bugün
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek13
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı12
- izmirin diğer büyükşehirlere göre çok geri olması5
- gocu'nun 2 günde unutulması13
- arkadaşlar bişe dicem ya4
- vincenzo montella4
- yasak cinsel ilişkiler12
- ortada bir yolsuzluk olmaması28
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi23
- bizim çocuklar3
- hala mehdiye deccale inanan insanların olması6
- italya attı3
- fatma betül sayan kaya41
- milli takıma teknik direktör önerileri2
- kadınların bilerek kavga çıkarması5
- ölem ölem derdo ölem'in ingilizcesi3
- abberline ın yeni hesabı12
- dondurma kabından dondurma çıkan buzdolabı2
- inci sözlük11
- finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi3
- hepinizi yazdım bir kenara8
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis16
- finansal yeniden yapılandırma çerçeve anlaşması3
- bornova girişindeki ikiz kuleler3
- yakın hasmım2
- deniz göktaş6
- yasaları çiğneyip içeri tıkanınca ağlayan zevat5
- torbalı3
- judas'ın ölmesi6
- 2026 yılında 2000 model opel vectra almak3
- allah mahlukatı mahluklarının gözleriyle görüyor2
- gurbuz bin ismetinovic bin mehdiyiç inç vinç boliç3
- true'nun çaylak olması3
- yilan hikayesindeki kursat7
- sözlük yazarı sevgilinin yatağa sıçması7
- s'i l v'e r m'i s t17
- 2003 model seymbol alınır mı9
- mitsubishi lancer2
- nihayet bitti çaylaklık4
- ekşi sözlük7
- allah'ın yeryüzündeki halifesi imam mehdi4
- yağmurlu gece3
- süzer plaza2
- melih gökçek soruşturması ne oldu22
- gusl abdestinin kokeni tanah tır4
- opel astra g2
- queen taverna4
- ben peygamberim diyenlerin deli olduğu gerçeği2
- romanya53
- ipkis'in güzel entryler girmesi4
gittiğim, izlediğim, orjinal adı la vie d'adele olan bir abdellatif kechiche filmidir. sabah 11.30 seansı olmasına rağmen salon baya kalabalıktı, gerçi sınırlı sayıda seans var ama yağmurlu havada iyi dolmuştu bana göre.
öncelikle, "aha porno filmi, hemen gideyim ehehehehe" düşüncesi ile gitmeyin, film zaten 3 saat, toplasan 10 dk boyunca sevişme sahnesi var, ayrıca açın internetten izleyin efendim, 2013 yıında 12 lira bayılıp sinemada mı porno izleyeceksiniz mına koyim?
öncelikle yönetmenin "aman gişe yapayım, aman marjinal görüneyim" gibi öznel düşünceleri olmadığı açıkevet film 3 saat ve bana göre biraz uzun olmuş, sanat filmlerinde ki "uzun film" ritüeline uyulmak için biraz zorlamışlar gibi geldi bana. çekimler "doğal olacağız" fikriyle yapılmış ama biraz sıkmış sanki, örneğin yemek yerken ki yapılan çekimlerde neredeyse kızın küçük dilini görecektik, şu olaya başka bir çözüm bulsalar keşke. film genel olarak "iki lezbiyenin aşkı"ndan çok genç bir kızın hayatında ki gerek sosyal, gerek cinsel değişimleri, kızın kendine bir kimlik arayışı konu almış. başarılı olmuş denebilir. seks sahneleri de biraz uzun olmuş gibi* zira 10 dk boyunca izleyince, insan ister istemez geriliyor ki ben en yakın arkadaşlarımdan biriyle gitmeme rağmen gerildim. hatta bir ara gülesim bile geldi,dudağımı falan ısırmak zorunda kaldım, böyle olunca da iki meme görüp gülmeye başlayan ergen gibi oldum ama 8.dk dan sonra falan baya baya tuhaf oluyor insan.
oyunculuklar çok, çok başarılı. Léa Seydoux'a bazı filmlerden aşinalığımız var ama Adèle Exarchopoulos* isimli oyuncuyu, izleyiciler tıpkı benim gibi ilk defa görüyorlardır. oyuncunun 1993 doğumlu olması da ayrı bir faktör. güzelliğinin yanında büyük bir oyunculuk yeteneğinin de olduğu aşikar.büyük ihtimalle ileride bir çok filmde göreceğiz kendisini. özellikle ayrılma sahnesi inanılmaz doğaldı. adele'ın önce yalan söyleyip, sıkıştıktan sonra gerçekleri söylemesi, emma'nın onu evden kovması, adele'ın kapıda durup bir süre ağlaması, hatta çıktıktan sonra kadıköy sokaklarında* mavi paltosuyla adele belirse şaşırmazdım herhalde çünkü filmden sonra o adele değil "bizim kız" oldu birden bire.
bu film hayatın farkında olmadığımız gerçeklerini de yüzümüze çarpıyor aslında.
filme aç gitmenin de cezasını yemek sahneleri sırasında çektik tabi, doğal çekim dalgası yine vurdu yüzümüze, soslu makarnaları bir yiyişleri var, filmin yarısında çıkıp makarnacıya gidesim geldi resmen.
sözüm o ki, la vie d'adele' *bir genç kızın, sosyal, cinsel hayatında ki değişimleri, kızın kendine bir kimlik arayışını konu alan, ve ana fikri seyirciye bırakmış bir film. yani filmin ne anlattığı insanın filme bakış açısına bağlı, belirttiğim gibi "lezbiyen pornosu" da diyebilirsiniz, "sanat filmi" de diyebilirsiniz. altın palmiyeyi benim gözümde hak eden bir yapımdır ama bu ülkeye, ülkemizin insanına uygun bir film midir? pek sanmıyorum, hatta bu yüzden sadece belli salonlarda gösterimde olabilir.
son olarak da filmin güzel bir alternatif afişi:http://25.media.tumblr.co...ozpvsrNw1sjx182o1_500.jpg
8/10.
öncelikle, "aha porno filmi, hemen gideyim ehehehehe" düşüncesi ile gitmeyin, film zaten 3 saat, toplasan 10 dk boyunca sevişme sahnesi var, ayrıca açın internetten izleyin efendim, 2013 yıında 12 lira bayılıp sinemada mı porno izleyeceksiniz mına koyim?
öncelikle yönetmenin "aman gişe yapayım, aman marjinal görüneyim" gibi öznel düşünceleri olmadığı açıkevet film 3 saat ve bana göre biraz uzun olmuş, sanat filmlerinde ki "uzun film" ritüeline uyulmak için biraz zorlamışlar gibi geldi bana. çekimler "doğal olacağız" fikriyle yapılmış ama biraz sıkmış sanki, örneğin yemek yerken ki yapılan çekimlerde neredeyse kızın küçük dilini görecektik, şu olaya başka bir çözüm bulsalar keşke. film genel olarak "iki lezbiyenin aşkı"ndan çok genç bir kızın hayatında ki gerek sosyal, gerek cinsel değişimleri, kızın kendine bir kimlik arayışı konu almış. başarılı olmuş denebilir. seks sahneleri de biraz uzun olmuş gibi* zira 10 dk boyunca izleyince, insan ister istemez geriliyor ki ben en yakın arkadaşlarımdan biriyle gitmeme rağmen gerildim. hatta bir ara gülesim bile geldi,dudağımı falan ısırmak zorunda kaldım, böyle olunca da iki meme görüp gülmeye başlayan ergen gibi oldum ama 8.dk dan sonra falan baya baya tuhaf oluyor insan.
oyunculuklar çok, çok başarılı. Léa Seydoux'a bazı filmlerden aşinalığımız var ama Adèle Exarchopoulos* isimli oyuncuyu, izleyiciler tıpkı benim gibi ilk defa görüyorlardır. oyuncunun 1993 doğumlu olması da ayrı bir faktör. güzelliğinin yanında büyük bir oyunculuk yeteneğinin de olduğu aşikar.büyük ihtimalle ileride bir çok filmde göreceğiz kendisini. özellikle ayrılma sahnesi inanılmaz doğaldı. adele'ın önce yalan söyleyip, sıkıştıktan sonra gerçekleri söylemesi, emma'nın onu evden kovması, adele'ın kapıda durup bir süre ağlaması, hatta çıktıktan sonra kadıköy sokaklarında* mavi paltosuyla adele belirse şaşırmazdım herhalde çünkü filmden sonra o adele değil "bizim kız" oldu birden bire.
bu film hayatın farkında olmadığımız gerçeklerini de yüzümüze çarpıyor aslında.
filme aç gitmenin de cezasını yemek sahneleri sırasında çektik tabi, doğal çekim dalgası yine vurdu yüzümüze, soslu makarnaları bir yiyişleri var, filmin yarısında çıkıp makarnacıya gidesim geldi resmen.
sözüm o ki, la vie d'adele' *bir genç kızın, sosyal, cinsel hayatında ki değişimleri, kızın kendine bir kimlik arayışını konu alan, ve ana fikri seyirciye bırakmış bir film. yani filmin ne anlattığı insanın filme bakış açısına bağlı, belirttiğim gibi "lezbiyen pornosu" da diyebilirsiniz, "sanat filmi" de diyebilirsiniz. altın palmiyeyi benim gözümde hak eden bir yapımdır ama bu ülkeye, ülkemizin insanına uygun bir film midir? pek sanmıyorum, hatta bu yüzden sadece belli salonlarda gösterimde olabilir.
son olarak da filmin güzel bir alternatif afişi:http://25.media.tumblr.co...ozpvsrNw1sjx182o1_500.jpg
8/10.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar