bugün
- dünyanın en ünlü dört keli3
- filistin in ermeni soykırımını tanıması37
- kemal kılıçdaroğlu15
- ankara'nın nato zirvesi hazırlıkları2
- matrix'deki zencinin torbacı olması5
- devlet3
- samuel chukwueze'nin trabzonspor'a transferi3
- pandela24
- rabia naz vatan3
- gece gece aniden gelen 1 buçuk adana yeme isteği3
- mustafa kemal atatürk11
- saraca finch house8
- birazdan temmuza giriyoruz15
- ona bir şey söyle10
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması21
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası8
- avrupa klima krizi2
- 1 temmuz 2026 fransa isveç maçı12
- yazarların akıl hocaları9
- yengeç burcu zamanında olmamız8
- futbol34
- 2026 dünya kupası39
- atatürk'ü sevmemek7
- 0 0 717
- 30 haziran 2026 fildişi sahili norveç maçı10
- tai lung17
- israil12
- dünya17
- iktidar değişince aktroller ne olacak sorunsalı15
- sevişirken yapılması gerekenler8
- velvet52
- hoşgörü dini islam12
- çin mahallesindeyim çabuk çince küfür öğretin6
- sözlüğün en şişko kadın yazarı9
- beyler bik bik erkek7
- boyalı da saçların6
- sonra döner yiyecek olmam2
- siyonizm yahudilik değildir5
- ben geldim naneler7
- ateist dövmek11
- sözlükte dillere destan bir aşk yaşamak istemek7
- fildişi sahili7
- eski sevgilinin kabotaj bayramını kutlamak5
- kocamın ayaklarını yıkarım6
- iyi futbol oynar mısınız5
- şeyhin götüne priz sokmak8
- fransa8
- isveç6
- ferdi özbeğen dinleyen erkek5
- ameliyat olmak15
Albert camus tarafından 1942 yılında yazılmış ve büyük ses getirmiş sayfa olarak kısa , etki olarak uzun bir eser. benim de yazarla tanışmam bu kitapla oldu. Tabii Alper kamuyu saymazsak. *
Roman, kahramanımız(!) meursaultın topluma yabancılaşmasını anlatıyor. Ya da her şeyiyle nesnel bir yaşam tarzını betimlemesi diyelim. Bu kitap için söylenecek tek kelime kayıtsızlık olsa gerek. benim için farketmez... **
Madem ki sonunda hepimiz öleceğiz ve her şey boş ; öyleyse ben seni öldürebilirim. Çünkü senin yaşaman da anlamsız. Ölsen ne değişecek ki? peki Buna kim karar veriyor? Ben! Ama o olmaz öyle...gelgelelim Son ana kadarki kararlılığı ve kendinden emin hali bana bazarovu hatırlattı niyeyse. Okuyuverin işte.
--spoiler--
[+] Giyindiğimizde , siyah kravat takmış olduğumu görünce pek şaştı , yas mı tutuyorsun? diye sordu. Ona annemin öldüğünü söyledim. Ne zaman öldüğünü sordu. Dün diye cevap verdim. Hafifçe irkildi ama bir şey söylemedi. Ona , kabahat benim değil diyecek oldum ama bu sözü daha önce patrona da söylediğimi düşünerek vazgeçtim. Zaten hiçbir anlamı yoktu bunun. insan ne de olsa daima biraz kabahatlidir.
[+] Ot şilteyle kerevetin arasında kumaşa hemen hemen yapışmış , sararıp şeffaf hale gelmiş bir eski gazete parçası bulmuştum. Gazetede , başı olmayan bir üçüncü sayfa vakası anlatılmaktaydı , olay çekoslovakyada geçmiş olmalıydı. Bir adam, para kazanmak için bir çek köyünden kalkıp yola çıkmıştı. 25 yıl sonra zengin olmuş , karısı ve bir çocuğuyla beraber memlekete dönmüştü. Doğduğu köyde annesi , kız kardeşiyle beraber bir otel işletmekteydi. Adam onlara sürpriz olsun diye karısıyla çocuğunu başka bir otele bırakıp annesinin işlettiği otele gitmiş , fakat içeriye girdiğinde annesi onu tanımamıştı. Adam şaka olsun diye bir oda tutmuş. Sonra da cebindeki parayı göstermiş. Geceleyin , annesiyle kız kardeşi kafasına çekiçle vura vura adamcağızı öldürüp parasını çalmış , ölüsünü ırmağa atmışlar. Sabah karısı çıkagelmiş , işin içyüzünü bilmeden, yolcunun kim olduğunu onlara anlatmış. Bunun üzerine anne kendini asmış, kız kardeş bir kuyuda intihar etmişti. Bu hikayeyi belki binlerce defa okudum. Bir yanıyla inanılmaz bir şeydi bu. Öbür yanıyla da doğaldı. Yolcunun bunu biraz hakettiğini düşündüm, insan hiçbir zaman böyle şakalar yapmamalı.
[+] Annem hep insanın tam anlamıyla mutsuz olamayacağını söylerdi.
--spoiler--
Roman, kahramanımız(!) meursaultın topluma yabancılaşmasını anlatıyor. Ya da her şeyiyle nesnel bir yaşam tarzını betimlemesi diyelim. Bu kitap için söylenecek tek kelime kayıtsızlık olsa gerek. benim için farketmez... **
Madem ki sonunda hepimiz öleceğiz ve her şey boş ; öyleyse ben seni öldürebilirim. Çünkü senin yaşaman da anlamsız. Ölsen ne değişecek ki? peki Buna kim karar veriyor? Ben! Ama o olmaz öyle...gelgelelim Son ana kadarki kararlılığı ve kendinden emin hali bana bazarovu hatırlattı niyeyse. Okuyuverin işte.
--spoiler--
[+] Giyindiğimizde , siyah kravat takmış olduğumu görünce pek şaştı , yas mı tutuyorsun? diye sordu. Ona annemin öldüğünü söyledim. Ne zaman öldüğünü sordu. Dün diye cevap verdim. Hafifçe irkildi ama bir şey söylemedi. Ona , kabahat benim değil diyecek oldum ama bu sözü daha önce patrona da söylediğimi düşünerek vazgeçtim. Zaten hiçbir anlamı yoktu bunun. insan ne de olsa daima biraz kabahatlidir.
[+] Ot şilteyle kerevetin arasında kumaşa hemen hemen yapışmış , sararıp şeffaf hale gelmiş bir eski gazete parçası bulmuştum. Gazetede , başı olmayan bir üçüncü sayfa vakası anlatılmaktaydı , olay çekoslovakyada geçmiş olmalıydı. Bir adam, para kazanmak için bir çek köyünden kalkıp yola çıkmıştı. 25 yıl sonra zengin olmuş , karısı ve bir çocuğuyla beraber memlekete dönmüştü. Doğduğu köyde annesi , kız kardeşiyle beraber bir otel işletmekteydi. Adam onlara sürpriz olsun diye karısıyla çocuğunu başka bir otele bırakıp annesinin işlettiği otele gitmiş , fakat içeriye girdiğinde annesi onu tanımamıştı. Adam şaka olsun diye bir oda tutmuş. Sonra da cebindeki parayı göstermiş. Geceleyin , annesiyle kız kardeşi kafasına çekiçle vura vura adamcağızı öldürüp parasını çalmış , ölüsünü ırmağa atmışlar. Sabah karısı çıkagelmiş , işin içyüzünü bilmeden, yolcunun kim olduğunu onlara anlatmış. Bunun üzerine anne kendini asmış, kız kardeş bir kuyuda intihar etmişti. Bu hikayeyi belki binlerce defa okudum. Bir yanıyla inanılmaz bir şeydi bu. Öbür yanıyla da doğaldı. Yolcunun bunu biraz hakettiğini düşündüm, insan hiçbir zaman böyle şakalar yapmamalı.
[+] Annem hep insanın tam anlamıyla mutsuz olamayacağını söylerdi.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar