş katışmaç bir araya gelince de bir kimden bir den bir özneden söz ediliyor. Buda diyor ki: Ne benin, ne de bene ilişkin kalıcı bir şeyin varlığından söz edilebilir. Ben, ben olarak gelecekte de var olacağım, benim sürekli değişmez bir benliğim var, savında bulunmak hatalıdır. Ben düşüncesini yok etmeli, benlikle kurumlanmak yanılgısını yenmelidir. Budanın görüşüne göre ben, insanın hem bedensel hem de ruhsal varlığını oluşturan bu beş kümenin bir arada ve birlikte, sürekli bir akış, sürekli bir değişim içinde oluşunun ortaya çıkardığı bir görüngü, bir olgu, insanı çevresinden ayrı bir varlık olarak ayırt etme, özerk bir biçimde hareket etme durumundan köklenen bir yanılgı, bir yanılsamadan başka bir şey değil. Ayırt edici bilinç işe karışıp dünyayı ben ve ben olmayan diye ikiye bölünce bu ben yanılgısı kendiliğinden ortaya çıkıyor. Aslında bilincin ayırt etmeden, seçmeden, bölmeden bütünü kavrama olanağı da var. Benin var olma doyumsuzluğundan kaynaklanan ve ölümün sınırını aştığına inanılan uzantısına verilen adsa ruhtur. Budizmde Özvarlık yoktur. Buda ben-ruh yanılgısını sergilemek istiyor. Bir kez ben-ruh yanılgısı oluştu mu bütün varlığımızı sarıyor, bilincimizin özgürce çalışma etkinliği engelleniyor, onun bitmez tükenmez istekleri nasıl yaşamı çekilmez bir hale koyuyor, sorunlarımız yaşamla bile sınırlı kalmıyor, ölümden sonrası ile ilgili sorunlar da gündeme girdiğinden onlar da kaygı ve üzüntü konusu olmaya başlıyor. Buda beni kurtarmaya değil, bizi benden kurtarmaya çalışıyordu. Ölümsüzlüğe erişmek için tek bir yol olduğunu savunuyordu. Öncesizden sonsuza uzanıp giden varoluş zincirinin içindeki yerimizi bulmak, evrensel yaşam ırmağının içimizden aktığının, yaşam gücünün bizim burun deliklerimizde, bizim ciğerlerimizde nefes alıp verdiğinin bilincine erişmek
--alıntı--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar