bugün
- kedilerin yedigi ilginc seyler14
- özel sektör de çalışmak9
- ellerim bos gonlum hos13
- şeker hastalığı5
- lukaku vs abdülkerim6
- ermenice6
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar16
- kızlar buraya bakar mısınız6
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi8
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması12
- ben geldim naneler6
- arkadaşlar ben birinden fena halde hoslanıyorum3
- galatasaray büyüklüğü14
- arkadaşlar bakar mısınız14
- arjantin4
- migros ta şarap seçen kaslı ve hüzünlü erkekler6
- kız tavladığım için içerlenen sözlük geyi15
- bulgaristan5
- bik bik'in mutfağına konuk olan yazar5
- kıbrısı ingilize veren padişah6
- açık oylayamamak6
- 3 ekim alman birliği günü3
- ceviz kabuğunu kıramayan kargaya yardım etmek2
- şanlıurfa şehir hastanesi5
- söğüşçü aco3
- evli bir adama aşık oldum sözlük25
- arabesk2
- 3 ekim 2026 finlandiya arnavutluk maçı3
- ioçk'nın müziği3
- ispanya çin yakınlaşması ab de rahatsızlık5
- anın görüntüsü21
- romanya52
- cumartesi günü yapılabilecekler7
- kosova4
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı18
- sırbistan2
- fenerbahçe nin kurucusu4
- türkiye32
- sözlükteki yazarların çok ahlaklı olması6
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- vincenzo montella6
- türkçeye sistemli saldırı7
- zengin erkeğe tanınan aldatma hakkı4
- ispartalı kızlar9
- damarsız tüysüz manisa yaprağı17
- hoşlanılan kızın evli bir adama aşık olması5
- yabancı değiliz serdar yapmağğ2
- sosyoloji vs antropoloji2
- güne acı bir gerçek bırak8
bazen gerçekleri çarpıtma ve aptalı oynama taktiği ile yapılır.
emre uslu haberi:
--- alıntı ----
'Güneydoğuda görev yapan askerler ve polisler savaş suçlusu olarak yargılanacak'
Başlıktaki ifade bir öngörü değil, analiz değil, bana ait bir değerlendirme de değil. Bu ifade MiT krizini tetikleyen belgelerin içindeki, MiT-PKK mutabakatlarında yer alan, devlet kayıtlarına girmiş bir ifade.
Başbakan'ın kefil olduğu kurumun PKK'ya verdiği taviz metinlerinde yer alan bir ifade bu.
Erdoğan, MiT krizine ilişkin yaptığı değerlendirmede "MiT müsteşarına talimatı veren benim, alacaksanız beni alın" diye savcılara medyan okudu.
Erdoğan ayrıca "MiT-PKK görüşmelerinde yazılı bir belge verme, taviz verme sözkonusu değil" diyor. Bunu açıklarken "MiT-PKK arasındaki mutabakat metinlerinde altına imza atılmış bir belge yoktur" diyor.
Ya Erdoğan yanıltılıyor ya da kendisi yanıltıyor. Zira üçüncü bir devletin arabuluculuk yaptığı bu tip durumlarda zaten belgelerin altına taraflar imza koymaz. imzayı hakem devlet koyar ve belgeyi kendi arşivine kaldırır.
MiT-PKK mutabakatında da öyle olmuş. O mutabakat metninin 9. maddesinde bu husus açıkça belirtiliyor: Taraflar, müzakereleri derinleştirmek ve gündemdeki konuları tartışmak üzere hazırlıklarını yaparak 2011-Haziran ayının ikinci yarısında biraraya gelmeyi kararlaştırmışlardır. Üç paragraflık giriş ve dokuz maddeden oluşan iş bu mutabakat metni, taraflar arasında arabuluculuk yapan HD (Hakem Devlet) temsilcileri tarafından, taraflar adına imza altına alınmış ve aslı HD merkezinde arşive alınmıştır.
Mutabakat metninde açıkça yazılı olduğu halde Erdoğan hala "Benim müsteşarım kimseye taviz vermedi" diyor ama belge ortada. O mutabakat metinlerinin altında MiT yetkililerinin ve Erdoğan'ın özel temsilcisi Hakan Fidan'ın onayıyla arabulucu devletin imzası var. O devletin arşivinde saklanıyor bu belge.
Bu imza Türk hükümetini sorumluluktan kurtarmıyor. Erdoğan mert adamsa doğruyu söylesin. Böyle numaralarla bizi çocuk yerine koymasın.
Sayın Başbakan? Çocuk mu kandırıyorsunuz, adam mı oynatıyorsunuz? Biraz ciddiyet lütfen...
--- alıntı ----
http://www.taraf.com.tr/e...-askerler-ve-polisler.htm
edit:
arslan bulut yazısı:
PKK adına konuşan Zübeyir Aydar: "Biz üçüncü bir tarafın, bir devletin hakemliğini istiyoruz. Çünkü bunun sıkıntısı yaşanıyor. Oslo'da üçüncü taraf vardı. Aracı kurum kimdi. Yani birileri işte..." diye konuştu.
Üçüncü taraftan kasıtları, Türkiyeye müdahale etmek için ABD, ingiltere veya onların öngöreceği şekilde BM heyeti oluşturulmasıdır.
Prof. Dr. Halil inalcık, 2007 yılında "Bugün Türkiye için büyük tehlike şudur: Kürt liderler davayı Birleşmiş Milletler'e götürmeye çalışıyor. Barzani şimdiden BM ile temastadır. PKK, işte bu planın uygulanmasına hizmet etmektedir. PKK'nın asıl hedefi sınırda kalmayıp Türkiye içinde kanlı bir çatışma çıkarmaktır. Türkiye'de bir etnik çatışma çıkması ve Batı kontrolünde Birleşmiş Milletler'in, dünya barışı için bunu bir tehdit sayarak müdahalesi gerçek amaçlarıdır" demişti.
http://www.yg.yenicaggaze...zargoster.php?haber=29053
emre uslu haberi:
--- alıntı ----
'Güneydoğuda görev yapan askerler ve polisler savaş suçlusu olarak yargılanacak'
Başlıktaki ifade bir öngörü değil, analiz değil, bana ait bir değerlendirme de değil. Bu ifade MiT krizini tetikleyen belgelerin içindeki, MiT-PKK mutabakatlarında yer alan, devlet kayıtlarına girmiş bir ifade.
Başbakan'ın kefil olduğu kurumun PKK'ya verdiği taviz metinlerinde yer alan bir ifade bu.
Erdoğan, MiT krizine ilişkin yaptığı değerlendirmede "MiT müsteşarına talimatı veren benim, alacaksanız beni alın" diye savcılara medyan okudu.
Erdoğan ayrıca "MiT-PKK görüşmelerinde yazılı bir belge verme, taviz verme sözkonusu değil" diyor. Bunu açıklarken "MiT-PKK arasındaki mutabakat metinlerinde altına imza atılmış bir belge yoktur" diyor.
Ya Erdoğan yanıltılıyor ya da kendisi yanıltıyor. Zira üçüncü bir devletin arabuluculuk yaptığı bu tip durumlarda zaten belgelerin altına taraflar imza koymaz. imzayı hakem devlet koyar ve belgeyi kendi arşivine kaldırır.
MiT-PKK mutabakatında da öyle olmuş. O mutabakat metninin 9. maddesinde bu husus açıkça belirtiliyor: Taraflar, müzakereleri derinleştirmek ve gündemdeki konuları tartışmak üzere hazırlıklarını yaparak 2011-Haziran ayının ikinci yarısında biraraya gelmeyi kararlaştırmışlardır. Üç paragraflık giriş ve dokuz maddeden oluşan iş bu mutabakat metni, taraflar arasında arabuluculuk yapan HD (Hakem Devlet) temsilcileri tarafından, taraflar adına imza altına alınmış ve aslı HD merkezinde arşive alınmıştır.
Mutabakat metninde açıkça yazılı olduğu halde Erdoğan hala "Benim müsteşarım kimseye taviz vermedi" diyor ama belge ortada. O mutabakat metinlerinin altında MiT yetkililerinin ve Erdoğan'ın özel temsilcisi Hakan Fidan'ın onayıyla arabulucu devletin imzası var. O devletin arşivinde saklanıyor bu belge.
Bu imza Türk hükümetini sorumluluktan kurtarmıyor. Erdoğan mert adamsa doğruyu söylesin. Böyle numaralarla bizi çocuk yerine koymasın.
Sayın Başbakan? Çocuk mu kandırıyorsunuz, adam mı oynatıyorsunuz? Biraz ciddiyet lütfen...
--- alıntı ----
http://www.taraf.com.tr/e...-askerler-ve-polisler.htm
edit:
arslan bulut yazısı:
PKK adına konuşan Zübeyir Aydar: "Biz üçüncü bir tarafın, bir devletin hakemliğini istiyoruz. Çünkü bunun sıkıntısı yaşanıyor. Oslo'da üçüncü taraf vardı. Aracı kurum kimdi. Yani birileri işte..." diye konuştu.
Üçüncü taraftan kasıtları, Türkiyeye müdahale etmek için ABD, ingiltere veya onların öngöreceği şekilde BM heyeti oluşturulmasıdır.
Prof. Dr. Halil inalcık, 2007 yılında "Bugün Türkiye için büyük tehlike şudur: Kürt liderler davayı Birleşmiş Milletler'e götürmeye çalışıyor. Barzani şimdiden BM ile temastadır. PKK, işte bu planın uygulanmasına hizmet etmektedir. PKK'nın asıl hedefi sınırda kalmayıp Türkiye içinde kanlı bir çatışma çıkarmaktır. Türkiye'de bir etnik çatışma çıkması ve Batı kontrolünde Birleşmiş Milletler'in, dünya barışı için bunu bir tehdit sayarak müdahalesi gerçek amaçlarıdır" demişti.
http://www.yg.yenicaggaze...zargoster.php?haber=29053
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar