bugün
- özelden gelen saçma mesajlar9
- arkadaşlar bu nedir sizce10
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması10
- üsküdar da cumhur ittifakı başkanvekili seçimi7
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak19
- antipanik'in sözlüğe vedası19
- arkadaşlar hayırlı olsun der misiniz lütfen9
- kim bu erzincanlı7
- clemence baptista17
- fantezi iç giyim mağazasını dualarla açmak6
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- karıncalar da rüya görür mü3
- bugünün işini öbürsü güne bırakmak3
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker10
- fon vurgunu31
- sözlükten 50 kişi çıkarırsam yazacak kimse kalmaz5
- uzaylıların dünyaya tatile gelirken döviz bozdrmsı3
- ktç2
- defin işlemi sırasında mezarlıkta yemek servisi11
- beni geçmişimle yargılama diyen kızın geçmişi3
- ayrılınca hediyelerimi geri ver diyen erkek6
- saraca'ya uzaylı soruları2
- fenerbahçe maçı2
- birbirini tanıdıkça sevmemek2
- spk başkanı mahmut sütcü'nün istifası7
- arkadaşlar hoşçakalın sizi terk ediyorum7
- ben hariç herkes salak3
- ilk buluşmada tandır lavaşla tulum peyniri yemek8
- 12 inci nesil olmanın çok ayıp olması3
- yol geçecek diye dünyanın istimlak edilmesi olayı2
- s'i l v'e r m'i s t15
- çoğunluk oyuyla kim deli karar vermek2
- kahvaltım güzel mi8
- kylie jenner2
- ayrıldıktan 1 ay sonra başkasına aşkım diyebilmek3
- tuvaletteyken bir eliyle kapıyı tutan adam2
- fakirliğin orta sınıfa yükselmesi2
- kendi kendine konuşmak2
- tulumba tatlısı4
- spor salonu kokusu5
- kolye140
- usualsuspects'in ayağı16
- ioçk'nın motorla gezdirmesi4
- çiçek mırıldamaları arasında yürümek2
- azerbaycan sünni ülkesiymiş gibi algı yapmak8
- ismet gurbuz 20249
- sözlükten ayrılacağını bildiren yazar modeli2
- kale3112 ifşa9
- aradığınız gerçek islama 1400 yıldır ulaşılamıyor2
- bir erkeğin yapabileceği en büyük hata18
bir çocuğun hangi durum içerisinde olursa olsun ölmesi gerçekten çok ama çok üzücü. allah kimseye evlat acısı vermesin. rahmet diliyorum.
gezi parkı eylemleri sırasında, çadırlarında sinsice gaza maruz bırakılan o güzel insanlar için ben de sokaklara indim. tepkimi gösterdim. gözyaşı döktüm. orantısız güç kullanımına karşı ben de sokaklarda yürüdüm. kimseye hakaret etmedim, polise taş atmadım, maskemi takıp yürüdüm.
ancak:
bu tepkimi gündüz, yalnızca yaşadığım şehrin (izmir) cumhuriyet meydanında gösterdim. sokaklarda ateş yakmadım. tomalara orta parmak göstermedim. sonra baktım ki işin rengi değişmeye başladı. birlikte aynı amaç uğruna yürüyüş yaptığımı zannettiğim o insan topluluğunun arasında leş sürüleri vardı. kıbrıs şehitleri caddesindeki, alsancaktaki onlarca mekanın, bankanın, dükkanın camlarını indirdiler, heryeri sprey boyalarla küfür dolu kelimelerle doldurdular. ama ben bu değilim?! ama bu insanlarla yürüyorum!? neden? çünkü benim gösterdiğim tepki, bazı şeytanların işine geliyor... haaa dedim, öyle mi?
şimdi:
ona gaz fişeği sallayan polis kadar, polise o emri veren kadar, onu daha 14 yaşında bir ideolojik fikre yöneltenler de hatalıdır. çünkü hepimiz biliyoruz ki ekmek almaya gitmiyordu berkin. yani bunun çok klişe bir gazete manşeti olduğu görmeniz şart öncelikle. ekmek almaya gidiyorsa da, 14 yaşındaki bir çocuğu gaz bulutunun arasına yollamamalısın bir anne olarak. bunu söylüyorum diye de bu çocuğun ölümüne ne kadar üzüldüğüm gerçeğini de sen reddetmemelisin. yanlış mıyım?
dün sokaklarda yürüyen beni kullananlar, yarın da bu çocuğun cenazesini kullanacak sokaklarda. bunları şunun için yazıyorum, ne yaptığımızın farkında olalım.
olaylara çok yönlü bakamıyoruz. herkesin tarafsiz olmasi gerekiyor bence. ama dogustan din adi altinda zorunlu bir bagliligin dayatildigi toplumlarda bu cok zor. default ayarlarınızı bozuyorlar, oyle ayarlanıyorsunuz. sonra da tarafsız olmak doganıza ters geliyor. halbuki tarafsız insan her tarafın dogrusunu yanlısını cok rahat gorebilir. ve alternatifler cok daha kaliteli olur boyle bir durumda. cünkü herkes aslında yerinin saglam olmadıgını bilir. ama biz böyle degiliz. kuralcı ve düzen üstüne kurulu bir yapimiz var. ornegin bi partide her cesit insan yok. tek cesit ya da tek fikir insanları var. boylece de siz de bi kaliba uymak zorunda kaliyorsunuz.
şimdi bakıyorum instagramda, twitterda berkin fotoğrafı paylaşmıyorsan akpli olup çıkıveriyorsun. bir çocuğun ölümüne üzülmemiş bir hain, bir şerefsiz. ancak yapılmaya çalışılan şeyi görüyorum ben şuan çok basit, çok kolay. ben o çocuğun cenazesinin morgta bir gece daha yarın gerçekleşecek olan infial için tutulmasını bile, o çocuğa yapılmış bir zulüm olarak görüyorum. işte ben berke bu denli çok üzülüyorum. ama bazılarımızın (bazılarımız dediğime dikkat çekerim) derdi yine, sahte ve samimiyetsiz hashtaglerle, aman meydanlarda toplanalım, infial yaratalım, tepkimizi gösterelim... bakın tepki göstermekte sakınca duymuyorum, ancak bir çocuğun ölümünün bazı büyük başların avuçlarını sıvazlamalarına sebep olduğunu göz göre göre inkar edip, bankaların, mağazaların, cafelerin camlarını indirmelerine, terör estirmelerine gerçekten yandaş olamam ben.
bu ülkenin daha çok,
okuyana, bilinçli ebeveyne, vicdanlı nesillere ihtiyacı var.
bunlar olunca bilinç düzeyi yükselecek, daha doğru siyasetçilere, öngürülü ve ahlaklı yöneticilere, refah seviyesi yüksek bir ülkeye kavuşacağız.
fidanlar ağaca, ağaçlar ormana misali...
dünyanın ise daha az öfkeye ihtiyacı var.
gezi parkı eylemleri sırasında, çadırlarında sinsice gaza maruz bırakılan o güzel insanlar için ben de sokaklara indim. tepkimi gösterdim. gözyaşı döktüm. orantısız güç kullanımına karşı ben de sokaklarda yürüdüm. kimseye hakaret etmedim, polise taş atmadım, maskemi takıp yürüdüm.
ancak:
bu tepkimi gündüz, yalnızca yaşadığım şehrin (izmir) cumhuriyet meydanında gösterdim. sokaklarda ateş yakmadım. tomalara orta parmak göstermedim. sonra baktım ki işin rengi değişmeye başladı. birlikte aynı amaç uğruna yürüyüş yaptığımı zannettiğim o insan topluluğunun arasında leş sürüleri vardı. kıbrıs şehitleri caddesindeki, alsancaktaki onlarca mekanın, bankanın, dükkanın camlarını indirdiler, heryeri sprey boyalarla küfür dolu kelimelerle doldurdular. ama ben bu değilim?! ama bu insanlarla yürüyorum!? neden? çünkü benim gösterdiğim tepki, bazı şeytanların işine geliyor... haaa dedim, öyle mi?
şimdi:
ona gaz fişeği sallayan polis kadar, polise o emri veren kadar, onu daha 14 yaşında bir ideolojik fikre yöneltenler de hatalıdır. çünkü hepimiz biliyoruz ki ekmek almaya gitmiyordu berkin. yani bunun çok klişe bir gazete manşeti olduğu görmeniz şart öncelikle. ekmek almaya gidiyorsa da, 14 yaşındaki bir çocuğu gaz bulutunun arasına yollamamalısın bir anne olarak. bunu söylüyorum diye de bu çocuğun ölümüne ne kadar üzüldüğüm gerçeğini de sen reddetmemelisin. yanlış mıyım?
dün sokaklarda yürüyen beni kullananlar, yarın da bu çocuğun cenazesini kullanacak sokaklarda. bunları şunun için yazıyorum, ne yaptığımızın farkında olalım.
olaylara çok yönlü bakamıyoruz. herkesin tarafsiz olmasi gerekiyor bence. ama dogustan din adi altinda zorunlu bir bagliligin dayatildigi toplumlarda bu cok zor. default ayarlarınızı bozuyorlar, oyle ayarlanıyorsunuz. sonra da tarafsız olmak doganıza ters geliyor. halbuki tarafsız insan her tarafın dogrusunu yanlısını cok rahat gorebilir. ve alternatifler cok daha kaliteli olur boyle bir durumda. cünkü herkes aslında yerinin saglam olmadıgını bilir. ama biz böyle degiliz. kuralcı ve düzen üstüne kurulu bir yapimiz var. ornegin bi partide her cesit insan yok. tek cesit ya da tek fikir insanları var. boylece de siz de bi kaliba uymak zorunda kaliyorsunuz.
şimdi bakıyorum instagramda, twitterda berkin fotoğrafı paylaşmıyorsan akpli olup çıkıveriyorsun. bir çocuğun ölümüne üzülmemiş bir hain, bir şerefsiz. ancak yapılmaya çalışılan şeyi görüyorum ben şuan çok basit, çok kolay. ben o çocuğun cenazesinin morgta bir gece daha yarın gerçekleşecek olan infial için tutulmasını bile, o çocuğa yapılmış bir zulüm olarak görüyorum. işte ben berke bu denli çok üzülüyorum. ama bazılarımızın (bazılarımız dediğime dikkat çekerim) derdi yine, sahte ve samimiyetsiz hashtaglerle, aman meydanlarda toplanalım, infial yaratalım, tepkimizi gösterelim... bakın tepki göstermekte sakınca duymuyorum, ancak bir çocuğun ölümünün bazı büyük başların avuçlarını sıvazlamalarına sebep olduğunu göz göre göre inkar edip, bankaların, mağazaların, cafelerin camlarını indirmelerine, terör estirmelerine gerçekten yandaş olamam ben.
bu ülkenin daha çok,
okuyana, bilinçli ebeveyne, vicdanlı nesillere ihtiyacı var.
bunlar olunca bilinç düzeyi yükselecek, daha doğru siyasetçilere, öngürülü ve ahlaklı yöneticilere, refah seviyesi yüksek bir ülkeye kavuşacağız.
fidanlar ağaca, ağaçlar ormana misali...
dünyanın ise daha az öfkeye ihtiyacı var.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar