bugün
- ktç abinin çaylak olması5
- salak erkek neden bu kadar çok6
- sedat pekmez21
- velvet27
- true nun çaylak olması4
- beşar esad3
- aile evinde yaşamak12
- kürtçülerin algıları2
- pekmez bey biraderin birader yazar bey olması3
- ebu muhammed el culani4
- kemalist dünya19
- eski sevgilinin dolgun göğüslerini özlemek7
- kemalistlerin sanki biraz şey olması10
- tavuk iskender4
- çomar putu4
- ingiliz aksanı6
- kadir inanır3
- yazarların iyi olduğu konular4
- galatasaray lobisi11
- sözlük yazarlarının kombinleri10
- herzevekil'in biraz şey olması6
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı29
- kürtçülük2
- etliye sütlüye karışmayan yazarlar5
- yazarların çalmak istedikleri enstrümanlar3
- dinci insanlar efkarlandığında ne içiyor sorunsalı6
- uludağ sözlük kızları tam bir sazandır5
- canımın sürekli hamburger çekmesi7
- dincilerin ingiltere sevdası5
- anıtkabir i yıkıp yerine cami yapmak2
- beynin güzelce yıkanması3
- kadir mısıroğlu'nun soyu18
- kemalist tokatlamak2
- aylık 317 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- erkeklerin her işi tek elle yapabilmesi11
- bir gecede cahil kaldık5
- fight club4
- birader yazar olmak13
- merhabalar biraderler4
- akplilerin akpye oy verme nedenleri4
- maklube4
- sözlük yazarlarının yemek menüleri4
- üniversitelerin gereksiz olması10
- biz dededen chp liyiz deyip kk'ye oy verecek tip3
- nato zirvesini takip izni verilmeyen türk medyası7
- hızlı para kazanmanın yolları14
- şeyh olup milleti söğüşleme işi3
- allah9
- yazarların ilk kedileri3
- aylık 315 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
yargıtay'ın kararını ve mahkemenin kararını okumadan kesin bir şekilde karar vermemek lazımdır. evet üvey kızına tecavüz eden onu hamile bırakan hatta döve döve öldürenleri gördük. Fakat şurada unutulmaması gereken birşey var ki o da ne kadar canavar olursa da olsun ne kadar aşağılık olursa olsun afedersiniz onu adil bir şekilde yargılamak onun iyiliği için değil bizim iyiliğimiz içindir. Bir canavarı, bir katili, insanlıktan çıkmış(!) birini adil yargılamak.
Şimdi duruma şu şekilde bakmak gerekirse. Yargıtay kararı ana bir nedenden bozmuş (haberlerden anladığımız kadarı ile): Karar verildiğinde 2005 yılı imiş ve o sırada yeni TCK yürürlükte olmasına rağmen yerel mahkeme eski TCK üzerinden karar vermiş. Burada şöyle evrensel bir ceza hukuku ilkesi vardır, sanığın suçu işlediği zamanla yargılandığı zaman arasında tek suça ilişkin iki farklı hukuk kuralı varsa bunlardan sanığın yararına olan geçerlidir. Kabul etseniz de etmeseniz de bu kural adil yargılamanın bir gereği olarak ne yazıkki genel bir ilke olarak dünya çapında kabul edilmiştir. Binlerce yıllık ceza felsefemiz cezada ayırmayı ama uygulamada birliği işaret ettiği için bu ilkeden vazgeçemiyoruz.
Şimdi yerel mahkeme hakimine buradan yapılan "evde nasır bir baba" olduğuna dair ince suçlamaları dikkate alarsak, yerel mahkeme nasıl bir karar vermiş bakmak lazım. Üvey babaya 19 yıl ceza verilmiş. Bu arada babanın 2005'ten beri yani 2 yıldır da içeride olduğunu unutmamak lazım. TCK'nın 103/2 maddesi babaya en fazla 15 yıl ceza verilmesini öngörüyor. (8-15). 103/3'e göre babanın cezası yarısı oranında arttırılmalı. Yani 22 yıla çıkarılmalı. Çocuğun beden ve ruh sağlığının bozulması 103/6'dır ve ne yazıkki bu madde bir arttımı değil, ceza alt sınırını belirler. Verilcek ceza 15'yıldan az olamaz. Olayımızda anladığımız kadarı ile hakimin kararı gelen adli tıp raporundan etkilenmemiştir. Zira zaten daha baştan hakim üst sınıra çıkmıştır. Şimdi babaya verilebilecek maksimum ceza 22 yıl. Babanın içeride olacağı süre 19+2= 21. Tam gün hesabı ve ara hesabı da katarsanız aslında baba hakim tarafından zaten en üst seviyede cezalandırılmış.
Şimdi görevini yapan bir hakimin babalığı sorgulanacaksa sırf kanunun verebileceği en yüksek cezayı vermesinden ötürü o zaman kalkıp o kanunu onun önüne koyan, 15 yaşında kızı koynuna alan parlementerlerin de sorgulanması gerekir.
ilgili tck maddesi:
Çocukların cinsel istismarı
Madde 103- (1) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismar deyiminden;
a) Onbeş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,
b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar,
Anlaşılır.
(2) Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/12 md.) Cinsel istismarın üstsoy, ikinci veya üçüncü derecede kan hısmı, üvey baba, evlat edinen, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, sağlık hizmeti veren veya koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan diğer kişiler tarafından ya da hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle veya birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Cinsel istismarın, birinci fıkranın (a) bendindeki çocuklara karşı cebir veya tehdit kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması halinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(6) Suçun sonucunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması halinde, onbeş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.
(7) Suçun mağdurun bitkisel hayata girmesine veya ölümüne neden olması durumunda, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Şimdi duruma şu şekilde bakmak gerekirse. Yargıtay kararı ana bir nedenden bozmuş (haberlerden anladığımız kadarı ile): Karar verildiğinde 2005 yılı imiş ve o sırada yeni TCK yürürlükte olmasına rağmen yerel mahkeme eski TCK üzerinden karar vermiş. Burada şöyle evrensel bir ceza hukuku ilkesi vardır, sanığın suçu işlediği zamanla yargılandığı zaman arasında tek suça ilişkin iki farklı hukuk kuralı varsa bunlardan sanığın yararına olan geçerlidir. Kabul etseniz de etmeseniz de bu kural adil yargılamanın bir gereği olarak ne yazıkki genel bir ilke olarak dünya çapında kabul edilmiştir. Binlerce yıllık ceza felsefemiz cezada ayırmayı ama uygulamada birliği işaret ettiği için bu ilkeden vazgeçemiyoruz.
Şimdi yerel mahkeme hakimine buradan yapılan "evde nasır bir baba" olduğuna dair ince suçlamaları dikkate alarsak, yerel mahkeme nasıl bir karar vermiş bakmak lazım. Üvey babaya 19 yıl ceza verilmiş. Bu arada babanın 2005'ten beri yani 2 yıldır da içeride olduğunu unutmamak lazım. TCK'nın 103/2 maddesi babaya en fazla 15 yıl ceza verilmesini öngörüyor. (8-15). 103/3'e göre babanın cezası yarısı oranında arttırılmalı. Yani 22 yıla çıkarılmalı. Çocuğun beden ve ruh sağlığının bozulması 103/6'dır ve ne yazıkki bu madde bir arttımı değil, ceza alt sınırını belirler. Verilcek ceza 15'yıldan az olamaz. Olayımızda anladığımız kadarı ile hakimin kararı gelen adli tıp raporundan etkilenmemiştir. Zira zaten daha baştan hakim üst sınıra çıkmıştır. Şimdi babaya verilebilecek maksimum ceza 22 yıl. Babanın içeride olacağı süre 19+2= 21. Tam gün hesabı ve ara hesabı da katarsanız aslında baba hakim tarafından zaten en üst seviyede cezalandırılmış.
Şimdi görevini yapan bir hakimin babalığı sorgulanacaksa sırf kanunun verebileceği en yüksek cezayı vermesinden ötürü o zaman kalkıp o kanunu onun önüne koyan, 15 yaşında kızı koynuna alan parlementerlerin de sorgulanması gerekir.
ilgili tck maddesi:
Çocukların cinsel istismarı
Madde 103- (1) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismar deyiminden;
a) Onbeş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,
b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar,
Anlaşılır.
(2) Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/12 md.) Cinsel istismarın üstsoy, ikinci veya üçüncü derecede kan hısmı, üvey baba, evlat edinen, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, sağlık hizmeti veren veya koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan diğer kişiler tarafından ya da hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle veya birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Cinsel istismarın, birinci fıkranın (a) bendindeki çocuklara karşı cebir veya tehdit kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması halinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(6) Suçun sonucunda mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması halinde, onbeş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.
(7) Suçun mağdurun bitkisel hayata girmesine veya ölümüne neden olması durumunda, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar