bugün
- yazarların mezun olduğu okullar15
- bir kadına verilecek en güzel çiçek8
- bir kadına iltifat etme sanatı5
- bakire kadını gözünden tanımak6
- sevgiliyle köpeköldüren içmek4
- arjantin mısır maçı13
- vurdurmuş erkek nasıl anlaşılır14
- milliyetçi olacakken faşist olmak4
- sonsuza dek uyumak istiyorum4
- borsadan anlayan kadının olmaması3
- yıldızlar tutuşabilir3
- tanrı mı bizi yarattı tanrıyı mı biz yarattık10
- sözlüğün en muhteşem yazarlarının fotoğrafları13
- aleyna tilki nin ayakları2
- ankara da nato zirvesi12
- ctrlx'in ayakları11
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı11
- ismet türkiyeye neyle geliyor sorunsalı7
- sözlüğünü başka sözlükle aldatan hain yazar6
- erling braut haaland9
- rahip brunson'ı talebim üzerine derhal gönderdi2
- adana sokak lezzetleri5
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın18
- donald trump'ın anıtkabir'i ziyaret etmemesi12
- batman3
- donumu satsam ödeyemem3
- rafadan yumurta kaç dk olmalı13
- yaşlılık zor2
- trump erdogan gorusmesi caatsa kalkiyor3
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- 23 yaş7
- erdoğan'ın trump'ın sözlerini tasdikleyen tepkisi2
- gece araba sürerken dinlenecek şarkılar3
- w1242
- yazarların sahip olmak istedikleri süper güçler4
- tek başına5
- messi uzaylı abi5
- spcx2
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı24
- 7 temmuz 2026 messi balonunun patlaması4
- ısim soyisimle nick alanlar2
- yenilenebilir enerji3
- üst düzey yönetici olabilmek için gerekenler9
- yıldırım bayezid3
- maç izlerken kendini yatak odasında bulmak2
- balık burcu bir sözlük kızıyla evlenebilirim16
- aylık 342 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- sözlük yazarlarına tavsiye2
- herzevekil2
- trump'ı e30'a bindirip sincana götürmek2
Zor bir süreç.
Hayatta vazgeçilmez olarak gördüğünüz hiç bir şeye aslında ihtiyacınız yok, sahip olduğunuz her şey sizi siz olmaktan uzaklaştırıp, sizi birer robot haline getirmeyi en büyük amaç edinmiş eli kırbaçlı soytarıların insafına bırakır, bu öyle bir durumdur ki bir süre sonra özgür bir aslan olduğunuzu unutmakla kalmaz, dişlerinizin ve pençenizin gücünü unutursunuz, artık sadece size ne yapmanız gerektiğini söyleyen kişinin dediğine odaklanırsınız ve yalnızca onun istediği şeyleri yaparsınız...
Doğduğunuz andan beri ''Zeki olan ve düşünenin boş insan olduğu, sürekli çalışıp başını kitaptan kaldırmadan kendine verilen formül ve bilgicikleri ezberleyenlerin ise ideal insan oldukları'' fikri ile büyütüldünüz, bu fikir öyle bir aklınıza yerleşti ki hiç ihtiyacınız olmayan üniversiteler için yarışacak kadar küçümsenecek varlıklar oldunuz, içlerinizden bazıları yeteri kadar şanslı değildi, sadece zekası yetmiyordu çünkü hakkı olan eğitimi ve yaşaması için gerekli olan parayı sağlamak için, hiç ihtiyacı olmadığı halde gerekli mevkiye ulaşamadığı için sürü toplum tarafından dışlanan bir birey oldu, fikirleri, yetenekleri ve bilgi birikimi hiçe sayılarak...
Sizler mükemmel vatandaşlar olarak yetişirken o sadece düşündüğü ve sorguladığı için damgalandı, ama bir çoğunuz bilmez ki o sizin korktuğunuz siyasi idareciler, sizin maaşınızı belirleyip elinize 3kuruş para sıkıştıran yöneticiler en çok o insanlardan korkarlar, onlar ''Sistem yıkıcılar''dır ve dünyanın neresinde olursa olsun mevcut düzeni yıkıp kendi sistemlerini oluşturmak için var olmuşlardır...
Hiç bir şeye ihtiyacı olmadıklarını bildikleri için en güçlü bireyler onlardır, onlar parayı ve mevkiyi amaç değil araç olarak görürler, neredeyse tamamı yükselmeyi umursamaz bile, bir çoğu pes etmiştir insanların kendisini anlayamamasından ve asla anlayamayacağını düşündüğünden...
Bazıları ise pes etmezler, vazgeçerler her şeyden, sevdiklerinden, imkanlarından, ailesinden, onlar için tek gerçek vardır hiç kimsenin hiç bir şeye ihtiyaç duymadığı bir hayatı insan varlığı üzerinde egemen kılmak...
Hangi açıdan bakarsanız bakın, ister dini, ister felsefi, ister bilimsel, bu hayatta bir kısım insanlar eğer hala açlıktan ölürken diğer insanlar Afrika'daki bir ailenin bir aylık geçim masrafını uydu kanalı parası olarak ödüyorsa bunda tek suçlu yine insanın kendisidir, bizler düzene karşı çıkmadığımız ve sorgulamadığımız için her an dünya üzerinde birileri ölüyor ve biz bunu bildiğimiz halde yine de aynen devam ediyorsak bunda suçlu ne Yaratıcı, ne teknoloji eksikliği, ne de her hangi başka bir sebeptir, tek eksiğimiz düşünmemek, düşünmekten kaçmaktır...
Hayatta hiç bir şeye en ufak bir bedel ödemenize gerek yok, hiç bir şeye bir fiyat biçilmesine gerek yok, değer kavramını maddileştirmek insanoğlunun başına gelebilecek en büyük lanettir, siz Lidya'lılar deyin, bense Adem'in ilk çocuklarından itibaren deyim, insanlar sürekli olarak bir şeylere sahip olma hırsıyla her şeyi görmezden geldiler, bu öyle bir duygu ki aslında hak ettiği ve alması en doğal hakkı olan şeyler için hiç bir şeyden sakınmayıp gerekli ücreti ödemek için çalışıp çabalamayı amaç edindiler...
Bir çoğunuzun ceplerinde bin liralık cep telefonları var ve sizler biraz daha net bir görüntüye sahip olmak, bir kaç özellik fazladan elinizin altında bulundurmak için Afrika'da 50liraya bir aylık gıda ihtiyacını sağlayan bir ailenin 1.5 - 2yıllık yaşam hakkını elinden alıyorsunuz, sizlerin ''Romantik bir teklifin olmazsa olmazı'' diye nitelendirdiğiniz bir tek taş yüzük, dünyanın diğer ucunda bir insanlık dramından başka bir anlam ifade etmiyor...
Sahip olduklarınızdan vazgeçin, buna ister takva deyin dininiz için yapın, isterseniz Tanrı'yı suçlayan bir insanın ''Tanrı'sız da insanlık yüceltilebilir'' mantığıyla...
Vazgeçmesini öğrenmediğiniz ve paylaşmadığınız sürece, hakkınız olan ve hiç bir ücret ödemeden sahip olabileceğiniz güzelliklere ulaşamayacaksınız...
Hiç bir enerji kaynağına gerek duymadan elektrik üretilebilen en az 7farklı yöntem ile telif hakkı alınmış icat varken elektrik satılan bir dünyada yaşıyoruz ki bunların çoğu 1900'lerin başından kalma, daha da geriye gitmek gerekirse antik Mısır'da Nikola Tesla'nın serbest elektrik akımı yöntemi ile özgür enerji kullanılarak elektrik üretilip şehir aydınlatması ve altın seyreltilmesine kadar yetebilecek derecede yüksek bir elektrik gücü üretiliyordu, çok çok daha geriye gidecek olursak M.Ö. ile kalmayıp yüz binlerce yıl öncesine ait toprak kap içine dizayn edilmiş dünyanın en eski pili diye bir gerçek var ki bu başlı başına tarihin yeniden yazılması demektir...
Benzinsiz, sadece su ve hatta havadaki bileşenlerin sahip olduğu potansiyel enerji ile çalışabilecek araçlar için ise binlerce hatta on binlerce patentli ürün varken bizler dünyanın en pahalı benzinine para ödüyoruz...
Düşünmeyi, sorgulamayı, soru sormayı ve ''Nasıl daha çok para kazanabilirim?'' diye düşünmek yerine nasıl sorularınıza cevap bulabileceğinizi araştırmak için çabalamayı ve tüm enerjinizi en azından ''bir'' şeyi mükemmelleştirmek için kullanabilmeyi ne zaman öğreneceksiniz?!
Hayatta vazgeçilmez olarak gördüğünüz hiç bir şeye aslında ihtiyacınız yok, sahip olduğunuz her şey sizi siz olmaktan uzaklaştırıp, sizi birer robot haline getirmeyi en büyük amaç edinmiş eli kırbaçlı soytarıların insafına bırakır, bu öyle bir durumdur ki bir süre sonra özgür bir aslan olduğunuzu unutmakla kalmaz, dişlerinizin ve pençenizin gücünü unutursunuz, artık sadece size ne yapmanız gerektiğini söyleyen kişinin dediğine odaklanırsınız ve yalnızca onun istediği şeyleri yaparsınız...
Doğduğunuz andan beri ''Zeki olan ve düşünenin boş insan olduğu, sürekli çalışıp başını kitaptan kaldırmadan kendine verilen formül ve bilgicikleri ezberleyenlerin ise ideal insan oldukları'' fikri ile büyütüldünüz, bu fikir öyle bir aklınıza yerleşti ki hiç ihtiyacınız olmayan üniversiteler için yarışacak kadar küçümsenecek varlıklar oldunuz, içlerinizden bazıları yeteri kadar şanslı değildi, sadece zekası yetmiyordu çünkü hakkı olan eğitimi ve yaşaması için gerekli olan parayı sağlamak için, hiç ihtiyacı olmadığı halde gerekli mevkiye ulaşamadığı için sürü toplum tarafından dışlanan bir birey oldu, fikirleri, yetenekleri ve bilgi birikimi hiçe sayılarak...
Sizler mükemmel vatandaşlar olarak yetişirken o sadece düşündüğü ve sorguladığı için damgalandı, ama bir çoğunuz bilmez ki o sizin korktuğunuz siyasi idareciler, sizin maaşınızı belirleyip elinize 3kuruş para sıkıştıran yöneticiler en çok o insanlardan korkarlar, onlar ''Sistem yıkıcılar''dır ve dünyanın neresinde olursa olsun mevcut düzeni yıkıp kendi sistemlerini oluşturmak için var olmuşlardır...
Hiç bir şeye ihtiyacı olmadıklarını bildikleri için en güçlü bireyler onlardır, onlar parayı ve mevkiyi amaç değil araç olarak görürler, neredeyse tamamı yükselmeyi umursamaz bile, bir çoğu pes etmiştir insanların kendisini anlayamamasından ve asla anlayamayacağını düşündüğünden...
Bazıları ise pes etmezler, vazgeçerler her şeyden, sevdiklerinden, imkanlarından, ailesinden, onlar için tek gerçek vardır hiç kimsenin hiç bir şeye ihtiyaç duymadığı bir hayatı insan varlığı üzerinde egemen kılmak...
Hangi açıdan bakarsanız bakın, ister dini, ister felsefi, ister bilimsel, bu hayatta bir kısım insanlar eğer hala açlıktan ölürken diğer insanlar Afrika'daki bir ailenin bir aylık geçim masrafını uydu kanalı parası olarak ödüyorsa bunda tek suçlu yine insanın kendisidir, bizler düzene karşı çıkmadığımız ve sorgulamadığımız için her an dünya üzerinde birileri ölüyor ve biz bunu bildiğimiz halde yine de aynen devam ediyorsak bunda suçlu ne Yaratıcı, ne teknoloji eksikliği, ne de her hangi başka bir sebeptir, tek eksiğimiz düşünmemek, düşünmekten kaçmaktır...
Hayatta hiç bir şeye en ufak bir bedel ödemenize gerek yok, hiç bir şeye bir fiyat biçilmesine gerek yok, değer kavramını maddileştirmek insanoğlunun başına gelebilecek en büyük lanettir, siz Lidya'lılar deyin, bense Adem'in ilk çocuklarından itibaren deyim, insanlar sürekli olarak bir şeylere sahip olma hırsıyla her şeyi görmezden geldiler, bu öyle bir duygu ki aslında hak ettiği ve alması en doğal hakkı olan şeyler için hiç bir şeyden sakınmayıp gerekli ücreti ödemek için çalışıp çabalamayı amaç edindiler...
Bir çoğunuzun ceplerinde bin liralık cep telefonları var ve sizler biraz daha net bir görüntüye sahip olmak, bir kaç özellik fazladan elinizin altında bulundurmak için Afrika'da 50liraya bir aylık gıda ihtiyacını sağlayan bir ailenin 1.5 - 2yıllık yaşam hakkını elinden alıyorsunuz, sizlerin ''Romantik bir teklifin olmazsa olmazı'' diye nitelendirdiğiniz bir tek taş yüzük, dünyanın diğer ucunda bir insanlık dramından başka bir anlam ifade etmiyor...
Sahip olduklarınızdan vazgeçin, buna ister takva deyin dininiz için yapın, isterseniz Tanrı'yı suçlayan bir insanın ''Tanrı'sız da insanlık yüceltilebilir'' mantığıyla...
Vazgeçmesini öğrenmediğiniz ve paylaşmadığınız sürece, hakkınız olan ve hiç bir ücret ödemeden sahip olabileceğiniz güzelliklere ulaşamayacaksınız...
Hiç bir enerji kaynağına gerek duymadan elektrik üretilebilen en az 7farklı yöntem ile telif hakkı alınmış icat varken elektrik satılan bir dünyada yaşıyoruz ki bunların çoğu 1900'lerin başından kalma, daha da geriye gitmek gerekirse antik Mısır'da Nikola Tesla'nın serbest elektrik akımı yöntemi ile özgür enerji kullanılarak elektrik üretilip şehir aydınlatması ve altın seyreltilmesine kadar yetebilecek derecede yüksek bir elektrik gücü üretiliyordu, çok çok daha geriye gidecek olursak M.Ö. ile kalmayıp yüz binlerce yıl öncesine ait toprak kap içine dizayn edilmiş dünyanın en eski pili diye bir gerçek var ki bu başlı başına tarihin yeniden yazılması demektir...
Benzinsiz, sadece su ve hatta havadaki bileşenlerin sahip olduğu potansiyel enerji ile çalışabilecek araçlar için ise binlerce hatta on binlerce patentli ürün varken bizler dünyanın en pahalı benzinine para ödüyoruz...
Düşünmeyi, sorgulamayı, soru sormayı ve ''Nasıl daha çok para kazanabilirim?'' diye düşünmek yerine nasıl sorularınıza cevap bulabileceğinizi araştırmak için çabalamayı ve tüm enerjinizi en azından ''bir'' şeyi mükemmelleştirmek için kullanabilmeyi ne zaman öğreneceksiniz?!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar