bugün
- kiraz cicegi kolonyasi25
- fenerbahçe biraz sert biraz katı14
- format at düzelir3
- kendini çok önemli sanan yazar11
- üniversiteli eskort kadınlar10
- ağırlık kaldıramayan erkek4
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı76
- sivas3
- türk kızı6
- woke2
- türkiye nin girişine yazılması gereken söz4
- şahin siyonistle islamcı kardeştir5
- fikir paylaşma günü6
- orta doğu teknik üniversitesi2
- pisa ortalamasında avrupaya çakmamız3
- ateizm sekülerizm deccaliyet ruhunun bi parçasıdır4
- beyaz giyince kesin üstüne yemek dökmek4
- bir insanı tanımak5
- bütün dövmeli kızlar patlaktır7
- nineteen ninety four5
- türkiye'yi ışid zihniyeti yönetseydi nasıl olurdu4
- yeni iş yerinde yaşanan olaylar ve klişeler2
- allah tüm insanları isa'nın suretinde yaratmıştır4
- şehrin bağırsaklarını sevmek5
- e r'e k t o r5
- kedi sevmeyen insan4
- adalet bakanlığı'nın 15 bin alım süreci2
- güne bir söz bırak2
- ey insan7
- küs olan yazarları öpüştürüp barıştırmak7
- hiç yalan söyleyememek ister miydin2
- tulumba tatlısı5
- 9 eylül 2026 barcelona feyenoord maçı2
- mutfağına konuk olunan yazara arkadan sarılmak5
- osimhensiz galatasaray6
- özgür özel11
- okul zilinin pavlovsal etkisi7
- kazandibinin pişmemiş kek olması2
- hazreti muhammed yahudilerle ticaret yapmaz mıydı2
- sözlük kapanırsa yazarlar ne yapacak6
- sudekiray7
- tava böreği3
- futbolla zerre ilgilenmeyen erkek14
- ilk buluşmada 3 çeyrek kokoreç gömen kız6
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı17
- bir başlık açmak için akla fikir gelmemesi2
- gece gece bamya yenir mi8
- bakarız diyen erkek17
- rus kadınla evlenir misiniz10
- ikizler burcu4
ilçelere atanmış en üst düzey mülki, idari amir, üst düzey devlet memuru. kendileri hükümetin, başka bir deyişle yürütmenin, taşralardaki temsilcileri olmaktadırlar.
abdurrahman karakoç'un eski zamanda kaymakama çıkan bir köylüye atfen yazdığı isyanlı sükut şiirini sizlerle paylaşmak istiyorum.
gitmişti makama arz-ı hâl için
'bey' dedi, yutkundu, eğdi başını.
bir azar yedi ki oldu o biçim..
'şey' dedi, yutkundu, eğdi başını.
kapıdan dört büklüm çıktı dışarı
gözler çakmak çakmak, benzi sapsarı...
bir baktı konağa alttan yukarı
'vay' dedi, yutkundu, eğdi başını.
çekti ayakları kahveye vardı
açtı tabakasın, sigara sardı
daldı.. neden sonra garsonu gördü
'çay' dedi, yutkundu, eğdi başını.
içmedi, masada unuttu çayı
kalktı ki garsona vere parayı
uzattı çakmağı ve sigarayı
'say' dedi, yutkundu, eğdi başını.
döndü, gözlerinde bulgur bulgur yaş
sandım can evime döktüler ateş
sordum: 'memleketin neresi gardaş? '
'köy' dedi, yutkundu, eğdi başını.
yürüdü, kör-topal çıktı şehirden
ağzına küfürler doldu zehirden
salladı dilini.. vazgeçti birden,
'oy' dedi, yutkundu, eğdi başını.
şimdi ise ilyas memiş tarafından bu şiirin günümüze uyarlanmış hali olan sabırlı sükut şiirini paylaşmak istiyorum. ikisi arasındaki fark anlayana çok şey ifade ediyor. gülücük.
gelmişti makama arz-ı hâl için,
bey dedi, diklendi, çattı kaşını.
bir çalım, bir tafra attı o biçim,
hey dedi, diklendi, çattı kaşını.
kapıdan bir hava, girdi içeri,
kurulup koltuğa süzdü her yeri,
bir ferman gibiydi istedikleri,
duy dedi, diklendi, çattı kaşını.
istedi amiri gergin havayı,
ederek bir ikram yumuşatmayı,
çağırdı çaycıyı uzattı çayı,
koy dedi, diklendi, çattı kaşını.
anlattı meğerse ne cevher varmış,
köyleri ne başkan, bakan çıkarmış,
vekille yakından akrabalarmış,
boy dedi, soy dedi, dikti başını.
neyse savuşturdu, çıktı dışarı,
ardından hayretle baktı yukarı,
boşuna okuduk biz okulları,
vay dedi, sabırla, eğdi başını.
gördü ki idare halkı zor işmiş,
kimi büsbütün ham, kimi çok pişmiş,
zaman da devran da ne çok değişmiş,
hey dedi, sabırla, eğdi başını.
bakındı bir süre şöyle bir yöne,
düşündü az kaldı, zaten tayine,
söylendi sessizce kendi kendine,
oy dedi, sabırla, eğdi başını.
abdurrahman karakoç'un eski zamanda kaymakama çıkan bir köylüye atfen yazdığı isyanlı sükut şiirini sizlerle paylaşmak istiyorum.
gitmişti makama arz-ı hâl için
'bey' dedi, yutkundu, eğdi başını.
bir azar yedi ki oldu o biçim..
'şey' dedi, yutkundu, eğdi başını.
kapıdan dört büklüm çıktı dışarı
gözler çakmak çakmak, benzi sapsarı...
bir baktı konağa alttan yukarı
'vay' dedi, yutkundu, eğdi başını.
çekti ayakları kahveye vardı
açtı tabakasın, sigara sardı
daldı.. neden sonra garsonu gördü
'çay' dedi, yutkundu, eğdi başını.
içmedi, masada unuttu çayı
kalktı ki garsona vere parayı
uzattı çakmağı ve sigarayı
'say' dedi, yutkundu, eğdi başını.
döndü, gözlerinde bulgur bulgur yaş
sandım can evime döktüler ateş
sordum: 'memleketin neresi gardaş? '
'köy' dedi, yutkundu, eğdi başını.
yürüdü, kör-topal çıktı şehirden
ağzına küfürler doldu zehirden
salladı dilini.. vazgeçti birden,
'oy' dedi, yutkundu, eğdi başını.
şimdi ise ilyas memiş tarafından bu şiirin günümüze uyarlanmış hali olan sabırlı sükut şiirini paylaşmak istiyorum. ikisi arasındaki fark anlayana çok şey ifade ediyor. gülücük.
gelmişti makama arz-ı hâl için,
bey dedi, diklendi, çattı kaşını.
bir çalım, bir tafra attı o biçim,
hey dedi, diklendi, çattı kaşını.
kapıdan bir hava, girdi içeri,
kurulup koltuğa süzdü her yeri,
bir ferman gibiydi istedikleri,
duy dedi, diklendi, çattı kaşını.
istedi amiri gergin havayı,
ederek bir ikram yumuşatmayı,
çağırdı çaycıyı uzattı çayı,
koy dedi, diklendi, çattı kaşını.
anlattı meğerse ne cevher varmış,
köyleri ne başkan, bakan çıkarmış,
vekille yakından akrabalarmış,
boy dedi, soy dedi, dikti başını.
neyse savuşturdu, çıktı dışarı,
ardından hayretle baktı yukarı,
boşuna okuduk biz okulları,
vay dedi, sabırla, eğdi başını.
gördü ki idare halkı zor işmiş,
kimi büsbütün ham, kimi çok pişmiş,
zaman da devran da ne çok değişmiş,
hey dedi, sabırla, eğdi başını.
bakındı bir süre şöyle bir yöne,
düşündü az kaldı, zaten tayine,
söylendi sessizce kendi kendine,
oy dedi, sabırla, eğdi başını.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar