bugün
- şarapçı koala niye kuzey kore'ye gitmiyor7
- sözlük kızlarının kombinleri16
- akepelilerdeki imamoğlu korkusunun asıl nedeni3
- bir otel odasında yalnızken duyulan hüzün4
- tai lung52
- ne kadar yaşlısın19
- ankete gelin beyler27
- uludağ sözlük iç huzur ve aydınlanma derneği10
- ben gökten inen ekmeğim5
- sarapci koala40
- terörsüz türkiye5
- kızarmış ekmek10
- azerbaycan2
- kendine yabancılaşmak10
- ırkçıların hırt dediği insanlara sevgi göstermek21
- sdg ypg'nin kendini fesh etmesi3
- ilk buluşmada hesabı kim öder2
- isa kendini tanrı'nın oğlu olarak görüyordu5
- sözlükte yükselen reis sevdası20
- duvara karşı4
- sözlükte yaratım sancısı çekmek5
- sözlük sosyalistlerinin fotoğrafları5
- rica ediyorum beni eksilemeyiniz6
- athletic bilbao2
- dem'in lenin che guevara ve deniz gezmişle alakası3
- sevmediğiniz yazarlar14
- yeni parti emekçilerin hakkını verecek mi3
- çam kolonyası2
- 25 ağustos 2026 madencilerin gözaltına alınması3
- gürcistan6
- narsist kişilik bozukluğu2
- 26 ağustos 20262
- gece gece bir sözlük kızıyla nutella kaşıklamak2
- koala aniden 180 derece neden döndü sorunsalı6
- iskoçya4
- beypazarı2
- reis5
- temu'dan giyinmek4
- bir orduya karşı tek kişi olup doğruları savunmak8
- 25 ağustos 2026 ankara madenci eylemi6
- mecburi eğitim meselesi3
- batının kktc'nin tanınmasına engel olması7
- yasak elma2
- aktrolleri çıldırtacak bir şey bırak9
- bir soru sor7
- her dönerin adamı5
- 26 ağustos 2026 madencilerin saray'a yürümesi2
- persac ile tantuni yiyip sinema konuşmak6
- ben de reise oy vericem13
- bikini3
yeni gelen hocayla 6-8 ay geçir, hoşuna gitmediyse gönder modası eskilerde kaldı. bir yaz kampı ister en az. galatasarayımızın 15 yıl şampiyon olamadığı döneme bakın, değiştirdiği hoca sayısı 15, yazıyla; onbeş..
jurgen klopp dortmundla ilk sezonunda avrupa kupalarına katılamamış, ertesi yıl da 5. olmuştu. dortmundlu yönetici ve taraftarlar "bu adamla olmayacak, erkenden yolları ayıralım" deseler, dortmund bu günlere gelemeyecekti. keza ferguson. ulan herif göreve geldiği 86 dan 92 ye dek ingilterede şampiyonluk yüzü göremedi be. dönem inglizleri "olmadı, postalayın!" deselerdi, manu manu olmayacaktı. adam buranın trabzonu gibi takımı alıp, dünya devi yaptı. o takım ki, 70'lerde küme düştüğü bile vakiidir.
lucescu da, takımı şampiyon yaptığı halde gönderilmişti. çünkü taraftar, uefa aldıran fatih'i takımda görmek istiyordu. yönetim de fatihi getirdi tekrar, ama olmadı. ii fatih dönemi hayal kırıklığıydı. neden?
doğru dürüst bütçe yoktu. 2002-2004 arası bu süreçte harcanan transfer bütçesi, 18 milyon euro. 2011-2013 53 milyon euro. bu sezonun başındaki harcamalar hariç. para nerede, fatih hoca ve başarı orada. giderken nasıl olaylı ayrıldığımızı da hatırlamak lazım. elbette yönetim hocanın arkasında dursun, bütçeyi arttırsın. ama çifte standart olmasın. sırf kredisi yok diye, skibbe geldiğinin dördüncü haftası adamın çalışma kadrosu kovulmuştu.
şimdi de lucescu sesleri yükseliyor; "mancini ile galatasarayın dokuları uyuşmamış", "iyi futbol oynatmıyormuş, hep defansmış." hayır, lucescu gelince aşırı hücum futbolu falan mı bekliyoruz? adam bizden giderken takım kötü oynuyor diye gitmişti lan. söyleyelim; en fazla anadolu takımlarına karşı gömülü oynamaz, daha fazla top tutarız. sonuç almasını bilen bir hoca olduğundan, daha başarılı oluruz. fakat bu; "mancini ile kötü oynuyorduk, luce ile iyi oynarız" anlamına gelmiyor, kesinlikle. bu amaçla hoca değişecekse, gelen luce olmamalı. zaten adamın takımın başında olduğu sezonlar, bulduğunu atan bir forvet hattı vardı. düz yolda yürüyemeyen burak yoktu yani. ha bi de, bu adam 70 yaşında beyler. zamanında moruk kalli'nin deplasman maçlarına kalbi hasta olduğu için çıkamadığını da hatırlatalım.
savunma oynatıyorsa, mancini'nin ne suçu var? adam gelirken hücumcu futbol sözü mü verdi? bunu eleştireceksen, git savunmacı hoca getiren yönetimi eleştir. sonuçta yeni hoca gelirken, yanında mentalitesini de getirir.
zaten mancini ile bu sene deplasmanda yiten puanların bir kısmı, ucu ucuna kaçtı. konyada burak direkte patladı, rizede şino kaçırdı. adamın kredisi olmadığından, göze batıyor. üç büyüklere çakmış sivasa yenildiği için eleştirme bu adamı. kasımpaşayı eleştir. ben de eleştiririm. koca galatasaray on kişi de kalsa, 4 gol yemez. şu da var ki, takımlar zaman zaman böyle sonuçlar alabilir. futbol tarihimizin en başarılı hocası ft başımızdayken, avrupada en ağır 2 sonucumuzu da aldık. (0-5 chelsea, 1-6 real) chelsea maçı sonrası ftyi yollasaydık, o sene kupa kazanılamayacaktı.
adam derbilerde başarılı. 5 derbinin 4'ünü kazandı. yitirilen kadıköy, malum. harika geçen sezonun ardından, süper finalde 2-0 dan 2-2 olan bjk maçı sonrası "ulan son maç kadıköyde. ne yapıcaz ya?" diyorduk hepimiz. tabii o zaman ft'nin kredisi vardı, mancini yenilirse, yolla gitsin. geçen sene topladığımız puan ile bu sene arasında 6 puan fark var sadece. yani, geçen sene olsa, fb'nin 4 puan önünde yine şampiyonduk. olay biraz da, bizim kötü olmamızdan ziyade, rakibin iyi olması. fb bu yıl çok istedi, hakkıyla güzel bir şampiyonluk kazandı. cl'ye doğrudan vize, türkiye kupası gibi etmenlerin hoca değişikliğine karşın kazanılması hiç kötü değil.
ha, kendini premier ligde sanıp, 90+ da oyuna adam alıp zamandan tasarruf etmeye çabalaması, eboueyi sol açık, sabriyi sol bek oynatması, ceyhundan yaya toure etkisi beklemesi bana göre de yanlış. lakin bu yanlışlar onun gönderilmesi için yeterli done değil. zaten, son dört maça girilirken "alacağımız puan -1" diyenler, toplanılan 12 puanı görünce de manciniyle olmaz demeye devam ediyorlar. londraki chelsea maçında ayaklarını öne atıp gülmesini yavşaklık olarak görenler, veysel sarı geldiğinde teee beylerbeyinde ön libero oynadığı sıralardaki maçları izleyip, acaba faydalı olur mu diye? onu önde denemesini, çalışkanlıklarını görmek istemezler.
dedik ya abi, adam gözlerine giremedi. ağzıyla kuş tutsa nafile..
jurgen klopp dortmundla ilk sezonunda avrupa kupalarına katılamamış, ertesi yıl da 5. olmuştu. dortmundlu yönetici ve taraftarlar "bu adamla olmayacak, erkenden yolları ayıralım" deseler, dortmund bu günlere gelemeyecekti. keza ferguson. ulan herif göreve geldiği 86 dan 92 ye dek ingilterede şampiyonluk yüzü göremedi be. dönem inglizleri "olmadı, postalayın!" deselerdi, manu manu olmayacaktı. adam buranın trabzonu gibi takımı alıp, dünya devi yaptı. o takım ki, 70'lerde küme düştüğü bile vakiidir.
lucescu da, takımı şampiyon yaptığı halde gönderilmişti. çünkü taraftar, uefa aldıran fatih'i takımda görmek istiyordu. yönetim de fatihi getirdi tekrar, ama olmadı. ii fatih dönemi hayal kırıklığıydı. neden?
doğru dürüst bütçe yoktu. 2002-2004 arası bu süreçte harcanan transfer bütçesi, 18 milyon euro. 2011-2013 53 milyon euro. bu sezonun başındaki harcamalar hariç. para nerede, fatih hoca ve başarı orada. giderken nasıl olaylı ayrıldığımızı da hatırlamak lazım. elbette yönetim hocanın arkasında dursun, bütçeyi arttırsın. ama çifte standart olmasın. sırf kredisi yok diye, skibbe geldiğinin dördüncü haftası adamın çalışma kadrosu kovulmuştu.
şimdi de lucescu sesleri yükseliyor; "mancini ile galatasarayın dokuları uyuşmamış", "iyi futbol oynatmıyormuş, hep defansmış." hayır, lucescu gelince aşırı hücum futbolu falan mı bekliyoruz? adam bizden giderken takım kötü oynuyor diye gitmişti lan. söyleyelim; en fazla anadolu takımlarına karşı gömülü oynamaz, daha fazla top tutarız. sonuç almasını bilen bir hoca olduğundan, daha başarılı oluruz. fakat bu; "mancini ile kötü oynuyorduk, luce ile iyi oynarız" anlamına gelmiyor, kesinlikle. bu amaçla hoca değişecekse, gelen luce olmamalı. zaten adamın takımın başında olduğu sezonlar, bulduğunu atan bir forvet hattı vardı. düz yolda yürüyemeyen burak yoktu yani. ha bi de, bu adam 70 yaşında beyler. zamanında moruk kalli'nin deplasman maçlarına kalbi hasta olduğu için çıkamadığını da hatırlatalım.
savunma oynatıyorsa, mancini'nin ne suçu var? adam gelirken hücumcu futbol sözü mü verdi? bunu eleştireceksen, git savunmacı hoca getiren yönetimi eleştir. sonuçta yeni hoca gelirken, yanında mentalitesini de getirir.
zaten mancini ile bu sene deplasmanda yiten puanların bir kısmı, ucu ucuna kaçtı. konyada burak direkte patladı, rizede şino kaçırdı. adamın kredisi olmadığından, göze batıyor. üç büyüklere çakmış sivasa yenildiği için eleştirme bu adamı. kasımpaşayı eleştir. ben de eleştiririm. koca galatasaray on kişi de kalsa, 4 gol yemez. şu da var ki, takımlar zaman zaman böyle sonuçlar alabilir. futbol tarihimizin en başarılı hocası ft başımızdayken, avrupada en ağır 2 sonucumuzu da aldık. (0-5 chelsea, 1-6 real) chelsea maçı sonrası ftyi yollasaydık, o sene kupa kazanılamayacaktı.
adam derbilerde başarılı. 5 derbinin 4'ünü kazandı. yitirilen kadıköy, malum. harika geçen sezonun ardından, süper finalde 2-0 dan 2-2 olan bjk maçı sonrası "ulan son maç kadıköyde. ne yapıcaz ya?" diyorduk hepimiz. tabii o zaman ft'nin kredisi vardı, mancini yenilirse, yolla gitsin. geçen sene topladığımız puan ile bu sene arasında 6 puan fark var sadece. yani, geçen sene olsa, fb'nin 4 puan önünde yine şampiyonduk. olay biraz da, bizim kötü olmamızdan ziyade, rakibin iyi olması. fb bu yıl çok istedi, hakkıyla güzel bir şampiyonluk kazandı. cl'ye doğrudan vize, türkiye kupası gibi etmenlerin hoca değişikliğine karşın kazanılması hiç kötü değil.
ha, kendini premier ligde sanıp, 90+ da oyuna adam alıp zamandan tasarruf etmeye çabalaması, eboueyi sol açık, sabriyi sol bek oynatması, ceyhundan yaya toure etkisi beklemesi bana göre de yanlış. lakin bu yanlışlar onun gönderilmesi için yeterli done değil. zaten, son dört maça girilirken "alacağımız puan -1" diyenler, toplanılan 12 puanı görünce de manciniyle olmaz demeye devam ediyorlar. londraki chelsea maçında ayaklarını öne atıp gülmesini yavşaklık olarak görenler, veysel sarı geldiğinde teee beylerbeyinde ön libero oynadığı sıralardaki maçları izleyip, acaba faydalı olur mu diye? onu önde denemesini, çalışkanlıklarını görmek istemezler.
dedik ya abi, adam gözlerine giremedi. ağzıyla kuş tutsa nafile..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar