bugün
- nervio abla11
- ayağa boşmalmak9
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum11
- nervio tarzı entry girmek22
- ümit kocasakal20
- ayakçı ve patici yazarlar derneği6
- ayak sevecek kadar abaza olmak6
- kuru amlı7
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı4
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır5
- seri oylayınca hoşlanıyor sanan tipler6
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı74
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları8
- baş ayakçı4
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması18
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- kadın dediğin şakk diye masaya ayağını vuracak4
- yağmur yağarken 1 60 lık kucaklayıp koşmak4
- sarı gelinin nenesi neden ölüyor sorunsalı3
- mersin7
- ayak seven dayak da sever3
- yanında lipstick taşımayan yollu erkek6
- doğu akdeniz de libya mutabakatı tartışması3
- ayak fetişleri için ayak fotoğrafını paylaşan kız3
- from gold from dust35
- neden sürekli gülümsüyorum4
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak15
- gammazlar göreve2
- instagram da artan erotizm sebebi2
- french kiss yapamayan erkek2
- fast food2
- kızıl kmerler3
- beyler sakin2
- güney kore34
- drama köprüsü ndeki hasan olmak3
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar12
- motorcuların trafikte terör yaratması8
- kadın gibi tırmalıyorlar ve saç çekiyorlar3
- 4 tabak makarna yemek3
- vergi dairesine gidip fiş almazsak kaça olur demek2
- adana4
- kadınların 1 saatte modunun değişmesi6
- israil de erken katılım rekoru3
- uludağ yönetimi sözlük kızlarını banlama kararı5
- ismail kartal20
- cadılar bayramında kabak tatlısı yapıp getiren kız4
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor8
- victor osimhen15
- kamos2
- ayaklarını bile göstermeyen bir kızı ciddiye almak2
fener rum patrikhanesi'nin "sadrazam ali paşa" sokağına bakan ve 193 yıldır kilitli bulunan kapısıdır.
kapının 193 yıldır kilitli ve açılmamış olmasının sırrı ise fener rum patrikhanesi'nin bir ihanet vesikasıdır adeta.
1820 yılında osmanlı toprağında çıkan mora isyanı ve neticesinde yunanistan'ın osmanlı'dan bağımsızlığını kazanması ile tırmanan olaylar ve gerilim neticesinde 400.000'den ziyade müslüman ve türk'ün kanı dökülmüş, osmanlı büyük bir zarara uğramıştı.
işte tüm bu olaylar karşısında sultan 2. mahmut birtakım sert tedbirler alır.
2. Mahmut bu vahşete karşılık olarak ülkede bulunan tüm Rumların katledilmesini ister. Ancak sadrazamlar ve Şeyhülislam padişahı bu kararından vazgeçtirir.
Şeyhülislam, "islam'da böyle bir şeyin yeri olmadığını" bildirir. Sadrazamlar da "sadece suçluların cezasını çekmesinin gerektiğini" padişaha bildirirler.
işte bu suçlulardan biri de istanbul Fener Rum Patriği Grigorius'tur.
Fener Rum Patriği Grigorius Huzura getirildiğinde Rum gizli örgütleriyle olan mektuplaşmalarını inkar eder. Bu mektuplaşmaların kilisedeki papazlara ait olduğunu söyler, lakin patrik'in rus çarı'na yazdığı mektubun bir nüshası bulunur,
patriğin rus çarı Alexandr'a yazdığı ihanet mektubunda şu ifadeler geçmektedir;
--alıntı--
'Türkleri maddeten ezmek ve yıkmak mümkün değildir. Çünkü Türkler çok sabırlı ve dayanıklı insanlardır. Gayet mağrurdurlar ve izzet-i nefis sahibidirler. Bu hasletleri de dinlerine olan bağlılıklarından ve kadere rıza göstermelerinden, geleneklerinin kuvvetinden; padişahlarına, kumandanlarına ve diğer büyüklerine olan itaat duygularından gelmektedir.
Türkler zekidirler ve kendilerini iyi yolda sevk ve idare edecek liderlere sahip oldukları müddetçe de çalışkandırlar. Gayet kanaatkârdırlar. Onların bütün meziyetleri hatta kahramanlık ve yiğitlik duyguları da geleneklerine olan bağlılıklarından, ahlâklarının güzel ve saf olmasından , bilhassa dinî ve manevî hayatlarını düzenleyen ve derleyen şahsiyetlere olan bağlılık ve saygılarından gelmektedir.
Türkleri evvela bu dinî ve manevî şahsiyetlerinden mahrum bırakmak, kriz ve sıkıntı anlarında doğru yolu gösterecek kişi ve odaklardan mahrum bırakmak gerekir. Bunun da kestirme yolu dinî ve manevî hayatı temsil eden teşkilat ve şahsiyetleri, milletleri üzerinde etkili olmaktan çıkarmaktır. Halkı da millî ve manevî geleneklerine uymayan dış telkin ve fikirlerle tahrip etmektir.
Türkler dış yardımı reddederler, haysiyet duyguları buna engeldir. Bundan dolayı, geçici bir zaman için dahi olsa , Türkleri dış yardıma alıştırmalıdır.
Maneviyatları sarsıldığı gün kendilerinden şeklen çok kuvvetli, kalabalık ve güçlü görünen hakim kuvvetler önünde zafere götüren asıl güçleri sarsılacak ve maddî araçların üstünlüğü ile yıkmak mümkün olacaktır...
--alıntı--
işte bu ihanet Mektubunun ve Mora isyanına ilişkin belgelerin bulunması üzerine yapılan duruşma sonucunda, suçlu bulunarak patrikhanenin orta kapısı önünde asılarak idam edilen Patrik Gregoriustan sonra gizlice toplanan patrikhane yönetimi, "aynı yerde bir Türk devlet veya din adamı asılana kadar", kapının kapalı tutulmasına karar verir.
işte o gün bu gündür kilitli bulunan ve bir türk devlet yahut din adamının aynı mevkide idamını bekleyen patrikhane'nin bu kapısına verilen ad; "kin kapısı"dır.
ulu önder atatürk'te patrikhane'nin her an ihanet içinde olacağını çok iyi bilmekte ve bu kinin hiçbir zaman kardeşliğe dönüşmeyeceğinin farkındadır.
atatürk'ün fener rum patrikhanesi ile ilgili beyanatı şu şekildedir;
--alıntı--
Bir fesat ve hıyanet ocağı olan ve memleketimize nifak tohumları eken, uyuşmazlık çıkaran, Hıristiyan hemşerilerimizin huzur ve refahı için uğursuzluğa ve felakete sebep olan, Rum Patrikhanesini artık topraklarımızın üzerinde bırakamayız. Bu tehlikeli teşkilatı memleketimizde muhafazaya bizi mecbur etmek için ne gibi vesile ve sebepler gösterilebilir?
Türkiye'nin Rum Patrikhanesi için arazi üzerinde bir sığınılacak yer göstermeye ne mecburiyeti var? Bu fesat ocağının hakiki yeri Yunanistan değil midir?
--alıntı--
işte ulu önder bu yüzden "türk ortodoks kilisesi"nin kurulmasını önermiş ve desteklemiştir.
(bkz: türk ortodoks kilisesi/#20573011)
(bkz: pavlos karahisarithis/#20573071)
kapının 193 yıldır kilitli ve açılmamış olmasının sırrı ise fener rum patrikhanesi'nin bir ihanet vesikasıdır adeta.
1820 yılında osmanlı toprağında çıkan mora isyanı ve neticesinde yunanistan'ın osmanlı'dan bağımsızlığını kazanması ile tırmanan olaylar ve gerilim neticesinde 400.000'den ziyade müslüman ve türk'ün kanı dökülmüş, osmanlı büyük bir zarara uğramıştı.
işte tüm bu olaylar karşısında sultan 2. mahmut birtakım sert tedbirler alır.
2. Mahmut bu vahşete karşılık olarak ülkede bulunan tüm Rumların katledilmesini ister. Ancak sadrazamlar ve Şeyhülislam padişahı bu kararından vazgeçtirir.
Şeyhülislam, "islam'da böyle bir şeyin yeri olmadığını" bildirir. Sadrazamlar da "sadece suçluların cezasını çekmesinin gerektiğini" padişaha bildirirler.
işte bu suçlulardan biri de istanbul Fener Rum Patriği Grigorius'tur.
Fener Rum Patriği Grigorius Huzura getirildiğinde Rum gizli örgütleriyle olan mektuplaşmalarını inkar eder. Bu mektuplaşmaların kilisedeki papazlara ait olduğunu söyler, lakin patrik'in rus çarı'na yazdığı mektubun bir nüshası bulunur,
patriğin rus çarı Alexandr'a yazdığı ihanet mektubunda şu ifadeler geçmektedir;
--alıntı--
'Türkleri maddeten ezmek ve yıkmak mümkün değildir. Çünkü Türkler çok sabırlı ve dayanıklı insanlardır. Gayet mağrurdurlar ve izzet-i nefis sahibidirler. Bu hasletleri de dinlerine olan bağlılıklarından ve kadere rıza göstermelerinden, geleneklerinin kuvvetinden; padişahlarına, kumandanlarına ve diğer büyüklerine olan itaat duygularından gelmektedir.
Türkler zekidirler ve kendilerini iyi yolda sevk ve idare edecek liderlere sahip oldukları müddetçe de çalışkandırlar. Gayet kanaatkârdırlar. Onların bütün meziyetleri hatta kahramanlık ve yiğitlik duyguları da geleneklerine olan bağlılıklarından, ahlâklarının güzel ve saf olmasından , bilhassa dinî ve manevî hayatlarını düzenleyen ve derleyen şahsiyetlere olan bağlılık ve saygılarından gelmektedir.
Türkleri evvela bu dinî ve manevî şahsiyetlerinden mahrum bırakmak, kriz ve sıkıntı anlarında doğru yolu gösterecek kişi ve odaklardan mahrum bırakmak gerekir. Bunun da kestirme yolu dinî ve manevî hayatı temsil eden teşkilat ve şahsiyetleri, milletleri üzerinde etkili olmaktan çıkarmaktır. Halkı da millî ve manevî geleneklerine uymayan dış telkin ve fikirlerle tahrip etmektir.
Türkler dış yardımı reddederler, haysiyet duyguları buna engeldir. Bundan dolayı, geçici bir zaman için dahi olsa , Türkleri dış yardıma alıştırmalıdır.
Maneviyatları sarsıldığı gün kendilerinden şeklen çok kuvvetli, kalabalık ve güçlü görünen hakim kuvvetler önünde zafere götüren asıl güçleri sarsılacak ve maddî araçların üstünlüğü ile yıkmak mümkün olacaktır...
--alıntı--
işte bu ihanet Mektubunun ve Mora isyanına ilişkin belgelerin bulunması üzerine yapılan duruşma sonucunda, suçlu bulunarak patrikhanenin orta kapısı önünde asılarak idam edilen Patrik Gregoriustan sonra gizlice toplanan patrikhane yönetimi, "aynı yerde bir Türk devlet veya din adamı asılana kadar", kapının kapalı tutulmasına karar verir.
işte o gün bu gündür kilitli bulunan ve bir türk devlet yahut din adamının aynı mevkide idamını bekleyen patrikhane'nin bu kapısına verilen ad; "kin kapısı"dır.
ulu önder atatürk'te patrikhane'nin her an ihanet içinde olacağını çok iyi bilmekte ve bu kinin hiçbir zaman kardeşliğe dönüşmeyeceğinin farkındadır.
atatürk'ün fener rum patrikhanesi ile ilgili beyanatı şu şekildedir;
--alıntı--
Bir fesat ve hıyanet ocağı olan ve memleketimize nifak tohumları eken, uyuşmazlık çıkaran, Hıristiyan hemşerilerimizin huzur ve refahı için uğursuzluğa ve felakete sebep olan, Rum Patrikhanesini artık topraklarımızın üzerinde bırakamayız. Bu tehlikeli teşkilatı memleketimizde muhafazaya bizi mecbur etmek için ne gibi vesile ve sebepler gösterilebilir?
Türkiye'nin Rum Patrikhanesi için arazi üzerinde bir sığınılacak yer göstermeye ne mecburiyeti var? Bu fesat ocağının hakiki yeri Yunanistan değil midir?
--alıntı--
işte ulu önder bu yüzden "türk ortodoks kilisesi"nin kurulmasını önermiş ve desteklemiştir.
(bkz: türk ortodoks kilisesi/#20573011)
(bkz: pavlos karahisarithis/#20573071)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar