bugün
- sözlükte özel mesaj ile fotoğraf gönderememek23
- dilekçeye nasıl başlanır9
- açım aç5
- bir beden küçük kıyafet almak5
- halloween'e cadılar bayramı diyen keko5
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat36
- dincilere laf anlatmakta çalışmak18
- nas suresini duyunca cinler4
- şu an ne isterdin6
- arkadaşlar entry girer misiniz2
- ordu borazanı sesi çıkaran kezo3
- sözlükteki yakışıklı olgun erkekler14
- cin çarpmasına maruz kalmak7
- cin düğününde geline takı olarak ne takılmalı5
- gündüz uyukunun gelmesi gece gelmemesi3
- bira içerken dinlenebilecek şarkılar6
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- rivayetlerin sınırsız bollukla sunulması3
- kalvinci misin piskoposçu musun3
- birbirinden ilgisiz incil metinleri okumak2
- define videoları izlemek3
- edep sen ne güzel şeysin2
- bicepsleriyle dalga geçilen yuzır dayanışması9
- galatasaray vs akp12
- kaçak çay18
- piramitleri uzaylılar yaptı yalan söyleyen toptur7
- çocukluk arkadaşlığı2
- fon vurgunu54
- mustafa sarıgül pornosu3
- ryan gossling e yakışıklı diyen bana demesin4
- kürk mantolu madonna6
- borsa istanbul19
- kadehi bitirip kedi gibi yieeeaah diye bağırmak2
- hakkı bulut3
- cinler3
- from gold from dust34
- whatsapp grubundan çıkarılmak10
- nişanlının eski sevgilisiyle buluşması9
- muslettin amca tarzı entry girmek5
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- burhan çaçan ın burhan çaçan olduğu yıllar3
- en karizmatik ve çekici sözlük erkeği7
- bir adam vardı canı sıkılan2
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası11
- abdülkadir selvi2
- şabat şalom5
- atatürkçü insanların genelde zafer partili olması4
- taksiciyimbebegim5
- çilekli pasta yiyen erkek7
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
bazı dingiller tarafından anlaşılmak istemediği gibi anlaşılmış olan sözlük kullanıcısıdır.
kalekol yapımından rahatsızdır ve rahatsız olmaya devam edecektir. oturduğunuz köylerde jandarma karakolları sizin için sadece düğünlerinizde yanınıza gelen, çok alkol tüketmemenizi ve geç saate kalmamanızı söyleyen şirin askerlerden oluştuğundan anlarım sizi.
lice halkının o karakollarda çektiğini bir liceliler bilir. hiç düşündüzün mü o eylemlerde neden kadınlar en önde diye ? o karakollarda kadınlara yapılan tacizin ve tecavüzün haddi hesabı yok.( tecavüzcü kürtler başlıklarında fink atarken devletin "kahraman ve onurlu" askerlerinin tecavüz davalarını da iliştirin kenara) yitirdikleri evlatların kocaların ve babaların ise sayısı belli değil. o karakollara giren kimsenin sağ çıkmadığı dönemler oldu bu memlekette. siviller öldürüldü. gözaltında kaybedilen insanların sayısı binlerle ifade edilir oldu. siz batıda sadece geçim derdiyle boğuşurken o insanlar hem geçim hem de can derdindeydiler. karakollar bölge insanında bir tramva oluşturmuştur. köylerde hangi eve giderseniz gidin o karakollarda vahşice yitirilmiş bir yakını vardır muhakkak. lice türkiye tarihinde neredeyse boşaltılmış tek ilçedir. son olaylarda öldürülen iki kişiden biri olan ramazan baran 90 lı yıllarda boşaltılan köylerden batı illerine göç etmiş olup daha sonra köye dönüş projeleri kapsamında tekrar köyüne dönmüştür ve köyü kendisine mezar edilmiştir.
ömründe bir kere olsun ankara'dan öteye geçmemiş olan andavalların anlayamayacağı şeylerden bahsediyorum aslında.
siz şimdi klasik savunma olarak. ama vatan, ama bayrak.. ama onlar pkk'li diyeceksiniz. öyle değil işte gençler. insanların size ve değerlerinize saygı duymasını istiyorsanız, siz de insanlara ve değerlerine saygı duymalısınız. ağzınıza geleni söyleme hakkınızın olduğunu düşünüyorsanız kulağınıza hoş gelmeyen şeyleri de duyma ihtimalinizi de göz önünde bulundurup viyaklamayacaksınız. insanların acısına ve değerlerine saygı duyacaksınız. bayrak olayını şahsi olarak tasvip etmiyorum, hiçbir halkın ve milletin ne simgesine saygızılığı hoş göremem. ama bayrak konusunda bu kadar hassas olduğunu söyleyen bir toplumun bulduğu her fırsatta "ermenistan" bayrağı yakması da manidardır ve oturup sogulanması gereken bir durumdur.
bir diğer konu ise bir bayrağı bayrak yapan en önemli özellik bayrak altında yaşayan insanların adil, özgür ve eşit bir şekilde, barış içinde yaşamasıdır. bunlar yoksa o bayrak inmiş demektir zaten. bayrağı sadece simge olarak gören, milli bayramlar ve milli maçlar dışında bir de siyasi amacı için kullanan sığırların bugün bayrak edebiyatı yapması ise hırsızlık, rüşvet ve namussuzluk çarkında kaybolmuş olan bakanların milliyetçiliğiyle aynıdır. vergi kaçıran, yolsuzluk yapan, milletin anasına söven insanları bağrına basıp lice'deki köylüyü vatanı bölmekle suçlamak ise tam bir türk milliyetçisi hastalığıdır.
bayrak milliyetçiliği en ucuz yollu milliyetçiliktir. ve yurdum insanının en hassas olduğu noktadır. adamın cebindeki parayı alın, anasına sövün, işsiz bırakın , yoksulluğa mecbur edin ama bayrağa laf söyletmeyin. onu öyle bir programlayın ki her şeye he desin. adeta hindistan'daki kast sisteminde ki olay gibi. yoksullara öldükten sonra tekrar geldiğinde cenneti vaadediyorlar, ama bu dünyada yokluk içinde bırakıyorlar. türkiye' de de durum buna benzer, bayrak , vatan ve din edebiyatı yoksullara bırakılıyor ki yukarıdakiler rahat rahat para yesin ve işlerini görsünler diye.
http://www.radikal.com.tr...ulu_ile_yaralandi-1196400 bu yazıyı yazarken şu habere denk geldim mesela. şu çocuğa bile üzülmeyecek durumdasınız. oturun vicdanınızı sorgulayın. ondan sonra vicdan sahibi insan taklidi yapıp berkin elvan' a üzülmüş gibi yapmayın. ki eminim berkin elvan'ın ailesinin ve kendisinin sempati duyduğu siyasi fraksiyonun dhkp c olduğunu bilseniz ona da saygı duymayacaksınız ve üzülmeyeceksiniz. siz insanların ölümüne değil, kendinizden olanların ölümüne üzülenlersiniz.
öğretmen, doktor olayına gelince. öğretmen ve doktor adı altında bölgeye muhbir ve ajan gönderirseniz, oradaki köylüyü ve partilileri fişletirseniz başka nasıl bir tepki bekliyordunuz. bölgede jitem tarafından öldürülen öğretmenleri ve doktorları neden söylemiyorsunuz ? ya da devletin yaptığı ve pkk'ye malettiği katliamları niye söylemiyorsunuz. (bkz: pınarcık katliamı)(#19201564) (bkz: ayhan çarkın) yoksa bölgeye gelen bir çoğu memurun ağlayarak geldiğini ama ağlayarak döndüğününü de duymuşsunuzdur.
lafın kısası ; bu memlekette kürtlerin ölmesi ve öldürülmesi çok normal karşılanır hatta yapılması gereken, farz olan bir hadiseymiş gibi gösterilir. bunu da vatan, millet, bölünme, delinme, parçalanma edebiyatı üzerinden işletmeye çalışırlar. televizyonlar, ana akım medya, sosyal medya ve devlet aklı hep bir ağızdan kürde düşman olmayı emreder. ve bu sözlükte bana ve kürtlere laf yetiştirmeye kalkan ağır faşist, kafatasçı, insan payesini bile haketmeyen ensesi kalın bir kaç işgüzar ise laf yetiştirmeye kalkar. derseniz ki bu senin sikinde mi ? hayır tabiki de değil.
kürtler bugüne kadar var oldukları gibi bundan sonra da meydanlarda var olacaklardır. ve en büyük kazanımları olan sokağı terketmeyeceklerdir. siz klavye başında dirsek çürütürken onlar sokakta eylemsel olmaya devam edeceklerdir. haksızlığın olduğu her yerde olacaklar. tıpkı gezi parkında olduğu gibi yılların pratiğiyle size direnmeyi öğretecekler.
saygılar.
kalekol yapımından rahatsızdır ve rahatsız olmaya devam edecektir. oturduğunuz köylerde jandarma karakolları sizin için sadece düğünlerinizde yanınıza gelen, çok alkol tüketmemenizi ve geç saate kalmamanızı söyleyen şirin askerlerden oluştuğundan anlarım sizi.
lice halkının o karakollarda çektiğini bir liceliler bilir. hiç düşündüzün mü o eylemlerde neden kadınlar en önde diye ? o karakollarda kadınlara yapılan tacizin ve tecavüzün haddi hesabı yok.( tecavüzcü kürtler başlıklarında fink atarken devletin "kahraman ve onurlu" askerlerinin tecavüz davalarını da iliştirin kenara) yitirdikleri evlatların kocaların ve babaların ise sayısı belli değil. o karakollara giren kimsenin sağ çıkmadığı dönemler oldu bu memlekette. siviller öldürüldü. gözaltında kaybedilen insanların sayısı binlerle ifade edilir oldu. siz batıda sadece geçim derdiyle boğuşurken o insanlar hem geçim hem de can derdindeydiler. karakollar bölge insanında bir tramva oluşturmuştur. köylerde hangi eve giderseniz gidin o karakollarda vahşice yitirilmiş bir yakını vardır muhakkak. lice türkiye tarihinde neredeyse boşaltılmış tek ilçedir. son olaylarda öldürülen iki kişiden biri olan ramazan baran 90 lı yıllarda boşaltılan köylerden batı illerine göç etmiş olup daha sonra köye dönüş projeleri kapsamında tekrar köyüne dönmüştür ve köyü kendisine mezar edilmiştir.
ömründe bir kere olsun ankara'dan öteye geçmemiş olan andavalların anlayamayacağı şeylerden bahsediyorum aslında.
siz şimdi klasik savunma olarak. ama vatan, ama bayrak.. ama onlar pkk'li diyeceksiniz. öyle değil işte gençler. insanların size ve değerlerinize saygı duymasını istiyorsanız, siz de insanlara ve değerlerine saygı duymalısınız. ağzınıza geleni söyleme hakkınızın olduğunu düşünüyorsanız kulağınıza hoş gelmeyen şeyleri de duyma ihtimalinizi de göz önünde bulundurup viyaklamayacaksınız. insanların acısına ve değerlerine saygı duyacaksınız. bayrak olayını şahsi olarak tasvip etmiyorum, hiçbir halkın ve milletin ne simgesine saygızılığı hoş göremem. ama bayrak konusunda bu kadar hassas olduğunu söyleyen bir toplumun bulduğu her fırsatta "ermenistan" bayrağı yakması da manidardır ve oturup sogulanması gereken bir durumdur.
bir diğer konu ise bir bayrağı bayrak yapan en önemli özellik bayrak altında yaşayan insanların adil, özgür ve eşit bir şekilde, barış içinde yaşamasıdır. bunlar yoksa o bayrak inmiş demektir zaten. bayrağı sadece simge olarak gören, milli bayramlar ve milli maçlar dışında bir de siyasi amacı için kullanan sığırların bugün bayrak edebiyatı yapması ise hırsızlık, rüşvet ve namussuzluk çarkında kaybolmuş olan bakanların milliyetçiliğiyle aynıdır. vergi kaçıran, yolsuzluk yapan, milletin anasına söven insanları bağrına basıp lice'deki köylüyü vatanı bölmekle suçlamak ise tam bir türk milliyetçisi hastalığıdır.
bayrak milliyetçiliği en ucuz yollu milliyetçiliktir. ve yurdum insanının en hassas olduğu noktadır. adamın cebindeki parayı alın, anasına sövün, işsiz bırakın , yoksulluğa mecbur edin ama bayrağa laf söyletmeyin. onu öyle bir programlayın ki her şeye he desin. adeta hindistan'daki kast sisteminde ki olay gibi. yoksullara öldükten sonra tekrar geldiğinde cenneti vaadediyorlar, ama bu dünyada yokluk içinde bırakıyorlar. türkiye' de de durum buna benzer, bayrak , vatan ve din edebiyatı yoksullara bırakılıyor ki yukarıdakiler rahat rahat para yesin ve işlerini görsünler diye.
http://www.radikal.com.tr...ulu_ile_yaralandi-1196400 bu yazıyı yazarken şu habere denk geldim mesela. şu çocuğa bile üzülmeyecek durumdasınız. oturun vicdanınızı sorgulayın. ondan sonra vicdan sahibi insan taklidi yapıp berkin elvan' a üzülmüş gibi yapmayın. ki eminim berkin elvan'ın ailesinin ve kendisinin sempati duyduğu siyasi fraksiyonun dhkp c olduğunu bilseniz ona da saygı duymayacaksınız ve üzülmeyeceksiniz. siz insanların ölümüne değil, kendinizden olanların ölümüne üzülenlersiniz.
öğretmen, doktor olayına gelince. öğretmen ve doktor adı altında bölgeye muhbir ve ajan gönderirseniz, oradaki köylüyü ve partilileri fişletirseniz başka nasıl bir tepki bekliyordunuz. bölgede jitem tarafından öldürülen öğretmenleri ve doktorları neden söylemiyorsunuz ? ya da devletin yaptığı ve pkk'ye malettiği katliamları niye söylemiyorsunuz. (bkz: pınarcık katliamı)(#19201564) (bkz: ayhan çarkın) yoksa bölgeye gelen bir çoğu memurun ağlayarak geldiğini ama ağlayarak döndüğününü de duymuşsunuzdur.
lafın kısası ; bu memlekette kürtlerin ölmesi ve öldürülmesi çok normal karşılanır hatta yapılması gereken, farz olan bir hadiseymiş gibi gösterilir. bunu da vatan, millet, bölünme, delinme, parçalanma edebiyatı üzerinden işletmeye çalışırlar. televizyonlar, ana akım medya, sosyal medya ve devlet aklı hep bir ağızdan kürde düşman olmayı emreder. ve bu sözlükte bana ve kürtlere laf yetiştirmeye kalkan ağır faşist, kafatasçı, insan payesini bile haketmeyen ensesi kalın bir kaç işgüzar ise laf yetiştirmeye kalkar. derseniz ki bu senin sikinde mi ? hayır tabiki de değil.
kürtler bugüne kadar var oldukları gibi bundan sonra da meydanlarda var olacaklardır. ve en büyük kazanımları olan sokağı terketmeyeceklerdir. siz klavye başında dirsek çürütürken onlar sokakta eylemsel olmaya devam edeceklerdir. haksızlığın olduğu her yerde olacaklar. tıpkı gezi parkında olduğu gibi yılların pratiğiyle size direnmeyi öğretecekler.
saygılar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar