bugün
- sarapci koala69
- biraderlerin vurduyor olması9
- gerçekliğin zihinle genişleyerek yaratılması9
- günün sözü16
- erkeklerin istediği tek şey15
- en son ne zaman namaz kıldın13
- rafael leao14
- yeni tasarıma tek tıkla eskiye göt vererek geçmek9
- roose bolton2
- namaz kılmayan erkekle evlenir misiniz4
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi22
- bir yazarı savunmak4
- neden sosyalizm'e karşısınız ve ne istiyorsunuz5
- yavşak koala5
- sosyalizm her ülkede farklı tecelli eder6
- joffrey baratheon2
- sarapci diye nick alan akpli17
- kadınların yaşlanmaması haksızlıktır5
- barristan selmy2
- karşı partiye oy veren arkadaşınıza küser misiniz13
- sabah namazına camiye gitmek2
- yediğiniz eriğin bile bilinci var4
- fener balı15
- iş yerinde sözlükte takılmak14
- birader baylar birader beyefendilerdir4
- manifest11
- sözlüğün en sevilen yazarı38
- türkiye ekonomide çin'i örnek almalıdır2
- biraderlerin mafyalaşması3
- mehdi3
- aylık 666 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- şarapçı koala'nın sünnet düğünü2
- teröristlerin konuşma yapabilmesi3
- beşiktaş'ın uefa kupasını kazanacağı gerçeği3
- dayak yiyen kadının şikayetçi olmaması11
- arkadaşlar falıma bi bakar mısınız4
- 26 mart 2000 galatasaray fenerbahçe maçı4
- sözlükteki birbirlerini yalayan kankacılar2
- hiç çalışası olmamak5
- anın görüntüsü20
- mutlu bey birader birader beydir4
- bir yazarı 1 saat içinde 6 kez eksileyebilmek2
- sözlükten kaç sevgili edindiniz6
- şarapçı koala niye akp'li oldu sorunsalı4
- dine inanmak isteyip inanamamak5
- kapadokya23
- game of thrones taki kerhaneci16
- google yapay zeka2
- masa başı iş vs ayakta iş6
- usualsuspect'e ayak atıp kaçmak5
zaman... sizce de çok ilginç bir kavram değil mi? kimsenin varlığından emin olmadığı fakat herkesin kabul ettiği, varlıkla yokluk arasında, ince bir çizgi...
bir bilim adamı çıksa dese ki, zaman diye bir şey yoktur, teorisini destekleyen müthiş kanıtlar sunsa, tüm bilim çevrelerince kabul edilse, ne olurdu?
gelelim benim teorime...
zaman denen şey sürekli bir hareket halidir, insanoğlu geçirdiği zamana bir daha asla geri dönemeyecek olduğu gibi, evren üzerinde şu anda bulunduğu konuma da asla geri dönemeyecek olması gibi... teoride mümkün olsa da pratikte insanoğlu bulunduğu konuma asla tekrar geri dönemez...
şimdi bir düşünün, dünyanın, bugün evren olarak kabul edilen, tek boyutlu düzlemde, :tek boyutlu olması teorim solucan deliklerinden gelmektedir konumu hiç bir zaman eski haline geri dönebilir mi?
dünya güneşin etrafında dönüyor... ayrıca kendi ekseni etrafında da dönüyor , peki güneş sabit mi? geçen sene şu saatte şu dakikadaki güneşin konumu ile şimdiki konumu aynı mı?
evrenin sürekli bir büyüme hali olduğunu var sayarsak, güneşinde hiç bir mikro saniye, aynı konumda kalamayacağını da kabul etmiş oluruz...
şimdi insanoğlu her bir zaman zerresinde evrenin farklı konumlarında ise, zaman denen kavramda aslında bu sürekli hareketlilik hali ise...
şimdi, sizi tekrar düşünmeye davet ediyorum...
yeni bir evren tasarlayalım zihnimizde, dünya dönmüyor, güneş öylece duruyor, evren büyümüyor... peki bu hayal dünyamızdaki evrende zaman denen bir kavram olur muydu?
evet... unuttuğumuz bir nokta daha var, maalesef insanoğlunun konumu evren üzerinde değişmese de sürekli hareketlilik hali devam ediyor olduğundan zaman denen kavram oluşurdu...
hücrelerimiz...
evet... onlarda evrenin sürekli hareketlilik halinin kanıtlanabilir delilleri gibiler, evrenin sürekli hareket hali bizim hücrelerimize de etki etmiştir, onlarda sürekli hareket durumundadır, biz hücrenin sürekli konum değiştirdiği, öldüğü veya çoğaldığı bir durumda... doğal olarak zaman denen kavram oluşur...
şimdi hayalimizdeki evrende, hücrelerimizdeki ölme, çoğalma, yer değiştirme... durumlarını da durduralım, kalbimiz atmıyor... damarlarımızda kan dolaşmıyor... saçlarımız uzamıyor... ve tırnaklarımızı kesmek zorunda değiliz... hatta yemek yemek, tuvalete gitmek gibi zorunluluklarımız da bir anda ortadan kalkıvermiş, bunların yanına az önce anlattığım evrenin durmasını da ekleyelim...
işte zamanı şimdi durdurduk, zaman denen kavram yok oldu... ama biz yaşıyoruz, kalbimiz atmasa da, yemek yemesek de yaşıyoruz, işte bunun ismi sürekli durağan hali... ne kadar sıkıcı değil mi?
zaman yok... sürekli aynı andayız... ama yaşıyoruz(!)
evet yaşıyoruz, yine koşabiliyoruz, evrende yer değiştirebiliyoruz, ama her gece yatağımıza döndüğümüzde evrenin tekrar aynı konumuna geliyoruz, hüclerimizdeki hareketlilik hali sona erdiğinden yaşlanmıyoruz...
peki...
bu teorem, kutsal kitaplardaki kıyamet ve sonrasında gelen sonsuz hayat ile paralel gelmedi mi size de ? belkide kıyamet sürekli hareket halinin yok olması...
sonrası cennet veya cehennem? siz karar verin...
bir bilim adamı çıksa dese ki, zaman diye bir şey yoktur, teorisini destekleyen müthiş kanıtlar sunsa, tüm bilim çevrelerince kabul edilse, ne olurdu?
gelelim benim teorime...
zaman denen şey sürekli bir hareket halidir, insanoğlu geçirdiği zamana bir daha asla geri dönemeyecek olduğu gibi, evren üzerinde şu anda bulunduğu konuma da asla geri dönemeyecek olması gibi... teoride mümkün olsa da pratikte insanoğlu bulunduğu konuma asla tekrar geri dönemez...
şimdi bir düşünün, dünyanın, bugün evren olarak kabul edilen, tek boyutlu düzlemde, :tek boyutlu olması teorim solucan deliklerinden gelmektedir konumu hiç bir zaman eski haline geri dönebilir mi?
dünya güneşin etrafında dönüyor... ayrıca kendi ekseni etrafında da dönüyor , peki güneş sabit mi? geçen sene şu saatte şu dakikadaki güneşin konumu ile şimdiki konumu aynı mı?
evrenin sürekli bir büyüme hali olduğunu var sayarsak, güneşinde hiç bir mikro saniye, aynı konumda kalamayacağını da kabul etmiş oluruz...
şimdi insanoğlu her bir zaman zerresinde evrenin farklı konumlarında ise, zaman denen kavramda aslında bu sürekli hareketlilik hali ise...
şimdi, sizi tekrar düşünmeye davet ediyorum...
yeni bir evren tasarlayalım zihnimizde, dünya dönmüyor, güneş öylece duruyor, evren büyümüyor... peki bu hayal dünyamızdaki evrende zaman denen bir kavram olur muydu?
evet... unuttuğumuz bir nokta daha var, maalesef insanoğlunun konumu evren üzerinde değişmese de sürekli hareketlilik hali devam ediyor olduğundan zaman denen kavram oluşurdu...
hücrelerimiz...
evet... onlarda evrenin sürekli hareketlilik halinin kanıtlanabilir delilleri gibiler, evrenin sürekli hareket hali bizim hücrelerimize de etki etmiştir, onlarda sürekli hareket durumundadır, biz hücrenin sürekli konum değiştirdiği, öldüğü veya çoğaldığı bir durumda... doğal olarak zaman denen kavram oluşur...
şimdi hayalimizdeki evrende, hücrelerimizdeki ölme, çoğalma, yer değiştirme... durumlarını da durduralım, kalbimiz atmıyor... damarlarımızda kan dolaşmıyor... saçlarımız uzamıyor... ve tırnaklarımızı kesmek zorunda değiliz... hatta yemek yemek, tuvalete gitmek gibi zorunluluklarımız da bir anda ortadan kalkıvermiş, bunların yanına az önce anlattığım evrenin durmasını da ekleyelim...
işte zamanı şimdi durdurduk, zaman denen kavram yok oldu... ama biz yaşıyoruz, kalbimiz atmasa da, yemek yemesek de yaşıyoruz, işte bunun ismi sürekli durağan hali... ne kadar sıkıcı değil mi?
zaman yok... sürekli aynı andayız... ama yaşıyoruz(!)
evet yaşıyoruz, yine koşabiliyoruz, evrende yer değiştirebiliyoruz, ama her gece yatağımıza döndüğümüzde evrenin tekrar aynı konumuna geliyoruz, hüclerimizdeki hareketlilik hali sona erdiğinden yaşlanmıyoruz...
peki...
bu teorem, kutsal kitaplardaki kıyamet ve sonrasında gelen sonsuz hayat ile paralel gelmedi mi size de ? belkide kıyamet sürekli hareket halinin yok olması...
sonrası cennet veya cehennem? siz karar verin...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar