bugün

galatasaray

zaten bozuk olan psikolojimi dün iyice altüst eden takımım. bu sefer o kadar koymadı ama. ilk real maçı kadar hatta kopenag maçı kadar da koymadı. çünkü ben de artık takıma olan inancımı yitirdim. beni memnun eden bir tek selçuk vardı dün. umut'un çabasına ve gol atmasına da çok sevindim.

takım resmen bal yapmayan arılardan inşa edilmiş, gazı ve motivasyonu eksik olunca amatöre bağlayan, işkenceye dönüşen bir futbol anlayışına sahip. kısır. kabız.. ne kadar sövsem de drogba ve sneijder'i ayrı bir yere koyup bakınca takımın en akıllı oyuncusunun eboue olduğunu içim yana yana gözlemliyorum. amrabat, umut, aydın, emre, hatta bruma. bir gününde engin baytar kadar katkı alamıyoruz bu adamlardan. ceza sahası önüne kadar gelip saçma salak top çevirmeler, defansın üzerine gitme girişimleri falan insanı kanser ediyor. 5 kişi bi siki doğrultamıyorsun bari sneijder'i kullan. usta ayaklarla doğru yerlerde buluştur topları. o da yok. gol yollarında etkili olamayınca takımın direnci hepten çöküyor. bu adamlarla bu yollar aşılmaz.

defans hattı zaten evlere şenlik. anadolu takımları bile daha iyi savunma yapıyor bizden. bak orada 5-6 tane savunmacı var. hepsi başına buyruk. pozisyon oluyor sikerim diyo savunma hattını, alıp başını gidiyo adam. gerek dany, gerek şecu, gerek semih, eboue, riera hiç farketmiyor. en mevkisine sadık adam gökhan. en savunmacı o. ama onda da liderlik yok. bu kadar adam içinde be amına koyduklarım çizgi var burada, bloğu bozma nereye gidiyosun göt oğlanı geburaya diyecek bir tane lider vasıflı adam yok. öyle bir adam alınmadıkça bu savunma siksen düzelmez.

aslında iyi bir takım var ortada ama aksamlar arasında çok ciddi bağlantı problemleri var. bu da işler ters gittiğinde sigortaları attırıyor. sezon başından beri her kırılma anında takım negatif reaksiyon gösterdi. bu önceden tespit edilip giderilmeliydi doğru kadro yapılanmasıyla.
© copyright 2005 - 2026