bugün
- bugün sağlığın için ne yaptın13
- gocu nerede7
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak8
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak4
- nickli başlık açanlar kucağa alınacak3
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- tadıldığına pişman eden şeyler7
- bir kadının en güzel bölgesi13
- gocu'nun heykeli4
- bozuk paraların kullanılmaz hale gelmesi6
- iran'ın abd üslerine misilleme saldırıları2
- hoşlanılan kızın evinde sırt kaşıyıcıya rastlamak4
- true'nun iyice zıvanadan çıkması7
- dünyanın en güzel tatlısı12
- true namussuzdur2
- allah varsa beni milli yapsın4
- uludağ sözlük cs 1 6 zirvesi2
- barış yarkadaş2
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları10
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları34
- true'nun maaşı2
- true nickli namussuz kadın düşkünü2
- maruf güneş4
- 6 eylül fenerbahçe beşiktaş maçı4
- balık ekmek2
- netanyahu'dan arjantin'e destek2
- migros ta 69 95 tl'ye satılan buzlu bardak5
- insanlığın kötülüklerini allah yok'a bağlamak2
- çeşme de beach çalışanlarının vatandaşa saldırması3
- allah neden cinselliği yarattı2
- ölüm fikrinin insanları çıldırtmıyor oluşu3
- ürdün de iki abd askerinin öldürülmesi4
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- türklerin başarıları2
- surströmming2
- berra ahsen uslu2
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak11
- regl dönemi dengesizlikleri4
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı3
- allah varsa afrika daki çocuklar niye aç2
- oğuzhan uğur7
- türklerin ileri olduğu konular21
- ruhi çenet2
- memecoin2
- deniz göktaş2
- tron coin2
- dünya fenerbahçeliler günü3
- 2000 tl ile yapılabilecekler3
- vantilatörü kendine çevirmek10
- ezgi dalgıç2
dünyanın herhangi bir yerinde rastlanmamış olan ölüm biçimidir.
ancak..
uzun yıllar tek başına yaşanıldığı zaman "oh ulan, artık kendi bokumda boğulurum en azından" düşüncesi yerini "lan ciddi ciddi kendi iç sesimden sıkıldım bişeyler lazım, bi' değişiklik neyim.." gibi düşünceler almaya başlar.
bu yanlızlıktan ölecek olan şahıs, hafta içleri genelde sıradan bir hayat sürer. uğruna işten istifa edip bababanktan vadesiz hesabını tekrar aktif hale getirmeyi göze alarak başladığı yüksek lisans eğitimini, daha 1. dönemini bitirmiş olmasına rağmen gözden geçirmeye başlar ("naaptım lan ben?" gibi). her neyse, bu adam sabah makul bir saatte uyanır. gece biranın yanında yediği bok püsürüğün etkisiyle soğuk ayaklarla taşa basmayı göze alarak direk tuvaletin yolunu tutar. bu kısa yürüyüş esnasında dün gece kesin olarak bıraktığı, ama kıyamayıp atmadığı paketinden bir dal sigara çeker ve devam eder tuvalette tellendirmek üzere. (bkz: oruçluyken kimse görmesin diye odanın köşesine çöküp yemek yemek). Tuvaletten sonra lavabonun başına geçer ve 2 parmakla göz kenarlarını yıkar (yanaklara su deymeyecek şekilde) ve mutfağa gider. tezgahın üstüne serer bütün buz dolabını. çatalı kaptığı gibi tırtıklama usülüyle 3-5 dk içinde alır besinini. bir sigara daha yakarken, o gün bir çılgınlık yapıp odada değilde, o günü salonda geçirmeye karar verir. üşengeçlikten dolayı bunu sadece düşünür ve zaman kaybetmeden odaya geçer. mutfak-oda yürüyüşü esnasında uzaktaki aile fertleri tek tek aklından geçer, derken yine uzaktaki sevgili arar. iki hoş beş edilir. sonra tam bilgisayarın başına oturacakken çantasını toparlayıp okula gitmeye karar verir. tabi o ortamdan da kopmamak lazım, kadro madro... bölümdeki çay ocağından klas bir hareketle duble çayını doldurup, bebelerin arasından geçerek laboratuvarına (inine) geçer. iki bilimden sonra biyolojik saati çalar ve 30 sn içinde pılını pırtını * toplayıp tekrar dönüş yoluna geçer. ne tesadüftür ki evi de, tıpkı oda-mutfak gibi yürüyüş mesafesindedir. yürürken uzaktaki dostlardan biri arar, uzak bir tarihte geleceğini söyler. -ki bu elitist, aşırı planlı seyahati deklare eden dost daha 2 yıl öncesinde birbirinin ağzına çorap sokmaya çalışmaktan onur duyan tipin ta kendisidir- domino etkisi olsa gerek bir diğeri daha ona katılır. derken beraber cepler yoklanır ki apartman kapısı açıla. eve girilir. 95 metrekarelik evin 45 metrakaresini kolon ve koridora ayıran müteahite rutin bir ana avrattan sonra, burayı iyi dinleyin, hiç şaşmaz; çantadaki laptop çıkarılıp açılır, o açılana kadar ketılın suyu konur, mutfaktan çıkarken ceket asılır ve odaya geçip laptop şarja bağlanır, o arada mini bir voice call yapılarak sevgili aranır, ama kulaklık takılarak. çünkü konuşma esnasında su kaynamış olacak ve makarnayı dökmeden tencereye boşaltmak için iki ele ihtiyaç vardır. makarna haşlanırken ilgili dizi açılır, kırık link olup olmadığında emin olunduktan sonra tekrar mutfağa geçilir. günün en düşünsel saniyeleri olarak kabul ettiği "sos hazırlama" eylemine geçer. önemlidir çünkü günün akşam ezanından sonraki akibetini bu an belirler. beyaz sos * mu, kırmızı sos * mu?.. (bkz: Red pill and blue pill) yıllardır yalnız yaşamanın getirdiği "süreçleri idrak ve değerlendirme" yeteneği, koca besin zincirini iki renge indirgeyebilecek kadar gelişmiştir. eğer o gün dolap doluysa, yemek yapılırken proses uzun süreceğinden bir bira açar, telefonu ters çevirerek çerez kasesine koyar ve bir canlı müzik istasyonuna bağlanarak (bkz: doğal amfi) ve pişirme işlemine geri döner. derken yemeği yer, hazırladığı diziyi izler. ve yatar.
uyumadan 5 dk önce tekrar aile, dost, sevgili, istifa, bababank'a geri dönüş, belirsizlik gibi rutin şeyleri düşünür. uyuyamaz. sonra uyur.
velhasıl, ölünmüyor gençler yalnızlıktan, dağılın.
ancak..
uzun yıllar tek başına yaşanıldığı zaman "oh ulan, artık kendi bokumda boğulurum en azından" düşüncesi yerini "lan ciddi ciddi kendi iç sesimden sıkıldım bişeyler lazım, bi' değişiklik neyim.." gibi düşünceler almaya başlar.
bu yanlızlıktan ölecek olan şahıs, hafta içleri genelde sıradan bir hayat sürer. uğruna işten istifa edip bababanktan vadesiz hesabını tekrar aktif hale getirmeyi göze alarak başladığı yüksek lisans eğitimini, daha 1. dönemini bitirmiş olmasına rağmen gözden geçirmeye başlar ("naaptım lan ben?" gibi). her neyse, bu adam sabah makul bir saatte uyanır. gece biranın yanında yediği bok püsürüğün etkisiyle soğuk ayaklarla taşa basmayı göze alarak direk tuvaletin yolunu tutar. bu kısa yürüyüş esnasında dün gece kesin olarak bıraktığı, ama kıyamayıp atmadığı paketinden bir dal sigara çeker ve devam eder tuvalette tellendirmek üzere. (bkz: oruçluyken kimse görmesin diye odanın köşesine çöküp yemek yemek). Tuvaletten sonra lavabonun başına geçer ve 2 parmakla göz kenarlarını yıkar (yanaklara su deymeyecek şekilde) ve mutfağa gider. tezgahın üstüne serer bütün buz dolabını. çatalı kaptığı gibi tırtıklama usülüyle 3-5 dk içinde alır besinini. bir sigara daha yakarken, o gün bir çılgınlık yapıp odada değilde, o günü salonda geçirmeye karar verir. üşengeçlikten dolayı bunu sadece düşünür ve zaman kaybetmeden odaya geçer. mutfak-oda yürüyüşü esnasında uzaktaki aile fertleri tek tek aklından geçer, derken yine uzaktaki sevgili arar. iki hoş beş edilir. sonra tam bilgisayarın başına oturacakken çantasını toparlayıp okula gitmeye karar verir. tabi o ortamdan da kopmamak lazım, kadro madro... bölümdeki çay ocağından klas bir hareketle duble çayını doldurup, bebelerin arasından geçerek laboratuvarına (inine) geçer. iki bilimden sonra biyolojik saati çalar ve 30 sn içinde pılını pırtını * toplayıp tekrar dönüş yoluna geçer. ne tesadüftür ki evi de, tıpkı oda-mutfak gibi yürüyüş mesafesindedir. yürürken uzaktaki dostlardan biri arar, uzak bir tarihte geleceğini söyler. -ki bu elitist, aşırı planlı seyahati deklare eden dost daha 2 yıl öncesinde birbirinin ağzına çorap sokmaya çalışmaktan onur duyan tipin ta kendisidir- domino etkisi olsa gerek bir diğeri daha ona katılır. derken beraber cepler yoklanır ki apartman kapısı açıla. eve girilir. 95 metrekarelik evin 45 metrakaresini kolon ve koridora ayıran müteahite rutin bir ana avrattan sonra, burayı iyi dinleyin, hiç şaşmaz; çantadaki laptop çıkarılıp açılır, o açılana kadar ketılın suyu konur, mutfaktan çıkarken ceket asılır ve odaya geçip laptop şarja bağlanır, o arada mini bir voice call yapılarak sevgili aranır, ama kulaklık takılarak. çünkü konuşma esnasında su kaynamış olacak ve makarnayı dökmeden tencereye boşaltmak için iki ele ihtiyaç vardır. makarna haşlanırken ilgili dizi açılır, kırık link olup olmadığında emin olunduktan sonra tekrar mutfağa geçilir. günün en düşünsel saniyeleri olarak kabul ettiği "sos hazırlama" eylemine geçer. önemlidir çünkü günün akşam ezanından sonraki akibetini bu an belirler. beyaz sos * mu, kırmızı sos * mu?.. (bkz: Red pill and blue pill) yıllardır yalnız yaşamanın getirdiği "süreçleri idrak ve değerlendirme" yeteneği, koca besin zincirini iki renge indirgeyebilecek kadar gelişmiştir. eğer o gün dolap doluysa, yemek yapılırken proses uzun süreceğinden bir bira açar, telefonu ters çevirerek çerez kasesine koyar ve bir canlı müzik istasyonuna bağlanarak (bkz: doğal amfi) ve pişirme işlemine geri döner. derken yemeği yer, hazırladığı diziyi izler. ve yatar.
uyumadan 5 dk önce tekrar aile, dost, sevgili, istifa, bababank'a geri dönüş, belirsizlik gibi rutin şeyleri düşünür. uyuyamaz. sonra uyur.
velhasıl, ölünmüyor gençler yalnızlıktan, dağılın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar