bugün
- ne kadar yaşlısın8
- bu nasıl hava lan5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı20
- zulzula cin kabilesi5
- sigara böreği3
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı35
- trt tarafsız olmalı6
- barış alper yılmaz8
- istanbul un havasının deli bir kadın gibi olması2
- fatma betül sayan kaya45
- beyza4
- patates kızartmak4
- paranın devrinin bitmesi10
- asrın soygunu15
- sarma saran kaslı sözlük erkekleri13
- ortada bir yolsuzluk olmaması28
- sevgili3
- izmirin diğer büyükşehirlere göre çok geri olması13
- yasak cinsel ilişkiler15
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek14
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi21
- eylül ayı2
- romanya53
- bir sözlük erkeğine yürüyüp karşılık bulamamak11
- türkiye28
- x veya exe olunca şeytanivekorkunç bir kopyaolması2
- sarma saramayan kız10
- gocu'nun 2 günde unutulması13
- futbol13
- sözlük erkeğine cin musallat etmek7
- melih gökçek soruşturması ne oldu22
- italya12
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis16
- istanbul da hava durumu2
- abberline ın yeni hesabı11
- kelimelik3
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir27
- true'nun çaylak olması7
- bir sözlük erkeğine sarma tenceresiyle saldırmak7
- dünya60
- filmi beğenmeyip yönetmeni vurmak3
- arkadaşlar bişe dicem ya7
- online listesinin yine gelmesi6
- çalmaşur4
- sözlük yazarlarının kombinleri14
- ekrem imamoğlu7
- osmanlı'nın yıkılma sebepleri5
- almanya26
- belçika10
- eski sevgilinin saçmalıkları5
sözlüğün onbirinci yazarı olan ufak k ye yazılmış olan duygu ve düşünceleri içerir.
değerli dostum,
hayat, kuşlar, ağaçlar, börtü böceklerin güzelliklerinden bahsetmeyeceğim. çünkü hayat çok boktan kimsenin önüne altın tepsiyle sunulmadı. engellerle dolu bizlerde bi ömürlük engelli koşusunu bitirmeye çalışan, kendi çölünde kaybolmuş insanlarız fazlası değil.
birini sevmiştim vaktiyle, kara bir hayatı beyazlaştırmak için pembe renkli hayaller kurmuştum evliliğe dair. aileler tanışmış mutluluğa giden adımların tarihi belirlenmeye çeyrek kalmıştı. bir yaz gecesi tek bir kısa mesajla tüm hayallerim karardı. mesajda aynen şu yazıyordu;
'' sen çok iyi birisin. seninle tanışmadan önce hayatımda birisi vardı. sonra onunla sudan bir sebeple ayrıldık. boşluğa düşmüştüm sen çıktın karşıma o boşluğu doldurdun. ama şimdi geri döndü o ve beni arayıp soruyor, birlikte olmak istiyor. gönlüm hala onda seni aldatmak istemiyorum üzgünüm ayrılmalıyız. lütfen bir daha arayıp sorma.
hoşçakal ''
bilmemkaç karakterlik bir mesajla bitirmişti, yok etmişti emeklerimizi. dakikalarca o telefona boş gözlerle baktım sadece. sonra kalktım balkona çıktım 4 cü kattan aşağıya bakarak gökyüzüne kaldırıp kafamı düşündüm. şimdi şuradan aşağıya atlasam tepe üstü, ölsem, yok olsam ne olurdu diye. içimdeki ses 2 yolun var dedi bana birincisi, kolay olanı gitmeyi tercih edersin ölürsün. varsa inancın sende bilirsin kiöbür tarafta sonsuz azaba gebe kalırsın, bu tarafta ise ailen varsa sevdiklerin bi kaç damla gözyaşı döker, adın zaman içersinde silinir ''rahmetli'' olarak anılır sene oldumuda duvarda soluk, donuk bir resim olarak kalırsın. uğruna öldüğün başka hayatlarda devam eder, sen öldüğünle kalırsın...
- ya diğer yol diye sordum kendime.
dedi ki;
o işte en zoru, yaşamak.... inadına ayakta durabilmek, hayatta kalabilmek.
gökyüzüne doğru kafamı kaldırıp bir nefes çektim ve cesaretimi toplayarak sordum azrail (a.s)'e.
+ bana orada yer var mı ?
- burada tüm ölümlülere yer var.
+ ya erken gelenler ?
- onlar ölümü erken seçen acizlerdir.
+ bende acizim o zaman.
- sen aciz olsan bunu zaten çoktan yerine getirmiş burada yerini almış olurdun. ama sen güçlüsün ölümü sadece düşünüyorsun, kafanda kurguluyorsun hayata bağlısın ve en önemlisi yaşamanın kıymetini biliyorsun.
ben ikinci yolu seçtim. ne kadar boktan olsada, ne kadar kendi çölümde kaybolmuş olsamda. idolum sadri alışık'ın bi filminde dile getirdiği bu hususta bir repliği vardı.
''doğucak güneşi seyretmek bedava. hayat dikenli de olsa yaşamak lokum gibi. hayatın, bozuk çalanı talihin en kör kandillisi bile ölümün soguk suratından daha tatlıdır. yaşamanın manasını yan çiziver be yaşamak yaşamaktır insan tahtalı köyü boyladı mı ne olucak insanoglu hassasiyet üzerine çalışır. intahar edersem başkaları haksızlıklarını anlar mezarımın başında ağlar dümeniyle yazık ediyor. havagazı fikir bunlar en yakın bellediğinin hafızası bile 3 gün sonra süngerdir. 2 ah vah sonunda 0'a 0 cenaze merasiminin haftasınada tarih olup gittin demektir. ''
şunu unutma bu hayata bir defa geliyoruz, kimsenin yerine nefes alamayız, kimsenin adına ölemeyiz. kendimiz için yaşar, kendimiz için ölürüz. hayat senin, karar senin sana ne öl nede ölme diyemem sadece düşün ve şu altaki paylaşımları bir incele.
(#19688700),(#19688482),(#19688343)
* iyi geceler, tabi bu mümkünse...
değerli dostum,
hayat, kuşlar, ağaçlar, börtü böceklerin güzelliklerinden bahsetmeyeceğim. çünkü hayat çok boktan kimsenin önüne altın tepsiyle sunulmadı. engellerle dolu bizlerde bi ömürlük engelli koşusunu bitirmeye çalışan, kendi çölünde kaybolmuş insanlarız fazlası değil.
birini sevmiştim vaktiyle, kara bir hayatı beyazlaştırmak için pembe renkli hayaller kurmuştum evliliğe dair. aileler tanışmış mutluluğa giden adımların tarihi belirlenmeye çeyrek kalmıştı. bir yaz gecesi tek bir kısa mesajla tüm hayallerim karardı. mesajda aynen şu yazıyordu;
'' sen çok iyi birisin. seninle tanışmadan önce hayatımda birisi vardı. sonra onunla sudan bir sebeple ayrıldık. boşluğa düşmüştüm sen çıktın karşıma o boşluğu doldurdun. ama şimdi geri döndü o ve beni arayıp soruyor, birlikte olmak istiyor. gönlüm hala onda seni aldatmak istemiyorum üzgünüm ayrılmalıyız. lütfen bir daha arayıp sorma.
hoşçakal ''
bilmemkaç karakterlik bir mesajla bitirmişti, yok etmişti emeklerimizi. dakikalarca o telefona boş gözlerle baktım sadece. sonra kalktım balkona çıktım 4 cü kattan aşağıya bakarak gökyüzüne kaldırıp kafamı düşündüm. şimdi şuradan aşağıya atlasam tepe üstü, ölsem, yok olsam ne olurdu diye. içimdeki ses 2 yolun var dedi bana birincisi, kolay olanı gitmeyi tercih edersin ölürsün. varsa inancın sende bilirsin kiöbür tarafta sonsuz azaba gebe kalırsın, bu tarafta ise ailen varsa sevdiklerin bi kaç damla gözyaşı döker, adın zaman içersinde silinir ''rahmetli'' olarak anılır sene oldumuda duvarda soluk, donuk bir resim olarak kalırsın. uğruna öldüğün başka hayatlarda devam eder, sen öldüğünle kalırsın...
- ya diğer yol diye sordum kendime.
dedi ki;
o işte en zoru, yaşamak.... inadına ayakta durabilmek, hayatta kalabilmek.
gökyüzüne doğru kafamı kaldırıp bir nefes çektim ve cesaretimi toplayarak sordum azrail (a.s)'e.
+ bana orada yer var mı ?
- burada tüm ölümlülere yer var.
+ ya erken gelenler ?
- onlar ölümü erken seçen acizlerdir.
+ bende acizim o zaman.
- sen aciz olsan bunu zaten çoktan yerine getirmiş burada yerini almış olurdun. ama sen güçlüsün ölümü sadece düşünüyorsun, kafanda kurguluyorsun hayata bağlısın ve en önemlisi yaşamanın kıymetini biliyorsun.
ben ikinci yolu seçtim. ne kadar boktan olsada, ne kadar kendi çölümde kaybolmuş olsamda. idolum sadri alışık'ın bi filminde dile getirdiği bu hususta bir repliği vardı.
''doğucak güneşi seyretmek bedava. hayat dikenli de olsa yaşamak lokum gibi. hayatın, bozuk çalanı talihin en kör kandillisi bile ölümün soguk suratından daha tatlıdır. yaşamanın manasını yan çiziver be yaşamak yaşamaktır insan tahtalı köyü boyladı mı ne olucak insanoglu hassasiyet üzerine çalışır. intahar edersem başkaları haksızlıklarını anlar mezarımın başında ağlar dümeniyle yazık ediyor. havagazı fikir bunlar en yakın bellediğinin hafızası bile 3 gün sonra süngerdir. 2 ah vah sonunda 0'a 0 cenaze merasiminin haftasınada tarih olup gittin demektir. ''
şunu unutma bu hayata bir defa geliyoruz, kimsenin yerine nefes alamayız, kimsenin adına ölemeyiz. kendimiz için yaşar, kendimiz için ölürüz. hayat senin, karar senin sana ne öl nede ölme diyemem sadece düşün ve şu altaki paylaşımları bir incele.
(#19688700),(#19688482),(#19688343)
* iyi geceler, tabi bu mümkünse...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar