bugün
- osuruktan şiirler22
- sarı torba8
- bebek katili öcalan5
- nasıl birisiniz6
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı10
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- bir yazarı savunmak7
- velvet27
- alttaki yazara motto ver4
- israil'in lübnan da çatışmalara hazırlanması2
- amedspor7
- arkadaşlar biraz beşiktaş'ı övebilir misiniz5
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- hayatın kuralları11
- sözlüğe her yeni gelen erko yazara yürümek6
- saygıyı mı yoksa sevgiyi mi istersin6
- çalışmadan para kazanmak5
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
- sarı renkli şeker tarafından tehdit altındayım9
- mutlu ama uzak olsun5
- üsteki yazar ne düşünüyor tahmin et4
- özlediniz mi beni6
- kimsenin size söylemeyeceği bilmeniz gereken şey9
- 16 ağustos 2026 amedspor erzurumspor maçı6
- bazı olaylarda zall'ın sözlüğe intikal etmesi5
- serfoş yuzır3
- geceye bir şarkı bırak11
- evliliğin anlamı13
- karı kıza para yedirir misiniz5
- devletin eğitim tekelinin meşruiyeti2
- sözlükte kavga oldu hissi5
- seri gizli artı oy veren melek7
- sözlüğün bozulmamış hali2
- mor semsiyeli yabanci8
- anın görüntüsü33
- ye yağlıyı iç suyu dondurursa dondursun5
- nasıl zengin olunur3
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- bir odanın düşündürdükleri2
- ağzı sarımsak kokan biriyle öpüşmek5
- kürtsüz türkiye11
- erkeklerin gözdesi olan erkek3
- as maca'nın kızların gözdesi olması3
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı19
- fenerbahçe15
- yazarlarda bana laf sokuldu mu paranoyası3
- yoğurt mayalamasını bilen erkek6
- o kızdan uzak dur diyen erkek4
- porno entelektüelliği2
- türklere vize serbestisi4
ilk önce şunu söylemeliyim bu entry haddinden fazla övgü içerir.
sinan sülün'ü mahir başganın sayeseninde tanıdım (bkz: mahir ünsal eriş) kardeşimdir dediği facebook sayfasında bir baktım kitabı var demek ki iyi yazıyor yoksa mahir başgan böyle şeyler yapmaz diye düşündüm. normalde yazarları tanımak için sözlüklere bakar,verdiği röportajları okurdum ama sinan sülün için böyle olmadı. kitabının ismini aklıma not aldım. ne zaman kitapçıya gitsem aklımdaydı ama nedense almak istemedim;çabuk tüketme korkusu bu olsa gerek. dün öğle işten çıktım,beşiktaş'a gittim. öğlen saatlerini yeni yeni yakalayan bir insan için süper yer bence. arkadaşımla buluşacaktım fakat akşama saat vermişti,yapacak işim de yoktu geri eve gidersem uyuyup günü piç etmekte vardı. en iyisi kitap okumaktı. çantamda defalarca okuduğum kitapları okumak istemedim , aklıma erkek arkadaşı olduğu halde sevebildiğim kadının doğum günü olduğu geldi birkaç gün sonra. bana "veba" kitabını parasını biriktirip alacağını söylemişti belki de bu yüzden aşık olmuştum ona sevgilisi olduğu halde. kendimden utanıyorum bunları yazarken ama bu farklı bir konu,sinan sülün'le bir alakası yok yani.
alkım'dan veba ve karahindiba kitaplarını aldım ara sokakta her zaman oturduğum çaycıya gittim. normalde yapmam ama orada sohbet edecek kimsem olmadığı için mi yoksa kendimi iki gün sonra dar ağacında bulacağımdan mı açtım kitabı okumaya başladım.
aralık,bitti...çaylar bitti...sigaram yarılandı...gün öğleden sonraya düştü...arkadaşım işinin uzayacağını söyledi arayıp. kalktım sahilde biraz dolaştıktan sonra tekrar çayçıya geri döndüm bu sefer sokakta değil içeride kimsesin sesini duymadığım bir odadaydım.
mavi'ye başlamıştım...her sayfasında kitap bitiyor diye üzülüyordum belli etmesem de kendime. derken karahindiba...
kitaba başlamadan önce bana "bir kitap bittiğinde hem üzülüp,hem de mutlu olacaksın" deselerdi bunu söyleyen kişiyle acayip taşşak geçerdim,ama oldu gerçekten oldu;karahindiba benim için içinde cümlelerin olduğu kitap değildi yazarı ben olduğum kitaptı sanki.
sağ ol sinan sülün. bize mutlu hikaye bırakmadıklarını,bırakmayacaklarını gösterdiğin için.
sinan sülün'ü mahir başganın sayeseninde tanıdım (bkz: mahir ünsal eriş) kardeşimdir dediği facebook sayfasında bir baktım kitabı var demek ki iyi yazıyor yoksa mahir başgan böyle şeyler yapmaz diye düşündüm. normalde yazarları tanımak için sözlüklere bakar,verdiği röportajları okurdum ama sinan sülün için böyle olmadı. kitabının ismini aklıma not aldım. ne zaman kitapçıya gitsem aklımdaydı ama nedense almak istemedim;çabuk tüketme korkusu bu olsa gerek. dün öğle işten çıktım,beşiktaş'a gittim. öğlen saatlerini yeni yeni yakalayan bir insan için süper yer bence. arkadaşımla buluşacaktım fakat akşama saat vermişti,yapacak işim de yoktu geri eve gidersem uyuyup günü piç etmekte vardı. en iyisi kitap okumaktı. çantamda defalarca okuduğum kitapları okumak istemedim , aklıma erkek arkadaşı olduğu halde sevebildiğim kadının doğum günü olduğu geldi birkaç gün sonra. bana "veba" kitabını parasını biriktirip alacağını söylemişti belki de bu yüzden aşık olmuştum ona sevgilisi olduğu halde. kendimden utanıyorum bunları yazarken ama bu farklı bir konu,sinan sülün'le bir alakası yok yani.
alkım'dan veba ve karahindiba kitaplarını aldım ara sokakta her zaman oturduğum çaycıya gittim. normalde yapmam ama orada sohbet edecek kimsem olmadığı için mi yoksa kendimi iki gün sonra dar ağacında bulacağımdan mı açtım kitabı okumaya başladım.
aralık,bitti...çaylar bitti...sigaram yarılandı...gün öğleden sonraya düştü...arkadaşım işinin uzayacağını söyledi arayıp. kalktım sahilde biraz dolaştıktan sonra tekrar çayçıya geri döndüm bu sefer sokakta değil içeride kimsesin sesini duymadığım bir odadaydım.
mavi'ye başlamıştım...her sayfasında kitap bitiyor diye üzülüyordum belli etmesem de kendime. derken karahindiba...
kitaba başlamadan önce bana "bir kitap bittiğinde hem üzülüp,hem de mutlu olacaksın" deselerdi bunu söyleyen kişiyle acayip taşşak geçerdim,ama oldu gerçekten oldu;karahindiba benim için içinde cümlelerin olduğu kitap değildi yazarı ben olduğum kitaptı sanki.
sağ ol sinan sülün. bize mutlu hikaye bırakmadıklarını,bırakmayacaklarını gösterdiğin için.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar