bugün
- ben ahbap derneğine güveniyorum16
- adnan oktar5
- çocukların şımarık olması6
- erdoğan ın dünya lideri olması8
- doktor bey vizitte6
- put6
- dünya kuzenler günü3
- sizin adınız yanınca doktorun yanına giren tip6
- true ahlaksızlığı2
- ideal erkek boyunun 1 84 olması7
- türk kızlarının sekste başarısız olması4
- nervio25
- arkadaşlar bakar mısınız bi2
- velvet hanım günaydın6
- kabak yemeği vs hamburger13
- izmirli kızlar8
- ilk buluşmada ne getirilmeli8
- 24 temmuz 2026 istanbul baraj doluluk oranı3
- diktatörlükle yönetilen ülkeler4
- norveç futbolu5
- ilişkiyi bitirme cümlesi3
- fatma soydaş7
- genç işsizlik3
- yeni parti için alternatifli hazırlık5
- 186 boyundaki erkek19
- en büyük korkunuz7
- olm herkes nerede lan2
- sözlük yönetimine bir teşekkür4
- yazarların lahmacun yeme rekorları4
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak20
- ahmet sezer bey11
- neden iyi kızlarla tanışamıyoruz4
- insan olmaya ceyrek kala8
- orduspor çocukları3
- velvet48
- truevesti2
- gemici çakmağı3
- sabahın 6 sında uyanmak4
- kemaliste dokundum ne yapmalıyım3
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- bursalı erkekler9
- alevi erkek8
- ilk buluşmaya smokin ile gitmek2
- doların düşmesi4
- gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır10
- topçu miralay ahmet sezer bey2
- nervionun merak ettiği yazar19
- 32 yaşına girmek12
- solculuğun bir virüs olması2
fener rum patrikhanesi'nin "sadrazam ali paşa" sokağına bakan ve 193 yıldır kilitli bulunan kapısıdır.
kapının 193 yıldır kilitli ve açılmamış olmasının sırrı ise fener rum patrikhanesi'nin bir ihanet vesikasıdır adeta.
1820 yılında osmanlı toprağında çıkan mora isyanı ve neticesinde yunanistan'ın osmanlı'dan bağımsızlığını kazanması ile tırmanan olaylar ve gerilim neticesinde 400.000'den ziyade müslüman ve türk'ün kanı dökülmüş, osmanlı büyük bir zarara uğramıştı.
işte tüm bu olaylar karşısında sultan 2. mahmut birtakım sert tedbirler alır.
2. Mahmut bu vahşete karşılık olarak ülkede bulunan tüm Rumların katledilmesini ister. Ancak sadrazamlar ve Şeyhülislam padişahı bu kararından vazgeçtirir.
Şeyhülislam, "islam'da böyle bir şeyin yeri olmadığını" bildirir. Sadrazamlar da "sadece suçluların cezasını çekmesinin gerektiğini" padişaha bildirirler.
işte bu suçlulardan biri de istanbul Fener Rum Patriği Grigorius'tur.
Fener Rum Patriği Grigorius Huzura getirildiğinde Rum gizli örgütleriyle olan mektuplaşmalarını inkar eder. Bu mektuplaşmaların kilisedeki papazlara ait olduğunu söyler, lakin patrik'in rus çarı'na yazdığı mektubun bir nüshası bulunur,
patriğin rus çarı Alexandr'a yazdığı ihanet mektubunda şu ifadeler geçmektedir;
--alıntı--
'Türkleri maddeten ezmek ve yıkmak mümkün değildir. Çünkü Türkler çok sabırlı ve dayanıklı insanlardır. Gayet mağrurdurlar ve izzet-i nefis sahibidirler. Bu hasletleri de dinlerine olan bağlılıklarından ve kadere rıza göstermelerinden, geleneklerinin kuvvetinden; padişahlarına, kumandanlarına ve diğer büyüklerine olan itaat duygularından gelmektedir.
Türkler zekidirler ve kendilerini iyi yolda sevk ve idare edecek liderlere sahip oldukları müddetçe de çalışkandırlar. Gayet kanaatkârdırlar. Onların bütün meziyetleri hatta kahramanlık ve yiğitlik duyguları da geleneklerine olan bağlılıklarından, ahlâklarının güzel ve saf olmasından , bilhassa dinî ve manevî hayatlarını düzenleyen ve derleyen şahsiyetlere olan bağlılık ve saygılarından gelmektedir.
Türkleri evvela bu dinî ve manevî şahsiyetlerinden mahrum bırakmak, kriz ve sıkıntı anlarında doğru yolu gösterecek kişi ve odaklardan mahrum bırakmak gerekir. Bunun da kestirme yolu dinî ve manevî hayatı temsil eden teşkilat ve şahsiyetleri, milletleri üzerinde etkili olmaktan çıkarmaktır. Halkı da millî ve manevî geleneklerine uymayan dış telkin ve fikirlerle tahrip etmektir.
Türkler dış yardımı reddederler, haysiyet duyguları buna engeldir. Bundan dolayı, geçici bir zaman için dahi olsa , Türkleri dış yardıma alıştırmalıdır.
Maneviyatları sarsıldığı gün kendilerinden şeklen çok kuvvetli, kalabalık ve güçlü görünen hakim kuvvetler önünde zafere götüren asıl güçleri sarsılacak ve maddî araçların üstünlüğü ile yıkmak mümkün olacaktır...
--alıntı--
işte bu ihanet Mektubunun ve Mora isyanına ilişkin belgelerin bulunması üzerine yapılan duruşma sonucunda, suçlu bulunarak patrikhanenin orta kapısı önünde asılarak idam edilen Patrik Gregoriustan sonra gizlice toplanan patrikhane yönetimi, "aynı yerde bir Türk devlet veya din adamı asılana kadar", kapının kapalı tutulmasına karar verir.
işte o gün bu gündür kilitli bulunan ve bir türk devlet yahut din adamının aynı mevkide idamını bekleyen patrikhane'nin bu kapısına verilen ad; "kin kapısı"dır.
ulu önder atatürk'te patrikhane'nin her an ihanet içinde olacağını çok iyi bilmekte ve bu kinin hiçbir zaman kardeşliğe dönüşmeyeceğinin farkındadır.
atatürk'ün fener rum patrikhanesi ile ilgili beyanatı şu şekildedir;
--alıntı--
Bir fesat ve hıyanet ocağı olan ve memleketimize nifak tohumları eken, uyuşmazlık çıkaran, Hıristiyan hemşerilerimizin huzur ve refahı için uğursuzluğa ve felakete sebep olan, Rum Patrikhanesini artık topraklarımızın üzerinde bırakamayız. Bu tehlikeli teşkilatı memleketimizde muhafazaya bizi mecbur etmek için ne gibi vesile ve sebepler gösterilebilir?
Türkiye'nin Rum Patrikhanesi için arazi üzerinde bir sığınılacak yer göstermeye ne mecburiyeti var? Bu fesat ocağının hakiki yeri Yunanistan değil midir?
--alıntı--
işte ulu önder bu yüzden "türk ortodoks kilisesi"nin kurulmasını önermiş ve desteklemiştir.
(bkz: türk ortodoks kilisesi/#20573011)
(bkz: pavlos karahisarithis/#20573071)
kapının 193 yıldır kilitli ve açılmamış olmasının sırrı ise fener rum patrikhanesi'nin bir ihanet vesikasıdır adeta.
1820 yılında osmanlı toprağında çıkan mora isyanı ve neticesinde yunanistan'ın osmanlı'dan bağımsızlığını kazanması ile tırmanan olaylar ve gerilim neticesinde 400.000'den ziyade müslüman ve türk'ün kanı dökülmüş, osmanlı büyük bir zarara uğramıştı.
işte tüm bu olaylar karşısında sultan 2. mahmut birtakım sert tedbirler alır.
2. Mahmut bu vahşete karşılık olarak ülkede bulunan tüm Rumların katledilmesini ister. Ancak sadrazamlar ve Şeyhülislam padişahı bu kararından vazgeçtirir.
Şeyhülislam, "islam'da böyle bir şeyin yeri olmadığını" bildirir. Sadrazamlar da "sadece suçluların cezasını çekmesinin gerektiğini" padişaha bildirirler.
işte bu suçlulardan biri de istanbul Fener Rum Patriği Grigorius'tur.
Fener Rum Patriği Grigorius Huzura getirildiğinde Rum gizli örgütleriyle olan mektuplaşmalarını inkar eder. Bu mektuplaşmaların kilisedeki papazlara ait olduğunu söyler, lakin patrik'in rus çarı'na yazdığı mektubun bir nüshası bulunur,
patriğin rus çarı Alexandr'a yazdığı ihanet mektubunda şu ifadeler geçmektedir;
--alıntı--
'Türkleri maddeten ezmek ve yıkmak mümkün değildir. Çünkü Türkler çok sabırlı ve dayanıklı insanlardır. Gayet mağrurdurlar ve izzet-i nefis sahibidirler. Bu hasletleri de dinlerine olan bağlılıklarından ve kadere rıza göstermelerinden, geleneklerinin kuvvetinden; padişahlarına, kumandanlarına ve diğer büyüklerine olan itaat duygularından gelmektedir.
Türkler zekidirler ve kendilerini iyi yolda sevk ve idare edecek liderlere sahip oldukları müddetçe de çalışkandırlar. Gayet kanaatkârdırlar. Onların bütün meziyetleri hatta kahramanlık ve yiğitlik duyguları da geleneklerine olan bağlılıklarından, ahlâklarının güzel ve saf olmasından , bilhassa dinî ve manevî hayatlarını düzenleyen ve derleyen şahsiyetlere olan bağlılık ve saygılarından gelmektedir.
Türkleri evvela bu dinî ve manevî şahsiyetlerinden mahrum bırakmak, kriz ve sıkıntı anlarında doğru yolu gösterecek kişi ve odaklardan mahrum bırakmak gerekir. Bunun da kestirme yolu dinî ve manevî hayatı temsil eden teşkilat ve şahsiyetleri, milletleri üzerinde etkili olmaktan çıkarmaktır. Halkı da millî ve manevî geleneklerine uymayan dış telkin ve fikirlerle tahrip etmektir.
Türkler dış yardımı reddederler, haysiyet duyguları buna engeldir. Bundan dolayı, geçici bir zaman için dahi olsa , Türkleri dış yardıma alıştırmalıdır.
Maneviyatları sarsıldığı gün kendilerinden şeklen çok kuvvetli, kalabalık ve güçlü görünen hakim kuvvetler önünde zafere götüren asıl güçleri sarsılacak ve maddî araçların üstünlüğü ile yıkmak mümkün olacaktır...
--alıntı--
işte bu ihanet Mektubunun ve Mora isyanına ilişkin belgelerin bulunması üzerine yapılan duruşma sonucunda, suçlu bulunarak patrikhanenin orta kapısı önünde asılarak idam edilen Patrik Gregoriustan sonra gizlice toplanan patrikhane yönetimi, "aynı yerde bir Türk devlet veya din adamı asılana kadar", kapının kapalı tutulmasına karar verir.
işte o gün bu gündür kilitli bulunan ve bir türk devlet yahut din adamının aynı mevkide idamını bekleyen patrikhane'nin bu kapısına verilen ad; "kin kapısı"dır.
ulu önder atatürk'te patrikhane'nin her an ihanet içinde olacağını çok iyi bilmekte ve bu kinin hiçbir zaman kardeşliğe dönüşmeyeceğinin farkındadır.
atatürk'ün fener rum patrikhanesi ile ilgili beyanatı şu şekildedir;
--alıntı--
Bir fesat ve hıyanet ocağı olan ve memleketimize nifak tohumları eken, uyuşmazlık çıkaran, Hıristiyan hemşerilerimizin huzur ve refahı için uğursuzluğa ve felakete sebep olan, Rum Patrikhanesini artık topraklarımızın üzerinde bırakamayız. Bu tehlikeli teşkilatı memleketimizde muhafazaya bizi mecbur etmek için ne gibi vesile ve sebepler gösterilebilir?
Türkiye'nin Rum Patrikhanesi için arazi üzerinde bir sığınılacak yer göstermeye ne mecburiyeti var? Bu fesat ocağının hakiki yeri Yunanistan değil midir?
--alıntı--
işte ulu önder bu yüzden "türk ortodoks kilisesi"nin kurulmasını önermiş ve desteklemiştir.
(bkz: türk ortodoks kilisesi/#20573011)
(bkz: pavlos karahisarithis/#20573071)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar