bugün
- gina carano9
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası25
- futbol9
- libido yükselten şeyler4
- baba olmak istemeyen erkek2
- chp'lilerin gene kılıçdaroğlu'na oy verme ihtimali5
- mılli yazılım f 16 ların görev kabiliyetini artıra6
- türkiye'nin mavi vatan hazırlığı2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle62
- bir ulu yazarına sarılıp hıçkıra hıçkıra ağlamak2
- fenerbahçe8
- türkiye18
- anne olmak istemeyen kadın2
- venezuela3
- hakan çalhanoğlu4
- uysaljakoben32
- 7 haziran 2026 venezuela türkiye maçı11
- kene vs ktç6
- katatespizartmasi10
- ateist görünce korkan dinci5
- yorgun mermi4
- birini özlememek için yapılan şey3
- anın görüntüsü26
- chatgpt4
- pilates3
- havaların ısınmasıyla çok fena azmak7
- manifest3
- sende kalmış2
- devlet aklı7
- god of war laufey4
- sözlük yazarlarının ölüme bakış açısı20
- toplum içinde sözlüğe girmekten utanmak6
- komşu semra teyze vs ben4
- arkadaşlar bakar mısınız bi5
- günün şiiri8
- genç yaşta ölen ünlüler9
- rahmi koç'un anlattığı kürt kadın fıkrası3
- sözlük yetkilisi ile yatan kadın yazar2
- hakan safi7
- kanye west konserinde seyircilere büyü yapıldı3
- uludağ sözlük bitmiştir3
- türk pornoları18
- aziz yıldırım2
- pikniğe gitmek4
- neden intihar etmiyorsun8
- dilan polat4
- sevgilinin göbeğine yoğurt döküp yalamak4
- vurduruyorum4
- insanlara güvenin gittikçe azalması2
- yazarların özlediği şeyler10
sinema mezunu olarak, niteliklerimin sorgulanabilirliğini kısıtlayıp bir eleştiri de ben yapayım kendisi hakkında.
hollywood tüm filmlerinde belirli anlatı kalıpları kullanır. bu kalıpların sıkıcı hale gelmemesi için de ezelden beri oyunculara oldukça önem verilmiştir. bu filmi diğerlerinden böylesine ayıran yönü ise daha önce girilmemiş bir alan olan uzaya değinmesi. senaryo anlamında bunu çekecek yeterli teknolojileri, girişimci zekaları olduğu için takdir edilebilirler. ancak;
bir amerikan filmi izlemeye başladığımda, beş dakika içinde kimin yaşayacağını tahmin edebiliyorum. kendimce geliştirdiğim bu formül sayesinde eğer haklı çıkarsam(ki hiç haksız çıkmadım) o filme boktan diyorum. böyle düşünmekte haklı mıyım? takdir sizin.
filmin teorik olarak doğru olduğu eminim söylenmiştir. buna lafım yok. ancak ağız tadıyla bir film izleyelim derken sizin sikim sokum propagandalarınızı da çekmek zorunda kalırsak, kusura bakmayın da ben orda da bir sıkıntı görürüm. geçtiğimiz yıllarda bilinçli olarak artık devre dışı olan iki uyduyu çarpıştırarak imha eden devlet çin'dir. zaten bu olaydan sonra büyük tepki görmüş ve özür dilemiştir. bu olayı alıp da ruslar füzeyle uydu patlattı, dünyanın anası sikildi, götümüzü zor kurtardık olayına getirirseniz ben rahatsız olurum. haklı mıyım? takdir sizin.
bir üçüncüsü, amerikan sektörü gerçekten kapitalizm kokuyor. filmler maksimum para getirecek matematik formülleri gibi senaryolaştığında bu da görmesini bilen bir gözü oldukça rahatsız eder hale geliyor. filmde süper zeki, ateist astronotlar götleri zora girince tanrıyı hatırlayıp ona sığınıyorlar. çinliler budha'ya, bizim kız isa'ya. niye böyle yapıyor? kızıyla öbür dünyada görüşebilme ihtimaline sığınıyor aklı sıra. artık dinin empoze edilme çabalarında bu kadar bel altı vurulmaya başlanması da diğer bir ilginç nokta.
sonuç olarak, gravity amerikan yapımı olduğu için kaybetmiştir. sıradan başka oyuncularla, propaganda, manipulasyon içermeyen bir senaryoyla klasik anlatı yapısı 2000. kez tekrarlanmadan çekilseydi, harika bir film olabilirdi. bu haliyle ben olmamış derim. ancak ileride izleyeceğimiz gerçeğe uygun uzay maceralarını başlatan film olma özelliğinden dolayı da küçük bir teşekkür etmek gerekir.
hollywood tüm filmlerinde belirli anlatı kalıpları kullanır. bu kalıpların sıkıcı hale gelmemesi için de ezelden beri oyunculara oldukça önem verilmiştir. bu filmi diğerlerinden böylesine ayıran yönü ise daha önce girilmemiş bir alan olan uzaya değinmesi. senaryo anlamında bunu çekecek yeterli teknolojileri, girişimci zekaları olduğu için takdir edilebilirler. ancak;
bir amerikan filmi izlemeye başladığımda, beş dakika içinde kimin yaşayacağını tahmin edebiliyorum. kendimce geliştirdiğim bu formül sayesinde eğer haklı çıkarsam(ki hiç haksız çıkmadım) o filme boktan diyorum. böyle düşünmekte haklı mıyım? takdir sizin.
filmin teorik olarak doğru olduğu eminim söylenmiştir. buna lafım yok. ancak ağız tadıyla bir film izleyelim derken sizin sikim sokum propagandalarınızı da çekmek zorunda kalırsak, kusura bakmayın da ben orda da bir sıkıntı görürüm. geçtiğimiz yıllarda bilinçli olarak artık devre dışı olan iki uyduyu çarpıştırarak imha eden devlet çin'dir. zaten bu olaydan sonra büyük tepki görmüş ve özür dilemiştir. bu olayı alıp da ruslar füzeyle uydu patlattı, dünyanın anası sikildi, götümüzü zor kurtardık olayına getirirseniz ben rahatsız olurum. haklı mıyım? takdir sizin.
bir üçüncüsü, amerikan sektörü gerçekten kapitalizm kokuyor. filmler maksimum para getirecek matematik formülleri gibi senaryolaştığında bu da görmesini bilen bir gözü oldukça rahatsız eder hale geliyor. filmde süper zeki, ateist astronotlar götleri zora girince tanrıyı hatırlayıp ona sığınıyorlar. çinliler budha'ya, bizim kız isa'ya. niye böyle yapıyor? kızıyla öbür dünyada görüşebilme ihtimaline sığınıyor aklı sıra. artık dinin empoze edilme çabalarında bu kadar bel altı vurulmaya başlanması da diğer bir ilginç nokta.
sonuç olarak, gravity amerikan yapımı olduğu için kaybetmiştir. sıradan başka oyuncularla, propaganda, manipulasyon içermeyen bir senaryoyla klasik anlatı yapısı 2000. kez tekrarlanmadan çekilseydi, harika bir film olabilirdi. bu haliyle ben olmamış derim. ancak ileride izleyeceğimiz gerçeğe uygun uzay maceralarını başlatan film olma özelliğinden dolayı da küçük bir teşekkür etmek gerekir.
güncel Önemli Başlıklar
