bugün
- kızına eşine bikini giydiren aile reisi6
- deli1i5
- nihoş4
- diamond bosphoruss birader3
- barış alper yılmaz5
- diamond bosphoruss denen yazar18
- montellanın santrafor oynatmama sebebi3
- deliliğin tedavisi10
- evlenmeyi başaramamış kadın14
- güzel kızların isimleri5
- aktroller5
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı57
- 1 yıl içinde tanışıp evlenip boşanmak2
- buddy dude22
- arkadaşını çalmak2
- iran milli takımı'na los angeles ta protesto3
- tunus4
- antalyada öğretmen cinayeti2
- evlenmek istemeyen insana seçilmemiş demek10
- pazar pazar sabahın köründe yenilmek2
- suca suruklenen cocuk5
- türkiye a milli futbol takımı4
- ona bir şey söyle15
- gocu29
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı5
- milli maçı izlemeyen erkek22
- yapay zeka asistanlarının samimiyet seviyesi4
- şenol güneş2
- 15 haziran 2026 isveç tunus maçı2
- karşı cinste hayran olunan özellik10
- 14 haziran 2026 almanya curaçao maçı10
- kızları etkileme taktikleri4
- 2026 dünya kupası5
- deyyus u ekber5
- avustralya10
- 14 haziran 2026 hollanda japonya maçı4
- şirine hangi şirinle evlenirdi sorunsalı8
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi9
- sevgilisine ayı diyen kız6
- 15 haziran 2026 fildişi sahili ekvador maçı2
- chp'nin hali ne olacak58
- türkiye13
- bardağı taşıran son damla7
- ezan sesinin gittikçe rahatsız etmesi4
- zeki ve bilge insanların dövme yaptırmaması2
- sevgili olmayalım ama arkadaş kalalım saçmalığı3
- avradı olmayana ne tavsiye edersiniz6
- kadınlar neyden hoşlanır10
- mantı abartılmış balon bir yemektir7
- en iyi antidepresan19
--spoiler--
asıl gücünü denzel washington 'dan alan bir robert zemeckis filmi. her zaman söylerim denzel, baba oyuncudur diye bu film bu söylemimi teyit ediyor gene. film eleştirilerine bu tarz kafadan girme alışkanlığım yoktur. ama bu film bir iki yardımcı oyuncunun hatrı sayılır desteğinden çok denzel'ın gücüne dayanıyor. hatun ayrıldığını yazınca (klişenin önde gideni) elindeki zımbırtının fırlatılması, buzdolabı açıldığında içkilerle esaslı bir yüzleşme yapılması ve aniden içkinin alınması gibi denzel'ın zemeckis'ten aldığı gücü sonuna dek kullandığına tanık olduk. yönetmen zaten bu çalışmaları ziyadesiyle sunabilecek kapasitede bir adam. yani bu film onun için ortalama bile bence. zaten söylendiği/ değerlendiği gibi bir yığın klişeye düşülmüş ve genel olarak macera /aksiyon kalıplarında bir film kotarılmış.
--spoiler--
bir iki madde yazmak istiyorum başarılarına ve eksiklerine dair:
1)uçağın düşme sahnesi action'ı iyi veriyor. olayın içinde hissediyorsunuz kendinizi. arada gözden kaçmayan kafanın vurulduğu bir sahne ve bir kusma var. iyi ayrıntılar.
2)hayata tutunmaya dair din felsefesini odak yapıvermek. bu da artı bence. öyledir özellikle belli kopuşlarda sığınacak bir dal aranılır.(yardımcı pilotun durumu)
3)uçağı alkollü-yorgun kullanmak kazayı en az kayıpla atlatacak şekilde yeteneği son raddesinde kullanmaya rağmen suçlanmak. bu kalıp neden bilmem bana fazlasıyla dramatize edilmiş geldi. fazla vurgu sıkar. hani buradan kısmen adalet vurgusu yapmaya kasmak ve son mahkeme bölümleri birçok film de şüphesiz daha iyilerine tanık olduğumuzdan filmin başlangıcı kadar vurucu değil.
4)gişe filmi kalıbını rahatlıkla kullanmak lazım. tahminim karşılığını bulmuştur ya da bulacaktır.
5)bölüm bölüm duygusallığa dair ayarın tutturulamaması, alkolizme dair yüzeysel işleyiş (ki denzel'ın performasına rağmen öyle) gene diğer eksiler.
6)film içi işin kafadan bitivermesi ve temponun filmin tamamına yayılmaması söz konusu. final de genel hatlarıyla sıradan. oğuldan babaya ödev niteliğinde bir soru: bir türlü tanıyamadık birbirimizi, o halde sen kimsin?
10 üzerinden 7!
asıl gücünü denzel washington 'dan alan bir robert zemeckis filmi. her zaman söylerim denzel, baba oyuncudur diye bu film bu söylemimi teyit ediyor gene. film eleştirilerine bu tarz kafadan girme alışkanlığım yoktur. ama bu film bir iki yardımcı oyuncunun hatrı sayılır desteğinden çok denzel'ın gücüne dayanıyor. hatun ayrıldığını yazınca (klişenin önde gideni) elindeki zımbırtının fırlatılması, buzdolabı açıldığında içkilerle esaslı bir yüzleşme yapılması ve aniden içkinin alınması gibi denzel'ın zemeckis'ten aldığı gücü sonuna dek kullandığına tanık olduk. yönetmen zaten bu çalışmaları ziyadesiyle sunabilecek kapasitede bir adam. yani bu film onun için ortalama bile bence. zaten söylendiği/ değerlendiği gibi bir yığın klişeye düşülmüş ve genel olarak macera /aksiyon kalıplarında bir film kotarılmış.
--spoiler--
bir iki madde yazmak istiyorum başarılarına ve eksiklerine dair:
1)uçağın düşme sahnesi action'ı iyi veriyor. olayın içinde hissediyorsunuz kendinizi. arada gözden kaçmayan kafanın vurulduğu bir sahne ve bir kusma var. iyi ayrıntılar.
2)hayata tutunmaya dair din felsefesini odak yapıvermek. bu da artı bence. öyledir özellikle belli kopuşlarda sığınacak bir dal aranılır.(yardımcı pilotun durumu)
3)uçağı alkollü-yorgun kullanmak kazayı en az kayıpla atlatacak şekilde yeteneği son raddesinde kullanmaya rağmen suçlanmak. bu kalıp neden bilmem bana fazlasıyla dramatize edilmiş geldi. fazla vurgu sıkar. hani buradan kısmen adalet vurgusu yapmaya kasmak ve son mahkeme bölümleri birçok film de şüphesiz daha iyilerine tanık olduğumuzdan filmin başlangıcı kadar vurucu değil.
4)gişe filmi kalıbını rahatlıkla kullanmak lazım. tahminim karşılığını bulmuştur ya da bulacaktır.
5)bölüm bölüm duygusallığa dair ayarın tutturulamaması, alkolizme dair yüzeysel işleyiş (ki denzel'ın performasına rağmen öyle) gene diğer eksiler.
6)film içi işin kafadan bitivermesi ve temponun filmin tamamına yayılmaması söz konusu. final de genel hatlarıyla sıradan. oğuldan babaya ödev niteliğinde bir soru: bir türlü tanıyamadık birbirimizi, o halde sen kimsin?
10 üzerinden 7!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar