bugün
- diyanetin abd'deki villaları15
- true denilen yazar17
- başkanlık sisteminden beri her şeyin kötü gitmesi9
- sana vurana sen de vur diyen ebeveyn9
- üniversite mezunu olmak için üniversite okumak8
- hayatında bir kere bile sigara içmemiş yazarlar7
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı16
- yeni üniversite kazanmış kız azgınlığı4
- evrimdeki aşağılamaya katlanan homo sapiens3
- abd milli futbol takımı4
- yılan2
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi14
- susma sustukça sıra sana gelecek2
- barış yarkadaş5
- üniversite okuyarak başarılı olacağına inanmak2
- kötü biri olduğunu bilmek7
- psikiyatristin size soğuk davranması3
- bu doru2
- zengin kaltakları2
- onlar insan değil müşteri2
- chp'nin hali ne olacak50
- kpss nin aranmadığı memuriyetler2
- en iyi antidepresan8
- ben bu yazıyı oğluma yazdım4
- iç sıkıntısından intihar etmek17
- 2026 abd kanada meksika dünya kupası2
- zamandışı düşkünlüğü2
- yan gelip yatan yuzır2
- seçmeninin ak parti den kopma koşulu3
- çocuk parklarındaki yalnız yetişkin yasağı3
- kadınların sürekli sorun çıkarması2
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek11
- zaman baba12
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler14
- kilo vermenin çok zor olması2
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek13
- 95b vs 85d2
- 12 haziran 2026 kanada bosna hersek maçı7
- ona bir şey söyle13
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- psikologa para vermemek için en iyi aktivite6
- arkadaşlar nasılsınız6
- cilgincapkin220
- acıkmamak için öneriler5
- deli olduğunun farkına varmak5
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- cyle larin'in gol sevinci açıklaması2
- erkeğin evlenince eşine it gibi davranması2
- en çok kullandığınız ağrı kesici9
- gammazlar çetesi17
içerdiği ayrıntılarla, karakterlerle, diyaloglarla, atmosferle, silahlarla, arabalarla, tasarımlarla en iyi oyun olmayı hak eden, 2002 yapımı olmasına rağmen bugün, şu an bile kendini oynatabilen inanılmaz oyun.
mesela bir gece, patronun size verdiği görevi yerine getiriyorsunuz, köprüyü kullanacaksınız. fakat sessiz sakin şekilde ilerlerken birkaç arabayı yolun kenarında park halinde görüyorsunuz. "ulan ne ola ki?" derken bir bakıyorsunuz, adamın biri parmaklıklara çıkmış, atlayacak. etraftakiler de onu vazgeçirmeye çalışıyor. gerisi "vay amına koyayım."
oyun o kadar gerçek ki, sinir krizlerine girdiğiniz de oluyor. yolda gidiyorsunuz mesela. yanınızdan polis geçiyor. eliniz yanlışla mouseun tekerleğine çarptı ve colt 1911'inizi çıkarıverdiniz. işiniz yoksa bir de polisle uğraşın.
bir yere belli bir süre içerisinde gitmeniz lazım, gazı köklemişsiniz 110'la gidiyorsunuz. hop, sirenleri duymanız işten bile değil. kırmızı ışıkları söylemiyorum bile.
çatışma içerisindesiniz, 89 canınız falan var. tam rahatladınız, "tamam ya başka kimse kalmamıştır" diyerek koşarak ilerlemeye başladınız. kapının arkasından çıkan adam, elindeki pompalısıyla sizi uçuruveriyor. büyük ihtimalle öldünüz.
birisi çıksa da kaplamaları, ışıkları, detayları falan daha bir geliştirse. Şöyle bir anniversary edition tadında bir şey çıksa mesela, harika olurdu. bir 10 defa daha oynardık, ama olsun böyle de oynuyoruz.
bir de, ikinci oyunda vito'yu değil de salieri'nin gençliğini görmek isterdim. veya sonraki oyunlarda.
hani tommy lokantada dedektife göstermek için cebinden bir resim çıkartıyor. 1920'lerde çekilmiş. patronu salieri'nin gençliği, salieri'nin patronu, don peppone ve en sağda salieri'nin en büyük düşmanı olarak bilinen morello.
görsel
meğerse bu ikisi, zamanında aynı adam için çalışan birer mafiosoymuş ve bayağı bir yakınlarmış.
işte, elinizde hazır hikaye var. 1920'lerin lost heaven'ı. yapın bir oyun. bir morello'yu, bir salieri'yi yönetelim. ikisinin de yükselişini, morello'nun zalimliğe doğru kayışını, salieri'nin güce, paraya olan açlığını işleyin. ulan getirin ben yazayım be! yeter ki yapın.
mesela bir gece, patronun size verdiği görevi yerine getiriyorsunuz, köprüyü kullanacaksınız. fakat sessiz sakin şekilde ilerlerken birkaç arabayı yolun kenarında park halinde görüyorsunuz. "ulan ne ola ki?" derken bir bakıyorsunuz, adamın biri parmaklıklara çıkmış, atlayacak. etraftakiler de onu vazgeçirmeye çalışıyor. gerisi "vay amına koyayım."
oyun o kadar gerçek ki, sinir krizlerine girdiğiniz de oluyor. yolda gidiyorsunuz mesela. yanınızdan polis geçiyor. eliniz yanlışla mouseun tekerleğine çarptı ve colt 1911'inizi çıkarıverdiniz. işiniz yoksa bir de polisle uğraşın.
bir yere belli bir süre içerisinde gitmeniz lazım, gazı köklemişsiniz 110'la gidiyorsunuz. hop, sirenleri duymanız işten bile değil. kırmızı ışıkları söylemiyorum bile.
çatışma içerisindesiniz, 89 canınız falan var. tam rahatladınız, "tamam ya başka kimse kalmamıştır" diyerek koşarak ilerlemeye başladınız. kapının arkasından çıkan adam, elindeki pompalısıyla sizi uçuruveriyor. büyük ihtimalle öldünüz.
birisi çıksa da kaplamaları, ışıkları, detayları falan daha bir geliştirse. Şöyle bir anniversary edition tadında bir şey çıksa mesela, harika olurdu. bir 10 defa daha oynardık, ama olsun böyle de oynuyoruz.
bir de, ikinci oyunda vito'yu değil de salieri'nin gençliğini görmek isterdim. veya sonraki oyunlarda.
hani tommy lokantada dedektife göstermek için cebinden bir resim çıkartıyor. 1920'lerde çekilmiş. patronu salieri'nin gençliği, salieri'nin patronu, don peppone ve en sağda salieri'nin en büyük düşmanı olarak bilinen morello.
görsel
meğerse bu ikisi, zamanında aynı adam için çalışan birer mafiosoymuş ve bayağı bir yakınlarmış.
işte, elinizde hazır hikaye var. 1920'lerin lost heaven'ı. yapın bir oyun. bir morello'yu, bir salieri'yi yönetelim. ikisinin de yükselişini, morello'nun zalimliğe doğru kayışını, salieri'nin güce, paraya olan açlığını işleyin. ulan getirin ben yazayım be! yeter ki yapın.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar