bugün
- diamond bosphoruss denen yazar22
- çaylak edildim diye ağlayan troll8
- sedat pekmez25
- çaylak ettiğiniz yazarın göz yaşlarıyla eğlenmek7
- tarihte kürşad diye birinin hiç yaşamaması10
- sözlükte erkekleri istemiyoruz21
- abdullah öcalan'ın kürt kadınlarına hakaret etmesi5
- evde uzun boylu adam gördüm diyen kız3
- karımı çalıştırmam diyen erkek kalmaması2
- devlettapar2
- aziz yıldırım'ın fetö ile mücadelesi7
- sessiz insanların çok gözlem yapması4
- sex asnasında beddua almak4
- birbirine sürtünen duyarlı et parçası3
- suca suruklenen cocuk true'nun fake hesabı5
- yine sözlük yazarlarının ağzından bal damlıyor4
- heyt bea6
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- verilen yetkiyi kötüye kullanmak4
- ağız ishali olan yazarlar4
- taze kekik2
- heyecanlıyım sözlük4
- internetten önce ne yapılıyordu sorusu6
- kadınların kadınlarda kıskandığı şeyler2
- ismet bin dawkins el sapiens'i entomologevi2
- hakkınızı helal edin arkadaşlar3
- faik öztrak7
- sarı tekerim deliğine girerim sen mahvederim3
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- uludağ sözlük discord grubu11
- ilk maaş4
- insanlardan nefret etmek9
- gammazlama aparatı2
- birine geç kalmak10
- ne güzel sözlük2
- penis boyutunun önemi4
- ırmak koparan2
- katılım bankacılığı3
- yer sofrası7
- true nun çaylak olması2
- entry girerken dizleri sızlayan yuzır2
- anama da söv2
- kaskı miğfer sanan motorcu tip2
- ulan hepiniz oradaydınız2
- gammazlık müessesinin eski değerini yitirmesi2
- kemal kılıçdaroğlu20
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı9
- bruce lee5
- özgürlük2
- suda2
çekildikten sonra yorumlara bakınca bir "ulan ben acaba yanlışlıkla farklı bir şey çekilmiş olmayayım?" diye bir an şüpheye düşmedim değil. tabut mabut ölüm kalım bir şeyler yazmış millet. sadece bana mı eğlenceli geldi bu alet yoksa benim mi psikolojik sorunlarım var?
emin olun ki tıpta mr çekiminden çok daha korkutucu şeyler var. strese girmek heyecan yapmak daha önceden abilerinizden ablalarınızdan duyduğunuz hürafelerden kaynaklı. öncelikle zevkle içine girmeniz gereken bu kapalı mekanın,-kapalı sayılmaz tünel gibi aslında baş ve ayak kısımlarında çıkış var" yoktan yere sırf ibnelik olsun diye sizleri korkutan abiler ve ablaların hatrına şunları belirteyim,
öncelikle gecenin bir yarısı radyoloji bölümüne geldiğimde, müzik eşliğinde çay içen görevliler beni gördüğünde tıpkı sağlık bakanlığının reklamındaki gibi "b.. bey siz misiniz? biz de sizi bekliyorduk" diyerek aklıma o an gelen bu reklam bir kaç dakika sonra başlayacak olan gülme krizinin temellerini atmış oldu. -tabi bu muameleyi ben parasıyla satın aldım o ayrı *-
üzerimizde metal hiçbir şey olmaması gerekir. eğer düğmelerde varsa da oradan kumaş pantolon pijama tarzı şeyler verecekler. içeri girmeden önce de rahat ol kafana göre takıl gibi şeyler söylendikten sonra." yani kafana göre takıl derken kapa gözünü uyu rahat ol hareket etmemen lazım" diye de hatırlatılır. tabi arkadan da bir yandan hastayı rahatlatmak için düşünülmüş kuş cıvıldamalı müzik çalar. makina çalışmaya başladıktan sonra ilk bir iki dakika süre kadar olacakları merak edersiniz. bir şey olduğu yok hep aynı şeyler aynı sesler, bir yandan da hava üflüyor. -hasta kendini psikolojik olarak boğulacakmış gibi hissetmesin diye sanırım- daha sonra yarın gireceğim lab sınavını hiç hareket etmeden düşünürken birden bir şey oldu. makinadan çıkan sesler değişti. yoksa makinadan gelmiyor muydu? şak-şak-şak-şak "ulan ne oluyor?" görevli iki adam?? bir de gecenin bir yarısı?? yok bu sesler bir cihazdan geliyor. başka bir bilgisayardan biri bir şey mi açtı da onun mu sesi?? -şak-şak-şak- aynı bu şekil. tabi bu düşünceler aklımdan üç beş saniye içinde geçerken bir yandan da aklıma kuşçu amca videosundaki cibili cibili şak şak şak sesleri geliyor.
tabi ben bu sırada gülmemek için tırnağımı etime batırırken bir yandan da düşünüyorum "şu mr düzgün çıksın da bir daha uğraşmayayım" diye. ama yok olmuyor. içimden sessizce kahkaha atıyorum vücudum sallanıyor azıcık. bir kaç dakika da bununla uğraştıktan sonra en sonunda dişimi dudağıma sapladım ve durdurdum kendimi. o sırada da sesin tonu değişti zaten.
geriye geçirilmesi gereken bir beş dakika kaldı o da üfleye püfleye azıcık sıkılarak geçtikten sonra. makina durur ve inerken hala aklımdaki o şak şak şak sesinin etkisiyle gülümseyerek görevlilerden mr sonuçlarının cd sini alırsınız.
yani arkadaşlar dediğim gibi hani en azından tomografi gibi zararlı bir çekim de değil bu. bana bir on on beş dakika verseler belki o satte uyurdum bile. sıkıntı yok rahat olun, önemli olan sağlık. cibili cibili şak şak şak *
emin olun ki tıpta mr çekiminden çok daha korkutucu şeyler var. strese girmek heyecan yapmak daha önceden abilerinizden ablalarınızdan duyduğunuz hürafelerden kaynaklı. öncelikle zevkle içine girmeniz gereken bu kapalı mekanın,-kapalı sayılmaz tünel gibi aslında baş ve ayak kısımlarında çıkış var" yoktan yere sırf ibnelik olsun diye sizleri korkutan abiler ve ablaların hatrına şunları belirteyim,
öncelikle gecenin bir yarısı radyoloji bölümüne geldiğimde, müzik eşliğinde çay içen görevliler beni gördüğünde tıpkı sağlık bakanlığının reklamındaki gibi "b.. bey siz misiniz? biz de sizi bekliyorduk" diyerek aklıma o an gelen bu reklam bir kaç dakika sonra başlayacak olan gülme krizinin temellerini atmış oldu. -tabi bu muameleyi ben parasıyla satın aldım o ayrı *-
üzerimizde metal hiçbir şey olmaması gerekir. eğer düğmelerde varsa da oradan kumaş pantolon pijama tarzı şeyler verecekler. içeri girmeden önce de rahat ol kafana göre takıl gibi şeyler söylendikten sonra." yani kafana göre takıl derken kapa gözünü uyu rahat ol hareket etmemen lazım" diye de hatırlatılır. tabi arkadan da bir yandan hastayı rahatlatmak için düşünülmüş kuş cıvıldamalı müzik çalar. makina çalışmaya başladıktan sonra ilk bir iki dakika süre kadar olacakları merak edersiniz. bir şey olduğu yok hep aynı şeyler aynı sesler, bir yandan da hava üflüyor. -hasta kendini psikolojik olarak boğulacakmış gibi hissetmesin diye sanırım- daha sonra yarın gireceğim lab sınavını hiç hareket etmeden düşünürken birden bir şey oldu. makinadan çıkan sesler değişti. yoksa makinadan gelmiyor muydu? şak-şak-şak-şak "ulan ne oluyor?" görevli iki adam?? bir de gecenin bir yarısı?? yok bu sesler bir cihazdan geliyor. başka bir bilgisayardan biri bir şey mi açtı da onun mu sesi?? -şak-şak-şak- aynı bu şekil. tabi bu düşünceler aklımdan üç beş saniye içinde geçerken bir yandan da aklıma kuşçu amca videosundaki cibili cibili şak şak şak sesleri geliyor.
tabi ben bu sırada gülmemek için tırnağımı etime batırırken bir yandan da düşünüyorum "şu mr düzgün çıksın da bir daha uğraşmayayım" diye. ama yok olmuyor. içimden sessizce kahkaha atıyorum vücudum sallanıyor azıcık. bir kaç dakika da bununla uğraştıktan sonra en sonunda dişimi dudağıma sapladım ve durdurdum kendimi. o sırada da sesin tonu değişti zaten.
geriye geçirilmesi gereken bir beş dakika kaldı o da üfleye püfleye azıcık sıkılarak geçtikten sonra. makina durur ve inerken hala aklımdaki o şak şak şak sesinin etkisiyle gülümseyerek görevlilerden mr sonuçlarının cd sini alırsınız.
yani arkadaşlar dediğim gibi hani en azından tomografi gibi zararlı bir çekim de değil bu. bana bir on on beş dakika verseler belki o satte uyurdum bile. sıkıntı yok rahat olun, önemli olan sağlık. cibili cibili şak şak şak *
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
