bugün
- hikayeyi devam ettir55
- çekirge7
- üç harflilerden korkmak6
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak13
- sözlük yazarlarının saatleri10
- enteresan neden kavga yok7
- kavganın kazananı yoktur6
- sokakta kavga teknikleri14
- sevgilinin bir vuruşta soğanı ikiye yarması3
- sedef adası4
- arkadaşlar bakar mısınız28
- mezoterapi10
- 28 temmuz 2026 depremi5
- kimse kalmamış lan sözlükte4
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası37
- adalarda bisiklet sürmek4
- tai lung25
- gününüz nasıl geçti bakalım9
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak8
- evreşe yollarını dar olmaması4
- türklerin islama göre yaşamaması5
- kürk giyen erkek6
- arkadaşlar iyi geceler2
- pilot bir erkekle sevgili olmak10
- nesrin doğan doğanlar çelik dövme2
- devlet aklı2
- usualsuspects'in yazlığında tatil yapmak2
- sigara 1000 tl olsa bile içerim3
- diyojen den fıçı bira istemek3
- uysaljakoben17
- filozofların aileden zengin oldukları gerçeği3
- aradığınız hiçbir şeyi bulamadığınız büyük şehir2
- sözlükte polemiğe girmek istemeyen yazar7
- traş olamamak3
- zaman baba10
- house of the dragon3
- tbmm'nin çalışma takvimini uzatması2
- nickten isim tahmini yapmak72
- köy evinde kahvaltı yapmak6
- köy evinde sex yapmak4
- bisiklete velespit diyen insan2
- bu suyun esansı eksik ağam2
- özür dileyip kusura bakma diyen insan3
- birayla patates kızartması2
- esaslı bira2
- ilk buluşma2
- ikea2
- karadağ'dan türk vatandaşlarına vize5
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek9
- yeni parti51
bazen gerçekleri çarpıtma ve aptalı oynama taktiği ile yapılır.
emre uslu haberi:
--- alıntı ----
'Güneydoğuda görev yapan askerler ve polisler savaş suçlusu olarak yargılanacak'
Başlıktaki ifade bir öngörü değil, analiz değil, bana ait bir değerlendirme de değil. Bu ifade MiT krizini tetikleyen belgelerin içindeki, MiT-PKK mutabakatlarında yer alan, devlet kayıtlarına girmiş bir ifade.
Başbakan'ın kefil olduğu kurumun PKK'ya verdiği taviz metinlerinde yer alan bir ifade bu.
Erdoğan, MiT krizine ilişkin yaptığı değerlendirmede "MiT müsteşarına talimatı veren benim, alacaksanız beni alın" diye savcılara medyan okudu.
Erdoğan ayrıca "MiT-PKK görüşmelerinde yazılı bir belge verme, taviz verme sözkonusu değil" diyor. Bunu açıklarken "MiT-PKK arasındaki mutabakat metinlerinde altına imza atılmış bir belge yoktur" diyor.
Ya Erdoğan yanıltılıyor ya da kendisi yanıltıyor. Zira üçüncü bir devletin arabuluculuk yaptığı bu tip durumlarda zaten belgelerin altına taraflar imza koymaz. imzayı hakem devlet koyar ve belgeyi kendi arşivine kaldırır.
MiT-PKK mutabakatında da öyle olmuş. O mutabakat metninin 9. maddesinde bu husus açıkça belirtiliyor: Taraflar, müzakereleri derinleştirmek ve gündemdeki konuları tartışmak üzere hazırlıklarını yaparak 2011-Haziran ayının ikinci yarısında biraraya gelmeyi kararlaştırmışlardır. Üç paragraflık giriş ve dokuz maddeden oluşan iş bu mutabakat metni, taraflar arasında arabuluculuk yapan HD (Hakem Devlet) temsilcileri tarafından, taraflar adına imza altına alınmış ve aslı HD merkezinde arşive alınmıştır.
Mutabakat metninde açıkça yazılı olduğu halde Erdoğan hala "Benim müsteşarım kimseye taviz vermedi" diyor ama belge ortada. O mutabakat metinlerinin altında MiT yetkililerinin ve Erdoğan'ın özel temsilcisi Hakan Fidan'ın onayıyla arabulucu devletin imzası var. O devletin arşivinde saklanıyor bu belge.
Bu imza Türk hükümetini sorumluluktan kurtarmıyor. Erdoğan mert adamsa doğruyu söylesin. Böyle numaralarla bizi çocuk yerine koymasın.
Sayın Başbakan? Çocuk mu kandırıyorsunuz, adam mı oynatıyorsunuz? Biraz ciddiyet lütfen...
--- alıntı ----
http://www.taraf.com.tr/e...-askerler-ve-polisler.htm
edit:
arslan bulut yazısı:
PKK adına konuşan Zübeyir Aydar: "Biz üçüncü bir tarafın, bir devletin hakemliğini istiyoruz. Çünkü bunun sıkıntısı yaşanıyor. Oslo'da üçüncü taraf vardı. Aracı kurum kimdi. Yani birileri işte..." diye konuştu.
Üçüncü taraftan kasıtları, Türkiyeye müdahale etmek için ABD, ingiltere veya onların öngöreceği şekilde BM heyeti oluşturulmasıdır.
Prof. Dr. Halil inalcık, 2007 yılında "Bugün Türkiye için büyük tehlike şudur: Kürt liderler davayı Birleşmiş Milletler'e götürmeye çalışıyor. Barzani şimdiden BM ile temastadır. PKK, işte bu planın uygulanmasına hizmet etmektedir. PKK'nın asıl hedefi sınırda kalmayıp Türkiye içinde kanlı bir çatışma çıkarmaktır. Türkiye'de bir etnik çatışma çıkması ve Batı kontrolünde Birleşmiş Milletler'in, dünya barışı için bunu bir tehdit sayarak müdahalesi gerçek amaçlarıdır" demişti.
http://www.yg.yenicaggaze...zargoster.php?haber=29053
emre uslu haberi:
--- alıntı ----
'Güneydoğuda görev yapan askerler ve polisler savaş suçlusu olarak yargılanacak'
Başlıktaki ifade bir öngörü değil, analiz değil, bana ait bir değerlendirme de değil. Bu ifade MiT krizini tetikleyen belgelerin içindeki, MiT-PKK mutabakatlarında yer alan, devlet kayıtlarına girmiş bir ifade.
Başbakan'ın kefil olduğu kurumun PKK'ya verdiği taviz metinlerinde yer alan bir ifade bu.
Erdoğan, MiT krizine ilişkin yaptığı değerlendirmede "MiT müsteşarına talimatı veren benim, alacaksanız beni alın" diye savcılara medyan okudu.
Erdoğan ayrıca "MiT-PKK görüşmelerinde yazılı bir belge verme, taviz verme sözkonusu değil" diyor. Bunu açıklarken "MiT-PKK arasındaki mutabakat metinlerinde altına imza atılmış bir belge yoktur" diyor.
Ya Erdoğan yanıltılıyor ya da kendisi yanıltıyor. Zira üçüncü bir devletin arabuluculuk yaptığı bu tip durumlarda zaten belgelerin altına taraflar imza koymaz. imzayı hakem devlet koyar ve belgeyi kendi arşivine kaldırır.
MiT-PKK mutabakatında da öyle olmuş. O mutabakat metninin 9. maddesinde bu husus açıkça belirtiliyor: Taraflar, müzakereleri derinleştirmek ve gündemdeki konuları tartışmak üzere hazırlıklarını yaparak 2011-Haziran ayının ikinci yarısında biraraya gelmeyi kararlaştırmışlardır. Üç paragraflık giriş ve dokuz maddeden oluşan iş bu mutabakat metni, taraflar arasında arabuluculuk yapan HD (Hakem Devlet) temsilcileri tarafından, taraflar adına imza altına alınmış ve aslı HD merkezinde arşive alınmıştır.
Mutabakat metninde açıkça yazılı olduğu halde Erdoğan hala "Benim müsteşarım kimseye taviz vermedi" diyor ama belge ortada. O mutabakat metinlerinin altında MiT yetkililerinin ve Erdoğan'ın özel temsilcisi Hakan Fidan'ın onayıyla arabulucu devletin imzası var. O devletin arşivinde saklanıyor bu belge.
Bu imza Türk hükümetini sorumluluktan kurtarmıyor. Erdoğan mert adamsa doğruyu söylesin. Böyle numaralarla bizi çocuk yerine koymasın.
Sayın Başbakan? Çocuk mu kandırıyorsunuz, adam mı oynatıyorsunuz? Biraz ciddiyet lütfen...
--- alıntı ----
http://www.taraf.com.tr/e...-askerler-ve-polisler.htm
edit:
arslan bulut yazısı:
PKK adına konuşan Zübeyir Aydar: "Biz üçüncü bir tarafın, bir devletin hakemliğini istiyoruz. Çünkü bunun sıkıntısı yaşanıyor. Oslo'da üçüncü taraf vardı. Aracı kurum kimdi. Yani birileri işte..." diye konuştu.
Üçüncü taraftan kasıtları, Türkiyeye müdahale etmek için ABD, ingiltere veya onların öngöreceği şekilde BM heyeti oluşturulmasıdır.
Prof. Dr. Halil inalcık, 2007 yılında "Bugün Türkiye için büyük tehlike şudur: Kürt liderler davayı Birleşmiş Milletler'e götürmeye çalışıyor. Barzani şimdiden BM ile temastadır. PKK, işte bu planın uygulanmasına hizmet etmektedir. PKK'nın asıl hedefi sınırda kalmayıp Türkiye içinde kanlı bir çatışma çıkarmaktır. Türkiye'de bir etnik çatışma çıkması ve Batı kontrolünde Birleşmiş Milletler'in, dünya barışı için bunu bir tehdit sayarak müdahalesi gerçek amaçlarıdır" demişti.
http://www.yg.yenicaggaze...zargoster.php?haber=29053
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar