bugün
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz18
- yazarların işlediği günahlar8
- günlük tutmak5
- amedspor31
- yazarların fotoğrafları10
- soğuk gecelerde yatağı ısıtma sorunu13
- psikologun aman buna da ağlama zırlak demesi6
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek16
- psikoloğun incinmişsin demesi4
- erbabı yaparken yorgan titremezmiş4
- rahibin bu günahları çıkaramam demesi5
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı21
- gecenin şarkısı6
- durduk yere tribe girmek5
- arkadaşlar uyuyalım mı artık6
- korkudan patır patır altına yapmak5
- aleksey batrakov29
- sevgiliyle saatlerce telefonda konuşmak9
- eski sevgilisini unutamayan biriyle çıkmak3
- kadın tır şoförleri6
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- çoban salatasını çobanlar mı yaptı5
- kendini odada unutmak4
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim34
- yakışıklı güvenlik4
- bu ne hal yahu9
- kar soğuğu6
- şimdi ne yapsam acaba7
- atalarınızdan duyulan şamanik bilgiler9
- cumartesi gecesi6
- bir sözlük yazarıyla şömine başında şarap içmek6
- zaman makinesi planı3
- sezar salatasını sezar mı yaptı4
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- profdrekremculfa3
- kanal 7 gelin dizisi5
- yarma şeftali7
- xiaomi 17 pro max4
- akşama ne yemek yapsam10
- bebek yağı bebekten mi olur sorunsalı4
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı10
- sözlüğün en çok oylayan yazarı5
- van da tır ile minibüs çarpışması 9 ölü4
- manken gibi kadınla evlenmek5
- kim milyoner olmak ister5
- ağıza alınca rahatlatan şeyler9
- çoban salatasını ilk kim yaptı sorunsalı3
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- paşaa dut olum2
insanlığa sığmayan davranıştır.
not: adam yazdığıma bakmayın. lafın gelişi öyle.
yer: ankara'da işlek bir cadde
vakit: saat 18:00'e doğru gelen bir gün
iş yaptığımız bir şirketin binasından çıkmışım, çalıştığım şirketin angarya işlerini yine ben yapıyorum diye oflayıp pufluyorum. devlet memurları işten çıkmışlar, öğrenciler, nereye gittiği belli olmayan kalabalıklar koşuşturup duruyoruz caddede. az ilerde 7-8 yaşlarında mendil satan yeşil kapşonlu bir kız çocuğu yoldan geçenlere mendil satmaya çalışıyor. ara sıra peçete lazım oluyor, büfeden alacağıma bu kızdan alayım deyip yanına doğru yürüdüm. hemen 2-3 metre önümde olan 1'i 50'li yaşlarda 2'si 20'sinde 3 adama mendil alır mısınız abi? diye sordu yeşil kapşonlu mendilci kız. bu 50'lik insanlıktan çıkmış herif duyulur bir şekilde almayacağız, siktir git amına koyayım dedi ve yanındaki 2 velet de kıkırdadı. küçük kız başını eğdi ve sanki kendisi ayıp bir şey yapmış gibi utandı. normalde öyle etliye sütlüye karışan bir tip değilim. ama kan beynime sıçradı. zaten son günlerde aklım gelip gidiyor kendi sorunlarımdan. bu çocuk için susarsam insanlığın ne önemi var? dedim. arkalarından:
- küçük kıza küfrediyorsunuz adam mısınız?
bu 50'lilik gayri ihtiyari arkasına baktı. üstüne alınsın diye sana dedim diye bağırdım.
bir kavga çıktığında pek ayıran eden olmaz ilk dakikalarda. bizim millet olayı anlamak için kavgada kimin ne yaptığına bakar. güçleri tartar. garip bir milletiz. bu zırtonun yanındakiler de döndü. mevzuyu anladılar ne diyon la bebe diye cevap verdiler ve bana doğru adım atmaya başladılar. işin aslı bunlarla kavga etsem pek dövecek gibi değilim. böyle bir karışıklık olunca evrak falan var yanımda ne bok olur diye düşünecek saftirik anlarım olabiliyor. o gün gemileri yakmıştım. dayak yersek de kaç yazar? bizim kapşonlu kenarda ürkek bir şekilde duruyor. insanlar yükselen seslere anlam vermeye çalışıyordu. o anda bir hamle yapmalıydım. ya koşup girişeceğim ya da başka bir şey. bir yerde okumuştum. bağırmak karşı tarafı bazen sadece korkutmak için yapılır diye. olaya haklılık da katmak gerekti.
- küçük kıza küfredip sarkıntılık yapmak sığar mı lan, dedim.
kazı kazan oynayan adam, simitçiden simit alan, otobüs bekleyenler, yoldan geçenler sanki sihirli bir söz söylemişim gibi herkes durdu bana bakıyordu. tam o esnada mendil satan kız hafiften ağlamaya başladı. bu 3'lü angut topluluğu üstüme gelirken birden afalladılar.
ne diyon sen yavşak falan derken yaşından başından utan ahlaksız diye 50'liliğe son hamleyi yaptım. millet bizim yanımıza doğru yürümeye başladı. adeta bir çember oluşuyordu. kalabalıktan gaz aldım bunlara doğru yürüyüp yarım bir yumruk salladım. kırbaçlanan hayvan gibi şoka uğradılar. az sonra ne oluyor birader tayfası yanımda bitti. sarkıntılık yapıyor hayvanlar diye hala koftiden saldırıyorum. halkımız beni tuttu. bu 3 lavuğa kendisi ceza vermeye kalkıp omuz atıp, iteklemeye başladı. kimi kıza bir şeyler sormaya çalışıyordu ama kız ağlamaktan konuşamıyor. o sıra 1-2 sivil belirdi yanımızda tamam beyler ne oluyor havasında mevzunun dallanıp budaklanmasını önlerken, az ötedeki tomanın yanında olan çevikler de geldi. bu 3 lavuk far görmüş tavşan gibi kekeleyerek kaldılar. dertlerini anlatmaya çalışıyorlardı.
ben bir ara unutuldum. dersimi vermiştim. artık sıvışma zamanıydı. polis zaten başına iş almamak için herkesi hiçbir şey olmamış gibi dağıtacaktı. zaten, çeviklerin toplandığını görenler eylem mi var basın açıklaması mı var diye bulunduğumuz yeri kalabalıklaştırmaya başlamıştı.
uzaklaşırken oradan o an için iyi mi yaptım kötü mü onu düşünüyordum. yine de kimse küçük bir kıza böyle küfredemezdi. olumlu bir şey yapmıştım. ders alsın hıyarlar. saate baktım biraz gecikmiştim ve patron kızacaktı. patronun canın cehennemeydi! çocuklara bir şey olmasın...
not: mendili sonra ilerideki çocuktan aldım.
not: adam yazdığıma bakmayın. lafın gelişi öyle.
yer: ankara'da işlek bir cadde
vakit: saat 18:00'e doğru gelen bir gün
iş yaptığımız bir şirketin binasından çıkmışım, çalıştığım şirketin angarya işlerini yine ben yapıyorum diye oflayıp pufluyorum. devlet memurları işten çıkmışlar, öğrenciler, nereye gittiği belli olmayan kalabalıklar koşuşturup duruyoruz caddede. az ilerde 7-8 yaşlarında mendil satan yeşil kapşonlu bir kız çocuğu yoldan geçenlere mendil satmaya çalışıyor. ara sıra peçete lazım oluyor, büfeden alacağıma bu kızdan alayım deyip yanına doğru yürüdüm. hemen 2-3 metre önümde olan 1'i 50'li yaşlarda 2'si 20'sinde 3 adama mendil alır mısınız abi? diye sordu yeşil kapşonlu mendilci kız. bu 50'lik insanlıktan çıkmış herif duyulur bir şekilde almayacağız, siktir git amına koyayım dedi ve yanındaki 2 velet de kıkırdadı. küçük kız başını eğdi ve sanki kendisi ayıp bir şey yapmış gibi utandı. normalde öyle etliye sütlüye karışan bir tip değilim. ama kan beynime sıçradı. zaten son günlerde aklım gelip gidiyor kendi sorunlarımdan. bu çocuk için susarsam insanlığın ne önemi var? dedim. arkalarından:
- küçük kıza küfrediyorsunuz adam mısınız?
bu 50'lilik gayri ihtiyari arkasına baktı. üstüne alınsın diye sana dedim diye bağırdım.
bir kavga çıktığında pek ayıran eden olmaz ilk dakikalarda. bizim millet olayı anlamak için kavgada kimin ne yaptığına bakar. güçleri tartar. garip bir milletiz. bu zırtonun yanındakiler de döndü. mevzuyu anladılar ne diyon la bebe diye cevap verdiler ve bana doğru adım atmaya başladılar. işin aslı bunlarla kavga etsem pek dövecek gibi değilim. böyle bir karışıklık olunca evrak falan var yanımda ne bok olur diye düşünecek saftirik anlarım olabiliyor. o gün gemileri yakmıştım. dayak yersek de kaç yazar? bizim kapşonlu kenarda ürkek bir şekilde duruyor. insanlar yükselen seslere anlam vermeye çalışıyordu. o anda bir hamle yapmalıydım. ya koşup girişeceğim ya da başka bir şey. bir yerde okumuştum. bağırmak karşı tarafı bazen sadece korkutmak için yapılır diye. olaya haklılık da katmak gerekti.
- küçük kıza küfredip sarkıntılık yapmak sığar mı lan, dedim.
kazı kazan oynayan adam, simitçiden simit alan, otobüs bekleyenler, yoldan geçenler sanki sihirli bir söz söylemişim gibi herkes durdu bana bakıyordu. tam o esnada mendil satan kız hafiften ağlamaya başladı. bu 3'lü angut topluluğu üstüme gelirken birden afalladılar.
ne diyon sen yavşak falan derken yaşından başından utan ahlaksız diye 50'liliğe son hamleyi yaptım. millet bizim yanımıza doğru yürümeye başladı. adeta bir çember oluşuyordu. kalabalıktan gaz aldım bunlara doğru yürüyüp yarım bir yumruk salladım. kırbaçlanan hayvan gibi şoka uğradılar. az sonra ne oluyor birader tayfası yanımda bitti. sarkıntılık yapıyor hayvanlar diye hala koftiden saldırıyorum. halkımız beni tuttu. bu 3 lavuğa kendisi ceza vermeye kalkıp omuz atıp, iteklemeye başladı. kimi kıza bir şeyler sormaya çalışıyordu ama kız ağlamaktan konuşamıyor. o sıra 1-2 sivil belirdi yanımızda tamam beyler ne oluyor havasında mevzunun dallanıp budaklanmasını önlerken, az ötedeki tomanın yanında olan çevikler de geldi. bu 3 lavuk far görmüş tavşan gibi kekeleyerek kaldılar. dertlerini anlatmaya çalışıyorlardı.
ben bir ara unutuldum. dersimi vermiştim. artık sıvışma zamanıydı. polis zaten başına iş almamak için herkesi hiçbir şey olmamış gibi dağıtacaktı. zaten, çeviklerin toplandığını görenler eylem mi var basın açıklaması mı var diye bulunduğumuz yeri kalabalıklaştırmaya başlamıştı.
uzaklaşırken oradan o an için iyi mi yaptım kötü mü onu düşünüyordum. yine de kimse küçük bir kıza böyle küfredemezdi. olumlu bir şey yapmıştım. ders alsın hıyarlar. saate baktım biraz gecikmiştim ve patron kızacaktı. patronun canın cehennemeydi! çocuklara bir şey olmasın...
not: mendili sonra ilerideki çocuktan aldım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com