bugün
- birazdan temmuza giriyoruz15
- yengeç burcu zamanında olmamız5
- siyonizm yahudilik değildir5
- yazarların akıl hocaları7
- eski sevgilinin kabotaj bayramını kutlamak5
- çin mahallesindeyim çabuk çince küfür öğretin6
- boyalı da saçların6
- 1 temmuz 2026 fransa isveç maçı9
- gerizekalı yazarlar zirvesi4
- sevişirken yapılması gerekenler8
- bazı yazarların mal olduğu gerçeği3
- pandela18
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması21
- beyler bik bik erkek8
- spor yapmayan erkek2
- en sevilen gavur adı soyadı3
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası2
- fransa7
- isveç5
- türklerin gerizekalı bir millet olması4
- hiç kız olmayan sözlük5
- atatürk ölmedi kalbimizde yaşıyor2
- hanife gürdal2
- askerde en sevdiğiniz komutan4
- kocamın ayaklarını yıkarım6
- arkadaşlar bakar mısınız lütfen7
- ferdi özbeğen dinleyen erkek5
- meme uçlarım kaşınıyor emsene diyen kız4
- iyi futbol oynar mısınız4
- matrix'deki zencinin torbacı olması2
- ben geldim naneler7
- adananın normal bir şehir olmaması4
- tai lung17
- sözlükte dillere destan bir aşk yaşamak istemek7
- kadınların sevişirken sertlikten hoşlanması4
- muntalik2
- nöbette uyuyan askeri öperek uyandırmak4
- sözlüğün en şişko kadın yazarı9
- meksika5
- iremga6
- ne zaman görsem gülerim3
- iktidar değişince aktroller ne olacak sorunsalı15
- 30 haziran 2026 fildişi sahili norveç maçı9
- pulp fiction filmindeki zenciye tecavüz sahnesi3
- sözlük kızlarına bir fotoğraf bırak3
- sahilde içerken dinlebilecek şarkılar3
- şeyhin götüne priz sokmak8
- kibariye'nin ayağı3
- hoşgörü dini islam12
- ilişkilerde masal karakteri arayan vizyonsuz5
bugün tesadüf eseri denk geldiğim, aylar önce yazdığım ama gömdüğüm bir yazıyı hatırlatan şarkı değil,ağıt.
önümde 3 tane hap duruyordu.yuvarlak, düğme büyüklüğünde, birleştiğinde beni dakikalar içinde sessiz bir ölüme sürükleyecek, 3 adet çıkış yolu.
hayatımın farklı dönemlerimde en iyi dostum olan 3 adet ilaç.
kırmızı reçete ile satılan 3 adet küçük hap.
hilton otelin 12.katında, siyah perdeler çekilmiş, tek başıma, o büyük yatağın üstünde otururken, 3 hapa bakıyordum, çarşafın üstünde duran.
girmem gereken sınava gitmemiş, sen git diyerek onu yollamıştım.
önümde duran haplarla veda etmek için.
ne skandal ama.
hilton'da ölü bulunmak.
o sırada, televizyondaki kanalda es çalıyordu.
es nereye istersen, nerde çok sevdiysen.
sahi nereye esmek istiyordun sen? 1 sene öncesinde, bu şarkıyla sabahladığın, iki kalp arasında gidip geldiğin, bir yandan benle hayaller kurarken bir yandan başkasının gönlünde filizlenmeye başlarken nereye esmek istiyordun? nerde çok sevmiştin, kimi? hangimizi? bu kadar sürünceye sokup, bu kadar acı çektirmek zorunda mıydın bana? o zamanlar bilmiyordum ki, bu acıların daha her şeyin başlangıcıymış,ve o zaman arkama bakmadan dönüp gitmeliymişim.
2 hafta önce, yüzüklerin havada uçuştuğu anlarda, neyin çekişmesiydi bu? bitmesi gereken bir ilişkinin neden son çığlığıydı bu? olmuyorsa bitirmeliydik, olmuyorsa gitmeliydin sende bana aldırmadan.
12 saat önce, ben ağlarken, kendimi yerlere atarken gitme diye, gidicem diye tutturduğunda, gitmeliydin.
madem gidecektin,gitmeliydin.
ağlarken gözlerime acımasızca bakmak yerine,
gitmeliydin.
7 saat önce, bana uzun uzun bakıp, ankara'ya dön dedin.
ankara'ya dönmem gerektiğini bana 5 ay önce söylemeliydin, gel demek yerine.
hayatına benimle değil de, o aklında kişiyle devam etmek istediğini ben hayatımı mahvetmeden önce söylemeliydin.
ben ağlamaktan kendimi yırtmadan önce.
4 saat önce, benim aklımdan satırlarca yazı geçerken,uyuyamazken,sen kimbilir hangi rüyadaydın.
uyanmalıydın.
1 saat önce beni bırakıp giderken, hiç bir şey yokmuş gibi öperken, beni son kez gördüğünün farkına varmalıydın.
umurunda değildi.
ve şimdi,ben, bu haplar önümde dururken,belki de hayatımın boktanlığına,gençliğime,güzelliğime,yaptığım hatalara, seni bu kadar çok sevdiğime lanet ederken, sen, en başından sen gitmeliydin.
gittin.
ne de güzel gittin.
hala rüyalarımda gidişin.
ama olsun, her gidişin bir anlamı olmalıydı ki,benim anlamadığım.
önümde 3 tane hap duruyordu.yuvarlak, düğme büyüklüğünde, birleştiğinde beni dakikalar içinde sessiz bir ölüme sürükleyecek, 3 adet çıkış yolu.
hayatımın farklı dönemlerimde en iyi dostum olan 3 adet ilaç.
kırmızı reçete ile satılan 3 adet küçük hap.
hilton otelin 12.katında, siyah perdeler çekilmiş, tek başıma, o büyük yatağın üstünde otururken, 3 hapa bakıyordum, çarşafın üstünde duran.
girmem gereken sınava gitmemiş, sen git diyerek onu yollamıştım.
önümde duran haplarla veda etmek için.
ne skandal ama.
hilton'da ölü bulunmak.
o sırada, televizyondaki kanalda es çalıyordu.
es nereye istersen, nerde çok sevdiysen.
sahi nereye esmek istiyordun sen? 1 sene öncesinde, bu şarkıyla sabahladığın, iki kalp arasında gidip geldiğin, bir yandan benle hayaller kurarken bir yandan başkasının gönlünde filizlenmeye başlarken nereye esmek istiyordun? nerde çok sevmiştin, kimi? hangimizi? bu kadar sürünceye sokup, bu kadar acı çektirmek zorunda mıydın bana? o zamanlar bilmiyordum ki, bu acıların daha her şeyin başlangıcıymış,ve o zaman arkama bakmadan dönüp gitmeliymişim.
2 hafta önce, yüzüklerin havada uçuştuğu anlarda, neyin çekişmesiydi bu? bitmesi gereken bir ilişkinin neden son çığlığıydı bu? olmuyorsa bitirmeliydik, olmuyorsa gitmeliydin sende bana aldırmadan.
12 saat önce, ben ağlarken, kendimi yerlere atarken gitme diye, gidicem diye tutturduğunda, gitmeliydin.
madem gidecektin,gitmeliydin.
ağlarken gözlerime acımasızca bakmak yerine,
gitmeliydin.
7 saat önce, bana uzun uzun bakıp, ankara'ya dön dedin.
ankara'ya dönmem gerektiğini bana 5 ay önce söylemeliydin, gel demek yerine.
hayatına benimle değil de, o aklında kişiyle devam etmek istediğini ben hayatımı mahvetmeden önce söylemeliydin.
ben ağlamaktan kendimi yırtmadan önce.
4 saat önce, benim aklımdan satırlarca yazı geçerken,uyuyamazken,sen kimbilir hangi rüyadaydın.
uyanmalıydın.
1 saat önce beni bırakıp giderken, hiç bir şey yokmuş gibi öperken, beni son kez gördüğünün farkına varmalıydın.
umurunda değildi.
ve şimdi,ben, bu haplar önümde dururken,belki de hayatımın boktanlığına,gençliğime,güzelliğime,yaptığım hatalara, seni bu kadar çok sevdiğime lanet ederken, sen, en başından sen gitmeliydin.
gittin.
ne de güzel gittin.
hala rüyalarımda gidişin.
ama olsun, her gidişin bir anlamı olmalıydı ki,benim anlamadığım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar