bugün
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın15
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı22
- yazarların mezun olduğu okullar6
- rafadan yumurta kaç dk olmalı6
- yoğurt11
- istanbul da yaşamanın imkansız hale gelmesi4
- din kardeşimiz filistin6
- vurdurmuş erkek nasıl anlaşılır9
- balık burcu bir sözlük kızıyla evlenebilirim16
- psikiyatri servisinde bir kızla tanışmak3
- saraca finch house20
- korku filmleri3
- dövmesi olan erkek7
- atm'ye ateme diyen hanzo12
- sevilen kadının topuklarını öpüp ısırmak7
- nasreddin hoca'nın eşeğine kayyum olarak atandım3
- jagermeister4
- akp'li olmaya karar vermek2
- tanrı mı bizi yarattı tanrıyı mı biz yarattık4
- metres ilişkisine eğilimli erkek7
- kadın solmayan bir çiçektir2
- 7 temmuz 2026 abd belçika maçı16
- düzce3
- sözlüğe nude atar mısınız6
- tai lung'un kız halini kıskanıyor olmam6
- düşünen her insan ateisttir3
- sigarayı günde 1 dala düşürmek4
- sözlüğe vücudunun fotoğrafını atan kadınlar5
- çorabın tekini yutan çamaşır makinesi2
- baş ağrısı5
- sözlüğün namus bekçileri5
- yaşlılık belirtileri3
- falıma bakmak isteyen sözlük yazarları5
- salat namaz değildir2
- isminiz nasıl konuldu4
- kurtuluş savaşında tekkeler2
- sözlük kızlarının bikinili fotoğrafının olmaması7
- deve sidiği elle mi bardakla mı içilir2
- ismet türkiyeye neyle geliyor sorunsalı6
- burçlara inanmak6
- 40 yaş altı sözlük bebeleri11
- aykolik moderatör olsun kampanyası6
- seni ne mutlu eder6
- arkadaşlar bana kızdınız mı4
- velvet35
- karton toplayan çaylak2
- devlet4
- tesera2
- sadece arkadaşlarını oylayan yazar5
- velvet hanıma bulaşanı pis ederim sözlük5
üç gün sürecek bir ulusal yastan bahsediliyordu. bu üç günlük yas çerçevesinde ne olacak? eğlence yerleri kapanacak, konserler iptal edilecek, radyo ve televizyonlarda yer alan eğlence programları iptal edilecek. birçok vatandaş da "eğlenmiyor olmanın" verdiği dayanılmaz hafiflik ile gündelik yaşantılarına devam edecekler. sert vurgulu durumlar/tweetler atılmış, simsiyah profil/kapak fotoğrafları nasıl olsa konmuş olacak. spor kulüpleri kampanyalar düzenleyecekler, başka kişi ve kurumlar da bir takım işler yapacaklar.
yukarıda bahsettiğim sektörlerde çalışan insanlar gelir kaybına uğrayacaklar, takvimleri alt üst olacak. ancak kalan insanlara hiçbir şey olmayacak ve biz buna ulusal yas diyeceğiz. böyle ulusal yas olmaz, sadece sesli bir şekilde eğlenmemekle yas tutulmaz.
müzisyenler, sunucular, mekan sahipleri, sanatçılar senelerdir yaptıkları gibi feragat edecekler. ancak senelerdir bizleri ayakta düzmekten başka bir boka yaramayan bankalar bu alanın ve verenin razı olmaya zorunluğu tutuluğu sisteme tamah etmeye devam edecekler. kredi kartlarının son ödeme tarihlerini en olmadık yerlerimizde hissedeceğiz ve bu ödemeleri de başka kartlarla yapacağız.
plaza insanları zevksiz takım elbiseleri ve üzerlerinde yürümeyi bilmedikleri, tıpkı binaları gibi yüksek topuklu ayakkabılarıyla şıkır şıkır caka satacaklar. plazalarda parayı yedirmeyi seven erkek ile yatağa kolay giren kızın dedikodusu yapılacak. öğle yemeğinde kırıntı ya da house cafe'ye gidilecek.
sevgili öğrenci kardeşlerimizin taze beyinleri yalan yanlış ve zorunlu teolojik eğitim ile yıkanmaya devam edecek. olur da dersleri boykot etmeye kalkarlarsa badem bıyıklı idareciler ya da üniforma giyince kendini mareşal georgy zhukov sanan özel güvenlikçiler tarafından saldırıya uğrayacaklar.
insanlarımız alışveriş cankilerine çeviren avm'ler elektrik tüketimine devam edecekler. belki ördek dudaklı pozlar paylaşılmayacak ama embesil çiftlerin embesil çocuklarının başlarına çocuk menüleri yanında verilen o salak karton taçlar yine takılacak. bu esnada embesil kadınlar çocuklarını, embesil erkekler de maaşlarını yarıştırmaya tam gaz devam edecekler. bu arada bunların hepsinden daha iğrenç olmayı başarabilmiş devlet de mutlaka doğal gaza, elektriğe zam yapar, söyleyemeden geçmek istemedim.
içinde adaletin hiçbir harfi olmayan dünyanın en büyük adliye sarayı olan çağlayan adliyesinde öğrencilerin davaları devam ederken; gezi'nin, roboski'nin, hızlı tren faciası'nın, mavi üniformalıların estirdiği terörün, şehit askerlerimizin katillerinin, hukuksuz yargılanmaların imzacılarının, hırsızların, katillerin ve soma katliamı'nın faillerinin davaları görülmeyecek. meclis'te ise chp'nin madenciler hakkında verdiği son önerge nasıl reddedildiyse, bir sonraki de öyle reddedilecek.
ulusal yas dediğimiz şey; bankaların, avm'lerin, okulların, adliyelerin, kışlaların, lokantaların, meclisin*, siyasi partilerin, irili ufaklı dükkanların, plazaların ve aklınıza gelecek her türlü hayati önem arz etmeyen yerlerin kapanmasıyla veya hayatın durmasıyla olur. ulusal yas ilan edildiği zaman plaza çalışanları, bu elim vaziyeti fırsat bilmelerine rağmen starbucks'a gidemedikleri zaman bu yapılan gerçekten ulusal yas olur. aksi takdirde sadece gündelik eğlencelerimizi ertelemiş oluruz. büyüklerimizden öğrendiğimiz; "komşuda cenaze verken müzik açılmaz" geleneğimiz bile (ne kadar kaldıysa) ulusal yas yalanından defalarca daha saygındır.
gece üstümüze üstümüze geliyor ancak yapabileceğimiz çok şey var. cehennemin en karanlık yerlerini sadece buhran zamanlarında sessiz kalanlara değil, bu elim zamanlarda yandaş olanlara da bu dünyada göstermeten başka şansımız yok.
* mevcut gidişatını koruduğu süre çerçevesinde (ebediyen olsa bile) kapalı kalmasına hayır demem.
** bukowski ve dante'den uyarladım.
yukarıda bahsettiğim sektörlerde çalışan insanlar gelir kaybına uğrayacaklar, takvimleri alt üst olacak. ancak kalan insanlara hiçbir şey olmayacak ve biz buna ulusal yas diyeceğiz. böyle ulusal yas olmaz, sadece sesli bir şekilde eğlenmemekle yas tutulmaz.
müzisyenler, sunucular, mekan sahipleri, sanatçılar senelerdir yaptıkları gibi feragat edecekler. ancak senelerdir bizleri ayakta düzmekten başka bir boka yaramayan bankalar bu alanın ve verenin razı olmaya zorunluğu tutuluğu sisteme tamah etmeye devam edecekler. kredi kartlarının son ödeme tarihlerini en olmadık yerlerimizde hissedeceğiz ve bu ödemeleri de başka kartlarla yapacağız.
plaza insanları zevksiz takım elbiseleri ve üzerlerinde yürümeyi bilmedikleri, tıpkı binaları gibi yüksek topuklu ayakkabılarıyla şıkır şıkır caka satacaklar. plazalarda parayı yedirmeyi seven erkek ile yatağa kolay giren kızın dedikodusu yapılacak. öğle yemeğinde kırıntı ya da house cafe'ye gidilecek.
sevgili öğrenci kardeşlerimizin taze beyinleri yalan yanlış ve zorunlu teolojik eğitim ile yıkanmaya devam edecek. olur da dersleri boykot etmeye kalkarlarsa badem bıyıklı idareciler ya da üniforma giyince kendini mareşal georgy zhukov sanan özel güvenlikçiler tarafından saldırıya uğrayacaklar.
insanlarımız alışveriş cankilerine çeviren avm'ler elektrik tüketimine devam edecekler. belki ördek dudaklı pozlar paylaşılmayacak ama embesil çiftlerin embesil çocuklarının başlarına çocuk menüleri yanında verilen o salak karton taçlar yine takılacak. bu esnada embesil kadınlar çocuklarını, embesil erkekler de maaşlarını yarıştırmaya tam gaz devam edecekler. bu arada bunların hepsinden daha iğrenç olmayı başarabilmiş devlet de mutlaka doğal gaza, elektriğe zam yapar, söyleyemeden geçmek istemedim.
içinde adaletin hiçbir harfi olmayan dünyanın en büyük adliye sarayı olan çağlayan adliyesinde öğrencilerin davaları devam ederken; gezi'nin, roboski'nin, hızlı tren faciası'nın, mavi üniformalıların estirdiği terörün, şehit askerlerimizin katillerinin, hukuksuz yargılanmaların imzacılarının, hırsızların, katillerin ve soma katliamı'nın faillerinin davaları görülmeyecek. meclis'te ise chp'nin madenciler hakkında verdiği son önerge nasıl reddedildiyse, bir sonraki de öyle reddedilecek.
ulusal yas dediğimiz şey; bankaların, avm'lerin, okulların, adliyelerin, kışlaların, lokantaların, meclisin*, siyasi partilerin, irili ufaklı dükkanların, plazaların ve aklınıza gelecek her türlü hayati önem arz etmeyen yerlerin kapanmasıyla veya hayatın durmasıyla olur. ulusal yas ilan edildiği zaman plaza çalışanları, bu elim vaziyeti fırsat bilmelerine rağmen starbucks'a gidemedikleri zaman bu yapılan gerçekten ulusal yas olur. aksi takdirde sadece gündelik eğlencelerimizi ertelemiş oluruz. büyüklerimizden öğrendiğimiz; "komşuda cenaze verken müzik açılmaz" geleneğimiz bile (ne kadar kaldıysa) ulusal yas yalanından defalarca daha saygındır.
gece üstümüze üstümüze geliyor ancak yapabileceğimiz çok şey var. cehennemin en karanlık yerlerini sadece buhran zamanlarında sessiz kalanlara değil, bu elim zamanlarda yandaş olanlara da bu dünyada göstermeten başka şansımız yok.
* mevcut gidişatını koruduğu süre çerçevesinde (ebediyen olsa bile) kapalı kalmasına hayır demem.
** bukowski ve dante'den uyarladım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar