bugün
- uludağ sözlük çeteleri9
- ya arkadaşlar ben de çete aççam4
- en boktan on yıl6
- anın fotoğrafı13
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak6
- arkadaşlar şu köprü var ya2
- ak parti sevdalısı yazarlar3
- kuran ı kerim meali4
- amirim2
- ütü6
- 2 ağustos dünya yakışıklılar günü5
- çipli top2
- gammaz başı geldi2
- seri gizli artı oy veren melek5
- sözlük yazarları nerede sorunsalı2
- yüksek sesle gülmek6
- true neden çaylak sorunsalı2
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- hırvatistan14
- atatürk'ü sevmeyen tsk subayları6
- evlenirsek 12 adet adana burması isterim diyen kız4
- aleyna tilki3
- anın görüntüsü14
- red flag erkek listesi9
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- çalışmak güzel olsaydı üstüne para vermezlerdi5
- menemen9
- üçüncü köprünün ucunu istiyorum2
- nöbet5
- ölüm9
- kral kaybederse4
- dr pimple popper3
- japonya24
- arnavutluk3
- saraca bey bey birader2
- patlak erkekler nasıl anlaşılır2
- memati baş3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak29
- ogün samast3
- ismet pürmüz2
- insanlara laf anlatmak3
- ekonomi3
- velvet11
- fabrikaların kalite bölümündeki kızlar2
- türk müsün türkiyeli misin12
- en uzun mesafe4
- iran2
- biosuna kün fe yekün yazan kız3
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı9
cahit koytak'ın şiirinde susan şehir;
bülbülleri, sakaları bombalarla
susturduktan sonra
hasbahçede hayallerin erişemeyeceği sessizlik başlar:
büyük hayaletin, 'insanlığın' sessizliği...
buzulların sessizliği,
buzdan ve külden meleklerin sessizliği.
tanrıyla, önce çığrışarak,
sonra onun sessiz ve kıpırtısız diliyle
konuşmayı deneyen
felluceli anaların çoğalttığı sessizlik...
gökçe kozalakları
havan mermileri halinde başımızda
patlayan
kutsal bilgi ağacının;
tüveyçleri, katledilen bebeklerin
beyinlerinin zarı
ve gözlerinin akı olup yüzümüze saçılan
gökçe minelerin, hatmilerin,
hüsnüyusufların sessizliği.
- akbabanın süslenip püslenip
yüreğimin başına konmasından,
orada boğuk boğuk ötmesinden
ve yüreğimin ebediyen susmak, ebediyen
yok olmak istemesinden doğan sessizlik -
kevser ırmağının uyurgezer sessizliği.
yamaçta, brugel üslubuyla boyanmış
toprak yoldan yukarı
ceset dolu bir römorku çekerek
göğe doğru tırmanan
ve bir resimden beklendiği gibi, doğal olarak,
sesi soluğu, homurtusu duyulmayan
'ilahî tartı'nın ve 'denge'in
arkasında bıraktığı sessizlik.
ruhun millerce, millerce derinlerinde
cennetin mülteci köylerinde
öğle sıcağında, ağıl kapıları önünde,
gübre yığınları üzerinde - üveyik midir, nedir? -
çöplenen, pinekleyen ve arada
boğazını temizleyip kem küm
requiem cıvıldayan 'vicdan'ın
çekilmez kıldığı sessizlik.
bir meleğin bir sırtlan gibi ulumasının,
bir köpeğin de
bülbül gibi şakımasının
ıssızlaştırdığı sessizlik.
ölümün sesini şehvetle titreten sessizlik.
ressamın gelinlerin, güveylerin
yanaklarını, dudaklarını, perçemlerini,
ölümle kazırkenki sessizliği.
sözcüklerin dikelen tüylerinin sessizliği,
taşların büzüşen sessizliği,
suların ürperen sessizliği,
çayırların sararan sessizliği,
göklerin sancıyan sessizliği.
'ebediyet'in, güllelerin açtığı
çukurlarda kaynayan,
toplu mezarları dolduran,
tanrının göz pınarlarından taşan
ve yanaklarında donan
alçıdan sessizliği.
ve "sen tanrı, yalnızsın, işin zor!
senin için de
dua edelim mi?"
diye yakaran divanenin
ağlayarak kanattığı sessizlik.''
bülbülleri, sakaları bombalarla
susturduktan sonra
hasbahçede hayallerin erişemeyeceği sessizlik başlar:
büyük hayaletin, 'insanlığın' sessizliği...
buzulların sessizliği,
buzdan ve külden meleklerin sessizliği.
tanrıyla, önce çığrışarak,
sonra onun sessiz ve kıpırtısız diliyle
konuşmayı deneyen
felluceli anaların çoğalttığı sessizlik...
gökçe kozalakları
havan mermileri halinde başımızda
patlayan
kutsal bilgi ağacının;
tüveyçleri, katledilen bebeklerin
beyinlerinin zarı
ve gözlerinin akı olup yüzümüze saçılan
gökçe minelerin, hatmilerin,
hüsnüyusufların sessizliği.
- akbabanın süslenip püslenip
yüreğimin başına konmasından,
orada boğuk boğuk ötmesinden
ve yüreğimin ebediyen susmak, ebediyen
yok olmak istemesinden doğan sessizlik -
kevser ırmağının uyurgezer sessizliği.
yamaçta, brugel üslubuyla boyanmış
toprak yoldan yukarı
ceset dolu bir römorku çekerek
göğe doğru tırmanan
ve bir resimden beklendiği gibi, doğal olarak,
sesi soluğu, homurtusu duyulmayan
'ilahî tartı'nın ve 'denge'in
arkasında bıraktığı sessizlik.
ruhun millerce, millerce derinlerinde
cennetin mülteci köylerinde
öğle sıcağında, ağıl kapıları önünde,
gübre yığınları üzerinde - üveyik midir, nedir? -
çöplenen, pinekleyen ve arada
boğazını temizleyip kem küm
requiem cıvıldayan 'vicdan'ın
çekilmez kıldığı sessizlik.
bir meleğin bir sırtlan gibi ulumasının,
bir köpeğin de
bülbül gibi şakımasının
ıssızlaştırdığı sessizlik.
ölümün sesini şehvetle titreten sessizlik.
ressamın gelinlerin, güveylerin
yanaklarını, dudaklarını, perçemlerini,
ölümle kazırkenki sessizliği.
sözcüklerin dikelen tüylerinin sessizliği,
taşların büzüşen sessizliği,
suların ürperen sessizliği,
çayırların sararan sessizliği,
göklerin sancıyan sessizliği.
'ebediyet'in, güllelerin açtığı
çukurlarda kaynayan,
toplu mezarları dolduran,
tanrının göz pınarlarından taşan
ve yanaklarında donan
alçıdan sessizliği.
ve "sen tanrı, yalnızsın, işin zor!
senin için de
dua edelim mi?"
diye yakaran divanenin
ağlayarak kanattığı sessizlik.''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar