bugün
- üniversite mezunu olmak için üniversite okumak7
- true denilen yazar13
- deniz şortunun içine boxer giyilir mi sorunsalı15
- hayatında bir kere bile sigara içmemiş yazarlar5
- başkanlık sisteminden beri her şeyin kötü gitmesi5
- diyanetin abd'deki villaları11
- sana vurana sen de vur diyen ebeveyn5
- barış yarkadaş4
- ben bu yazıyı oğluma yazdım4
- zamandışı düşkünlüğü2
- psikiyatristin size soğuk davranması2
- yan gelip yatan yuzır2
- kötü biri olduğunu bilmek6
- motorsiklet süren kızın namusu2
- iç sıkıntısından intihar etmek17
- abd milli futbol takımı2
- seçmeninin ak parti den kopma koşulu3
- çocuk parklarındaki yalnız yetişkin yasağı3
- zaman baba12
- kadınların sürekli sorun çıkarması2
- 95b vs 85d2
- kilo vermenin çok zor olması2
- o kadar zengin olmak ki ölümü yenememek11
- en iyi antidepresan7
- ona bir şey söyle13
- iyi öpüşmek için yapılması gerekenler14
- geleyim beş dakika göreyim seviyesinde sevmek13
- 12 haziran 2026 kanada bosna hersek maçı7
- psikologa para vermemek için en iyi aktivite6
- chp'nin hali ne olacak49
- cyle larin'in gol sevinci açıklaması2
- arkadaşlar nasılsınız6
- erkeğin evlenince eşine it gibi davranması2
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor18
- cilgincapkin221
- milli takım şarkısının akp tarafından üretilmesi12
- acıkmamak için öneriler5
- deli olduğunun farkına varmak5
- ümmetçiler neden filistin'i kurtarmıyor10
- en çok kullandığınız ağrı kesici9
- gammazlar çetesi17
- borçlarınızın ne zaman biteceğini biliyor musunuz2
- birader beylerin birader beyler olmaları7
- sarı yeleli aslan trump8
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum15
- kontrat fosfor karburator5
- anın görüntüsü18
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor4
- mor semsiyeli yabanci14
- elon muskın ilk dolar trilyoneri olması5
üniversiteden tanış olunan hatunla üniversite bittikten yıllar sonra buluşup sevişilmesine dair kısa bir hikaye.
efenim, benden iki dönem üstte olan, o zamanlar sadece arkadaş olduğumuz, illet olduğum lavuk sevgilisini de tanıdığım bir hatun vardı vakti zamanında. derslerin çoğunu bizim dönemlerden aldığı için arkadaşlığımız gelişmişti biraz. benden veya bizim kankalardan not ister, biz de belki bir gün de bize verir hesabıyla verirdik taş gibi olmasının hatrına. sonra onun okulu bitti, yaşadığı istanbul'a gitti, orada eh işte bir iş buldu ve çalışmaya başladı. benim bundan haberim var çünkü o okulu bitirdikten sonra da sürekli temastaydık. hatta istanbul'a geldiğinde mutlaka görüşelim envalindeki muhabbetlerimiz de yok değildi hani.
tabi doğal olarak ben de okulu bitirdikten sonra kendime iş güç edinmek maksadıyla güzel bir para kapısı bulmuştum. patron'un bana gösterdiği illere gidip bilimum alım satım işlerini gerçekleştirdikten sonra payımı alıp yatıyordum aşşağı. istanbul için birkaç sefer tecrübe edip yolu yordamı öğrendikten sonra, önce işimi halletmiş, arda kalan zamanda, bir veya birkaç gün gezip tozma işleriyle vakit geçirmiş oluyordum. güzel işti amk. tabi büyük patron batırmadan önce.
nese efenim istanbul'a üçüncü gidişimden evvel nasıl olduysa aklıma geldi ilgili hatun. lan dedim bi arayayım baklım belki buluşuruz diye düşündüm. ama kesinlikle amacım öyle sevişmek felan değil. hoş hatundu ama. hani böyle içiniz gider de "lan bu kız benimle çıkmaz amk." dediğiniz tipler olur ya, ondan hani. nese bunu aradım. istanbul7a gelip gelicem iş için, istersen buluşalım dedim. kabul etti. hiç ikiletmeden "tabi mutlaka gel, ama haftasonuna denk getir ki, gezdireyim seni" dedi. tamam dedim. bu arada eski sevglisi geldi aklıma. o tipsiz, böyle klas bir hatundan ayrılmış olamazdı. neyse kafayı takmadan sonraki sefer için uçak biletimi ayarladım. kendi insiyatifimi kullanarak, klas otellerden birinde şık bir oda, bir de hertz den kiralık araç randevusu aldıktan sonra ilgili tarihin perşembe günü sabahı adım attım istanbul'a. istanbul'a geldikten sonra atunu arayarak, iki gün işlerimi halletmem gerektiğini, cumartesi günü sabah kendisini arayacağımı söyledim. "tabi mutlaka" diyerek ekledi. işimi bitirip gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra bağdat caddesi civarlarında bir kafede buluştuk. güzelliğinden hiçbişey kaybetmemişti yosma, üstüne üstlük samimiyeti de sanki uzun yıllar can arkadaşını görmemiş birinin samimiyetine denkti. sonra bir süre muhabbet ettikten sonra gündüz taksim, beyoğlu boğaz turu; akşam ise istanbul'un eğlence mekanlarına doğru aktık. eski erkek arkadaşı hakkında hiçbişey sormadım, belli ki ayrılmıştı. hatta iki kadeh içip açılıverirken sanki bahsedecek gibi olduğunun ama "koy götüne gitsin" tarzı hareketlerle kendi kendine geçiştirdiğinin farkına vardım. ben de boşverdim sonra. gecenin ilerleyen saatleri hiç ummadığım mecralara akıtacaktı beni...
otelin odasının kapısını açar açmaz öpüşmeye başladık. öyle ki üstümdekileri çıkarmaya bile fırsat vermedi bir süre. üstümdeki gömleği ve atletimi bir arada ıkarmak için davrandığımda karın kaslarımı şiddetle öptüğünü ve yalamaya başladığını farkettim. sanki yllarca sevişmemişti. susuz kalmış kuş gibi içiyordu beni. hayretten ağzım açık kalmıştı. güreşir gibi düşe kalka soyduk birbirimizi, hafif bulanık alkollü kafayla ne yaptığımızı bilmeden önce yatakta sonra da odadaki kanepenin üstünde buldum kendimi. her türlü pozisyonu bağıra bağıra denedik. doggy style'a geçtiğimiz sırada ince ve kıvrak belinin üstüne dökülen dalgalı saçlarını unutmuş değilim. spor yaptığından dolayı ssahip olduğu kıvraklığın üzerimde çekinmeden defalarca denedikten sonra yatağın bir köşesine yüzüstü bıraktı kendini. nefesimi toplamaya çalışırken öylece bakakaldım. bir ara aklıma geldi "şimdi ben mi becerdim, o mu" diye garip bir düşüncve içinde beynimin kıvrımlarını sıvazlayıp durdum. o yorgunluk üzerine elbette ben de uyuyakalmışım. sabah olduğunda da birlikteliğin olmazsa olmazı olan sabah sevişmesini bilfiil icra ettikten sonra duş alıp çıktık otelden. beraber yaptığmız kahvaltı sırasında sanki benimle birlikte bulunmaktan sıkıldığını hissetmiştim. muhabbeti geçirmeye çalışan, gitmemi bekler gibi bir hali vardı. ben de üstüne gitmeden, uçağa yetişmek amacıyla vedalaşıp gitmek istediğimi belirttim. hiç oralı olmadı amk. ulan sabaha kadar seviştik, bir öpeyim, ne bileyim sahte de olsa sevgi gösterisinde bulunayım felan bile demedi. tamam kendine iyi bak diye geçiştirip ayağa kalktığımda ayağa bile kalkmadı. hiç oralı olmadan arabaya atlayıp havaalanının yolunu tuttum. uçağa bindiğimde hava kararmak üzereydi.
sonraları anladım aslında kullanıldığımın. sonraki seferimde tekrar buluşmak için aradığımda telefonuma cevap vermedi, istanbul'dayken aradım, hattın kullanıma kapalı olduğunu, hattını teslim ettiğini öğrendim. aradım araştırdım ama bir türlü akıbetini öğrenemedim hatunun.
birkaç ay sonra, sevgilisinn bunu aldattığını, ondan ayrıldığını, benim hikayemin de olaylar vuku bulduktan sonra gerçekleştiğinin farkına vardım. yani kısacası, hatunun ilgili adama karşı gerçekleştirdiği intikam olayının tam içine düşmüştüm.
bildiğin kullanılmış, hunharca becerilmiştim...
efenim, benden iki dönem üstte olan, o zamanlar sadece arkadaş olduğumuz, illet olduğum lavuk sevgilisini de tanıdığım bir hatun vardı vakti zamanında. derslerin çoğunu bizim dönemlerden aldığı için arkadaşlığımız gelişmişti biraz. benden veya bizim kankalardan not ister, biz de belki bir gün de bize verir hesabıyla verirdik taş gibi olmasının hatrına. sonra onun okulu bitti, yaşadığı istanbul'a gitti, orada eh işte bir iş buldu ve çalışmaya başladı. benim bundan haberim var çünkü o okulu bitirdikten sonra da sürekli temastaydık. hatta istanbul'a geldiğinde mutlaka görüşelim envalindeki muhabbetlerimiz de yok değildi hani.
tabi doğal olarak ben de okulu bitirdikten sonra kendime iş güç edinmek maksadıyla güzel bir para kapısı bulmuştum. patron'un bana gösterdiği illere gidip bilimum alım satım işlerini gerçekleştirdikten sonra payımı alıp yatıyordum aşşağı. istanbul için birkaç sefer tecrübe edip yolu yordamı öğrendikten sonra, önce işimi halletmiş, arda kalan zamanda, bir veya birkaç gün gezip tozma işleriyle vakit geçirmiş oluyordum. güzel işti amk. tabi büyük patron batırmadan önce.
nese efenim istanbul'a üçüncü gidişimden evvel nasıl olduysa aklıma geldi ilgili hatun. lan dedim bi arayayım baklım belki buluşuruz diye düşündüm. ama kesinlikle amacım öyle sevişmek felan değil. hoş hatundu ama. hani böyle içiniz gider de "lan bu kız benimle çıkmaz amk." dediğiniz tipler olur ya, ondan hani. nese bunu aradım. istanbul7a gelip gelicem iş için, istersen buluşalım dedim. kabul etti. hiç ikiletmeden "tabi mutlaka gel, ama haftasonuna denk getir ki, gezdireyim seni" dedi. tamam dedim. bu arada eski sevglisi geldi aklıma. o tipsiz, böyle klas bir hatundan ayrılmış olamazdı. neyse kafayı takmadan sonraki sefer için uçak biletimi ayarladım. kendi insiyatifimi kullanarak, klas otellerden birinde şık bir oda, bir de hertz den kiralık araç randevusu aldıktan sonra ilgili tarihin perşembe günü sabahı adım attım istanbul'a. istanbul'a geldikten sonra atunu arayarak, iki gün işlerimi halletmem gerektiğini, cumartesi günü sabah kendisini arayacağımı söyledim. "tabi mutlaka" diyerek ekledi. işimi bitirip gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra bağdat caddesi civarlarında bir kafede buluştuk. güzelliğinden hiçbişey kaybetmemişti yosma, üstüne üstlük samimiyeti de sanki uzun yıllar can arkadaşını görmemiş birinin samimiyetine denkti. sonra bir süre muhabbet ettikten sonra gündüz taksim, beyoğlu boğaz turu; akşam ise istanbul'un eğlence mekanlarına doğru aktık. eski erkek arkadaşı hakkında hiçbişey sormadım, belli ki ayrılmıştı. hatta iki kadeh içip açılıverirken sanki bahsedecek gibi olduğunun ama "koy götüne gitsin" tarzı hareketlerle kendi kendine geçiştirdiğinin farkına vardım. ben de boşverdim sonra. gecenin ilerleyen saatleri hiç ummadığım mecralara akıtacaktı beni...
otelin odasının kapısını açar açmaz öpüşmeye başladık. öyle ki üstümdekileri çıkarmaya bile fırsat vermedi bir süre. üstümdeki gömleği ve atletimi bir arada ıkarmak için davrandığımda karın kaslarımı şiddetle öptüğünü ve yalamaya başladığını farkettim. sanki yllarca sevişmemişti. susuz kalmış kuş gibi içiyordu beni. hayretten ağzım açık kalmıştı. güreşir gibi düşe kalka soyduk birbirimizi, hafif bulanık alkollü kafayla ne yaptığımızı bilmeden önce yatakta sonra da odadaki kanepenin üstünde buldum kendimi. her türlü pozisyonu bağıra bağıra denedik. doggy style'a geçtiğimiz sırada ince ve kıvrak belinin üstüne dökülen dalgalı saçlarını unutmuş değilim. spor yaptığından dolayı ssahip olduğu kıvraklığın üzerimde çekinmeden defalarca denedikten sonra yatağın bir köşesine yüzüstü bıraktı kendini. nefesimi toplamaya çalışırken öylece bakakaldım. bir ara aklıma geldi "şimdi ben mi becerdim, o mu" diye garip bir düşüncve içinde beynimin kıvrımlarını sıvazlayıp durdum. o yorgunluk üzerine elbette ben de uyuyakalmışım. sabah olduğunda da birlikteliğin olmazsa olmazı olan sabah sevişmesini bilfiil icra ettikten sonra duş alıp çıktık otelden. beraber yaptığmız kahvaltı sırasında sanki benimle birlikte bulunmaktan sıkıldığını hissetmiştim. muhabbeti geçirmeye çalışan, gitmemi bekler gibi bir hali vardı. ben de üstüne gitmeden, uçağa yetişmek amacıyla vedalaşıp gitmek istediğimi belirttim. hiç oralı olmadı amk. ulan sabaha kadar seviştik, bir öpeyim, ne bileyim sahte de olsa sevgi gösterisinde bulunayım felan bile demedi. tamam kendine iyi bak diye geçiştirip ayağa kalktığımda ayağa bile kalkmadı. hiç oralı olmadan arabaya atlayıp havaalanının yolunu tuttum. uçağa bindiğimde hava kararmak üzereydi.
sonraları anladım aslında kullanıldığımın. sonraki seferimde tekrar buluşmak için aradığımda telefonuma cevap vermedi, istanbul'dayken aradım, hattın kullanıma kapalı olduğunu, hattını teslim ettiğini öğrendim. aradım araştırdım ama bir türlü akıbetini öğrenemedim hatunun.
birkaç ay sonra, sevgilisinn bunu aldattığını, ondan ayrıldığını, benim hikayemin de olaylar vuku bulduktan sonra gerçekleştiğinin farkına vardım. yani kısacası, hatunun ilgili adama karşı gerçekleştirdiği intikam olayının tam içine düşmüştüm.
bildiğin kullanılmış, hunharca becerilmiştim...
güncel Önemli Başlıklar