bugün
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin10
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum25
- gece yarısı çalan telefon7
- ayı saldırınca yapılması gerekenler12
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- geceye bir söz bırak3
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- uysaljakoben21
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- gammaz olmuşum13
- eski dizileri izlemek3
- kadınların erkeklerde aradıkları şeyler2
- aquila bicipite8
- başımın tatlı tatlı dönmesi4
- bir erkeğin instagram kullanma amacı2
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir4
- daha önce erkeklerle aynı ortamda oturmuş kız2
- samsun da elektrik akımına kapılan 3 işçinin ölümü2
- çıplak ayakla misafir karşısına çıkmaya utanmak2
- aşık olunca yapılan salaklıklar3
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- reha muhtar25
- minyon kadın siniri5
- kel erkek3
- ona bir şey söyle16
- denize sıfır bir ev sahibi olmak2
- ekşi sözlükte 2 yıldır çaylak olmak2
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- death2
- kemal kılıçdaroğlu35
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- elit olmak için gerekenler13
- rusya'dan nükleer silah tehdidi2
- bizim delilere bakayım4
- gecenin şarkısı4
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- benim başaklarımı görmek ister misiniz3
- gençler iş beğenmiyor3
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- ses yakışıklılığı2
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- pazarda su satmak2
- gazlamak2
- semum3
- sevgiliyle kavga etmek2
- vajina peşinde yitip giden hayatlar3
Sadece Galatasaray'ın, Lisesi'nden dolayı hem belli bir zümrenin, hem de belli bir felsefenin takımı olduğunu söyleyebiliriz. Türkiye'deki spor alanlarında başladıkları mücadeleyi, UEFA Kupası Şampiyonluğuna kadar getirmelerine rağmen, bugün yaşadıkları çıkmaz, köklü denilen kulüplerimizin aslında ne kadar zayıf olduklarını da ortaya koyuyor.
Fenerbahçe'yi Türkiye'deki diğer örneklerinden ayıran önemli bir özelliği vardır. Bu karakterini hiç değiştirmemiz ve gerektiği her anda da ortaya çıkarmıştır. Fenerbahçe "isyanın" takımıdır. Her tahakküm karşısında ilk baş kıldırışı gösteren ve mücadeleye giren kurum olmuştur.
Abdülhamit, 40 yıl süren hanedanlığında kurduğu ispiyonculuk ağı ile tebasını kontrol altına alıp, tahtını emniyetle yaşamak isterken, Türklerin futbol oynamasını yasaklamıştı. Birden çok kişinin bir araya gelip, bir organizasyon gerçekleştirmesi Abdülhamit'e göre, kendisine karşı yapılacak isyanların toplantı zemini olabilirdi.
işte Siyah çoraplılar bu zamanda kuruldu. Türk futbolcular ingiliz isimleri altında oynadılar. Fenerbahçe'nin kuruluşu bu futbolcuların bir araya gelmesiyle olmuştu. Tarih 1899'du.
Kurtuluş Savaşı sırasında istanbul'dan, teknelerle Anadolu'ya silah kaçırılırken, Fenerbahçe'nin Dereağzı'ndaki binası merkez görevi üstlendi. Çanakkale Savaşı'ndan sağ dönebilen sporcular, işgal altındaki istanbul'daki silah depolarından mühimmat çalıyor ve bunları Atatürk'ün ordularına aktarıyordu.
Sonunda ingilizler binayı bastılar. Kulübü kapatmak için uğraştılar. Harrington Kupası'nda da derslerini aldılar.
Süreç devam ederken, Türkiye darbeler yaşadı. Efsane Başkanlar'dan Faruk Ilgaz, Adalet Partisinde siyaset yapıyordu. Cunta kulübü kapatmak, Ilgaz'ı hapsetmek istiyordu. Fenerbahçe camiası demokrasi ateşini yaşayarak Ilgaz'a sahip çıktı. Cuntaya direndiler. Halkın sessizliği içinde, suskun değillerdi. Tahakkümün karşısında kaldılar.
Son olarak 96-2000 yıllarını hatırlatmak isteriz. Bu sefer tahakküm futbol sahaları üstünde ve Galatasaray damgalıydı. 10 yıl öncesini hatırlamakta zorlananlar olabilir. Hakemlerin ne kararlar verdiklerini, federasyonların nasıl tavır aldıklarını, kuralların nasıl çifte standartlarla alındığını bilmeyenler olabilir.
Ancak bu dönem Galatasaray şampiyonlukları üst üste elde ediyor, dört tane peş peşe kazanıp, Türkiye'de ilk oluyor ve beşincisine gidiyordu.
Karşısına kim çıkabildi?
Elbette Fenerbahçe...
Aziz Yıldırım o dönemde 70 milyon dolarlık transfer harcaması yaptı. Camiayı hedefe kilitledi. Akıllı bir seçimle Mustafa Denizli'yi takımın başına getirdi. Denizli'nin vizyonu sayesinde ilişkiler dengede yürüdü. Ve Fenerbahçe Galatasaray'ın önünü kesip, 2001 yılını şampiyon tamamladı.
Tahakküme karşı duracak gücü elinde tutan tek takımdı.
Galatasaray ile Beşiktaş'ın 14 - 15 sene şampiyonluk hasreti çektiği dönemde, Trabzonspor fırtınası karşısında da tek duran takım Fenerbahçe'ydi.
O yüzden Trabzonsporlular Fenerbahçe'yi sevmezler. Çünkü karşılarında buldukları tek rakip oydu.
Bu yüzden değerli büyüğümüz islam Çupi'nin yazdığı gibi Fenerbahçe büyüklüğü, kupa büyüklüğü değildir. Başka bir büyüklüktür ve anlatılamaz.
Fenerbahçe'yi tutanlar da bunun farkına varsınlar ve ona göre davransınlar.
Onlar taraftar değiller. Başka bir şeyler. Bir misyonun sahibiler. Buna göre davransınlar, örnek olsunlar.
alıntı
Fenerbahçe'yi Türkiye'deki diğer örneklerinden ayıran önemli bir özelliği vardır. Bu karakterini hiç değiştirmemiz ve gerektiği her anda da ortaya çıkarmıştır. Fenerbahçe "isyanın" takımıdır. Her tahakküm karşısında ilk baş kıldırışı gösteren ve mücadeleye giren kurum olmuştur.
Abdülhamit, 40 yıl süren hanedanlığında kurduğu ispiyonculuk ağı ile tebasını kontrol altına alıp, tahtını emniyetle yaşamak isterken, Türklerin futbol oynamasını yasaklamıştı. Birden çok kişinin bir araya gelip, bir organizasyon gerçekleştirmesi Abdülhamit'e göre, kendisine karşı yapılacak isyanların toplantı zemini olabilirdi.
işte Siyah çoraplılar bu zamanda kuruldu. Türk futbolcular ingiliz isimleri altında oynadılar. Fenerbahçe'nin kuruluşu bu futbolcuların bir araya gelmesiyle olmuştu. Tarih 1899'du.
Kurtuluş Savaşı sırasında istanbul'dan, teknelerle Anadolu'ya silah kaçırılırken, Fenerbahçe'nin Dereağzı'ndaki binası merkez görevi üstlendi. Çanakkale Savaşı'ndan sağ dönebilen sporcular, işgal altındaki istanbul'daki silah depolarından mühimmat çalıyor ve bunları Atatürk'ün ordularına aktarıyordu.
Sonunda ingilizler binayı bastılar. Kulübü kapatmak için uğraştılar. Harrington Kupası'nda da derslerini aldılar.
Süreç devam ederken, Türkiye darbeler yaşadı. Efsane Başkanlar'dan Faruk Ilgaz, Adalet Partisinde siyaset yapıyordu. Cunta kulübü kapatmak, Ilgaz'ı hapsetmek istiyordu. Fenerbahçe camiası demokrasi ateşini yaşayarak Ilgaz'a sahip çıktı. Cuntaya direndiler. Halkın sessizliği içinde, suskun değillerdi. Tahakkümün karşısında kaldılar.
Son olarak 96-2000 yıllarını hatırlatmak isteriz. Bu sefer tahakküm futbol sahaları üstünde ve Galatasaray damgalıydı. 10 yıl öncesini hatırlamakta zorlananlar olabilir. Hakemlerin ne kararlar verdiklerini, federasyonların nasıl tavır aldıklarını, kuralların nasıl çifte standartlarla alındığını bilmeyenler olabilir.
Ancak bu dönem Galatasaray şampiyonlukları üst üste elde ediyor, dört tane peş peşe kazanıp, Türkiye'de ilk oluyor ve beşincisine gidiyordu.
Karşısına kim çıkabildi?
Elbette Fenerbahçe...
Aziz Yıldırım o dönemde 70 milyon dolarlık transfer harcaması yaptı. Camiayı hedefe kilitledi. Akıllı bir seçimle Mustafa Denizli'yi takımın başına getirdi. Denizli'nin vizyonu sayesinde ilişkiler dengede yürüdü. Ve Fenerbahçe Galatasaray'ın önünü kesip, 2001 yılını şampiyon tamamladı.
Tahakküme karşı duracak gücü elinde tutan tek takımdı.
Galatasaray ile Beşiktaş'ın 14 - 15 sene şampiyonluk hasreti çektiği dönemde, Trabzonspor fırtınası karşısında da tek duran takım Fenerbahçe'ydi.
O yüzden Trabzonsporlular Fenerbahçe'yi sevmezler. Çünkü karşılarında buldukları tek rakip oydu.
Bu yüzden değerli büyüğümüz islam Çupi'nin yazdığı gibi Fenerbahçe büyüklüğü, kupa büyüklüğü değildir. Başka bir büyüklüktür ve anlatılamaz.
Fenerbahçe'yi tutanlar da bunun farkına varsınlar ve ona göre davransınlar.
Onlar taraftar değiller. Başka bir şeyler. Bir misyonun sahibiler. Buna göre davransınlar, örnek olsunlar.
alıntı
güncel Önemli Başlıklar
