bugün
- nickten isim tahmini yapmak25
- hakkımda bilmeniz gerekenler32
- 55 kilo üstündeki sözlük kızları8
- her şey senin istediğin gibi olsaydı5
- kıl erkeğin süsüdür14
- görükle'ye gelen erkek yüklü kamyonet6
- yazarların şu an yapmak istedikleri şey10
- arkadaşlar bir şey dicem5
- gecenin köründe5
- nasıl yani hala kavga başlamadı mı6
- dünyanın en samimi cümlesi6
- grup seksin mantığı10
- ioçk14
- dünyaya çocuk getirmek10
- seni karım yapacağım3
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası15
- nick vermeden bir yazara seslen14
- ilk oyunu ekmeleddin ihsanoğlu'na vermiş yazarlar2
- baş karakteri olmak istenilen roman4
- yazarların imrendiği kişi2
- çaresizlik2
- şarap içemeyen erkek6
- sözlükte kıllı erkek istemiyoruz5
- geceye bir şarkı bırak8
- lazerle göğüs kullarını alan erkek5
- son bira2
- kendinden bir çıkarınca ne kalıyor2
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- çaylak olunca intihar eden yazar5
- abberline'ı kulaklarından tavana asmak6
- ford taunus6
- kıllı göbeğe başını yaslayıp uyumak6
- kafa açan insan5
- nohut yaptım nası olmuş10
- yoğurt mayalayan kızı üzmek11
- biz kimden kaçıyorduk anne2
- pişt bi baksanıza buraya kankalarım8
- nervio burak demirbilek evliliği13
- bilgi içeren entry girelim hadi4
- sır saklamak2
- yorgun mermi vs nervio12
- makarna abartılmış balon bir yemektir5
- tüysüz insan arayışı5
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- nevriye4
- yeni parti46
- başlık parası3
- 45 bin liraya alınabilecek en iyi araba6
- bu işleri bırakacağım deyip bırakmayan kız3
- özel güvenlik görevlisi sınavını kazanmak6
kendisi, eyvallah, komik yazılar yazan bir insandır. ama aynı zamanda bir-iki akşam önce cosmopolitan isimli, her gün dalga geçtiğimiz (biz arkadaşlarla geçiyoruz, iyi sikişmenin 24 yolu, başarılı olmak için yapmamanız gereken 17,8 hareket gibi konu başlıklarıyla) bir neşriyatın, tv programı halindeki tabletine katılmıştır. işte bu bir mizahçıya yakışmayacak bir harekettir.
herkes her istediği programa katılabilir, buna da eyvallah. ama, tvlerle arası iyi olan, genel trend(!)lerle arası çok iyi olan bir insan mizahçı olamaz. hele bir mizah dergisi yazarı, eğer amerika'da çıkan yeni trendleri türkiye'ye pazarlamaktan başka bir numarası olmayan bir televizyon programına çıkıp, "ya ben zaten çok manyak bir çocuktum" diyorsa orada bir sorun var demektir.
mizah, en verimli toprağını toplumsal çalkantılarla uğraşan memleketlerde bulur. zaten gırgır'ın 500 bin sattığı ve neredeyse gündemi belirlediği dönemler de toplumun en karışık olduğu 80 öncesi ve hemen sonrasındaki dönemlerdir. o dönem sarı sayfalarda mizah yapan adamlar çok sevilmişler ve o sevilen adamların domine etmesiyle türk mizahında her zaman bir "sarı sayfa"lılık mevcut olmuştur. sarı sayfa demek de zaten başlı başına kuşe kağıda karşı olmak demektir. sarı sayfaları hazırlayan adamlar, kuşe kağıtlı, renkli, baldır-bacak-selülit güzellemeli paçavralarla makaralarını yapmışlardır. biz de bundan sevmişizdir bu sıyrık adamları. ama şimdi, alpay erdem tutmuş belki de kuşe kağıdın en saçma haline kendini meze etmiş, bir önceki konuğuna "sizce bir kadın erkeğini elinde tutmak için neler yapmalıdır" diye sorular soran bir kadına hasta ruh ismail'i anlatıyor. cosmopolitan hasta ruhlara değil, plazalarda ruhlarını kaybetmeye yüz tutmuş insanlara hitap eden bir dergidir, plaza insanlarının durumu da asla onların suçu değildir, sanmıyorum ki insanlar sürekli yalan-dolan-dedikodu-arkadan konuşmaların yaşandığı bir iş ortamından çok memnun olsunlar. nissan micra'sına binip trafiğe karışan, fazla makyajdan cildi bozulmuş kadınlara, "stresten kurtulmak için feng-shui trendini" "ipek geceliğin erkeğin performansını nasıl artıracağını" anlatan bir programda mizahçı adamın yeri yoktur.
hazır aldık elimize sazı devam edelim. hemen her yaratı süreci gibi mizah da problemli ruhlara ihtiyaç duyar. yeni olan ne varsa saldıran ve yeni olanla mutlu olabilen insanlar mizahçı olamazlar. ucuza plazma almak için market kapısında kavga eden adam mizahçı olamaz. o adam plazma ile mutlu olur. plazma tv'yle mutlu olabilecek kadar zavallı bir insan mizahçı olamaz. ama cosmopolitan ve içinde bulunduğu kültürün diğer öğeleri insanları "tüketerek mutlu olmaya" davet eder. dayattıkları yalandan bireyciliğin açmazlarını da feng-shuilerle, yogalarla aşmayı salık verir. ama mizahçılar bireyci değildir; çete gibidir, çete olabilmelidir ki kendileri de kendilerinden bahsederken çete filan demeyi çok severler. Mizahın her türlü nosyonuna, düşüncesine, eylemine ters bir programda Alpay erdem’in ne işi olduğunu ben şahsen anlayamadım. Anlayan varsa beri gelsin.
herkes her istediği programa katılabilir, buna da eyvallah. ama, tvlerle arası iyi olan, genel trend(!)lerle arası çok iyi olan bir insan mizahçı olamaz. hele bir mizah dergisi yazarı, eğer amerika'da çıkan yeni trendleri türkiye'ye pazarlamaktan başka bir numarası olmayan bir televizyon programına çıkıp, "ya ben zaten çok manyak bir çocuktum" diyorsa orada bir sorun var demektir.
mizah, en verimli toprağını toplumsal çalkantılarla uğraşan memleketlerde bulur. zaten gırgır'ın 500 bin sattığı ve neredeyse gündemi belirlediği dönemler de toplumun en karışık olduğu 80 öncesi ve hemen sonrasındaki dönemlerdir. o dönem sarı sayfalarda mizah yapan adamlar çok sevilmişler ve o sevilen adamların domine etmesiyle türk mizahında her zaman bir "sarı sayfa"lılık mevcut olmuştur. sarı sayfa demek de zaten başlı başına kuşe kağıda karşı olmak demektir. sarı sayfaları hazırlayan adamlar, kuşe kağıtlı, renkli, baldır-bacak-selülit güzellemeli paçavralarla makaralarını yapmışlardır. biz de bundan sevmişizdir bu sıyrık adamları. ama şimdi, alpay erdem tutmuş belki de kuşe kağıdın en saçma haline kendini meze etmiş, bir önceki konuğuna "sizce bir kadın erkeğini elinde tutmak için neler yapmalıdır" diye sorular soran bir kadına hasta ruh ismail'i anlatıyor. cosmopolitan hasta ruhlara değil, plazalarda ruhlarını kaybetmeye yüz tutmuş insanlara hitap eden bir dergidir, plaza insanlarının durumu da asla onların suçu değildir, sanmıyorum ki insanlar sürekli yalan-dolan-dedikodu-arkadan konuşmaların yaşandığı bir iş ortamından çok memnun olsunlar. nissan micra'sına binip trafiğe karışan, fazla makyajdan cildi bozulmuş kadınlara, "stresten kurtulmak için feng-shui trendini" "ipek geceliğin erkeğin performansını nasıl artıracağını" anlatan bir programda mizahçı adamın yeri yoktur.
hazır aldık elimize sazı devam edelim. hemen her yaratı süreci gibi mizah da problemli ruhlara ihtiyaç duyar. yeni olan ne varsa saldıran ve yeni olanla mutlu olabilen insanlar mizahçı olamazlar. ucuza plazma almak için market kapısında kavga eden adam mizahçı olamaz. o adam plazma ile mutlu olur. plazma tv'yle mutlu olabilecek kadar zavallı bir insan mizahçı olamaz. ama cosmopolitan ve içinde bulunduğu kültürün diğer öğeleri insanları "tüketerek mutlu olmaya" davet eder. dayattıkları yalandan bireyciliğin açmazlarını da feng-shuilerle, yogalarla aşmayı salık verir. ama mizahçılar bireyci değildir; çete gibidir, çete olabilmelidir ki kendileri de kendilerinden bahsederken çete filan demeyi çok severler. Mizahın her türlü nosyonuna, düşüncesine, eylemine ters bir programda Alpay erdem’in ne işi olduğunu ben şahsen anlayamadım. Anlayan varsa beri gelsin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar