bugün
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler23
- damarsız tüysüz manisa yaprağı19
- mehdi nereye inecek sorunsalı4
- yastığa sarılarak uyuyan erkek6
- diamond bosphorus kardeşimin yakışıklı olması6
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi19
- alevi kızların alev alev yanması7
- sözlükte marka olmak11
- normal insan4
- tiktokta göğüslerini sergileyen sarışın kız4
- sözlük erkeklerinin sütyen bedenleri7
- kedi tekmelemek11
- hard seven kız3
- dönercide kız tavlamak5
- iç gıcıklayıcı bir şey söyle11
- birader yazarların biraderlik hedeleri3
- sözlük yazarlarının manzaraları7
- anın görüntüsü31
- manitayı yemeğe çıkarıp hesabı multinet ile ödemek4
- karması eksiye düşen yazar uçurulsun3
- recep tayyip erdoğan'ın kazanmasının asıl nedeni16
- kemalistlere karşı omuz omuza2
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması34
- kadını olduğundan daha çekici kılan şeyler5
- demokrasi ahiret diline uygun değildir2
- daha 17 dizisi aras vs teoman6
- camide rakı içen izmirli kız7
- lokantada et için gelen kediye ekmek atmak3
- arkadaşlar bana yol göründü2
- mehdinin gelmiş olması4
- aslan gibi adam5
- insanın karakterini ele veren küçük detaylar4
- mezarlıkta ağlayan kızın asıl amacı6
- götünde donu olmayıp tatile gitmek9
- evreşe bim de bulgar görmek5
- iremga32
- nasılsınız fakirler8
- süleymancılar14
- sayın true2
- yemek yapmayı bilmeyen kadın17
- mansur yavaş'ın iyi parti'ye geçmesi9
- maymundan geldiğine inanan ateist4
- sözlükte olayların yükselme hızı5
- akp'lilerin ülkeyi dingonun ahırına çevirmesi2
- alihan kuriş7
- akaryakıt3
- ismet birader hangi istanbul ilçesinde belirecek6
- benzin2
- günde 3 litre su içen yürüyen damacanalar9
- velvet12
bu mesleğe girecek kişilerin bir süre özel sektörde çalışması gerektiğini düşündüğüm meslek grubu.
hala öğrenci olduğum 2010 senesinde kpss'de bir şansımı deneyeyim deyip ilk adımımı attım. puanım da fena değildi; fakat aynı sene (#22607812) sayesinde fena olmayan puanım 2 sene boyunca sancılı bir süreç yaşamama neden oldu.
sancılı süreçten kastım, 2 sene boyunca özel sektörde götümden tam anlamıyla kan almaları. ankara ayazında kız başıma montumun içine sıcak su torbası koyarak sokak sokak bayii bayii gezdim. tek tatilim olan pazar günleri, "ilçelere günü birlik drivea gidiyoruz" dediler mecburiyetten gıkım çıkmadı. ağlaya ağlaya eve geldim bir gecede sinirden iş hukuku okudum, en başta sözleşmeyi anlamadan okuyup imza attığım için hiçbir şey yapamadım. sabahın 5'inde 6'sında "istanbul'dan patronlar gelecek, işe erkenden git" diye uyandırıldım ki; uyandırılınca aslan kesilirim, kedi gibi "piki" diyebildim.
zor da olsa geçti 2 sene, son atamada ucundan yırtıp devlet memuru olmayı başardım.
o 2 yıldan sonra sadece sıcak bir odada çalışmak bile benim için çok büyük mutluluk, işimi çok seviyorum, severek de yapıyorum. annem ilk gün işe gönderirken "sakın asık suratlı memur olma" diye tembih etti. sözünü de dinliyorum.
bu işte; çok fazla bıkmış, çürümüş, masasındaki işi yapmak için evrağa uzanamayan insan var. kadın/adam hayatında zorluk görmemiş, iki dakikalık iş gözünde büyüdükçe büyüyor. sanki bütün gün dövüyorlarmış gibi saat 5 olsa da eve gitsem diyor. çalışası yok, sözüm ona "çocuk okuyor" diye emekli de olmuyor. sürekli "memurum, mağdurum" edebiyatı...
hatta şu an yanımda geçen hafta psikoloji koğuşunda yatıp beynimi yiyen bir tip var.
(bkz: yazarların başucunda bulunan eşyalar)
(bkz: kulaklık)
yani; devlet memuru olacak adamın burnu yerlerde sürüm sürüm sürtmezse, devlet memurları her zaman salla başı al maaşı olarak anılır. sen bugün gidersin yarın gelirsin, ben bugün üşenir yarın yaparım.
hala öğrenci olduğum 2010 senesinde kpss'de bir şansımı deneyeyim deyip ilk adımımı attım. puanım da fena değildi; fakat aynı sene (#22607812) sayesinde fena olmayan puanım 2 sene boyunca sancılı bir süreç yaşamama neden oldu.
sancılı süreçten kastım, 2 sene boyunca özel sektörde götümden tam anlamıyla kan almaları. ankara ayazında kız başıma montumun içine sıcak su torbası koyarak sokak sokak bayii bayii gezdim. tek tatilim olan pazar günleri, "ilçelere günü birlik drivea gidiyoruz" dediler mecburiyetten gıkım çıkmadı. ağlaya ağlaya eve geldim bir gecede sinirden iş hukuku okudum, en başta sözleşmeyi anlamadan okuyup imza attığım için hiçbir şey yapamadım. sabahın 5'inde 6'sında "istanbul'dan patronlar gelecek, işe erkenden git" diye uyandırıldım ki; uyandırılınca aslan kesilirim, kedi gibi "piki" diyebildim.
zor da olsa geçti 2 sene, son atamada ucundan yırtıp devlet memuru olmayı başardım.
o 2 yıldan sonra sadece sıcak bir odada çalışmak bile benim için çok büyük mutluluk, işimi çok seviyorum, severek de yapıyorum. annem ilk gün işe gönderirken "sakın asık suratlı memur olma" diye tembih etti. sözünü de dinliyorum.
bu işte; çok fazla bıkmış, çürümüş, masasındaki işi yapmak için evrağa uzanamayan insan var. kadın/adam hayatında zorluk görmemiş, iki dakikalık iş gözünde büyüdükçe büyüyor. sanki bütün gün dövüyorlarmış gibi saat 5 olsa da eve gitsem diyor. çalışası yok, sözüm ona "çocuk okuyor" diye emekli de olmuyor. sürekli "memurum, mağdurum" edebiyatı...
hatta şu an yanımda geçen hafta psikoloji koğuşunda yatıp beynimi yiyen bir tip var.
(bkz: yazarların başucunda bulunan eşyalar)
(bkz: kulaklık)
yani; devlet memuru olacak adamın burnu yerlerde sürüm sürüm sürtmezse, devlet memurları her zaman salla başı al maaşı olarak anılır. sen bugün gidersin yarın gelirsin, ben bugün üşenir yarın yaparım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar