bugün
- sözlükte bir şeylerin eksik olması7
- koşun koşun havadis var7
- seri eksici ezik9
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı21
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz24
- cin görmüş yazarlar9
- dinci mizahı3
- domates3
- akasya durağı3
- tarık akan3
- anın görüntüsü19
- açık oy2
- pozitif karmaya sahip olanların biraz şey olması2
- mummy 42
- 31 ağustos 2026 beşiktaş çorum maçı3
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası14
- okan camdan bakıyor2
- enayimiknatisii ile utah'dan alabama'ya gitmek3
- tuncel kurtiz2
- kadının erkeği vezir yada rezil etmesi2
- bir yazarın profiline girip entrylerini okumak2
- gümrükten beyaz eşya diye sokulan mercedes2
- sarapci koala75
- bostanlı da kahve içip kitap okumak2
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı10
- arif kocabıyık2
- renault 9 broadway6
- sivaslı ünlüler4
- amgot3
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı33
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı13
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması16
- kürt faşisti5
- simko38
- yeşilyurt3
- aktrollerin akp'yi hiç eleştirmemesi14
- hoşlanılan kızı çayı kıtlama içerken görmek5
- sırrı süreyya önder7
- gocu31
- yılmaz güney11
- izlediğin bir filmi bir daha izlememe prensibi3
- yengeç bacağı2
- mesajlaşırken sırıtan erkek3
- 2026 yazı2
- türk seküler devrimi11
- s'i l v'e r m'i s t13
- bayansız olmak4
- erkekler için mutlu evliliğin sırları7
- arkadaşlar ben artık ayıyım6
- en son ne yediniz4
üç gün sürecek bir ulusal yastan bahsediliyordu. bu üç günlük yas çerçevesinde ne olacak? eğlence yerleri kapanacak, konserler iptal edilecek, radyo ve televizyonlarda yer alan eğlence programları iptal edilecek. birçok vatandaş da "eğlenmiyor olmanın" verdiği dayanılmaz hafiflik ile gündelik yaşantılarına devam edecekler. sert vurgulu durumlar/tweetler atılmış, simsiyah profil/kapak fotoğrafları nasıl olsa konmuş olacak. spor kulüpleri kampanyalar düzenleyecekler, başka kişi ve kurumlar da bir takım işler yapacaklar.
yukarıda bahsettiğim sektörlerde çalışan insanlar gelir kaybına uğrayacaklar, takvimleri alt üst olacak. ancak kalan insanlara hiçbir şey olmayacak ve biz buna ulusal yas diyeceğiz. böyle ulusal yas olmaz, sadece sesli bir şekilde eğlenmemekle yas tutulmaz.
müzisyenler, sunucular, mekan sahipleri, sanatçılar senelerdir yaptıkları gibi feragat edecekler. ancak senelerdir bizleri ayakta düzmekten başka bir boka yaramayan bankalar bu alanın ve verenin razı olmaya zorunluğu tutuluğu sisteme tamah etmeye devam edecekler. kredi kartlarının son ödeme tarihlerini en olmadık yerlerimizde hissedeceğiz ve bu ödemeleri de başka kartlarla yapacağız.
plaza insanları zevksiz takım elbiseleri ve üzerlerinde yürümeyi bilmedikleri, tıpkı binaları gibi yüksek topuklu ayakkabılarıyla şıkır şıkır caka satacaklar. plazalarda parayı yedirmeyi seven erkek ile yatağa kolay giren kızın dedikodusu yapılacak. öğle yemeğinde kırıntı ya da house cafe'ye gidilecek.
sevgili öğrenci kardeşlerimizin taze beyinleri yalan yanlış ve zorunlu teolojik eğitim ile yıkanmaya devam edecek. olur da dersleri boykot etmeye kalkarlarsa badem bıyıklı idareciler ya da üniforma giyince kendini mareşal georgy zhukov sanan özel güvenlikçiler tarafından saldırıya uğrayacaklar.
insanlarımız alışveriş cankilerine çeviren avm'ler elektrik tüketimine devam edecekler. belki ördek dudaklı pozlar paylaşılmayacak ama embesil çiftlerin embesil çocuklarının başlarına çocuk menüleri yanında verilen o salak karton taçlar yine takılacak. bu esnada embesil kadınlar çocuklarını, embesil erkekler de maaşlarını yarıştırmaya tam gaz devam edecekler. bu arada bunların hepsinden daha iğrenç olmayı başarabilmiş devlet de mutlaka doğal gaza, elektriğe zam yapar, söyleyemeden geçmek istemedim.
içinde adaletin hiçbir harfi olmayan dünyanın en büyük adliye sarayı olan çağlayan adliyesinde öğrencilerin davaları devam ederken; gezi'nin, roboski'nin, hızlı tren faciası'nın, mavi üniformalıların estirdiği terörün, şehit askerlerimizin katillerinin, hukuksuz yargılanmaların imzacılarının, hırsızların, katillerin ve soma katliamı'nın faillerinin davaları görülmeyecek. meclis'te ise chp'nin madenciler hakkında verdiği son önerge nasıl reddedildiyse, bir sonraki de öyle reddedilecek.
ulusal yas dediğimiz şey; bankaların, avm'lerin, okulların, adliyelerin, kışlaların, lokantaların, meclisin*, siyasi partilerin, irili ufaklı dükkanların, plazaların ve aklınıza gelecek her türlü hayati önem arz etmeyen yerlerin kapanmasıyla veya hayatın durmasıyla olur. ulusal yas ilan edildiği zaman plaza çalışanları, bu elim vaziyeti fırsat bilmelerine rağmen starbucks'a gidemedikleri zaman bu yapılan gerçekten ulusal yas olur. aksi takdirde sadece gündelik eğlencelerimizi ertelemiş oluruz. büyüklerimizden öğrendiğimiz; "komşuda cenaze verken müzik açılmaz" geleneğimiz bile (ne kadar kaldıysa) ulusal yas yalanından defalarca daha saygındır.
gece üstümüze üstümüze geliyor ancak yapabileceğimiz çok şey var. cehennemin en karanlık yerlerini sadece buhran zamanlarında sessiz kalanlara değil, bu elim zamanlarda yandaş olanlara da bu dünyada göstermeten başka şansımız yok.
* mevcut gidişatını koruduğu süre çerçevesinde (ebediyen olsa bile) kapalı kalmasına hayır demem.
** bukowski ve dante'den uyarladım.
yukarıda bahsettiğim sektörlerde çalışan insanlar gelir kaybına uğrayacaklar, takvimleri alt üst olacak. ancak kalan insanlara hiçbir şey olmayacak ve biz buna ulusal yas diyeceğiz. böyle ulusal yas olmaz, sadece sesli bir şekilde eğlenmemekle yas tutulmaz.
müzisyenler, sunucular, mekan sahipleri, sanatçılar senelerdir yaptıkları gibi feragat edecekler. ancak senelerdir bizleri ayakta düzmekten başka bir boka yaramayan bankalar bu alanın ve verenin razı olmaya zorunluğu tutuluğu sisteme tamah etmeye devam edecekler. kredi kartlarının son ödeme tarihlerini en olmadık yerlerimizde hissedeceğiz ve bu ödemeleri de başka kartlarla yapacağız.
plaza insanları zevksiz takım elbiseleri ve üzerlerinde yürümeyi bilmedikleri, tıpkı binaları gibi yüksek topuklu ayakkabılarıyla şıkır şıkır caka satacaklar. plazalarda parayı yedirmeyi seven erkek ile yatağa kolay giren kızın dedikodusu yapılacak. öğle yemeğinde kırıntı ya da house cafe'ye gidilecek.
sevgili öğrenci kardeşlerimizin taze beyinleri yalan yanlış ve zorunlu teolojik eğitim ile yıkanmaya devam edecek. olur da dersleri boykot etmeye kalkarlarsa badem bıyıklı idareciler ya da üniforma giyince kendini mareşal georgy zhukov sanan özel güvenlikçiler tarafından saldırıya uğrayacaklar.
insanlarımız alışveriş cankilerine çeviren avm'ler elektrik tüketimine devam edecekler. belki ördek dudaklı pozlar paylaşılmayacak ama embesil çiftlerin embesil çocuklarının başlarına çocuk menüleri yanında verilen o salak karton taçlar yine takılacak. bu esnada embesil kadınlar çocuklarını, embesil erkekler de maaşlarını yarıştırmaya tam gaz devam edecekler. bu arada bunların hepsinden daha iğrenç olmayı başarabilmiş devlet de mutlaka doğal gaza, elektriğe zam yapar, söyleyemeden geçmek istemedim.
içinde adaletin hiçbir harfi olmayan dünyanın en büyük adliye sarayı olan çağlayan adliyesinde öğrencilerin davaları devam ederken; gezi'nin, roboski'nin, hızlı tren faciası'nın, mavi üniformalıların estirdiği terörün, şehit askerlerimizin katillerinin, hukuksuz yargılanmaların imzacılarının, hırsızların, katillerin ve soma katliamı'nın faillerinin davaları görülmeyecek. meclis'te ise chp'nin madenciler hakkında verdiği son önerge nasıl reddedildiyse, bir sonraki de öyle reddedilecek.
ulusal yas dediğimiz şey; bankaların, avm'lerin, okulların, adliyelerin, kışlaların, lokantaların, meclisin*, siyasi partilerin, irili ufaklı dükkanların, plazaların ve aklınıza gelecek her türlü hayati önem arz etmeyen yerlerin kapanmasıyla veya hayatın durmasıyla olur. ulusal yas ilan edildiği zaman plaza çalışanları, bu elim vaziyeti fırsat bilmelerine rağmen starbucks'a gidemedikleri zaman bu yapılan gerçekten ulusal yas olur. aksi takdirde sadece gündelik eğlencelerimizi ertelemiş oluruz. büyüklerimizden öğrendiğimiz; "komşuda cenaze verken müzik açılmaz" geleneğimiz bile (ne kadar kaldıysa) ulusal yas yalanından defalarca daha saygındır.
gece üstümüze üstümüze geliyor ancak yapabileceğimiz çok şey var. cehennemin en karanlık yerlerini sadece buhran zamanlarında sessiz kalanlara değil, bu elim zamanlarda yandaş olanlara da bu dünyada göstermeten başka şansımız yok.
* mevcut gidişatını koruduğu süre çerçevesinde (ebediyen olsa bile) kapalı kalmasına hayır demem.
** bukowski ve dante'den uyarladım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar