bugün
- flört etmeyen liberter öğretmen2
- queen feristah15
- ölümden korkuyor musunuz11
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- bir bela geliyor29
- işiniz gücünüz yok mu11
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek5
- fusya semsiyeli yabanci20
- gocu43
- bir kadından hoşlanmak3
- hafızayı sildirmek6
- ayıyla güreşmek7
- gecenin şarkısı18
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- sözlükten korkmak5
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- melatonin2
- matrix te yaşadığımız gerçeği4
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- zalbert ramstein4
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- uludağ itiraf15
- intihar düşüncesi2
- gerçeğin önemi kalmadığı gerçeği3
- erkekler neden evlenmek ister15
- apo'nun villası11
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- kendin hakkında bir entry bırak9
- nervio12
- uludağ sözlük evreni8
- 195 kaslı pilot14
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- kürdü sevin21
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız4
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- sevilen kişiden sevilen şarkıyı dinlemek2
- hasan atilla uğur14
- para yok huzur var11
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- ben basit bir insanım2
- heyt bea gocu mu5
- mazotun litresi 101 lira35
istanbul, 2010 Dünya Kültür Merkezi öyle mi?..
işe sadece kültür varlıklarıyla, yani bize miras kalan taşınmazlar açısından bakarsanız, mesele yok..
Peki ama insan..
istanbul insanları olarak böyle bir unvanı, onu verdiler zaten, geçelim, Dünya Kültür Merkezi'nde yaşamayı hak ediyor muyuz?.
Hafta sonu Ekav'a uğradım.. Hani istanbul'un gelmiş geçmiş en güzel galerisi.. Galeri olarak özel tasarlanmış. Geniş, havadar sergi alanları.. Bir köşesinde yorulanlar, ya da "Sanat"ta buluşanlar için şirin bir cafe.. Ortada gerçek bir asma kat.. Seminerler, tartışmalar, bilgilendirmeler için..
Ne harika sergiler izledim, sizlere de yazdım Ekav'da..
Dahası var..
Ekav sanatçı, sanat alanında yönetici ve teknik eleman yetiştirmek için yurtiçi ve yurtdışı, eğitim ve ihtisas bursları veriyor. Eğitim, spor, sağlık ve sosyal dayanışma alanlarında öğrenim gören yetenekli ama maddi durumu yeterli olmayan öğrencilere de destek oluyor.. içerde dışarıda yüzlerce öğrenci okutuyor şu anda..
Özet.. Ekav tam da Dünya Kültür Merkezi istanbul'a yakışan, 2010'da bu kente gelecek dünya kültür adamlarını ve medyasını, gururla davet edeceğimiz, tanıtacağımız ender yerlerden biri..
Biri..ydi.. Artık yok!..
içeri girdim.. Vakfın başkanı, galerinin yöneticisi inci Aksoy ağlıyor.. Resmen ağlıyor.. Gözlerinden yaşlar sicim gibi.. Kapının önünde, o dayanılmaz sıcakta ceket kravat, koyu renk elbiseli adamlar..
"Ne oluyor" dedim inci'ye..
"Polislerle geldiler.. Burayı boşaltmak için" dedi..
Bir galeriye, devlet eliyle baskın..
Olacak şey mi?..
Oluyor..
Bina iktisat Bankası'nın.. Giriş kartı galeri.. Altındaki bodrumlarda Cine 5'in yayın yaptığı stüdyolar var..
Bankaya el konulunca, bütün varlıklar gibi, burası da devlete geçmiş.. Aksoy'un Vakıflar Bankası'na da 10 milyon dolar borcu var. Bu borca karşılık bina Vakıfbank'a rehnedilmiş. Vakıf Bank, binayı üzerine tapuluyor, sonra satışa çıkarıyor.
Cine 5 "Başına geç, yönet, borcunu öde" diyerek Erol Aksoy'a geri verilmiş.. Cine 5 bu binada ya. Aksoy hemen talip oluyor. Vermiyor, satışa çıkarıyorlar.
Bir holdinge veriyor, Vakıfbank, 30 milyon dolara.. Kolunu sallamadan 20 milyon kâr.
"Niye bana vermediniz" diyor Aksoy.. "Onlar 100 bin dolar fazla teklif etti."
Aksoy "Peki ben 35 milyon dolar vereyim" diyor.. "Geçti" diyorlar..
Aksoy, alan holdinge "Hemen 5 milyon dolar fazla vereyim, bana devredin" diyor.. Gene ret..
Ardından "Çık" diyorlar.. Galeri ve Cine 5 çıkacak..
Bre aman.. Özel inşa edilmiş bir televizyon binasının sadece kablolarının nakli aylar sürer.. O ayrı konu..
inci Aksoy "Yurtdışı sergi anlaşmalarımız var. Ele güne rezil oluruz. Ekav'a yıl sonuna kadar mühlet verin" diyor.. Vermiyorlar..
"Devam eden sergi var, hiç değilse ağustos sonuna kadar" diyor.. Önce "Peki" diyorlar.. Sonra polisle geliyorlar işte, tam da ben uğramışken..
Şimdi bu mudur, Kültüre, sanata sevgiyi geçin, saygı!..
işadamlığı, zenginlik bu mudur?..
Bu milletten kazandığının bir bölümünü bu millete iade etmek, bunu da spor ve sanata sponsorlukla yapmak, günümüzde zenginliğin şanından değil midir?.
işte fırsat ayağına gelmiş üstelik, taş atıp kolun yorulmayacak.. O galerinin birkaç ya, geçtik, birkaç gün daha açık kalmasına izin vereceksin..
Hayır.. Devletin polisleriyle, genel ev, kumarhane basılır gibi galeri basılıyor ve duvarlardaki tablolar yaka paça indirilip bina boşaltılıyor..
inci ağlıyor.. Boğaz'daki yalısından bir günde çıkarken ağlamayan inci, galerisine son defa bakarken ağlıyor.
Ben öfkeden deliye dönüyorum.
Ama çare yok.. istanbul'un en güzel galerisi bitiyor..
Ne var ki, ben inci'yi tanıyorum.. Yenilmez o..
Kolları sıvayacaktır..
Yeni bir yer bulacak, Ekav'ı oraya taşıyacak, sanata, kültüre ve öğrencilerine sağladığı imkanı gene sürdürecektir..
Biz gazeteci dostları destek olacağız.. Çevresi geniş.. Zengin dostları var.. Onlar yardıma koşacaklardır.
Ekav'ı yıl sona ermeden yeni yerinde göreceğimize inanıyorum..
hıncal uluc
işe sadece kültür varlıklarıyla, yani bize miras kalan taşınmazlar açısından bakarsanız, mesele yok..
Peki ama insan..
istanbul insanları olarak böyle bir unvanı, onu verdiler zaten, geçelim, Dünya Kültür Merkezi'nde yaşamayı hak ediyor muyuz?.
Hafta sonu Ekav'a uğradım.. Hani istanbul'un gelmiş geçmiş en güzel galerisi.. Galeri olarak özel tasarlanmış. Geniş, havadar sergi alanları.. Bir köşesinde yorulanlar, ya da "Sanat"ta buluşanlar için şirin bir cafe.. Ortada gerçek bir asma kat.. Seminerler, tartışmalar, bilgilendirmeler için..
Ne harika sergiler izledim, sizlere de yazdım Ekav'da..
Dahası var..
Ekav sanatçı, sanat alanında yönetici ve teknik eleman yetiştirmek için yurtiçi ve yurtdışı, eğitim ve ihtisas bursları veriyor. Eğitim, spor, sağlık ve sosyal dayanışma alanlarında öğrenim gören yetenekli ama maddi durumu yeterli olmayan öğrencilere de destek oluyor.. içerde dışarıda yüzlerce öğrenci okutuyor şu anda..
Özet.. Ekav tam da Dünya Kültür Merkezi istanbul'a yakışan, 2010'da bu kente gelecek dünya kültür adamlarını ve medyasını, gururla davet edeceğimiz, tanıtacağımız ender yerlerden biri..
Biri..ydi.. Artık yok!..
içeri girdim.. Vakfın başkanı, galerinin yöneticisi inci Aksoy ağlıyor.. Resmen ağlıyor.. Gözlerinden yaşlar sicim gibi.. Kapının önünde, o dayanılmaz sıcakta ceket kravat, koyu renk elbiseli adamlar..
"Ne oluyor" dedim inci'ye..
"Polislerle geldiler.. Burayı boşaltmak için" dedi..
Bir galeriye, devlet eliyle baskın..
Olacak şey mi?..
Oluyor..
Bina iktisat Bankası'nın.. Giriş kartı galeri.. Altındaki bodrumlarda Cine 5'in yayın yaptığı stüdyolar var..
Bankaya el konulunca, bütün varlıklar gibi, burası da devlete geçmiş.. Aksoy'un Vakıflar Bankası'na da 10 milyon dolar borcu var. Bu borca karşılık bina Vakıfbank'a rehnedilmiş. Vakıf Bank, binayı üzerine tapuluyor, sonra satışa çıkarıyor.
Cine 5 "Başına geç, yönet, borcunu öde" diyerek Erol Aksoy'a geri verilmiş.. Cine 5 bu binada ya. Aksoy hemen talip oluyor. Vermiyor, satışa çıkarıyorlar.
Bir holdinge veriyor, Vakıfbank, 30 milyon dolara.. Kolunu sallamadan 20 milyon kâr.
"Niye bana vermediniz" diyor Aksoy.. "Onlar 100 bin dolar fazla teklif etti."
Aksoy "Peki ben 35 milyon dolar vereyim" diyor.. "Geçti" diyorlar..
Aksoy, alan holdinge "Hemen 5 milyon dolar fazla vereyim, bana devredin" diyor.. Gene ret..
Ardından "Çık" diyorlar.. Galeri ve Cine 5 çıkacak..
Bre aman.. Özel inşa edilmiş bir televizyon binasının sadece kablolarının nakli aylar sürer.. O ayrı konu..
inci Aksoy "Yurtdışı sergi anlaşmalarımız var. Ele güne rezil oluruz. Ekav'a yıl sonuna kadar mühlet verin" diyor.. Vermiyorlar..
"Devam eden sergi var, hiç değilse ağustos sonuna kadar" diyor.. Önce "Peki" diyorlar.. Sonra polisle geliyorlar işte, tam da ben uğramışken..
Şimdi bu mudur, Kültüre, sanata sevgiyi geçin, saygı!..
işadamlığı, zenginlik bu mudur?..
Bu milletten kazandığının bir bölümünü bu millete iade etmek, bunu da spor ve sanata sponsorlukla yapmak, günümüzde zenginliğin şanından değil midir?.
işte fırsat ayağına gelmiş üstelik, taş atıp kolun yorulmayacak.. O galerinin birkaç ya, geçtik, birkaç gün daha açık kalmasına izin vereceksin..
Hayır.. Devletin polisleriyle, genel ev, kumarhane basılır gibi galeri basılıyor ve duvarlardaki tablolar yaka paça indirilip bina boşaltılıyor..
inci ağlıyor.. Boğaz'daki yalısından bir günde çıkarken ağlamayan inci, galerisine son defa bakarken ağlıyor.
Ben öfkeden deliye dönüyorum.
Ama çare yok.. istanbul'un en güzel galerisi bitiyor..
Ne var ki, ben inci'yi tanıyorum.. Yenilmez o..
Kolları sıvayacaktır..
Yeni bir yer bulacak, Ekav'ı oraya taşıyacak, sanata, kültüre ve öğrencilerine sağladığı imkanı gene sürdürecektir..
Biz gazeteci dostları destek olacağız.. Çevresi geniş.. Zengin dostları var.. Onlar yardıma koşacaklardır.
Ekav'ı yıl sona ermeden yeni yerinde göreceğimize inanıyorum..
hıncal uluc
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar