bugün
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz16
- erkek erkeğe arkadaşça sakso çekmek2
- kızları en güzel olan şehir13
- cinler sizinle nasıl iletişime geçiyor14
- and the oscar goes to5
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi13
- kolye zincirlerinin birbirine dolaşması10
- affetmenin gücü6
- atatürk'e alerjisi olan tipler11
- silver ile evlenecek erkek52
- mesaj atıp konuşmayan kız7
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- akrostişli şiir6
- sırrı süreyya önder28
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- ilişki yapmaya üşenmek6
- 18 ay askerlik yapanlar nasıl yaptı sorunsalı8
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- en sevdiğiniz sayı3
- de niro vs pacino3
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- mauro icardi12
- 30 yaşına girmek4
- sarapci koala58
- hristiyanlık7
- türk erkeği endonezyalı kız evliliği6
- dün gece ne oldu13
- cinlerin özünde iyi insanlar olması4
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası26
- sözler köşkü6
- sözlük açsanız ismi ne olurdu4
- kadın nefreti4
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- sözlükteki satranç taşları4
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- arabaları yan yana park edip öpüşmek3
- erkekler zıçar kızlar kakaloş yapar4
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- burcu akrep olan birini akrep sokması4
- açtığı parantezi kapatmayan insan2
- şikeci amedspor5
- 50 bin liraya sabah 10'a kadar uyumadan durmak3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- euro 20162
- ellerim bos gonlum hos28
- arabada son ses dinlenecek şarkılar3
- sözlüğü annesi gibi gören insan3
- tutmayan başlık açma rehberi7
- her cümlesinin sonuna açıkçası koyan insan2
2005 yılında şirketin işlerini halletmek için çıktığım jeddah seyahati...
patron "kim gider" diye sorduğunda, memleket görürüm güzel olur düşüncesiyle ben giderim diye atlamıştım. tek günlük evrak işleri halledilip dönülecekti. sıkıntısız ve güzel bir işti, lafta tabi.
jedda de işlerimi bitirdim akşama doğru havaalanı'nın yolunu tuttuk. bekleme sonunda uçağın saatini beklerken, büyük bir hacı kafilesi birbirini ite kaka salona daldı. aynı kafile ile beraber uçağa da itiş kakışla doluştuk. koltuğum cam kenarındaydı, hemen yanımda kırmızı yanaklı beyaz sakallı bir amca oturuyordu. bir süre bekledikten sonra uçak havalandı.
yanımdaki amca dahil bütün uçak kuran okumaya başlamıştı. "ulan ne şanslıyım bu uçak hayatta düşmez" diye dışarıyı izlemeye koyulmuştum ama mutlu dakikalarım çok uzun sürmedi. uçak bir anda sallanmaya başladı. uçağın sallanma şiddeti artıkça kuran okuyanlar seslerini artıyordu. acayip bir atmosfer vardı uçağın içinde, 150 kişi birden, sesli olarak kuran okuyordu. kendimi kurbanda kesime götürülen dana gibi hissediyordum. uçak iyice, hatta beşik gibi sallanmaya başladı. artık kuran okumayı bırakan hacı amcalar "allahu ekber, allahu ekber" diye bağırmaya başlamıştı. hiçbir şey olmayacaksa bile allahu ekber sesleri insanı tedirgin ediyordu. tam o anda yanımdaki amca bana döndü elini uzattı.
+oğlum hakkını helal et.
-helal olsun da amca, sorun olmaz herhalde.
+yok oğlum, sen yine de hakkını helal et.
-helal olsun amca.
"allahu ekberrrrrr, allahu akberrrrrrrrrrr"
oğlum içime doğru sıçmaya başlamıştım, yanımdaki amcaya bakıyorum zerre korku yok yüzünde. "lan tabi adam gitti hac yaptı, kesin cennete gidecek ben ne bok yiyeceğim" diye düşündüm ve "allahım affet beni, allahım ne olur affet beni" diye dua etmeye başladım. tam o anda pilot konuşmaya başladı, herkes susmuştu. pilot arapça bir şeyler diyor, ben pür dikkat dinliyorum belki bir iki kelime seçerim diye. "allah", "muhammed", "yaa medine" dışında bir şey anlamadım. amcanın yanında oturan teyze hüngür hüngür ağlıyordu, artık fenalık geçirmeme ramak kalmıştı. düşsün amk uçağı kurtulayım diyordum.
amca ayağa kalkmaya yeltendi, ona bakarken fark ettim ki önümdekiler, arkadamdakiler de ayağa kalkıyorlardı. "herhalde düşüyoruz, millet paraşüt giymeye gidiyor" diye ben de ayağa kalktım. zikirlerde sağına soluna şiş sokulan adamlar gibi moda girmiştim. birisi kapıyı açıp "aşağı atlıyoruz" dese düşünmeden atlardım. hostes koşarak geldi yanımıza "kemerleri takın hacıııııııı kemer" diyor, ben boş boş suratına bakıyordum. o anda amca kolumdan tuttu, ben artık nasıl dolduysam gözümden yaşlar gelerek.
+amca ne oluyor yaaaa, ne oluyorrrrr.
-oğlum pilot söyledi, medine'den geçiyormuşuz resullahı göreceğim.
+amca otur allahını seviyorsan, uçak sallanıyor.
-dur oğlum şu camdan bir bakayım.
amca zorla beni çekti, cam kenarına kuruldu, dışarıyı seyretmeye başladı. sarsıntılar azalmıştı, bir süre sonra her şey normale döndüğünde yanımda ki teyze hala ağlıyordu. kuran okuma sesleri azalmış hayat normale dönüyordu. uçak indikten sonra freeshop'a bile uğramadım, koşarak çıktığımı hatırlıyorum havaalanından.
siz olun sakın büyük bir hacı kafilesi ile uçağa binmeyin dostlar. ufak bir türbülansı bile tekbirlerle dehşet dakikalarına çevirebiliyorlar.
görsel +uludağ sözlük galeri ye eklensin
patron "kim gider" diye sorduğunda, memleket görürüm güzel olur düşüncesiyle ben giderim diye atlamıştım. tek günlük evrak işleri halledilip dönülecekti. sıkıntısız ve güzel bir işti, lafta tabi.
jedda de işlerimi bitirdim akşama doğru havaalanı'nın yolunu tuttuk. bekleme sonunda uçağın saatini beklerken, büyük bir hacı kafilesi birbirini ite kaka salona daldı. aynı kafile ile beraber uçağa da itiş kakışla doluştuk. koltuğum cam kenarındaydı, hemen yanımda kırmızı yanaklı beyaz sakallı bir amca oturuyordu. bir süre bekledikten sonra uçak havalandı.
yanımdaki amca dahil bütün uçak kuran okumaya başlamıştı. "ulan ne şanslıyım bu uçak hayatta düşmez" diye dışarıyı izlemeye koyulmuştum ama mutlu dakikalarım çok uzun sürmedi. uçak bir anda sallanmaya başladı. uçağın sallanma şiddeti artıkça kuran okuyanlar seslerini artıyordu. acayip bir atmosfer vardı uçağın içinde, 150 kişi birden, sesli olarak kuran okuyordu. kendimi kurbanda kesime götürülen dana gibi hissediyordum. uçak iyice, hatta beşik gibi sallanmaya başladı. artık kuran okumayı bırakan hacı amcalar "allahu ekber, allahu ekber" diye bağırmaya başlamıştı. hiçbir şey olmayacaksa bile allahu ekber sesleri insanı tedirgin ediyordu. tam o anda yanımdaki amca bana döndü elini uzattı.
+oğlum hakkını helal et.
-helal olsun da amca, sorun olmaz herhalde.
+yok oğlum, sen yine de hakkını helal et.
-helal olsun amca.
"allahu ekberrrrrr, allahu akberrrrrrrrrrr"
oğlum içime doğru sıçmaya başlamıştım, yanımdaki amcaya bakıyorum zerre korku yok yüzünde. "lan tabi adam gitti hac yaptı, kesin cennete gidecek ben ne bok yiyeceğim" diye düşündüm ve "allahım affet beni, allahım ne olur affet beni" diye dua etmeye başladım. tam o anda pilot konuşmaya başladı, herkes susmuştu. pilot arapça bir şeyler diyor, ben pür dikkat dinliyorum belki bir iki kelime seçerim diye. "allah", "muhammed", "yaa medine" dışında bir şey anlamadım. amcanın yanında oturan teyze hüngür hüngür ağlıyordu, artık fenalık geçirmeme ramak kalmıştı. düşsün amk uçağı kurtulayım diyordum.
amca ayağa kalkmaya yeltendi, ona bakarken fark ettim ki önümdekiler, arkadamdakiler de ayağa kalkıyorlardı. "herhalde düşüyoruz, millet paraşüt giymeye gidiyor" diye ben de ayağa kalktım. zikirlerde sağına soluna şiş sokulan adamlar gibi moda girmiştim. birisi kapıyı açıp "aşağı atlıyoruz" dese düşünmeden atlardım. hostes koşarak geldi yanımıza "kemerleri takın hacıııııııı kemer" diyor, ben boş boş suratına bakıyordum. o anda amca kolumdan tuttu, ben artık nasıl dolduysam gözümden yaşlar gelerek.
+amca ne oluyor yaaaa, ne oluyorrrrr.
-oğlum pilot söyledi, medine'den geçiyormuşuz resullahı göreceğim.
+amca otur allahını seviyorsan, uçak sallanıyor.
-dur oğlum şu camdan bir bakayım.
amca zorla beni çekti, cam kenarına kuruldu, dışarıyı seyretmeye başladı. sarsıntılar azalmıştı, bir süre sonra her şey normale döndüğünde yanımda ki teyze hala ağlıyordu. kuran okuma sesleri azalmış hayat normale dönüyordu. uçak indikten sonra freeshop'a bile uğramadım, koşarak çıktığımı hatırlıyorum havaalanından.
siz olun sakın büyük bir hacı kafilesi ile uçağa binmeyin dostlar. ufak bir türbülansı bile tekbirlerle dehşet dakikalarına çevirebiliyorlar.
görsel +uludağ sözlük galeri ye eklensin
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar