bugün
- rica etsem beni linçler misiniz14
- enayimiknatisi ile kavga etmek10
- ellerim bos gonlum hos28
- ohooo biri gider biri gelir sayıları o kadar çokki12
- bik bik nedir niye bu kadar sevilesidir9
- mesajla verilmiş en büyük ayarlar7
- sürü zekası6
- avukat sevgili8
- imparatorice olmak ister miydiniz7
- silver ile evlenecek erkek40
- teomancalmasur5
- yazarların şu an dinlediği şarkılar5
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir9
- bilim ve din üzerine düşünceler3
- sözlükte yapılacak en büyük hata3
- üzdüğüm herkesten özür dilerim3
- technical debt3
- sarhoş olmak3
- true giderse sözlükte yürüyen cinsellik kim olacak9
- sokakta dayak atılan kadın görsen karışır mısın4
- sözlüğün toplam zekası6
- sözlükte tartışma kaybetmeme taktikleri5
- silik yemek5
- sözlük yazarlarının bıyıkları3
- ktç'nin iki ay çalyak yemesi olayı9
- aşk-ı memnu2
- sözlükteki en kaliteli nesil10
- katatespizartmasi16
- korkunçlu cinli roman yazmak5
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası21
- uludağ sözlükte günü kavga etmeden bitirmek3
- arkadaşlar gammaz çetesi kuruyorum9
- tuzlu kahve dizisi7
- pitbull3
- motordan düşmek6
- psikopatlar neden klasik müzik sever7
- esmer kız neşesi2
- özel mesaj ifşası5
- fenerbahçe nin transferi kapaması18
- eksi karmalı kadın yazar3
- yüzüklerin efendisi4
- evli adamın sözlükte ne işi var8
- bira içerken dinlenen en iyi sanatçı2
- gocu31
- anın görüntüsü19
- ortama girince herkesin susması11
- bik bik'in mutfağına konuk olmak3
- masonların kurduğu abd4
- düşmüş melekler aynı anda tüm dünyayı işitebiliyor7
- sözlük yazarlarının kombinleri12
uludag sozlukteki varligimizin ve varlik bicimimizin, tum hayatimiz oldugu sanrisi icinde olan izleyiciler var.
burada olmayi sectigimiz ve oldugumuz sey'in,takindigimiz tavrin, hayatimizin sadece kucucuk bir parcasi oldugunu, reel'in minicik bir parcasini yansittigini idrak etmekte zorlaniyor izleyici.(okuyucu demiyorum, zira uludag sozluk okuyucusu-yazarlar da dahil- okuma eyleminden cok izleme eylemine de dahil olmakta)
bu noktada, mesela, entrylerimizin basina disclaimer'lar mi serpistirmemiz lazim?
hayat insani sasirtir ve cok zor durumda birakir.. bu kadar zor bi varsayimla yola cikan bi insanin aptal durumuna dusmemesi cogunlukla kacinilmazdir. onda birini bildigin bi araziye paldir kuldur dalmak, amerikanin vietnama girmesi kadar salakcadir. cunku ancak salaklar, bu kadar kolay ve rasyonel bir cikarimi yapamayip, duygusalliga yenik duserler.
iste, ayirt edebilme kabiliyeti ve analiz becerisinin devreye girmesi icap eden durumlardan biri de, uludag sozluk icinde, budur.
yazinin konusunun ele alinis bicimi hosunuza gitmeyebilir, yazinin konusunun savunulmasi veya karsi durulmasi da hosunuza gitmeyebilir.
ancak sizin muhatabiniz yazi degil, immm sey ise, neyin ne oldugu ve ne olmadigini ayirt etme konusunda ciddi sikintilariniz oldugu gibi, savunmak istediginiz seye katkida da bulunamazsiniz. bir takim sebeplerden oturu immm seyin yazisi size aci cektiriyordur ve siz konu hakkinda buyuk ihtimalle hicbir kelam edecek durumda olmadiginiz icin immm sey'i muhatap alir, immm sey'in sahsina oklar atmaya cabalarsiniz. (konu hakkinda konusacak durumda olsaniz, konu hakkinda konusurdunuz cunku o yontemi secmek yerine. mesela.)
bir yazari yazdiklarindan oturu kendinize yakin veya uzak bulabilirsiniz. neyi neden yaptigini anlayip, begeni veya anlamayip, onaylamama ile karsilayabilir, buna gore yakin veya uzak mesafe almayi secebilirsiniz.
ama bir yazari "burada" asla taniyamazsiniz. ve aptallarin en sevdigi is, "bildigini" zannetmektir.
Mantik süzgecini kullanalim, kullandiralim.
Taniyamayacaginiz bir yazar.
Edit: yakinda yazar olacak ve arkasindan yazilanlara bir bir cevap verecek...
burada olmayi sectigimiz ve oldugumuz sey'in,takindigimiz tavrin, hayatimizin sadece kucucuk bir parcasi oldugunu, reel'in minicik bir parcasini yansittigini idrak etmekte zorlaniyor izleyici.(okuyucu demiyorum, zira uludag sozluk okuyucusu-yazarlar da dahil- okuma eyleminden cok izleme eylemine de dahil olmakta)
bu noktada, mesela, entrylerimizin basina disclaimer'lar mi serpistirmemiz lazim?
hayat insani sasirtir ve cok zor durumda birakir.. bu kadar zor bi varsayimla yola cikan bi insanin aptal durumuna dusmemesi cogunlukla kacinilmazdir. onda birini bildigin bi araziye paldir kuldur dalmak, amerikanin vietnama girmesi kadar salakcadir. cunku ancak salaklar, bu kadar kolay ve rasyonel bir cikarimi yapamayip, duygusalliga yenik duserler.
iste, ayirt edebilme kabiliyeti ve analiz becerisinin devreye girmesi icap eden durumlardan biri de, uludag sozluk icinde, budur.
yazinin konusunun ele alinis bicimi hosunuza gitmeyebilir, yazinin konusunun savunulmasi veya karsi durulmasi da hosunuza gitmeyebilir.
ancak sizin muhatabiniz yazi degil, immm sey ise, neyin ne oldugu ve ne olmadigini ayirt etme konusunda ciddi sikintilariniz oldugu gibi, savunmak istediginiz seye katkida da bulunamazsiniz. bir takim sebeplerden oturu immm seyin yazisi size aci cektiriyordur ve siz konu hakkinda buyuk ihtimalle hicbir kelam edecek durumda olmadiginiz icin immm sey'i muhatap alir, immm sey'in sahsina oklar atmaya cabalarsiniz. (konu hakkinda konusacak durumda olsaniz, konu hakkinda konusurdunuz cunku o yontemi secmek yerine. mesela.)
bir yazari yazdiklarindan oturu kendinize yakin veya uzak bulabilirsiniz. neyi neden yaptigini anlayip, begeni veya anlamayip, onaylamama ile karsilayabilir, buna gore yakin veya uzak mesafe almayi secebilirsiniz.
ama bir yazari "burada" asla taniyamazsiniz. ve aptallarin en sevdigi is, "bildigini" zannetmektir.
Mantik süzgecini kullanalim, kullandiralim.
Taniyamayacaginiz bir yazar.
Edit: yakinda yazar olacak ve arkasindan yazilanlara bir bir cevap verecek...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar