bugün
- artık kürt sorunu yoktur14
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı40
- levent kırca5
- sözlükteki ilişki skandalı36
- sözlük yazarlarının kavgalık ayakkabıları9
- erkekler allah belanızı versin4
- bir kıza alınabilecek en iyi hediye6
- hırt8
- muhafazakarlar3
- yarın nikahı basarım denilebilen kadın özellikleri7
- doktorluğu en zor tıbbi branş15
- yazarların kavga başlatmak için ilk sözleri7
- sabah sabah 500g çikolatalı puding yemek16
- etiler3
- azerbaycan da okullara başörtüsü yasağı gelmesi2
- kışlıkları çıkartmak5
- claudian clouds2
- çok kötü ve kırgın hissettiğinizde ne yapıyorsunuz16
- 2026 victoria s secret fashion show mankenleri8
- kedili ev temizliği2
- kahvaltıda çilek dolgulu donut yemek4
- ekrem imamoğlu10
- a1012
- mobilya2
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı5
- tc kimlik numarası ile sigara almak12
- x tadında adamsın3
- filistin57
- ak partili yahşihan belediyesine operasyon8
- özel sektörde işçi olarak çalışmak3
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak6
- selam verme zorunluluğu6
- diamond bosphorus denince akla gelenler39
- sizi en çok ne mutlu eder2
- judas'ın ölmesi3
- ehliyetsiz araba kullanmak9
- kamyon kasasında almanya'ya kaçak gitmek2
- kitap okumayıp yabancı dil bilmemek2
- suudi prensine dokunmak3
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek7
- bu milletin kedi merakı6
- tanıdık yağcıdan zeytinyağı almak2
- tavuk tantuni7
- zor günlerden geçenlerin bildiği en iyi şey7
- sarapci koalayi denize atmak7
- grup sekse davet eden sözlük yazarı6
- denetimsizlik insanları namussuz yapar4
- öbür sözlükten gelen kız5
- yazarların sabah kahvaltıları7
- bugün öğlen ne yesem anketi3
galatasarayın başına geçeceği söylenen teknik direktör. nedir, ne yapar pek bilemiyorum. açıkçası lucescu'nun gelmesini o kadar çok istemiştim ki şimdi kim gelse iş yapar diye düşündüğümde cevap bulamıyorum. ancak tuchelin ismi, nedendir bilemiyorum, beni biraz da olsa heyecanlandırdı. yeni bir skibbe faciası olabilir mi? olabilir. ama öteki türlü de olabilir.
http://devrimderki.blogsp...er-thomas-tuchel.html?m=1 şurada bir arkadaş, tuchelin bir röportajını çevirmiş. çok güzel kısımlar var. özellikle taktiksel dizilimle ilgili söyledikleri önemli. aslında biraz da ürkütücü, çünkü mancini için yapılan "sürekli dizilim değiştiriyor" şeklindeki eleştirilerin bir benzerinin bu adam için de yapıldığını görüyoruz. ancak o kısımda anladığımız bir şey daha var ki, bu adam hem kendi takımını hem de rakipleri iyi analiz eden, "çalışkan" ve "disiplinli" bir hoca.
gelirse, galatasaray bu adamın kariyerinde önemli bir basamak olacak. burası kesin. kendisinin genç ve hırslı bir teknik adam olduğunu da düşünecek olursak eğer, galatasarayda büyük başarılar kazanmak istememesi için hiç bir sebep yok. yani her ne olursa olsun, yeni bir rijkaard vakası, mancini vakası olmayacak. öte yandan, galatasarayın ihtiyacı olan şey, sistem ve bu sistem etrafında kurulu disiplinli ve çalışkan bir takım. yabancı sınırının düşürülmesi de bizi daha çalışkan bir takımla eksikliği kapatma yoluna itecek, bu sırada da sneijder, selçuk, melo gibi kaliteli oyuncuların takıma katkısının artmasını beklememize sebep olacaktır. bu yüzden de bizim takımı disiplinli bir şekilde çalıştıracak bir taktisyene ihtiyacımız var. bu bakımdan da alman ekolü ideal bizim için.
takımı ve ligi tanımaması çok çok büyük bir handikap değil bizim için bence. çalışkan bir hocanın sadece bir iki ayını alır takımı ve ligi tanımak, kurallara alışmak. hele ki bir de iyi bir yardımcısı olursa. bakmayın manciniye falan. mancini gibi büyük isimler, türkiyeye geldiklerinde eski reçetelerini kopi peyst yapmaktan fazla öteye gitmiyorlar. çok fazla da çalışmıyorlar. ama tuchel gibi bir adam, öyle zannediyorum ki çalışacaktır. rakiplerini ezberleyecek, kime nasıl önlem alması gerektiğini hesaplayacaktır. avrupada da tek şansımız, iyi bir kaç takviye yapıp (bunlar da büyük ölçüde yerli olacak zaten) eldeki malzeme ile rakipleri iyi analiz edip, onlara iyi önlemler alarak elimizden geleni yapmaktır. grubun zorluğuna göre 3. olup uefaya gitmek ve uefada çeyrek final veya son 16ya kalmak falan da iyi bir sonuç olabilir.
ama gelirse, yönetimin ve taraftarın her ne olursa olsun sene sonuna kadar sabretmesi ve işler iyi giderse de yetkilerini artırarak daha uzun vadeli düşünmesi gerekiyor. artık yeter, zırt pırt hoca değiştirmek, yeniçeri ocağının eline koz vermekten ve her sene aynı senaryoları tekrar yaşamaktan başka işe yaramıyor.
http://devrimderki.blogsp...er-thomas-tuchel.html?m=1 şurada bir arkadaş, tuchelin bir röportajını çevirmiş. çok güzel kısımlar var. özellikle taktiksel dizilimle ilgili söyledikleri önemli. aslında biraz da ürkütücü, çünkü mancini için yapılan "sürekli dizilim değiştiriyor" şeklindeki eleştirilerin bir benzerinin bu adam için de yapıldığını görüyoruz. ancak o kısımda anladığımız bir şey daha var ki, bu adam hem kendi takımını hem de rakipleri iyi analiz eden, "çalışkan" ve "disiplinli" bir hoca.
gelirse, galatasaray bu adamın kariyerinde önemli bir basamak olacak. burası kesin. kendisinin genç ve hırslı bir teknik adam olduğunu da düşünecek olursak eğer, galatasarayda büyük başarılar kazanmak istememesi için hiç bir sebep yok. yani her ne olursa olsun, yeni bir rijkaard vakası, mancini vakası olmayacak. öte yandan, galatasarayın ihtiyacı olan şey, sistem ve bu sistem etrafında kurulu disiplinli ve çalışkan bir takım. yabancı sınırının düşürülmesi de bizi daha çalışkan bir takımla eksikliği kapatma yoluna itecek, bu sırada da sneijder, selçuk, melo gibi kaliteli oyuncuların takıma katkısının artmasını beklememize sebep olacaktır. bu yüzden de bizim takımı disiplinli bir şekilde çalıştıracak bir taktisyene ihtiyacımız var. bu bakımdan da alman ekolü ideal bizim için.
takımı ve ligi tanımaması çok çok büyük bir handikap değil bizim için bence. çalışkan bir hocanın sadece bir iki ayını alır takımı ve ligi tanımak, kurallara alışmak. hele ki bir de iyi bir yardımcısı olursa. bakmayın manciniye falan. mancini gibi büyük isimler, türkiyeye geldiklerinde eski reçetelerini kopi peyst yapmaktan fazla öteye gitmiyorlar. çok fazla da çalışmıyorlar. ama tuchel gibi bir adam, öyle zannediyorum ki çalışacaktır. rakiplerini ezberleyecek, kime nasıl önlem alması gerektiğini hesaplayacaktır. avrupada da tek şansımız, iyi bir kaç takviye yapıp (bunlar da büyük ölçüde yerli olacak zaten) eldeki malzeme ile rakipleri iyi analiz edip, onlara iyi önlemler alarak elimizden geleni yapmaktır. grubun zorluğuna göre 3. olup uefaya gitmek ve uefada çeyrek final veya son 16ya kalmak falan da iyi bir sonuç olabilir.
ama gelirse, yönetimin ve taraftarın her ne olursa olsun sene sonuna kadar sabretmesi ve işler iyi giderse de yetkilerini artırarak daha uzun vadeli düşünmesi gerekiyor. artık yeter, zırt pırt hoca değiştirmek, yeniçeri ocağının eline koz vermekten ve her sene aynı senaryoları tekrar yaşamaktan başka işe yaramıyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar