bugün
- norm ender3
- en gey özelliğiniz10
- true nickli yazar11
- son beş yıldır sevgilisi olmayan insan3
- türklerin ileri olduğu konular21
- mutlak butlan kararının yargıtay'a gönderilmesi2
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- otomatik portakal ve özgür irade paradoksu2
- çırçıplak yatmak9
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- dinsize inanır mısın17
- burçlara inanan erkek15
- bir kadının en güzel bölgesi8
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- dünyanın en güzel tatlısı8
- caner taslaman7
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- eski seni özlüyor musun6
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- vantilatörü kendine çevirmek6
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı5
- abd vizesi5
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- bir insanı yaptığı ilk hatada hayatından çıkarmak2
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- salak yazarlar7
- arkadaşlar bakar mısınız11
- ipek çiçek3
- bir gün öleceğini unutmak10
- seninle şurada olabilirdik5
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- pandela6
- deri ceketli serseri4
- kuran da neden namaz yok8
- kültürün bireyi boğması4
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- gocu pandela barışı4
- gocu31
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak7
- sözlüğün kalitesindeki artış4
- ioçke'nin elleri4
- geceye bir şarkı bırak23
çizmelerimi çıkarayım mı? sedye kirlenmesin..."
üstüne tek bir kelime dahi edemeyeceğimiz, sözün bittiği yerdir soma faciası.. ve her faciada olduğu gibi unuttuğumuz değerlerimizi hatırladığımız yıkımlardan biridir. ve günlük hayat içerisinde selam vermeye dahi tenezzül etmediğimiz işçinin, çöpçünün, emekçinin,üç kuruşluk paraya ömürlük emek veren nice kardeşlerimizin acı ölüm hikayesidir bu..
belki de dönüp kendimize sormamız gerekir: neden hep birileri öldükten sonra, birilerinin ocağı, yuvası yıkıldıktan sonra, çocuklar yetim kaldığında, anaların bağrı yandığında hatırlıyoruz insanlığımızı? insana yaşarken insan gibi davranıp değer vermek neden bu kadar zor?alışveriş yaptığımız kasiyere teşekkür etmek, bir çöpçüye günaydın demek, bir öksüzün başını okşamak ya da kömür karası yüzlerin canını güvence altına almak için ölüm ocaklarını daha güvenilir hale getirmek?
şimdi insanlar taşeron şirket diyor, yaşam odası diyor, siyaset diyor, istifa diyor, şu partili geldi, bu partili gitti, şu şunu dedi, bu bunu dedi, vs., vs.. ölen öldükten sonra ne anlamı var bunların? hiç olmazsa katliam gibi bir ölümün ardından yuvası yıkılanların, yitip giden kardeşlerimizin üzerinden kendi çıkarlarınız uğruna siyaset yapmayın.
fakir diye ayırdı, iş kazasıdır; olağandır dedi, bu işin fıtratında ölü var dedi; yetmedi hakkını arayan madenci yakınını yerlerde tekmeledi.. anlamak lazım, bilmek lazım, öğrenmek lazım: ölümün kürdü, türkü, alevisi, sunnisi, zengini, "fakiri" yok.. sayın devlet büyüklerimizin(!) yaptığı ayrım gibi "fakirin kömürünü zengin mi çıkartacak?" gibi insan aklına sığmayan bir ayrım yok! önce insan!
"yüz karası değil, kömür parası;
böyle kazanılır ekmek parası..."
üstüne tek bir kelime dahi edemeyeceğimiz, sözün bittiği yerdir soma faciası.. ve her faciada olduğu gibi unuttuğumuz değerlerimizi hatırladığımız yıkımlardan biridir. ve günlük hayat içerisinde selam vermeye dahi tenezzül etmediğimiz işçinin, çöpçünün, emekçinin,üç kuruşluk paraya ömürlük emek veren nice kardeşlerimizin acı ölüm hikayesidir bu..
belki de dönüp kendimize sormamız gerekir: neden hep birileri öldükten sonra, birilerinin ocağı, yuvası yıkıldıktan sonra, çocuklar yetim kaldığında, anaların bağrı yandığında hatırlıyoruz insanlığımızı? insana yaşarken insan gibi davranıp değer vermek neden bu kadar zor?alışveriş yaptığımız kasiyere teşekkür etmek, bir çöpçüye günaydın demek, bir öksüzün başını okşamak ya da kömür karası yüzlerin canını güvence altına almak için ölüm ocaklarını daha güvenilir hale getirmek?
şimdi insanlar taşeron şirket diyor, yaşam odası diyor, siyaset diyor, istifa diyor, şu partili geldi, bu partili gitti, şu şunu dedi, bu bunu dedi, vs., vs.. ölen öldükten sonra ne anlamı var bunların? hiç olmazsa katliam gibi bir ölümün ardından yuvası yıkılanların, yitip giden kardeşlerimizin üzerinden kendi çıkarlarınız uğruna siyaset yapmayın.
fakir diye ayırdı, iş kazasıdır; olağandır dedi, bu işin fıtratında ölü var dedi; yetmedi hakkını arayan madenci yakınını yerlerde tekmeledi.. anlamak lazım, bilmek lazım, öğrenmek lazım: ölümün kürdü, türkü, alevisi, sunnisi, zengini, "fakiri" yok.. sayın devlet büyüklerimizin(!) yaptığı ayrım gibi "fakirin kömürünü zengin mi çıkartacak?" gibi insan aklına sığmayan bir ayrım yok! önce insan!
"yüz karası değil, kömür parası;
böyle kazanılır ekmek parası..."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar