bugün
- kolye123
- lale10
- billie eilish'in memeleri7
- var olmak için ne yaptınız12
- at6
- cemil tugay6
- paralel evren2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- brezilya7
- pıtı atma4
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver8
- sevgili nedir7
- gül7
- duayı bencil bir iş haline getirmek4
- kaplan17
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- fil8
- aslan15
- z kusagi3
- evi ev yapan şeyler14
- netflix asaf dizisi2
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması5
- elma5
- kötüyü alaşağı etmek3
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- bileklik19
- ankara8
- kırgızistan3
- sarı teker kim sorunsalı8
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- zebra7
- inançsızlığınız ve akıl almaz gecikmeniz2
- hatay usulü soslu döner2
- amerika birleşik devletleri6
- nick vermeden bir yazara seslen9
- ona bir şey söyle10
- sigara9
- gece gece sinirlenmek2
- galatasaray19
- fenerbahçe18
- yogartiksen39
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı4
- futbol18
- çocukları okumaya erken başlatmak2
- dizel araba yüzünden hayattan soğumak2
- lm2
üç gün sürecek bir ulusal yastan bahsediliyordu. bu üç günlük yas çerçevesinde ne olacak? eğlence yerleri kapanacak, konserler iptal edilecek, radyo ve televizyonlarda yer alan eğlence programları iptal edilecek. birçok vatandaş da "eğlenmiyor olmanın" verdiği dayanılmaz hafiflik ile gündelik yaşantılarına devam edecekler. sert vurgulu durumlar/tweetler atılmış, simsiyah profil/kapak fotoğrafları nasıl olsa konmuş olacak. spor kulüpleri kampanyalar düzenleyecekler, başka kişi ve kurumlar da bir takım işler yapacaklar.
yukarıda bahsettiğim sektörlerde çalışan insanlar gelir kaybına uğrayacaklar, takvimleri alt üst olacak. ancak kalan insanlara hiçbir şey olmayacak ve biz buna ulusal yas diyeceğiz. böyle ulusal yas olmaz, sadece sesli bir şekilde eğlenmemekle yas tutulmaz.
müzisyenler, sunucular, mekan sahipleri, sanatçılar senelerdir yaptıkları gibi feragat edecekler. ancak senelerdir bizleri ayakta düzmekten başka bir boka yaramayan bankalar bu alanın ve verenin razı olmaya zorunluğu tutuluğu sisteme tamah etmeye devam edecekler. kredi kartlarının son ödeme tarihlerini en olmadık yerlerimizde hissedeceğiz ve bu ödemeleri de başka kartlarla yapacağız.
plaza insanları zevksiz takım elbiseleri ve üzerlerinde yürümeyi bilmedikleri, tıpkı binaları gibi yüksek topuklu ayakkabılarıyla şıkır şıkır caka satacaklar. plazalarda parayı yedirmeyi seven erkek ile yatağa kolay giren kızın dedikodusu yapılacak. öğle yemeğinde kırıntı ya da house cafe'ye gidilecek.
sevgili öğrenci kardeşlerimizin taze beyinleri yalan yanlış ve zorunlu teolojik eğitim ile yıkanmaya devam edecek. olur da dersleri boykot etmeye kalkarlarsa badem bıyıklı idareciler ya da üniforma giyince kendini mareşal georgy zhukov sanan özel güvenlikçiler tarafından saldırıya uğrayacaklar.
insanlarımız alışveriş cankilerine çeviren avm'ler elektrik tüketimine devam edecekler. belki ördek dudaklı pozlar paylaşılmayacak ama embesil çiftlerin embesil çocuklarının başlarına çocuk menüleri yanında verilen o salak karton taçlar yine takılacak. bu esnada embesil kadınlar çocuklarını, embesil erkekler de maaşlarını yarıştırmaya tam gaz devam edecekler. bu arada bunların hepsinden daha iğrenç olmayı başarabilmiş devlet de mutlaka doğal gaza, elektriğe zam yapar, söyleyemeden geçmek istemedim.
içinde adaletin hiçbir harfi olmayan dünyanın en büyük adliye sarayı olan çağlayan adliyesinde öğrencilerin davaları devam ederken; gezi'nin, roboski'nin, hızlı tren faciası'nın, mavi üniformalıların estirdiği terörün, şehit askerlerimizin katillerinin, hukuksuz yargılanmaların imzacılarının, hırsızların, katillerin ve soma katliamı'nın faillerinin davaları görülmeyecek. meclis'te ise chp'nin madenciler hakkında verdiği son önerge nasıl reddedildiyse, bir sonraki de öyle reddedilecek.
ulusal yas dediğimiz şey; bankaların, avm'lerin, okulların, adliyelerin, kışlaların, lokantaların, meclisin*, siyasi partilerin, irili ufaklı dükkanların, plazaların ve aklınıza gelecek her türlü hayati önem arz etmeyen yerlerin kapanmasıyla veya hayatın durmasıyla olur. ulusal yas ilan edildiği zaman plaza çalışanları, bu elim vaziyeti fırsat bilmelerine rağmen starbucks'a gidemedikleri zaman bu yapılan gerçekten ulusal yas olur. aksi takdirde sadece gündelik eğlencelerimizi ertelemiş oluruz. büyüklerimizden öğrendiğimiz; "komşuda cenaze verken müzik açılmaz" geleneğimiz bile (ne kadar kaldıysa) ulusal yas yalanından defalarca daha saygındır.
gece üstümüze üstümüze geliyor ancak yapabileceğimiz çok şey var. cehennemin en karanlık yerlerini sadece buhran zamanlarında sessiz kalanlara değil, bu elim zamanlarda yandaş olanlara da bu dünyada göstermeten başka şansımız yok.
* mevcut gidişatını koruduğu süre çerçevesinde (ebediyen olsa bile) kapalı kalmasına hayır demem.
** bukowski ve dante'den uyarladım.
yukarıda bahsettiğim sektörlerde çalışan insanlar gelir kaybına uğrayacaklar, takvimleri alt üst olacak. ancak kalan insanlara hiçbir şey olmayacak ve biz buna ulusal yas diyeceğiz. böyle ulusal yas olmaz, sadece sesli bir şekilde eğlenmemekle yas tutulmaz.
müzisyenler, sunucular, mekan sahipleri, sanatçılar senelerdir yaptıkları gibi feragat edecekler. ancak senelerdir bizleri ayakta düzmekten başka bir boka yaramayan bankalar bu alanın ve verenin razı olmaya zorunluğu tutuluğu sisteme tamah etmeye devam edecekler. kredi kartlarının son ödeme tarihlerini en olmadık yerlerimizde hissedeceğiz ve bu ödemeleri de başka kartlarla yapacağız.
plaza insanları zevksiz takım elbiseleri ve üzerlerinde yürümeyi bilmedikleri, tıpkı binaları gibi yüksek topuklu ayakkabılarıyla şıkır şıkır caka satacaklar. plazalarda parayı yedirmeyi seven erkek ile yatağa kolay giren kızın dedikodusu yapılacak. öğle yemeğinde kırıntı ya da house cafe'ye gidilecek.
sevgili öğrenci kardeşlerimizin taze beyinleri yalan yanlış ve zorunlu teolojik eğitim ile yıkanmaya devam edecek. olur da dersleri boykot etmeye kalkarlarsa badem bıyıklı idareciler ya da üniforma giyince kendini mareşal georgy zhukov sanan özel güvenlikçiler tarafından saldırıya uğrayacaklar.
insanlarımız alışveriş cankilerine çeviren avm'ler elektrik tüketimine devam edecekler. belki ördek dudaklı pozlar paylaşılmayacak ama embesil çiftlerin embesil çocuklarının başlarına çocuk menüleri yanında verilen o salak karton taçlar yine takılacak. bu esnada embesil kadınlar çocuklarını, embesil erkekler de maaşlarını yarıştırmaya tam gaz devam edecekler. bu arada bunların hepsinden daha iğrenç olmayı başarabilmiş devlet de mutlaka doğal gaza, elektriğe zam yapar, söyleyemeden geçmek istemedim.
içinde adaletin hiçbir harfi olmayan dünyanın en büyük adliye sarayı olan çağlayan adliyesinde öğrencilerin davaları devam ederken; gezi'nin, roboski'nin, hızlı tren faciası'nın, mavi üniformalıların estirdiği terörün, şehit askerlerimizin katillerinin, hukuksuz yargılanmaların imzacılarının, hırsızların, katillerin ve soma katliamı'nın faillerinin davaları görülmeyecek. meclis'te ise chp'nin madenciler hakkında verdiği son önerge nasıl reddedildiyse, bir sonraki de öyle reddedilecek.
ulusal yas dediğimiz şey; bankaların, avm'lerin, okulların, adliyelerin, kışlaların, lokantaların, meclisin*, siyasi partilerin, irili ufaklı dükkanların, plazaların ve aklınıza gelecek her türlü hayati önem arz etmeyen yerlerin kapanmasıyla veya hayatın durmasıyla olur. ulusal yas ilan edildiği zaman plaza çalışanları, bu elim vaziyeti fırsat bilmelerine rağmen starbucks'a gidemedikleri zaman bu yapılan gerçekten ulusal yas olur. aksi takdirde sadece gündelik eğlencelerimizi ertelemiş oluruz. büyüklerimizden öğrendiğimiz; "komşuda cenaze verken müzik açılmaz" geleneğimiz bile (ne kadar kaldıysa) ulusal yas yalanından defalarca daha saygındır.
gece üstümüze üstümüze geliyor ancak yapabileceğimiz çok şey var. cehennemin en karanlık yerlerini sadece buhran zamanlarında sessiz kalanlara değil, bu elim zamanlarda yandaş olanlara da bu dünyada göstermeten başka şansımız yok.
* mevcut gidişatını koruduğu süre çerçevesinde (ebediyen olsa bile) kapalı kalmasına hayır demem.
** bukowski ve dante'den uyarladım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar