bugün
- gece 23'ten sonra sözlüğe giren erkek10
- falıma bakmak isteyen var mı6
- eski uludağ sözlük ortamı7
- klimasız arabayla uzun yol gitmek5
- instagram çökünce sözlüğe sarmak3
- geceye şarkı bırak3
- erkek erkeğe açık oylaşmak7
- lip balm kullanan erkek6
- meme mutluluk getirir mi getirmez mi sorunsalı15
- gratiste indirim kovalayan erkek3
- dating app kültürü ve değişen cinsellik algısı6
- aldım kabul ettim6
- kültür mantarı ve değişen mantar algısı4
- burç saçmalığı6
- kadıköydeki tuhaf tipler5
- erkek aldatabilir ama kadın aldatamaz14
- ben abaza değilim testosteronum yüksek diyen erkek6
- online yazarlar8
- kadınlar neden aldatır17
- 23 haziran 2026 portekiz özbekistan maçı12
- 0 0 75
- frenkler2
- para mutluluk getirir mi getirmez mi sorunsalı16
- nofap6
- dont fuck with me tony4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle27
- yaz aşkı bulamamak2
- cut the crap4
- sözlükteki üstü kapalı erkek nefreti11
- vivaldi'ye gıygıy diyen kezo2
- sedat pekmez18
- tarot falına inanan salak8
- devşirmelik makamı13
- erkekle seviştikten sonra öldürmek3
- tekerlek kaşar4
- diamond bosphoruss denen yazar8
- gay pornosu izlerken oğlunu gören baba9
- özel okul öğretmenleri açlık grevinde6
- abd'yi yenmemiz dünya sıralamasına etkisi olur mu3
- anın görüntüsü16
- lionel messi11
- 23 haziran 2026 ingiltere gana maçı2
- 2026 dünya kupası15
- araba sürerken dinlenmemesi gereken şarkılar2
- biz arap değiliz biz türk üz8
- futbol8
- arkadaşlar çok güzelsiniz3
- gecenin kafa şişirmeyen şarkısı2
- her türk kızını türbanlı zanneden gavur8
- tr dışında neden hiçbir devlet kktc'yi tanımıyor4
insanlığa sığmayan davranıştır.
not: adam yazdığıma bakmayın. lafın gelişi öyle.
yer: ankara'da işlek bir cadde
vakit: saat 18:00'e doğru gelen bir gün
iş yaptığımız bir şirketin binasından çıkmışım, çalıştığım şirketin angarya işlerini yine ben yapıyorum diye oflayıp pufluyorum. devlet memurları işten çıkmışlar, öğrenciler, nereye gittiği belli olmayan kalabalıklar koşuşturup duruyoruz caddede. az ilerde 7-8 yaşlarında mendil satan yeşil kapşonlu bir kız çocuğu yoldan geçenlere mendil satmaya çalışıyor. ara sıra peçete lazım oluyor, büfeden alacağıma bu kızdan alayım deyip yanına doğru yürüdüm. hemen 2-3 metre önümde olan 1'i 50'li yaşlarda 2'si 20'sinde 3 adama mendil alır mısınız abi? diye sordu yeşil kapşonlu mendilci kız. bu 50'lik insanlıktan çıkmış herif duyulur bir şekilde almayacağız, siktir git amına koyayım dedi ve yanındaki 2 velet de kıkırdadı. küçük kız başını eğdi ve sanki kendisi ayıp bir şey yapmış gibi utandı. normalde öyle etliye sütlüye karışan bir tip değilim. ama kan beynime sıçradı. zaten son günlerde aklım gelip gidiyor kendi sorunlarımdan. bu çocuk için susarsam insanlığın ne önemi var? dedim. arkalarından:
- küçük kıza küfrediyorsunuz adam mısınız?
bu 50'lilik gayri ihtiyari arkasına baktı. üstüne alınsın diye sana dedim diye bağırdım.
bir kavga çıktığında pek ayıran eden olmaz ilk dakikalarda. bizim millet olayı anlamak için kavgada kimin ne yaptığına bakar. güçleri tartar. garip bir milletiz. bu zırtonun yanındakiler de döndü. mevzuyu anladılar ne diyon la bebe diye cevap verdiler ve bana doğru adım atmaya başladılar. işin aslı bunlarla kavga etsem pek dövecek gibi değilim. böyle bir karışıklık olunca evrak falan var yanımda ne bok olur diye düşünecek saftirik anlarım olabiliyor. o gün gemileri yakmıştım. dayak yersek de kaç yazar? bizim kapşonlu kenarda ürkek bir şekilde duruyor. insanlar yükselen seslere anlam vermeye çalışıyordu. o anda bir hamle yapmalıydım. ya koşup girişeceğim ya da başka bir şey. bir yerde okumuştum. bağırmak karşı tarafı bazen sadece korkutmak için yapılır diye. olaya haklılık da katmak gerekti.
- küçük kıza küfredip sarkıntılık yapmak sığar mı lan, dedim.
kazı kazan oynayan adam, simitçiden simit alan, otobüs bekleyenler, yoldan geçenler sanki sihirli bir söz söylemişim gibi herkes durdu bana bakıyordu. tam o esnada mendil satan kız hafiften ağlamaya başladı. bu 3'lü angut topluluğu üstüme gelirken birden afalladılar.
ne diyon sen yavşak falan derken yaşından başından utan ahlaksız diye 50'liliğe son hamleyi yaptım. millet bizim yanımıza doğru yürümeye başladı. adeta bir çember oluşuyordu. kalabalıktan gaz aldım bunlara doğru yürüyüp yarım bir yumruk salladım. kırbaçlanan hayvan gibi şoka uğradılar. az sonra ne oluyor birader tayfası yanımda bitti. sarkıntılık yapıyor hayvanlar diye hala koftiden saldırıyorum. halkımız beni tuttu. bu 3 lavuğa kendisi ceza vermeye kalkıp omuz atıp, iteklemeye başladı. kimi kıza bir şeyler sormaya çalışıyordu ama kız ağlamaktan konuşamıyor. o sıra 1-2 sivil belirdi yanımızda tamam beyler ne oluyor havasında mevzunun dallanıp budaklanmasını önlerken, az ötedeki tomanın yanında olan çevikler de geldi. bu 3 lavuk far görmüş tavşan gibi kekeleyerek kaldılar. dertlerini anlatmaya çalışıyorlardı.
ben bir ara unutuldum. dersimi vermiştim. artık sıvışma zamanıydı. polis zaten başına iş almamak için herkesi hiçbir şey olmamış gibi dağıtacaktı. zaten, çeviklerin toplandığını görenler eylem mi var basın açıklaması mı var diye bulunduğumuz yeri kalabalıklaştırmaya başlamıştı.
uzaklaşırken oradan o an için iyi mi yaptım kötü mü onu düşünüyordum. yine de kimse küçük bir kıza böyle küfredemezdi. olumlu bir şey yapmıştım. ders alsın hıyarlar. saate baktım biraz gecikmiştim ve patron kızacaktı. patronun canın cehennemeydi! çocuklara bir şey olmasın...
not: mendili sonra ilerideki çocuktan aldım.
not: adam yazdığıma bakmayın. lafın gelişi öyle.
yer: ankara'da işlek bir cadde
vakit: saat 18:00'e doğru gelen bir gün
iş yaptığımız bir şirketin binasından çıkmışım, çalıştığım şirketin angarya işlerini yine ben yapıyorum diye oflayıp pufluyorum. devlet memurları işten çıkmışlar, öğrenciler, nereye gittiği belli olmayan kalabalıklar koşuşturup duruyoruz caddede. az ilerde 7-8 yaşlarında mendil satan yeşil kapşonlu bir kız çocuğu yoldan geçenlere mendil satmaya çalışıyor. ara sıra peçete lazım oluyor, büfeden alacağıma bu kızdan alayım deyip yanına doğru yürüdüm. hemen 2-3 metre önümde olan 1'i 50'li yaşlarda 2'si 20'sinde 3 adama mendil alır mısınız abi? diye sordu yeşil kapşonlu mendilci kız. bu 50'lik insanlıktan çıkmış herif duyulur bir şekilde almayacağız, siktir git amına koyayım dedi ve yanındaki 2 velet de kıkırdadı. küçük kız başını eğdi ve sanki kendisi ayıp bir şey yapmış gibi utandı. normalde öyle etliye sütlüye karışan bir tip değilim. ama kan beynime sıçradı. zaten son günlerde aklım gelip gidiyor kendi sorunlarımdan. bu çocuk için susarsam insanlığın ne önemi var? dedim. arkalarından:
- küçük kıza küfrediyorsunuz adam mısınız?
bu 50'lilik gayri ihtiyari arkasına baktı. üstüne alınsın diye sana dedim diye bağırdım.
bir kavga çıktığında pek ayıran eden olmaz ilk dakikalarda. bizim millet olayı anlamak için kavgada kimin ne yaptığına bakar. güçleri tartar. garip bir milletiz. bu zırtonun yanındakiler de döndü. mevzuyu anladılar ne diyon la bebe diye cevap verdiler ve bana doğru adım atmaya başladılar. işin aslı bunlarla kavga etsem pek dövecek gibi değilim. böyle bir karışıklık olunca evrak falan var yanımda ne bok olur diye düşünecek saftirik anlarım olabiliyor. o gün gemileri yakmıştım. dayak yersek de kaç yazar? bizim kapşonlu kenarda ürkek bir şekilde duruyor. insanlar yükselen seslere anlam vermeye çalışıyordu. o anda bir hamle yapmalıydım. ya koşup girişeceğim ya da başka bir şey. bir yerde okumuştum. bağırmak karşı tarafı bazen sadece korkutmak için yapılır diye. olaya haklılık da katmak gerekti.
- küçük kıza küfredip sarkıntılık yapmak sığar mı lan, dedim.
kazı kazan oynayan adam, simitçiden simit alan, otobüs bekleyenler, yoldan geçenler sanki sihirli bir söz söylemişim gibi herkes durdu bana bakıyordu. tam o esnada mendil satan kız hafiften ağlamaya başladı. bu 3'lü angut topluluğu üstüme gelirken birden afalladılar.
ne diyon sen yavşak falan derken yaşından başından utan ahlaksız diye 50'liliğe son hamleyi yaptım. millet bizim yanımıza doğru yürümeye başladı. adeta bir çember oluşuyordu. kalabalıktan gaz aldım bunlara doğru yürüyüp yarım bir yumruk salladım. kırbaçlanan hayvan gibi şoka uğradılar. az sonra ne oluyor birader tayfası yanımda bitti. sarkıntılık yapıyor hayvanlar diye hala koftiden saldırıyorum. halkımız beni tuttu. bu 3 lavuğa kendisi ceza vermeye kalkıp omuz atıp, iteklemeye başladı. kimi kıza bir şeyler sormaya çalışıyordu ama kız ağlamaktan konuşamıyor. o sıra 1-2 sivil belirdi yanımızda tamam beyler ne oluyor havasında mevzunun dallanıp budaklanmasını önlerken, az ötedeki tomanın yanında olan çevikler de geldi. bu 3 lavuk far görmüş tavşan gibi kekeleyerek kaldılar. dertlerini anlatmaya çalışıyorlardı.
ben bir ara unutuldum. dersimi vermiştim. artık sıvışma zamanıydı. polis zaten başına iş almamak için herkesi hiçbir şey olmamış gibi dağıtacaktı. zaten, çeviklerin toplandığını görenler eylem mi var basın açıklaması mı var diye bulunduğumuz yeri kalabalıklaştırmaya başlamıştı.
uzaklaşırken oradan o an için iyi mi yaptım kötü mü onu düşünüyordum. yine de kimse küçük bir kıza böyle küfredemezdi. olumlu bir şey yapmıştım. ders alsın hıyarlar. saate baktım biraz gecikmiştim ve patron kızacaktı. patronun canın cehennemeydi! çocuklara bir şey olmasın...
not: mendili sonra ilerideki çocuktan aldım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar