bugün
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları23
- japonyada 10 000 kürdün karakol basması12
- dağa çıkıp devlet isteyen türk9
- hoşlanılan kıza true'nun foto atmış olması13
- 4446
- ioçk vs manifest9
- yüzde yüz şarjın yetmemesi3
- 15 temmuzda başta chp olsaydı5
- marilyn manson kendi ağzına veriyormuş3
- ioçk hangi manifest üyesinin yerine geçsin4
- chp nin iktidar olamaması2
- hurdaya kitap vermek6
- 35 yaşında evlenmemiş erkek10
- kıymayı dışardan alıp pidecide pide yaptırmak8
- zaten kırılmış bir ioçk sın3
- tanrı yok21
- kurabiye3
- her güne gözaltı ve tutuklama haberiyle uyanmak6
- derin devlet3
- özgür özel'in tutuklanması8
- bir abazanın günlüğü4
- bir daha kimseye kitap vermem6
- aziz üstel2
- 17 temmuz 2026 chp'ye mutlak butlan kararı2
- iranın bir türlü barış anlaşmasına yanaşmaması6
- borderline kişilik bozukluğu4
- donald trump3
- sudekiray3
- sınanmamışlığın kibri5
- 2 5 litre kola2
- atatürkçü sanatçı azlığı9
- kage no jitsuryokusha ni naritakute2
- hesabınıza 20 milyon lira para girişi oldu4
- true nickli namussuz yazar16
- arkadaşlar bu çanta nasıl8
- sabah nasıl uyanıyorsunuz16
- erdoğan'ı canından çok sevmek3
- neden işe gidiyoruz kim için çalışıyoruz3
- çırılçıplak sözlüğe entry girmek9
- fotoyu 7 24 sömürmek3
- ota boka devşirme diyen hırto27
- keraneye giden yavudi3
- ateistlerin nursuz olması23
- yeni parti5
- polis de işin içinde3
- geneleve aileyle kız istemeye gitmek5
- sevgililer gunu ve tüketim kültürü2
- 2026 yılında hala sigara içen kişi11
- pantolon giymeyi unutmak3
- galatasaray ın tertemiz bir kulüp olması2
Can Bonomo - Değmez
Değmez dedi.;Yolunu beklerken içtiğim sigaralar ve dün geceden arta kalan ne varsa masada.Erken saatte uyandım.Yatak odamın tavanı eğilirken üzerime. Bir saat daha uyudum. Belki iki.Havada ölü bir romantizm vardı ve bir ninni örttü üzerimi. Anlaşılmamak acıktırıyordu insanı. iki gün önceden kalan pizzanın son dilimini ısıtacaktım. Mikro dalga;Değmez dedi. Ne kızgındır arka koltuğunda bayıldığım taksici şimdi. Acaba son bardağım nerede kırıldı. Karşılıksız sevmek makro bir dalgadır.Onu anladım. Oturdum biraz kitap okudum. Şu hayatta ne öğrendiysem telefon beklerken öğrendim. Onu anladım. Bir kitap bitti. Diğerine geçtim. Sırtım ağrıyordu nedense. Uzanmak istedim doğruldum. Yastık;Değmez dedi. Küçükken dinleyip unuttuğum masalları düşündüm uzun uzun. Aklıma hiç biri gelmedi. Son mesajlaşmalarımıza bakayım dedim.Telefon;Değmez. Kötü bir gün geçiriyordum. Buna alışığım. Kötü bir gün geçirmek beni daha sivri bir insan yapacaktı. Ne de olsa Bizi öldürmeyen her şey bize sihirli güçler katacaktı. Bir sigara daha yaktım. içki içmek için çok erkendi. Yeniden doğmak için çok geç.Başka bir şehirde yaşamak için. Doktor olmak için mesela. Her şeyi bırakıp gitmek için çok geçti.Tekrar çocuk olmaya karar vermek için,Yeni yeni yerler keşfetmek için. Bir daha sevmek için..
Yarım şişe viski vardı tezgahın üzerinde. Elim kesme bir cam bardağa yürüdü. Bardak;Değmez dedi. Seni sevmek seni mutlu etmekti. Seni sevmek, Geceden kalan viskiyi gündüz gözüyle şişeden içmekti. Teşhis edilemeyen bir hastalık gibi. Genç yaşta başlayan bir bağımlılık. Gösteriş olsun diye alınıp bir sayfası bile okunmayan kitaplar gibiydi sevilmek. Seni sevmek adaletse;Tanrılar hüküm giymeliydi. Ayakkabılarımı giyip çıktım evden. Biz romantikler deniz kenarında yürümek insana iyi gelir zannederiz nedense. Sahiller kandırılmışlar ve aldatılmışlarla doludur bu yüzden. Şimdi bir denize atsam kendimi. Boğulacağım şey önce kendi karanlığım olacaktır dedim içimden. Bir resmini buldum iç cebimde. Ve ellerim hep yara iziydi. Bir banka oturdum. Ölümü düşündüm. Ölümün ilk işareti Doğumu düşündüm. Martıları izledim dans ederlerken.Rüzgar;değmez dedi. Sonra o biri geldi yanıma.Gözleri aynı sen. Merhaba dedi. Dudakları, Gözleri aynı sen. Şiirlerdeki kadar korkutucu değildi sonra hayat. Seni son gördüğümde o bankta oturuyordum ben. Sana en yakın olduğum şey yırtık ellerimde solgun bir resimdi. Seni sevmek yapabilmek değil. Yapmasını sevmekti. Seni sevmek ,Yokuş aşağı hızla giden patlak frenli bir arabanın içindeyken, Çalan şarkıyı sevmekti.
Banktaydık, oturuyorduk. O vardı. Ben vardım. O aslında en çokta sendin. Ve bunu neden sonra anladım. Gülümsedim öylesine.
O sen de gülümsedi. Sahil, Yeniden aşık olmak için elverişli bir yerdi. Tam sevecektim seni her yerinden,
Hayat girme o topa,
değmez dedi.
bunu yazmış bir adamdır bonomo, gerisi teferruat.
Değmez dedi.;Yolunu beklerken içtiğim sigaralar ve dün geceden arta kalan ne varsa masada.Erken saatte uyandım.Yatak odamın tavanı eğilirken üzerime. Bir saat daha uyudum. Belki iki.Havada ölü bir romantizm vardı ve bir ninni örttü üzerimi. Anlaşılmamak acıktırıyordu insanı. iki gün önceden kalan pizzanın son dilimini ısıtacaktım. Mikro dalga;Değmez dedi. Ne kızgındır arka koltuğunda bayıldığım taksici şimdi. Acaba son bardağım nerede kırıldı. Karşılıksız sevmek makro bir dalgadır.Onu anladım. Oturdum biraz kitap okudum. Şu hayatta ne öğrendiysem telefon beklerken öğrendim. Onu anladım. Bir kitap bitti. Diğerine geçtim. Sırtım ağrıyordu nedense. Uzanmak istedim doğruldum. Yastık;Değmez dedi. Küçükken dinleyip unuttuğum masalları düşündüm uzun uzun. Aklıma hiç biri gelmedi. Son mesajlaşmalarımıza bakayım dedim.Telefon;Değmez. Kötü bir gün geçiriyordum. Buna alışığım. Kötü bir gün geçirmek beni daha sivri bir insan yapacaktı. Ne de olsa Bizi öldürmeyen her şey bize sihirli güçler katacaktı. Bir sigara daha yaktım. içki içmek için çok erkendi. Yeniden doğmak için çok geç.Başka bir şehirde yaşamak için. Doktor olmak için mesela. Her şeyi bırakıp gitmek için çok geçti.Tekrar çocuk olmaya karar vermek için,Yeni yeni yerler keşfetmek için. Bir daha sevmek için..
Yarım şişe viski vardı tezgahın üzerinde. Elim kesme bir cam bardağa yürüdü. Bardak;Değmez dedi. Seni sevmek seni mutlu etmekti. Seni sevmek, Geceden kalan viskiyi gündüz gözüyle şişeden içmekti. Teşhis edilemeyen bir hastalık gibi. Genç yaşta başlayan bir bağımlılık. Gösteriş olsun diye alınıp bir sayfası bile okunmayan kitaplar gibiydi sevilmek. Seni sevmek adaletse;Tanrılar hüküm giymeliydi. Ayakkabılarımı giyip çıktım evden. Biz romantikler deniz kenarında yürümek insana iyi gelir zannederiz nedense. Sahiller kandırılmışlar ve aldatılmışlarla doludur bu yüzden. Şimdi bir denize atsam kendimi. Boğulacağım şey önce kendi karanlığım olacaktır dedim içimden. Bir resmini buldum iç cebimde. Ve ellerim hep yara iziydi. Bir banka oturdum. Ölümü düşündüm. Ölümün ilk işareti Doğumu düşündüm. Martıları izledim dans ederlerken.Rüzgar;değmez dedi. Sonra o biri geldi yanıma.Gözleri aynı sen. Merhaba dedi. Dudakları, Gözleri aynı sen. Şiirlerdeki kadar korkutucu değildi sonra hayat. Seni son gördüğümde o bankta oturuyordum ben. Sana en yakın olduğum şey yırtık ellerimde solgun bir resimdi. Seni sevmek yapabilmek değil. Yapmasını sevmekti. Seni sevmek ,Yokuş aşağı hızla giden patlak frenli bir arabanın içindeyken, Çalan şarkıyı sevmekti.
Banktaydık, oturuyorduk. O vardı. Ben vardım. O aslında en çokta sendin. Ve bunu neden sonra anladım. Gülümsedim öylesine.
O sen de gülümsedi. Sahil, Yeniden aşık olmak için elverişli bir yerdi. Tam sevecektim seni her yerinden,
Hayat girme o topa,
değmez dedi.
bunu yazmış bir adamdır bonomo, gerisi teferruat.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar