bugün
- ben geldim kerkenezler18
- bisiklet sürerken kızlık zarı yırtılan kız12
- dişçiye gitmek6
- evliliğin aslında bir çıkar ilişkisi olması2
- ağzına verilmek istenen kızın ağzına almaması4
- yatakta kitap okumak2
- uykum var diye yatağa geçiş saatlerce reels izlemk2
- 31 çekmek gühamıdır öğrenciyim2
- velvet36
- habire1233
- bisiklet sürerken götü deldirip ibne olan erkek5
- hiç sevgilisi olmamış insan4
- yeni parti14
- özelde fingirdeşen yazarlar14
- dos erecto don thales2
- kız arkadaşa alınabilecek hediyeler4
- escorta giden erkek4
- insanın kendini çok değerli zannetmesi11
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak10
- insanların hakkında en çok yanıldığı 5 burç12
- herkesin aynı filmi izlemesi garip2
- basit bir hayat istemek9
- konfor alanına yapışıp kalmak6
- 2026 dünya kupası19
- velvet geceleri napıyor sorunsalı9
- istanbul un çok pahalı olması27
- kabataş olayı görüntüleri27
- her gece yatmadan önceki son mastürbasyon6
- bilgi içerikli başlık açmamanın sebepleri8
- kemalistlerle solcuların ayrılması gerekliliği13
- aklın fikrin sekse çalışması6
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı60
- yazarların özledikleri şeyler7
- ülkücü müsünüz türkçü müsünüz ulusalcı mısınız8
- seçilen karpuzun neden ben anlatsana demesi5
- çekirgeleri kim gönderdi7
- özgür özel'in chp de veda konuşması10
- galatasaray ne zaman transfer yapacak11
- hangi manifest kızısın12
- dem parti'nin ana muhalefet partisi olması7
- en sevilmeyen ev işleri14
- okumak yerine erken yaşta çalışmanın faydası10
- insan sevmeyen insan5
- mısır3
- sözlük yazarlarının benzetildikleri ünlüler7
- kartlı işlem yapmayan esnaf8
- uludağ sözlüğe sürekli kondom reklamı verilmesi7
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj8
- ne kadar salak olduğunuzu biliyor musunuz7
- gocu23
bu davadan bir tutukluluk öyküsü
bu özeti
--- alıntı -----
Peki; hakkındaki suçlama neydi Bülent Akalın'ın?
Astsubayların "Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılıklarının kontrol edilmesi maksadıyla ev ve işyerlerinde gerekli inceleme yapmak!"
Yani 11 günde 5 bine yakın astsubayın evini ve işyerini kontrol etmişti bu astsubay!
Oysa iddiaya konu olan tarihlerde açık denizdeydi ve bunu kanıtladı.
Sonuç ne mi oldu?
16 yıl hapis cezası!
----- alıntı ----
bu da yaratılan mağduriyet!
--- alıntı -----
"1988 yılında motorcu astsubay olarak savaş gemisinde göreve başladım.
1990 yılında evlendim ve kızım dünyaya geldi. Yılda altı-yedi ayımı gemi görevimden dolayı evimden uzak geçirdiğimden, ailemin daha güvenli olması adına, 1992 yılında bankadan döviz kredisi alarak ev sahibi oldum.
1994 yılında meydana gelen kur artışı ve devalüasyon ile battım ama yine de zorlukla da olsa borcumu ödemeye devam ettim.
17 Ağustos 1999 günü Gölcük'te meydana gelen depremde bu ev yıkıldı. Eşim ve kızımdan haber alamayınca, görev yaptığım gemiden izin alarak bir gün sonra da olsa Gölcük'e ulaştım. Eşim ve kızım hâlâ enkaz altındaydı. Şükürler olsun ki; bir gün sonra da olsa onları enkaz altından yaralı olarak çıkarmayı başardım.
Bu arada eşim tedavi görmeye başladı. Doktorumuzun tavsiyesi üzerine depremin acısını unutmak amacıyla çocuk sahibi olmaya karar verdik. Bunun üzerine 2001 yılı Ocak ayında oğlum dünyaya geldi.
Oğlumuzun doğumu ile birlikte normale dönmeye başladığımız hayatımız, 2002 yılı Mart ayında tekrar çıkmaza girdi. Doktorun yaptığı testler sonucunda oğlumuzun otistik olduğunu öğrendik.
Bir kez daha yıkılmış, bitmiş ve tükenmiştik. Dokuz yıldır bütün yaşam amacım oğlum oldu.
Büyük şehirlerdeki özel eğitim imkânlarından yararlanmak için 2004 yılında Ankara'ya tayin oldum.
Oğlum için 2002 yılında başlayıp 2011 yılına kadar devam eden mücadelem bu defa tutukluluğumdan dolayı bitti.
Onuruma yediremediğim, tutuklu olmam değildir.
Şerefimle yatarım.
Ancak acımasızca, insafsızca, vicdansızca oğlumun yok oluşunu, eli kolu bağlanmış bir vaziyette izlemek beni kahrediyor.
Şimdi sizlere, hepinize soruyorum. Bütün salona soruyorum:
Bu acılarla ve sıkıntılarla boğuşan bir insan için zamanını darbe hazırlığı kapsamında başkalarının takip ve kontrolüne ayırdığı iddiası ne kadar doğru olabilir? Ne kadar mantıklıdır?"
--- alıntı -----
http://www.ilk-kursun.com/haber/174567
ama boşverin yaaa bunun önemi yok di mi?
önemli olan rte'nin 3 ay hapis yatmış olması!
bu özeti
--- alıntı -----
Peki; hakkındaki suçlama neydi Bülent Akalın'ın?
Astsubayların "Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılıklarının kontrol edilmesi maksadıyla ev ve işyerlerinde gerekli inceleme yapmak!"
Yani 11 günde 5 bine yakın astsubayın evini ve işyerini kontrol etmişti bu astsubay!
Oysa iddiaya konu olan tarihlerde açık denizdeydi ve bunu kanıtladı.
Sonuç ne mi oldu?
16 yıl hapis cezası!
----- alıntı ----
bu da yaratılan mağduriyet!
--- alıntı -----
"1988 yılında motorcu astsubay olarak savaş gemisinde göreve başladım.
1990 yılında evlendim ve kızım dünyaya geldi. Yılda altı-yedi ayımı gemi görevimden dolayı evimden uzak geçirdiğimden, ailemin daha güvenli olması adına, 1992 yılında bankadan döviz kredisi alarak ev sahibi oldum.
1994 yılında meydana gelen kur artışı ve devalüasyon ile battım ama yine de zorlukla da olsa borcumu ödemeye devam ettim.
17 Ağustos 1999 günü Gölcük'te meydana gelen depremde bu ev yıkıldı. Eşim ve kızımdan haber alamayınca, görev yaptığım gemiden izin alarak bir gün sonra da olsa Gölcük'e ulaştım. Eşim ve kızım hâlâ enkaz altındaydı. Şükürler olsun ki; bir gün sonra da olsa onları enkaz altından yaralı olarak çıkarmayı başardım.
Bu arada eşim tedavi görmeye başladı. Doktorumuzun tavsiyesi üzerine depremin acısını unutmak amacıyla çocuk sahibi olmaya karar verdik. Bunun üzerine 2001 yılı Ocak ayında oğlum dünyaya geldi.
Oğlumuzun doğumu ile birlikte normale dönmeye başladığımız hayatımız, 2002 yılı Mart ayında tekrar çıkmaza girdi. Doktorun yaptığı testler sonucunda oğlumuzun otistik olduğunu öğrendik.
Bir kez daha yıkılmış, bitmiş ve tükenmiştik. Dokuz yıldır bütün yaşam amacım oğlum oldu.
Büyük şehirlerdeki özel eğitim imkânlarından yararlanmak için 2004 yılında Ankara'ya tayin oldum.
Oğlum için 2002 yılında başlayıp 2011 yılına kadar devam eden mücadelem bu defa tutukluluğumdan dolayı bitti.
Onuruma yediremediğim, tutuklu olmam değildir.
Şerefimle yatarım.
Ancak acımasızca, insafsızca, vicdansızca oğlumun yok oluşunu, eli kolu bağlanmış bir vaziyette izlemek beni kahrediyor.
Şimdi sizlere, hepinize soruyorum. Bütün salona soruyorum:
Bu acılarla ve sıkıntılarla boğuşan bir insan için zamanını darbe hazırlığı kapsamında başkalarının takip ve kontrolüne ayırdığı iddiası ne kadar doğru olabilir? Ne kadar mantıklıdır?"
--- alıntı -----
http://www.ilk-kursun.com/haber/174567
ama boşverin yaaa bunun önemi yok di mi?
önemli olan rte'nin 3 ay hapis yatmış olması!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar