bugün
- aleksey batrakov18
- queen ravennanın aşırı güzel olması12
- tanımadığı kadına tokat atan adam15
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı12
- yagmurcu çık açıkla10
- gördüğü rüyayı anlatan mezhebi geniş erkek3
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir8
- dedenize sahip çıkar mısınız4
- sözlük dedeleri6
- cevheri güven4
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- atatürk düşmanı4
- arap götü9
- takımınızın maçını izlemek istediğiniz yazarlar3
- susualsuspects4
- nükleer bomba2
- birazdan maç var3
- otistik bir insanla sohbet etmek4
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı23
- iskilipli atıf hoca20
- kadınlar3
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır3
- yazarların akşama dair planları7
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- kale3112 tarzı entry girmek8
- ismeti çekemeyen yazar2
- kablosuz mouse12
- ismet gürbüz'ün adam gibi adam olması2
- doların 50 tl olması7
- camgöz balık ekmek4
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek13
- favlayan yazarın asıl amacı12
- savcı esra2
- 99 lu sevgiliye güz gülleri kaseti hediye etmek4
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- tren4
- kırıkkaleli olmak istemek4
- sözlük kürdü55
- topla topla topla3
- valla en güzeli hangisi bilmem2
- yalikazigi2
- gina caranonun iyi bir insan olması2
- ese dezze'nin ayşe teyze olması2
- true niye hala çaylak5
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması8
- günün sözü5
- robert de niro denince akla gelen ilk film8
- 57 puanla devlet hastanesine atanan gerontolog2
- prof dr üstad kadir mısıroğlu2
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
--spoiler--
asıl gücünü denzel washington 'dan alan bir robert zemeckis filmi. her zaman söylerim denzel, baba oyuncudur diye bu film bu söylemimi teyit ediyor gene. film eleştirilerine bu tarz kafadan girme alışkanlığım yoktur. ama bu film bir iki yardımcı oyuncunun hatrı sayılır desteğinden çok denzel'ın gücüne dayanıyor. hatun ayrıldığını yazınca (klişenin önde gideni) elindeki zımbırtının fırlatılması, buzdolabı açıldığında içkilerle esaslı bir yüzleşme yapılması ve aniden içkinin alınması gibi denzel'ın zemeckis'ten aldığı gücü sonuna dek kullandığına tanık olduk. yönetmen zaten bu çalışmaları ziyadesiyle sunabilecek kapasitede bir adam. yani bu film onun için ortalama bile bence. zaten söylendiği/ değerlendiği gibi bir yığın klişeye düşülmüş ve genel olarak macera /aksiyon kalıplarında bir film kotarılmış.
--spoiler--
bir iki madde yazmak istiyorum başarılarına ve eksiklerine dair:
1)uçağın düşme sahnesi action'ı iyi veriyor. olayın içinde hissediyorsunuz kendinizi. arada gözden kaçmayan kafanın vurulduğu bir sahne ve bir kusma var. iyi ayrıntılar.
2)hayata tutunmaya dair din felsefesini odak yapıvermek. bu da artı bence. öyledir özellikle belli kopuşlarda sığınacak bir dal aranılır.(yardımcı pilotun durumu)
3)uçağı alkollü-yorgun kullanmak kazayı en az kayıpla atlatacak şekilde yeteneği son raddesinde kullanmaya rağmen suçlanmak. bu kalıp neden bilmem bana fazlasıyla dramatize edilmiş geldi. fazla vurgu sıkar. hani buradan kısmen adalet vurgusu yapmaya kasmak ve son mahkeme bölümleri birçok film de şüphesiz daha iyilerine tanık olduğumuzdan filmin başlangıcı kadar vurucu değil.
4)gişe filmi kalıbını rahatlıkla kullanmak lazım. tahminim karşılığını bulmuştur ya da bulacaktır.
5)bölüm bölüm duygusallığa dair ayarın tutturulamaması, alkolizme dair yüzeysel işleyiş (ki denzel'ın performasına rağmen öyle) gene diğer eksiler.
6)film içi işin kafadan bitivermesi ve temponun filmin tamamına yayılmaması söz konusu. final de genel hatlarıyla sıradan. oğuldan babaya ödev niteliğinde bir soru: bir türlü tanıyamadık birbirimizi, o halde sen kimsin?
10 üzerinden 7!
asıl gücünü denzel washington 'dan alan bir robert zemeckis filmi. her zaman söylerim denzel, baba oyuncudur diye bu film bu söylemimi teyit ediyor gene. film eleştirilerine bu tarz kafadan girme alışkanlığım yoktur. ama bu film bir iki yardımcı oyuncunun hatrı sayılır desteğinden çok denzel'ın gücüne dayanıyor. hatun ayrıldığını yazınca (klişenin önde gideni) elindeki zımbırtının fırlatılması, buzdolabı açıldığında içkilerle esaslı bir yüzleşme yapılması ve aniden içkinin alınması gibi denzel'ın zemeckis'ten aldığı gücü sonuna dek kullandığına tanık olduk. yönetmen zaten bu çalışmaları ziyadesiyle sunabilecek kapasitede bir adam. yani bu film onun için ortalama bile bence. zaten söylendiği/ değerlendiği gibi bir yığın klişeye düşülmüş ve genel olarak macera /aksiyon kalıplarında bir film kotarılmış.
--spoiler--
bir iki madde yazmak istiyorum başarılarına ve eksiklerine dair:
1)uçağın düşme sahnesi action'ı iyi veriyor. olayın içinde hissediyorsunuz kendinizi. arada gözden kaçmayan kafanın vurulduğu bir sahne ve bir kusma var. iyi ayrıntılar.
2)hayata tutunmaya dair din felsefesini odak yapıvermek. bu da artı bence. öyledir özellikle belli kopuşlarda sığınacak bir dal aranılır.(yardımcı pilotun durumu)
3)uçağı alkollü-yorgun kullanmak kazayı en az kayıpla atlatacak şekilde yeteneği son raddesinde kullanmaya rağmen suçlanmak. bu kalıp neden bilmem bana fazlasıyla dramatize edilmiş geldi. fazla vurgu sıkar. hani buradan kısmen adalet vurgusu yapmaya kasmak ve son mahkeme bölümleri birçok film de şüphesiz daha iyilerine tanık olduğumuzdan filmin başlangıcı kadar vurucu değil.
4)gişe filmi kalıbını rahatlıkla kullanmak lazım. tahminim karşılığını bulmuştur ya da bulacaktır.
5)bölüm bölüm duygusallığa dair ayarın tutturulamaması, alkolizme dair yüzeysel işleyiş (ki denzel'ın performasına rağmen öyle) gene diğer eksiler.
6)film içi işin kafadan bitivermesi ve temponun filmin tamamına yayılmaması söz konusu. final de genel hatlarıyla sıradan. oğuldan babaya ödev niteliğinde bir soru: bir türlü tanıyamadık birbirimizi, o halde sen kimsin?
10 üzerinden 7!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar