bugün
- yazarların sabah kahvaltısı4
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak2
- ölüyorum lan ölüyorum3
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi17
- araba kullanırken uyumak3
- emekçilerin çalışma yaşamı talepleri2
- from gold from dust13
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması12
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- sözlük kızı için kavga eden 2 kaslı sözlük erkeği13
- rujlu erkekle öpüşmek3
- fiziği güzel sözlük kızları47
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği13
- hoşlanılan kızın dörtte üçünün su olması2
- çin'e demokrasi gelsin10
- sözlüğün götü en güzel yazarı12
- recep tayyip erdoğan27
- truesuz sözlük8
- nervio23
- rujlu kadınla öpüşmek6
- hastalık havası8
- kışın duş alırken üşümemek için öneriler7
- vajinanın iç sıcaklığı10
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- uzun süre ayakkabı içinde kalmış ayak6
- silikon memenin patlaması10
- anında dolan göz neyin belirtisidir6
- çok makyaj yapan kız vs doğal kız10
- burna tuzlu su çekmek6
- bu saatte hala uluyamama sebebi3
- geceleri yapmaktan zevk alınan şeyler5
- halka filmini izlerken telefonun çalması3
- uykuya dalmak istememek neyin belirtisidir5
- gocu19
- fatma betül sayan kaya59
- kopya çekmenin etiği5
- adalet ve kalkınma partisi4
- sözlük erkeklerinin kaşar olduğu gerçeği9
- judas'ı dayak yerken görseniz ne yaparsınız10
- gurbet3
- ekrem imamoğlu6
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis18
- seni terkedeceğim4
- gece gece gelen kızarmış patates isteği3
- iyi dostlar biriktirdim7
- arkadaşlar sizce bu çanta nasıl8
- karton toplarken şarampole yuvarlanmak5
- yazarların akşama dair planları9
yargıtay'ın kararını ve mahkemenin kararını okumadan kesin bir şekilde karar vermemek lazımdır. evet üvey kızına tecavüz eden onu hamile bırakan hatta döve döve öldürenleri gördük. Fakat şurada unutulmaması gereken birşey var ki o da ne kadar canavar olursa da olsun ne kadar aşağılık olursa olsun afedersiniz onu adil bir şekilde yargılamak onun iyiliği için değil bizim iyiliğimiz içindir. Bir canavarı, bir katili, insanlıktan çıkmış(!) birini adil yargılamak.
Şimdi duruma şu şekilde bakmak gerekirse. Yargıtay kararı ana bir nedenden bozmuş (haberlerden anladığımız kadarı ile): Karar verildiğinde 2005 yılı imiş ve o sırada yeni TCK yürürlükte olmasına rağmen yerel mahkeme eski TCK üzerinden karar vermiş. Burada şöyle evrensel bir ceza hukuku ilkesi vardır, sanığın suçu işlediği zamanla yargılandığı zaman arasında tek suça ilişkin iki farklı hukuk kuralı varsa bunlardan sanığın yararına olan geçerlidir. Kabul etseniz de etmeseniz de bu kural adil yargılamanın bir gereği olarak ne yazıkki genel bir ilke olarak dünya çapında kabul edilmiştir. Binlerce yıllık ceza felsefemiz cezada ayırmayı ama uygulamada birliği işaret ettiği için bu ilkeden vazgeçemiyoruz.
Şimdi yerel mahkeme hakimine buradan yapılan "evde nasır bir baba" olduğuna dair ince suçlamaları dikkate alarsak, yerel mahkeme nasıl bir karar vermiş bakmak lazım. Üvey babaya 19 yıl ceza verilmiş. Bu arada babanın 2005'ten beri yani 2 yıldır da içeride olduğunu unutmamak lazım. TCK'nın 103/2 maddesi babaya en fazla 15 yıl ceza verilmesini öngörüyor. (8-15). 103/3'e göre babanın cezası yarısı oranında arttırılmalı. Yani 22 yıla çıkarılmalı. Çocuğun beden ve ruh sağlığının bozulması 103/6'dır ve ne yazıkki bu madde bir arttımı değil, ceza alt sınırını belirler. Verilcek ceza 15'yıldan az olamaz. Olayımızda anladığımız kadarı ile hakimin kararı gelen adli tıp raporundan etkilenmemiştir. Zira zaten daha baştan hakim üst sınıra çıkmıştır. Şimdi babaya verilebilecek maksimum ceza 22 yıl. Babanın içeride olacağı süre 19+2= 21. Tam gün hesabı ve ara hesabı da katarsanız aslında baba hakim tarafından zaten en üst seviyede cezalandırılmış.
Şimdi görevini yapan bir hakimin babalığı sorgulanacaksa sırf kanunun verebileceği en yüksek cezayı vermesinden ötürü o zaman kalkıp o kanunu onun önüne koyan, 15 yaşında kızı koynuna alan parlementerlerin de sorgulanması gerekir.
ilgili tck maddesi:
Çocukların cinsel istismarı
Madde 103- (1) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismar deyiminden;
a) Onbeş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,
b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar,
Anlaşılır.
(2) Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/12 md.) Cinsel istismarın üstsoy, ikinci veya üçüncü derecede kan hısmı, üvey baba, evlat edinen, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, sağlık hizmeti veren veya koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan diğer kişiler tarafından ya da hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle veya birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Cinsel istismarın, birinci fıkranın (a) bendindeki çocuklara karşı cebir veya tehdit kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması halinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(6) Suçun sonucunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması halinde, onbeş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.
(7) Suçun mağdurun bitkisel hayata girmesine veya ölümüne neden olması durumunda, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Şimdi duruma şu şekilde bakmak gerekirse. Yargıtay kararı ana bir nedenden bozmuş (haberlerden anladığımız kadarı ile): Karar verildiğinde 2005 yılı imiş ve o sırada yeni TCK yürürlükte olmasına rağmen yerel mahkeme eski TCK üzerinden karar vermiş. Burada şöyle evrensel bir ceza hukuku ilkesi vardır, sanığın suçu işlediği zamanla yargılandığı zaman arasında tek suça ilişkin iki farklı hukuk kuralı varsa bunlardan sanığın yararına olan geçerlidir. Kabul etseniz de etmeseniz de bu kural adil yargılamanın bir gereği olarak ne yazıkki genel bir ilke olarak dünya çapında kabul edilmiştir. Binlerce yıllık ceza felsefemiz cezada ayırmayı ama uygulamada birliği işaret ettiği için bu ilkeden vazgeçemiyoruz.
Şimdi yerel mahkeme hakimine buradan yapılan "evde nasır bir baba" olduğuna dair ince suçlamaları dikkate alarsak, yerel mahkeme nasıl bir karar vermiş bakmak lazım. Üvey babaya 19 yıl ceza verilmiş. Bu arada babanın 2005'ten beri yani 2 yıldır da içeride olduğunu unutmamak lazım. TCK'nın 103/2 maddesi babaya en fazla 15 yıl ceza verilmesini öngörüyor. (8-15). 103/3'e göre babanın cezası yarısı oranında arttırılmalı. Yani 22 yıla çıkarılmalı. Çocuğun beden ve ruh sağlığının bozulması 103/6'dır ve ne yazıkki bu madde bir arttımı değil, ceza alt sınırını belirler. Verilcek ceza 15'yıldan az olamaz. Olayımızda anladığımız kadarı ile hakimin kararı gelen adli tıp raporundan etkilenmemiştir. Zira zaten daha baştan hakim üst sınıra çıkmıştır. Şimdi babaya verilebilecek maksimum ceza 22 yıl. Babanın içeride olacağı süre 19+2= 21. Tam gün hesabı ve ara hesabı da katarsanız aslında baba hakim tarafından zaten en üst seviyede cezalandırılmış.
Şimdi görevini yapan bir hakimin babalığı sorgulanacaksa sırf kanunun verebileceği en yüksek cezayı vermesinden ötürü o zaman kalkıp o kanunu onun önüne koyan, 15 yaşında kızı koynuna alan parlementerlerin de sorgulanması gerekir.
ilgili tck maddesi:
Çocukların cinsel istismarı
Madde 103- (1) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismar deyiminden;
a) Onbeş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,
b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar,
Anlaşılır.
(2) Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/12 md.) Cinsel istismarın üstsoy, ikinci veya üçüncü derecede kan hısmı, üvey baba, evlat edinen, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, sağlık hizmeti veren veya koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan diğer kişiler tarafından ya da hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle veya birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Cinsel istismarın, birinci fıkranın (a) bendindeki çocuklara karşı cebir veya tehdit kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması halinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(6) Suçun sonucunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması halinde, onbeş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.
(7) Suçun mağdurun bitkisel hayata girmesine veya ölümüne neden olması durumunda, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar