bugün
- sıfır atık vakfı11
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması8
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi14
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi8
- cop318
- soğan çuvalını sırtlarken sevgiliye yakalanmak5
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi8
- fusya semsiyeli yabanci25
- samed ağırbaş7
- ilk buluşmada evden kek getiren kız4
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı35
- aslan dövmenin aslında zor olmaması4
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- karı koca sözlükte takılan yazarlar3
- bilerek ponziye dahil olmak5
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri53
- ceketimizi koysak kazanırız zaten7
- yapay zeka ile resim video içerik üretmek4
- tr dışında neden hiçbir devlet kktc'yi tanımıyor4
- alternatif türkçe rock müziğin iyice kaybolması3
- saddam hüseyin ve ibrahim tatlıses benzerliği3
- saddam hüseyin12
- illüminati filmleri2
- amedspor'un süper ligin lideri olması7
- lan sen kime ters ters bakıyorsun3
- yazarların pazar günü planları5
- trakya'dan slovakya'ya gitmek6
- anın fotoğrafı17
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı6
- hayatın çok sıkıcı olması5
- evlenmeyecek olmak4
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı8
- tacettin libosoglu2
- türk düşmanı piçler6
- milisaniyeler içerisinde tüm dünyayı gezmek2
- evrene enerji gönderen müslüman6
- evlilik3
- doğu ege adaları2
- arkadaşlar bi bakar mısınız4
- barça bu galatasaray'a kaç atar5
- okan buruk10
- okullarda ücretsiz yemek verilmeli mi2
- kürdü sevin23
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile6
- köy2
- claudian clouds33
- keşke yunan galip gelseydi diyen adamı savunmak4
- millileri eleştiren kemalistlerin sus pus olması2
- çöp konteynerine girip ağlamak2
- 0 0 713
çekildikten sonra yorumlara bakınca bir "ulan ben acaba yanlışlıkla farklı bir şey çekilmiş olmayayım?" diye bir an şüpheye düşmedim değil. tabut mabut ölüm kalım bir şeyler yazmış millet. sadece bana mı eğlenceli geldi bu alet yoksa benim mi psikolojik sorunlarım var?
emin olun ki tıpta mr çekiminden çok daha korkutucu şeyler var. strese girmek heyecan yapmak daha önceden abilerinizden ablalarınızdan duyduğunuz hürafelerden kaynaklı. öncelikle zevkle içine girmeniz gereken bu kapalı mekanın,-kapalı sayılmaz tünel gibi aslında baş ve ayak kısımlarında çıkış var" yoktan yere sırf ibnelik olsun diye sizleri korkutan abiler ve ablaların hatrına şunları belirteyim,
öncelikle gecenin bir yarısı radyoloji bölümüne geldiğimde, müzik eşliğinde çay içen görevliler beni gördüğünde tıpkı sağlık bakanlığının reklamındaki gibi "b.. bey siz misiniz? biz de sizi bekliyorduk" diyerek aklıma o an gelen bu reklam bir kaç dakika sonra başlayacak olan gülme krizinin temellerini atmış oldu. -tabi bu muameleyi ben parasıyla satın aldım o ayrı *-
üzerimizde metal hiçbir şey olmaması gerekir. eğer düğmelerde varsa da oradan kumaş pantolon pijama tarzı şeyler verecekler. içeri girmeden önce de rahat ol kafana göre takıl gibi şeyler söylendikten sonra." yani kafana göre takıl derken kapa gözünü uyu rahat ol hareket etmemen lazım" diye de hatırlatılır. tabi arkadan da bir yandan hastayı rahatlatmak için düşünülmüş kuş cıvıldamalı müzik çalar. makina çalışmaya başladıktan sonra ilk bir iki dakika süre kadar olacakları merak edersiniz. bir şey olduğu yok hep aynı şeyler aynı sesler, bir yandan da hava üflüyor. -hasta kendini psikolojik olarak boğulacakmış gibi hissetmesin diye sanırım- daha sonra yarın gireceğim lab sınavını hiç hareket etmeden düşünürken birden bir şey oldu. makinadan çıkan sesler değişti. yoksa makinadan gelmiyor muydu? şak-şak-şak-şak "ulan ne oluyor?" görevli iki adam?? bir de gecenin bir yarısı?? yok bu sesler bir cihazdan geliyor. başka bir bilgisayardan biri bir şey mi açtı da onun mu sesi?? -şak-şak-şak- aynı bu şekil. tabi bu düşünceler aklımdan üç beş saniye içinde geçerken bir yandan da aklıma kuşçu amca videosundaki cibili cibili şak şak şak sesleri geliyor.
tabi ben bu sırada gülmemek için tırnağımı etime batırırken bir yandan da düşünüyorum "şu mr düzgün çıksın da bir daha uğraşmayayım" diye. ama yok olmuyor. içimden sessizce kahkaha atıyorum vücudum sallanıyor azıcık. bir kaç dakika da bununla uğraştıktan sonra en sonunda dişimi dudağıma sapladım ve durdurdum kendimi. o sırada da sesin tonu değişti zaten.
geriye geçirilmesi gereken bir beş dakika kaldı o da üfleye püfleye azıcık sıkılarak geçtikten sonra. makina durur ve inerken hala aklımdaki o şak şak şak sesinin etkisiyle gülümseyerek görevlilerden mr sonuçlarının cd sini alırsınız.
yani arkadaşlar dediğim gibi hani en azından tomografi gibi zararlı bir çekim de değil bu. bana bir on on beş dakika verseler belki o satte uyurdum bile. sıkıntı yok rahat olun, önemli olan sağlık. cibili cibili şak şak şak *
emin olun ki tıpta mr çekiminden çok daha korkutucu şeyler var. strese girmek heyecan yapmak daha önceden abilerinizden ablalarınızdan duyduğunuz hürafelerden kaynaklı. öncelikle zevkle içine girmeniz gereken bu kapalı mekanın,-kapalı sayılmaz tünel gibi aslında baş ve ayak kısımlarında çıkış var" yoktan yere sırf ibnelik olsun diye sizleri korkutan abiler ve ablaların hatrına şunları belirteyim,
öncelikle gecenin bir yarısı radyoloji bölümüne geldiğimde, müzik eşliğinde çay içen görevliler beni gördüğünde tıpkı sağlık bakanlığının reklamındaki gibi "b.. bey siz misiniz? biz de sizi bekliyorduk" diyerek aklıma o an gelen bu reklam bir kaç dakika sonra başlayacak olan gülme krizinin temellerini atmış oldu. -tabi bu muameleyi ben parasıyla satın aldım o ayrı *-
üzerimizde metal hiçbir şey olmaması gerekir. eğer düğmelerde varsa da oradan kumaş pantolon pijama tarzı şeyler verecekler. içeri girmeden önce de rahat ol kafana göre takıl gibi şeyler söylendikten sonra." yani kafana göre takıl derken kapa gözünü uyu rahat ol hareket etmemen lazım" diye de hatırlatılır. tabi arkadan da bir yandan hastayı rahatlatmak için düşünülmüş kuş cıvıldamalı müzik çalar. makina çalışmaya başladıktan sonra ilk bir iki dakika süre kadar olacakları merak edersiniz. bir şey olduğu yok hep aynı şeyler aynı sesler, bir yandan da hava üflüyor. -hasta kendini psikolojik olarak boğulacakmış gibi hissetmesin diye sanırım- daha sonra yarın gireceğim lab sınavını hiç hareket etmeden düşünürken birden bir şey oldu. makinadan çıkan sesler değişti. yoksa makinadan gelmiyor muydu? şak-şak-şak-şak "ulan ne oluyor?" görevli iki adam?? bir de gecenin bir yarısı?? yok bu sesler bir cihazdan geliyor. başka bir bilgisayardan biri bir şey mi açtı da onun mu sesi?? -şak-şak-şak- aynı bu şekil. tabi bu düşünceler aklımdan üç beş saniye içinde geçerken bir yandan da aklıma kuşçu amca videosundaki cibili cibili şak şak şak sesleri geliyor.
tabi ben bu sırada gülmemek için tırnağımı etime batırırken bir yandan da düşünüyorum "şu mr düzgün çıksın da bir daha uğraşmayayım" diye. ama yok olmuyor. içimden sessizce kahkaha atıyorum vücudum sallanıyor azıcık. bir kaç dakika da bununla uğraştıktan sonra en sonunda dişimi dudağıma sapladım ve durdurdum kendimi. o sırada da sesin tonu değişti zaten.
geriye geçirilmesi gereken bir beş dakika kaldı o da üfleye püfleye azıcık sıkılarak geçtikten sonra. makina durur ve inerken hala aklımdaki o şak şak şak sesinin etkisiyle gülümseyerek görevlilerden mr sonuçlarının cd sini alırsınız.
yani arkadaşlar dediğim gibi hani en azından tomografi gibi zararlı bir çekim de değil bu. bana bir on on beş dakika verseler belki o satte uyurdum bile. sıkıntı yok rahat olun, önemli olan sağlık. cibili cibili şak şak şak *
Gündemdeki Haberler