bugün
- kadın olmanın avantajları10
- askerde 200 metre atışı yapmak10
- bir bayan yazarın erkek yazarla kavga etmesi9
- nervio20
- kadın sürücü görünce yapılması gerekenler4
- türkiye'ye geldim7
- kadınları anlamak4
- sarhoşken yapılmış en aptalca şey3
- alevi kızların alev alev yanması13
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması2
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- zayıflama çayına inanan insan2
- her şeyi açıklayan en kısa cümle4
- şişman insanlardan tiksinmek2
- kurtar bizi müsavat16
- ben uyuyacağım sözlük2
- karıncayiyen beslemek2
- mehdi türkiye de3
- aleksey batrakov5
- kedi sidiği kokmak4
- sözlükte kafa açıcı başlık olmaması9
- johnny depp olmak isterken kral abdullah olmak2
- mabel matiz3
- tanrı vs şeytan3
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler9
- marmara üniversitesi göztepe kampüsü3
- la taverne des yeux3
- wilfried singo3
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı25
- hiç olmayacak bir insana aşık olmak4
- çü be3
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- ellerim bos gonlum hos10
- kolonya kültürünün yok olması2
- devran dönecek8
- aptallara tahammül edememek2
- sevgilinizin vajinasını yalar mısınız7
- güç zehirlenmesi yaşamamak için yapılması gereken7
- korkusuz korkak filmindeki herif3
- atla gel şaban filminde şaban olmaması3
- ahmet baran yazgan10
- neden tüm iyi fikirler tuvallette akla gelir4
- okan buruk12
- baharın uzayıp yazın gelmemesi4
- butlancıların birbirine girmesi5
- sürekli övgüden rahatsız olmak3
- şener şen vs kemal sunal3
- sozlukteki olum sessizligi2
- meleklerin ifade ettiği anlamı sorgulamak4
- cin musallatı3
bugün tesadüf eseri denk geldiğim, aylar önce yazdığım ama gömdüğüm bir yazıyı hatırlatan şarkı değil,ağıt.
önümde 3 tane hap duruyordu.yuvarlak, düğme büyüklüğünde, birleştiğinde beni dakikalar içinde sessiz bir ölüme sürükleyecek, 3 adet çıkış yolu.
hayatımın farklı dönemlerimde en iyi dostum olan 3 adet ilaç.
kırmızı reçete ile satılan 3 adet küçük hap.
hilton otelin 12.katında, siyah perdeler çekilmiş, tek başıma, o büyük yatağın üstünde otururken, 3 hapa bakıyordum, çarşafın üstünde duran.
girmem gereken sınava gitmemiş, sen git diyerek onu yollamıştım.
önümde duran haplarla veda etmek için.
ne skandal ama.
hilton'da ölü bulunmak.
o sırada, televizyondaki kanalda es çalıyordu.
es nereye istersen, nerde çok sevdiysen.
sahi nereye esmek istiyordun sen? 1 sene öncesinde, bu şarkıyla sabahladığın, iki kalp arasında gidip geldiğin, bir yandan benle hayaller kurarken bir yandan başkasının gönlünde filizlenmeye başlarken nereye esmek istiyordun? nerde çok sevmiştin, kimi? hangimizi? bu kadar sürünceye sokup, bu kadar acı çektirmek zorunda mıydın bana? o zamanlar bilmiyordum ki, bu acıların daha her şeyin başlangıcıymış,ve o zaman arkama bakmadan dönüp gitmeliymişim.
2 hafta önce, yüzüklerin havada uçuştuğu anlarda, neyin çekişmesiydi bu? bitmesi gereken bir ilişkinin neden son çığlığıydı bu? olmuyorsa bitirmeliydik, olmuyorsa gitmeliydin sende bana aldırmadan.
12 saat önce, ben ağlarken, kendimi yerlere atarken gitme diye, gidicem diye tutturduğunda, gitmeliydin.
madem gidecektin,gitmeliydin.
ağlarken gözlerime acımasızca bakmak yerine,
gitmeliydin.
7 saat önce, bana uzun uzun bakıp, ankara'ya dön dedin.
ankara'ya dönmem gerektiğini bana 5 ay önce söylemeliydin, gel demek yerine.
hayatına benimle değil de, o aklında kişiyle devam etmek istediğini ben hayatımı mahvetmeden önce söylemeliydin.
ben ağlamaktan kendimi yırtmadan önce.
4 saat önce, benim aklımdan satırlarca yazı geçerken,uyuyamazken,sen kimbilir hangi rüyadaydın.
uyanmalıydın.
1 saat önce beni bırakıp giderken, hiç bir şey yokmuş gibi öperken, beni son kez gördüğünün farkına varmalıydın.
umurunda değildi.
ve şimdi,ben, bu haplar önümde dururken,belki de hayatımın boktanlığına,gençliğime,güzelliğime,yaptığım hatalara, seni bu kadar çok sevdiğime lanet ederken, sen, en başından sen gitmeliydin.
gittin.
ne de güzel gittin.
hala rüyalarımda gidişin.
ama olsun, her gidişin bir anlamı olmalıydı ki,benim anlamadığım.
önümde 3 tane hap duruyordu.yuvarlak, düğme büyüklüğünde, birleştiğinde beni dakikalar içinde sessiz bir ölüme sürükleyecek, 3 adet çıkış yolu.
hayatımın farklı dönemlerimde en iyi dostum olan 3 adet ilaç.
kırmızı reçete ile satılan 3 adet küçük hap.
hilton otelin 12.katında, siyah perdeler çekilmiş, tek başıma, o büyük yatağın üstünde otururken, 3 hapa bakıyordum, çarşafın üstünde duran.
girmem gereken sınava gitmemiş, sen git diyerek onu yollamıştım.
önümde duran haplarla veda etmek için.
ne skandal ama.
hilton'da ölü bulunmak.
o sırada, televizyondaki kanalda es çalıyordu.
es nereye istersen, nerde çok sevdiysen.
sahi nereye esmek istiyordun sen? 1 sene öncesinde, bu şarkıyla sabahladığın, iki kalp arasında gidip geldiğin, bir yandan benle hayaller kurarken bir yandan başkasının gönlünde filizlenmeye başlarken nereye esmek istiyordun? nerde çok sevmiştin, kimi? hangimizi? bu kadar sürünceye sokup, bu kadar acı çektirmek zorunda mıydın bana? o zamanlar bilmiyordum ki, bu acıların daha her şeyin başlangıcıymış,ve o zaman arkama bakmadan dönüp gitmeliymişim.
2 hafta önce, yüzüklerin havada uçuştuğu anlarda, neyin çekişmesiydi bu? bitmesi gereken bir ilişkinin neden son çığlığıydı bu? olmuyorsa bitirmeliydik, olmuyorsa gitmeliydin sende bana aldırmadan.
12 saat önce, ben ağlarken, kendimi yerlere atarken gitme diye, gidicem diye tutturduğunda, gitmeliydin.
madem gidecektin,gitmeliydin.
ağlarken gözlerime acımasızca bakmak yerine,
gitmeliydin.
7 saat önce, bana uzun uzun bakıp, ankara'ya dön dedin.
ankara'ya dönmem gerektiğini bana 5 ay önce söylemeliydin, gel demek yerine.
hayatına benimle değil de, o aklında kişiyle devam etmek istediğini ben hayatımı mahvetmeden önce söylemeliydin.
ben ağlamaktan kendimi yırtmadan önce.
4 saat önce, benim aklımdan satırlarca yazı geçerken,uyuyamazken,sen kimbilir hangi rüyadaydın.
uyanmalıydın.
1 saat önce beni bırakıp giderken, hiç bir şey yokmuş gibi öperken, beni son kez gördüğünün farkına varmalıydın.
umurunda değildi.
ve şimdi,ben, bu haplar önümde dururken,belki de hayatımın boktanlığına,gençliğime,güzelliğime,yaptığım hatalara, seni bu kadar çok sevdiğime lanet ederken, sen, en başından sen gitmeliydin.
gittin.
ne de güzel gittin.
hala rüyalarımda gidişin.
ama olsun, her gidişin bir anlamı olmalıydı ki,benim anlamadığım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar