bugün
- türklerin ileri olduğu konular21
- otomatik portakal ve özgür irade paradoksu2
- true nickli yazar10
- en gey özelliğiniz9
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- burçlara inanan erkek15
- dinsize inanır mısın17
- son beş yıldır sevgilisi olmayan insan2
- bir kadının en güzel bölgesi8
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- dünyanın en güzel tatlısı8
- caner taslaman7
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- eski seni özlüyor musun6
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- bir insanı yaptığı ilk hatada hayatından çıkarmak2
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- ipek çiçek3
- vantilatörü kendine çevirmek6
- özlenen hissiyatlar6
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı5
- ruh hastası olan yazarlar6
- abd vizesi5
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- salak yazarlar7
- arkadaşlar bakar mısınız11
- bir gün öleceğini unutmak10
- seninle şurada olabilirdik5
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- deri ceketli serseri4
- pandela6
- kültürün bireyi boğması4
- kuran da neden namaz yok8
- gocu pandela barışı4
- sözlüğün kalitesindeki artış4
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak7
- gocu31
- ioçke'nin elleri4
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak3
- geceye bir şarkı bırak23
- kasiyer kızdan hoşlanmak4
yoldan gecenlerde var da her aksam gelenler nerde sorusu ile özetlenecek olan durumdur.
evet bu hayat denilen kerhanedeki orospunun ciklet ciğnemesi süresinde insanlar cok seyler kaybederler. dostlarini, umutlarini, yaşama sevincini, gencliğini hatta rüyalarini kaybeder.
peki kaybettiklerinin yerine ne konur? sadece mazinin hicaz bestesi olan hatiralar kalir geride.
dostlar terkeder yahut siz terkedersiniz. sigaranizi bile sagliniz için terkedersiniz. keseniz icin icmeleri kesersiniz. bazende sadece selamlasirsiniz.
peki biz niçin yasiyoruz? her günü baska bir elemle sıkıntı ile ah ile vah ile ömrümüzü niçin yasiyoruz?
üzümün çöpü diyorlar armutun sapi diyorlar, delirmeyeceksin...
hergün haksiz yere azar yiye yiye, buruklastiğimiz ' lan ben ne yapiyorum' sorgulamamizi kafamiza vura vura hatirlatan, felekten bir gece calarken ariza cikartanlar tarafindan terkedilmek yahutta terketmek bir erdemdir.
cünkü bir zaman sonra birşeyleri yürütmek azap olup. elde kalan hicaz makamindaki hatiralar bile ibrahim tatlises sarkilari gibi keleklesir ve nefretlik olur.
önün yokus arkan yokuş ne bok yiyeceğini bilmeden karincalari seyretmek büyük mutluluktur.
bu mertebeye cikinca yüksekliklerin firtinalarina dayanmak ve kabul edebilmektir.
düzlüklerin kalabaliklarina sivri sineklerine katlanmak ise aptaliktir.
hele de hayatin bütün elzemlerine karsi kurdugunuz vahayi tarumar etmek istemeleri ise bambaskadir.
yazlikta bir komsumuz vardi. pek bir dostu yoktu sadece komsularla lak lak eder hünerli oldugu için mekanikten cok iyi anlar idi.
dereden tepeden falan konusurken laf döndü dolasti dostluklara geldi.
ve neden kendisinin yazlik cevresinden disinda kimseleri olmadiğini anlatti.
bu arada bu komsum almanyada sifirdan bir şeyler kazanmiş calismaktan baska bir şey yapmamiş idi.
günün birinde dostlari ile bir alemden döönyorlarmiş. kendi arabasinda bir ahbabi agzinda yanan sigarayi fiske vurmus. tabi sigara yere düsünce dösemeyi yakmasin diye egilip almaya kalkinca kaza yapmiş. ve arabanin ön tarafi paramparca olmus.
binbir eza cefa cekerek aldiği gözü gibi sevdiği arabasinin haybeye bombok olmasini bir kenara atmiş, ama dostlarinin zeytin yaği gibi üste cikmasini kendine yediremiş. hem haksiz hem güclü pozisyonunda olmalari ona bir hakikati hatirlatmiş.
sayginin bittiği dostluklar ve arkadasiklar biter. kendisi söylemedi ama benim anladiğim suydu bu konuda.
bir insanin dostu onu cok iyi tanir. nelere deger verdiğine neler için ne faturalar ödediğini bildiği. buna ehemniyet vermezse harala gürele bir ilişki yasarsa ve kaç paraysa öderiz ulan tatava yapma tarzinda öküzlükler yaparsa ona kirmizi karti cikartmak gerekir.
onun istediği para lafi değildi. ugruna binbir ezalara katlandiği en cok istediği seyi paramparca olmasi ve insanlarin rabbena hep bana felsefesi idi.
o gunden sonra defterlerini dürmüş. ona sormustum peki özlüyormusun onlari diye. onun cevabi ise hatirlara dalip özlüyorum ama sonra arabamin hali gözümün önüne geliyor sadece aptalliklarina üzülüyorum.
evet su akar deryaya varir, deryadan mahi cikartir gokyuzunde yagmur olur damlalari cicekleri sular... ne yapalim hayat bu...
insanlarin birbirini anlamak için parmaklarini kipirdatmadiklari, nalinci keseri gibi dolastiklari bir dünyadan ne beklersiniz.
insanlar gider yerlerine yenileri gelir, gün biter aksam gelir, aksam biter gün gelir, böyle bir devri devrandir bu...
evet bu hayat denilen kerhanedeki orospunun ciklet ciğnemesi süresinde insanlar cok seyler kaybederler. dostlarini, umutlarini, yaşama sevincini, gencliğini hatta rüyalarini kaybeder.
peki kaybettiklerinin yerine ne konur? sadece mazinin hicaz bestesi olan hatiralar kalir geride.
dostlar terkeder yahut siz terkedersiniz. sigaranizi bile sagliniz için terkedersiniz. keseniz icin icmeleri kesersiniz. bazende sadece selamlasirsiniz.
peki biz niçin yasiyoruz? her günü baska bir elemle sıkıntı ile ah ile vah ile ömrümüzü niçin yasiyoruz?
üzümün çöpü diyorlar armutun sapi diyorlar, delirmeyeceksin...
hergün haksiz yere azar yiye yiye, buruklastiğimiz ' lan ben ne yapiyorum' sorgulamamizi kafamiza vura vura hatirlatan, felekten bir gece calarken ariza cikartanlar tarafindan terkedilmek yahutta terketmek bir erdemdir.
cünkü bir zaman sonra birşeyleri yürütmek azap olup. elde kalan hicaz makamindaki hatiralar bile ibrahim tatlises sarkilari gibi keleklesir ve nefretlik olur.
önün yokus arkan yokuş ne bok yiyeceğini bilmeden karincalari seyretmek büyük mutluluktur.
bu mertebeye cikinca yüksekliklerin firtinalarina dayanmak ve kabul edebilmektir.
düzlüklerin kalabaliklarina sivri sineklerine katlanmak ise aptaliktir.
hele de hayatin bütün elzemlerine karsi kurdugunuz vahayi tarumar etmek istemeleri ise bambaskadir.
yazlikta bir komsumuz vardi. pek bir dostu yoktu sadece komsularla lak lak eder hünerli oldugu için mekanikten cok iyi anlar idi.
dereden tepeden falan konusurken laf döndü dolasti dostluklara geldi.
ve neden kendisinin yazlik cevresinden disinda kimseleri olmadiğini anlatti.
bu arada bu komsum almanyada sifirdan bir şeyler kazanmiş calismaktan baska bir şey yapmamiş idi.
günün birinde dostlari ile bir alemden döönyorlarmiş. kendi arabasinda bir ahbabi agzinda yanan sigarayi fiske vurmus. tabi sigara yere düsünce dösemeyi yakmasin diye egilip almaya kalkinca kaza yapmiş. ve arabanin ön tarafi paramparca olmus.
binbir eza cefa cekerek aldiği gözü gibi sevdiği arabasinin haybeye bombok olmasini bir kenara atmiş, ama dostlarinin zeytin yaği gibi üste cikmasini kendine yediremiş. hem haksiz hem güclü pozisyonunda olmalari ona bir hakikati hatirlatmiş.
sayginin bittiği dostluklar ve arkadasiklar biter. kendisi söylemedi ama benim anladiğim suydu bu konuda.
bir insanin dostu onu cok iyi tanir. nelere deger verdiğine neler için ne faturalar ödediğini bildiği. buna ehemniyet vermezse harala gürele bir ilişki yasarsa ve kaç paraysa öderiz ulan tatava yapma tarzinda öküzlükler yaparsa ona kirmizi karti cikartmak gerekir.
onun istediği para lafi değildi. ugruna binbir ezalara katlandiği en cok istediği seyi paramparca olmasi ve insanlarin rabbena hep bana felsefesi idi.
o gunden sonra defterlerini dürmüş. ona sormustum peki özlüyormusun onlari diye. onun cevabi ise hatirlara dalip özlüyorum ama sonra arabamin hali gözümün önüne geliyor sadece aptalliklarina üzülüyorum.
evet su akar deryaya varir, deryadan mahi cikartir gokyuzunde yagmur olur damlalari cicekleri sular... ne yapalim hayat bu...
insanlarin birbirini anlamak için parmaklarini kipirdatmadiklari, nalinci keseri gibi dolastiklari bir dünyadan ne beklersiniz.
insanlar gider yerlerine yenileri gelir, gün biter aksam gelir, aksam biter gün gelir, böyle bir devri devrandir bu...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar