bugün
- raikagetokatlayan7
- bir erkeği erkek yapan beş özellik9
- kötülerin genel özellikleri8
- gocu12
- şaka maka tek umudun yine bahçeli olması3
- sam neill4
- erkeğin aldatması ile kadının aldatmasının farkı7
- güne nasıl başladınız7
- insanların escortları nereden bulduğu sorunsalı6
- ofisi havaya uçurmak6
- bütün dilleri bilmek vs hayvanlarla konuşabilmek2
- haluk levent'e para emanet etmek9
- yarrağı olan adamı bile özler olduk amk2
- dolar'ın 47 tl olması4
- özgürlükçü pedagoji imkansız mı2
- neyse biraz çalışayım3
- kaliteli insanı belli eden detaylar19
- true nickli yazara özelden küfredilmesi olayı3
- ahbap4
- çıkar ilişkisi3
- bazen ölmeyi o kadar çok istiyorum ki3
- yazarların en uçuk seks fantezileri10
- haluk levent'i yedirmeyiz3
- türk kızları neden kıskanç değil5
- iran ordusunda abd ile ateşkes istemeyenler7
- leandro trossard2
- sırf ibnelik olsun diye yapılan şeyler5
- kanuni döneminde yaşansa olası ekşi başlıkları9
- haluk levent5
- sözlük hesabını sil perileri3
- lesley ugochukwu3
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması18
- 29 yaşındayım hiç sevgilim olmadı14
- memlekette herkes akıllıysa bu ne2
- bir kere öpüştük diye hemen sevgili mi olduk2
- deniz göktaş'ın tutuklanması2
- bazen her şeyin üst üste gelmesi2
- putinin türkiyede inşaatta çalışması4
- ab macarstana demokrasi içn on milyar euro veriyor2
- tulumba tatlısı7
- are you iran9
- iyi bir insanın acımasız bir insana dönüşmesi12
- dünyanın en samimiyetsiz cümlesi4
- üstteki yazarı öv15
- fazla araştırmak kötü müdür8
- evlat ayrımcılığı5
- sürekli cinsellikten bahseden erkek11
- uludağın ekşi sözlük gibi populer olamaması15
- bütün gece için bana ne kadar ödeyebilirsin6
- kırmızılı kadın4
dedem hastaydı, yürüyemiyordu..
babam onu sırtına alıp taksiye bindiriyor, vapura koşturuyor, babasını sırtından indirmeden hastane hastane gezdiriyordu..
bu görüntü; sakallı, yaşlı, hasta bir adamın genç bir adamın sırtında oluşu etraftaki bakışları üzerimize çekiyor ve bu görüntüden rahatsız oluyor, belki de utanıyordum. onların benimle bir ilgisi yokmuş gibi davranmaya çalışıyor, dedem babamın sırtındayken, benimle alakaları yokmuş görüntüsü olsun diye onların gerisinde yürüyordum.
hastane karşıdaydı.. taksiden inip vapura yöneldik. babamın sırtında babası.. neden sürekli yanlarındayım, ben daha çocuğum bir faydam da yok onlara, neden beni götürüyorlar diye söylenir dururdum. vapura bindik. babam dedemi sırtından indirip yanına oturttu üzerini düzeltti ve elini sıkıca tuttu.. tam karşımızda, fötrlü, yaşlı bir amca oturuyordu. babama yaklaşıp, dedemi göstererek,
-baban mı? diye sordu.. çok sıkıcı, utanç verici bir tabloydu benim için.. babam;
-evet, babam.. dedi..
yaşlı amca elini babamın sırtına dokundurarak,
- bu sırtı kimse yere getiremez. dedi.
bir anda gururlandım, babama söylenen bu övgü hoşuma gitti, içten içe sahiplenmeye başladım o manzarayı, bu adam benim babam meainde..
yıllar geçti dedem öldü, babam yaşlandı ve yürüyemez hale geldi. onu, babasını taşıdığı gibi sırtıma aldım büyük bir gururla.. meğer baba sırtta ne hafif oluyormuş, bunu gördüm. sırtı yere gelmez tüm babaların kendilerini sırtında taşıyabilecek evlatlar yetiştirmeleri babalık duygusunun bir nişanıymış bunu gördüm.
yine geçti yıllar, babam öldü. oğlum 19 yaşındaydı o sıralar.. ters bir hareketle belim tutuldu. hareketsiz, yığılıp kalmışım. kıpırdayamıyorum. araba aşağıda ama inip hastaneye gitme şansım sıfır. oğlum beni zorla sırtına alıp aşağı indirdi, arabaya bindik ve inince arabadan hastanenin acil servisine kadar sırtında taşıdı beni. hüngür hüngür ağladım. neden sürekli yanlarında koşturuyor, bu utanç verici görüntünün bir parçası oluyorum diye düşünürdüm o zaman.. bunları göreyim diyeymiş. çünkü hayat böyle bir şey dedim..
hali hazırda istanbulun toptan gıda devlerinin birinin sahibinin bir dertleşme esnasında bana anlattıklarını yazdım. sırtının yere geldiğini de hiç görmedim ayrıca..
babam onu sırtına alıp taksiye bindiriyor, vapura koşturuyor, babasını sırtından indirmeden hastane hastane gezdiriyordu..
bu görüntü; sakallı, yaşlı, hasta bir adamın genç bir adamın sırtında oluşu etraftaki bakışları üzerimize çekiyor ve bu görüntüden rahatsız oluyor, belki de utanıyordum. onların benimle bir ilgisi yokmuş gibi davranmaya çalışıyor, dedem babamın sırtındayken, benimle alakaları yokmuş görüntüsü olsun diye onların gerisinde yürüyordum.
hastane karşıdaydı.. taksiden inip vapura yöneldik. babamın sırtında babası.. neden sürekli yanlarındayım, ben daha çocuğum bir faydam da yok onlara, neden beni götürüyorlar diye söylenir dururdum. vapura bindik. babam dedemi sırtından indirip yanına oturttu üzerini düzeltti ve elini sıkıca tuttu.. tam karşımızda, fötrlü, yaşlı bir amca oturuyordu. babama yaklaşıp, dedemi göstererek,
-baban mı? diye sordu.. çok sıkıcı, utanç verici bir tabloydu benim için.. babam;
-evet, babam.. dedi..
yaşlı amca elini babamın sırtına dokundurarak,
- bu sırtı kimse yere getiremez. dedi.
bir anda gururlandım, babama söylenen bu övgü hoşuma gitti, içten içe sahiplenmeye başladım o manzarayı, bu adam benim babam meainde..
yıllar geçti dedem öldü, babam yaşlandı ve yürüyemez hale geldi. onu, babasını taşıdığı gibi sırtıma aldım büyük bir gururla.. meğer baba sırtta ne hafif oluyormuş, bunu gördüm. sırtı yere gelmez tüm babaların kendilerini sırtında taşıyabilecek evlatlar yetiştirmeleri babalık duygusunun bir nişanıymış bunu gördüm.
yine geçti yıllar, babam öldü. oğlum 19 yaşındaydı o sıralar.. ters bir hareketle belim tutuldu. hareketsiz, yığılıp kalmışım. kıpırdayamıyorum. araba aşağıda ama inip hastaneye gitme şansım sıfır. oğlum beni zorla sırtına alıp aşağı indirdi, arabaya bindik ve inince arabadan hastanenin acil servisine kadar sırtında taşıdı beni. hüngür hüngür ağladım. neden sürekli yanlarında koşturuyor, bu utanç verici görüntünün bir parçası oluyorum diye düşünürdüm o zaman.. bunları göreyim diyeymiş. çünkü hayat böyle bir şey dedim..
hali hazırda istanbulun toptan gıda devlerinin birinin sahibinin bir dertleşme esnasında bana anlattıklarını yazdım. sırtının yere geldiğini de hiç görmedim ayrıca..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar