bugün
- sözlükte kim kimle sevgili20
- arkadaşlar bi bakar mısınız7
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı36
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı5
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- nervio42
- arkadaşlar sizce ben ruh hastası mıyım6
- yağmurda ıslanan ayakkabı4
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük9
- 0 0 7'nin elini öpmek4
- fenerbahçe liverpool maçı saat 20 45 te trt 1 de3
- bütün gün giyilmiş sıcacık kadın botu kokusu9
- karıya şiddet7
- devlet bahçeli7
- entel görünme adına yatakta kitap okuyan zübük4
- dedenize sahip çıkar mısınız9
- reha muhtar2
- tatlıses çiğköfte vs battalbey çiğköfte2
- kadınların yaptığı en büyük hata5
- acıbadem taksim hastanesi2
- herkes kendi işini kurarsa kimse işsiz kalmaz15
- allah neler yaratmis3
- boş yolda kırmızı ışıkta bekleme zorunluluğu2
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı11
- muslettin amca15
- fon vurguncularının fetva alması9
- sudekiray'ın ruj resimleri girmesi3
- ısparta havalimanı5
- sözlük klasikleri12
- bir sözlük kızına heimlich manevrası yapmak4
- yılın entrysi2
- yağmur altında bankta öpüşmek4
- teoman müziği bıraktı8
- yağmurlu bir güne uyanmak9
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim7
- erkekler neden teşhirci giyinmez9
- note flawless nail enamel oje 78 bittersweet2
- çoçuk sahibi olmadan dünya'dan ayrılmak5
- 0 0 73
- aleksey batrakov vs fyodor dostoyevski4
- kadir mısıroğlu nu takip eden mallar11
- evlenmek5
- mutlu ol yeter2
- yağmurlu bir günde doğdum anamdan9
- note flawless nail enamel oje 67 antique rouge2
- insan sevmemek6
- ahmet nazif zorlu11
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı6
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı26
- cezaevine özenen gençler9
seçimi kaybetmiş ahmet turan alkan'ın köşe yazısı,
" Yav he, he!.. "
--spoiler--
Oyların takriben yarısı sayılmış durumda şu an.
Tablo netleşti: AK Parti seçimi kazandı.
Seçim dalavereleri, her seçimde rastladığımız şeyler; belki bu seçimde biraz daha fazla müşahede edilmiş olabilir fakat bu hadiseler tabloyu flulaştırmaz. Büyük resim bellidir. AK Partinin seçim stratejisi kazandı: Seçim nasıl kazanılır? sorusunun cevabını en iyi AK Parti biliyor.
Bu sonuç hoşuma gitmedi; hoşuma gitse de gitmese de kazananı tebrik ederim.
Bu tespitten sonra bugünden sonra ne olacağına bakalım: Başbakan, normal şartlar altında saygı duyulması gereken bir feragatle kendini bütün adayların önüne koyarak insanüstü bir gayret gösterdi. Çok çalıştı, büyük riskler aldı.
Ses kısıklığına rağmen Van ve Diyarbakır mitinglerinde konuşması, siyasi hayatımızın unutulmayacak sahnelerindendi. Politikalarını kesinlikle tasvip etmiyor ve yanlış buluyorum fakat bu, onun büyük lider olduğunu vurgulamama engel olmaz. Keşke büyük lider olmanın, siyaset iyi olmanın yanı sıra bütün Türkiyeye güven vermek noktasında iyi olmayı da başarabilseydi; keşke bu seçim kampanyasını kendisini tasvip etmeyen herkesi ötekileştirmek, hatta ihanete varan suçlamalarla töhmet altında bırakmak yerine o meşhur balkon konuşmalarındaki toparlayıcı, kucaklayıcı ve kuşatıcı tavrıyla sürdürebilseydi!
Keşke bu seçim zaferinin keyfini buğz üzerine kurulmuş bir hesapla değil, Hubba dayalı bir yaklaşımla çıkarmayı tercih edebilseydi
Bu seçim zaferinin en derin hayal kırıklığı kaybedenlerin, kendilerini -tabiri biraz ağır olacak ama- gülünç hissetmeleridir ve bu safiyet duygusuyla şimdi ne kadar dalga geçilse yeridir.
Oysaki gerçek demokrasi zaferleri, kaybedenleri de onurlandıran başarılardır.
Seçimler harp değildir; kazananla kaybedenler seçimden sonra da beraber yaşamak, birbirlerine güvenmek, hatta sevmek zorundadır.
Halbuki bu seçimin en çok akılda kalan cümlesi, Onlara su bile yok ibaresiydi.
Bu ibareyi milli irade tasvip etti; sağduyusuna güvendiğimiz halkımız, bu cümlede sakıncalı bir muhteva görmedi.
Halkımız istikrarı öngördü; dereyi geçerken binek değiştirmeyi uygun bulmadı. Yolsuzluk söylentilerinin kendi hayat tarzını, gelir durumunu etkilemediğini fark edince tecrübeden yana tercih kullandı.
Milletin derin irfanı böyle düşündü; böyle düşünmemesi gerektiğini söyleyip duran benim gibilere ise bıyık altından gülüp, Yav he he! diyerek iradesini tescil ettirdi.
AK Partiyi başarısından ötürü nasıl tebrik ediyorsam, milli iradenin verdiği karara da saygı duymam gerektiğini de biliyorum.
Muhalefet cephesi kaybetmiş görünüyor; gerçekte kaybeden idealist yaklaşımlardır, ahlakçılıktır; siyasetin daha yüksek, daha doğru ve daha dürüst bir seviyede yürümesini bekleyen çocuksu iyimserliktir.
Ülkemizin ve siyasi hayatımızın geleceği adına bu tesbit, hiç de hoş bir durum değil. Siyasetimizin bundan sonraki safhaları yine yüksek tansiyonda, bıçak sırtında cereyan edecek. Halktan olur alan bu stratejinin Cumhurbaşkanlığı seçiminde ne türlü gerilimlere yol açabileceğini düşünmek bile sıkıntılı.
NOT: Seçim izlenimi yazdığım iki ilde, Şanlıurfa ve Sivasta yarışın başa baş geçeceğini belirterek okuyucularımı yanılttığım için alenen özür diliyorum.
--spoiler--
Ülkemizin ve siyasi hayatımızın geleceği adına bu tesbit, hiç de hoş bir durum değil. Siyasetimizin bundan sonraki safhaları yine yüksek tansiyonda, bıçak sırtında cereyan edecek. Halktan olur alan bu stratejinin Cumhurbaşkanlığı seçiminde ne türlü gerilimlere yol açabileceğini düşünmek bile sıkıntılı.
Yukarıdaki kısma katıldığım yazıdır.
" Yav he, he!.. "
--spoiler--
Oyların takriben yarısı sayılmış durumda şu an.
Tablo netleşti: AK Parti seçimi kazandı.
Seçim dalavereleri, her seçimde rastladığımız şeyler; belki bu seçimde biraz daha fazla müşahede edilmiş olabilir fakat bu hadiseler tabloyu flulaştırmaz. Büyük resim bellidir. AK Partinin seçim stratejisi kazandı: Seçim nasıl kazanılır? sorusunun cevabını en iyi AK Parti biliyor.
Bu sonuç hoşuma gitmedi; hoşuma gitse de gitmese de kazananı tebrik ederim.
Bu tespitten sonra bugünden sonra ne olacağına bakalım: Başbakan, normal şartlar altında saygı duyulması gereken bir feragatle kendini bütün adayların önüne koyarak insanüstü bir gayret gösterdi. Çok çalıştı, büyük riskler aldı.
Ses kısıklığına rağmen Van ve Diyarbakır mitinglerinde konuşması, siyasi hayatımızın unutulmayacak sahnelerindendi. Politikalarını kesinlikle tasvip etmiyor ve yanlış buluyorum fakat bu, onun büyük lider olduğunu vurgulamama engel olmaz. Keşke büyük lider olmanın, siyaset iyi olmanın yanı sıra bütün Türkiyeye güven vermek noktasında iyi olmayı da başarabilseydi; keşke bu seçim kampanyasını kendisini tasvip etmeyen herkesi ötekileştirmek, hatta ihanete varan suçlamalarla töhmet altında bırakmak yerine o meşhur balkon konuşmalarındaki toparlayıcı, kucaklayıcı ve kuşatıcı tavrıyla sürdürebilseydi!
Keşke bu seçim zaferinin keyfini buğz üzerine kurulmuş bir hesapla değil, Hubba dayalı bir yaklaşımla çıkarmayı tercih edebilseydi
Bu seçim zaferinin en derin hayal kırıklığı kaybedenlerin, kendilerini -tabiri biraz ağır olacak ama- gülünç hissetmeleridir ve bu safiyet duygusuyla şimdi ne kadar dalga geçilse yeridir.
Oysaki gerçek demokrasi zaferleri, kaybedenleri de onurlandıran başarılardır.
Seçimler harp değildir; kazananla kaybedenler seçimden sonra da beraber yaşamak, birbirlerine güvenmek, hatta sevmek zorundadır.
Halbuki bu seçimin en çok akılda kalan cümlesi, Onlara su bile yok ibaresiydi.
Bu ibareyi milli irade tasvip etti; sağduyusuna güvendiğimiz halkımız, bu cümlede sakıncalı bir muhteva görmedi.
Halkımız istikrarı öngördü; dereyi geçerken binek değiştirmeyi uygun bulmadı. Yolsuzluk söylentilerinin kendi hayat tarzını, gelir durumunu etkilemediğini fark edince tecrübeden yana tercih kullandı.
Milletin derin irfanı böyle düşündü; böyle düşünmemesi gerektiğini söyleyip duran benim gibilere ise bıyık altından gülüp, Yav he he! diyerek iradesini tescil ettirdi.
AK Partiyi başarısından ötürü nasıl tebrik ediyorsam, milli iradenin verdiği karara da saygı duymam gerektiğini de biliyorum.
Muhalefet cephesi kaybetmiş görünüyor; gerçekte kaybeden idealist yaklaşımlardır, ahlakçılıktır; siyasetin daha yüksek, daha doğru ve daha dürüst bir seviyede yürümesini bekleyen çocuksu iyimserliktir.
Ülkemizin ve siyasi hayatımızın geleceği adına bu tesbit, hiç de hoş bir durum değil. Siyasetimizin bundan sonraki safhaları yine yüksek tansiyonda, bıçak sırtında cereyan edecek. Halktan olur alan bu stratejinin Cumhurbaşkanlığı seçiminde ne türlü gerilimlere yol açabileceğini düşünmek bile sıkıntılı.
NOT: Seçim izlenimi yazdığım iki ilde, Şanlıurfa ve Sivasta yarışın başa baş geçeceğini belirterek okuyucularımı yanılttığım için alenen özür diliyorum.
--spoiler--
Ülkemizin ve siyasi hayatımızın geleceği adına bu tesbit, hiç de hoş bir durum değil. Siyasetimizin bundan sonraki safhaları yine yüksek tansiyonda, bıçak sırtında cereyan edecek. Halktan olur alan bu stratejinin Cumhurbaşkanlığı seçiminde ne türlü gerilimlere yol açabileceğini düşünmek bile sıkıntılı.
Yukarıdaki kısma katıldığım yazıdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar