bugün
- sözlük yazarlarının tatlıları13
- askerde günde iki kere duş alan erkek12
- kiraz cicegi kolonyasi17
- her gün aynı yemeği bıkmadan yiyebilen insan8
- velvet37
- sözlüğün en popi erkeği5
- bik bik'in mutfağı4
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
- bik bik'in mutfağına konuk olmak10
- domalan kız7
- kuran da namazın olmaması21
- ctrlx10
- yaşlılık kaç yaşında başlıyor sorunsalı5
- her şeye zam gelirken maaşın sabit kalması hissi4
- koca istiyom gel beni al3
- istanbul da ev kiraları6
- kendi kendini bıçaklayan adam7
- mason greenwood6
- sözlük yazarlarını en etkileyen mesajlar5
- sevgiliyle ormanın derinliklerine gitmek3
- hoşlanılan kızın sizi ayaklarıyla tokatlaması7
- tek şarkı ile müzik zevkini anlat2
- bizi ne zaman sevecekler5
- seni öldürmeyen şey seni güçlendirir8
- emlak balonunun artık patlamak zorunda olması2
- saraca finch house24
- kedilerin evdeki boş duvara bakıp kitlenmesi3
- cevabı bilinmeyen sorular6
- iş arkadaşlığı9
- aldatırken kocasıyla telefonda konuşan kadın3
- götü yuvarlak olan kadın2
- 31 yaşında bakire olan kız9
- en tehlikeli kadın tipi7
- sevgiliyi 10 seneden beri görmemek8
- kırım kongo kanamalı ateşi4
- mehdinin bir anda gelecek olması3
- ehli sünnet hocalar11
- peter magyar2
- bir yazarı ensesinden tutup blowjob yaptırmak4
- psikoloji bölümü mezunlarının işsiz kalması2
- uzak dur benden sözlük2
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı13
- bonnie tyler4
- arkadaşın karısının at gibi olması7
- ekrem imamoğlu14
- sabah gözünü kahve sigarayla açanlar13
- türk kadınlarındaki temizlik hastalığı5
- kalça ellemek6
- havalimanlarinda fahiş fiyat uygulamalari2
- atatürk'ün abartılmış bir lider olması11
Hiç unutmam bu sözü. o zamanlar henüz lisedeydim. yaşıtlarımdan farklı olarak kitap okuyor, toplumsal olaylar, siyasal düşünceler ve felsefi konulara ilgi duyuyordum. bu alanda kendimi yetiştirmeye çalışırken bir şeylerin değişmesi gerektiğine ve bunun için mücadele etmenin erdemine inanıyordum. kendim gibi arkadaşlar bulmam çok zordu. hiçkimse bana benzemiyordu. insanların öncelikleri ve muhabbetleri çok farklıydı. çok uzaktılar bana. sıkılıyordum ama yalnızlığa alışmam lazım diyordum. ancak bir süre sonra bunalmaya başladım bu durumdan. çevremde birileri olmalıydı. konuşmaya, kendimi anlatmaya dostca arkadaşlıklar kurmaya ihtiyacım vardı. sonra arayan sefasını da bulur belasını da sözünü doğrularcasına buldum böyle birilerini. o zamandan bu zamana kadar da burnum boktan kurtulmamıştır ya o ayrı bir konu. neyse gel gelelim bu arkadaşlarla birlikte bişeyler yapmaya karar verdik. o dönem yapabileceğimiz pek bişey yoktu ama üniversite yılları hiçte öyle olmadı. halka açık paneller, film gösterimleri, çeşitli konularda derlenmiş broşürler ve kitapçıklar, gazete ve dergi yazılarımız, afiş ve bildirilerimiz, sloganlı yürüyüşlerimiz ve pankartlarımızla sesimizi duyurmaya birşeyler yapmaya çalışıyorduk. yaptığımız yasal yürüyüşlerden birinde babamla göz göze geldim. meğerse beni uzaktan izliyormuş. sonrasında yanına gittim ve baba oğul sakin bir yerde konuşmaya başladık. beni uzun uzun dinledi. birçok şeyden bahsettim ona. neden böyle olması gerektiğinden, halkımızın ve ülkemizin durumundan bahsettim, ne yapmak istediğimden ve nasıl yapacağımızdan. ideallerimden, hayallerimdem, memleketimin dağına, taşına, insanına duyduğum sevgiden, halkımın acılarının, tasa ve dertlerinin elem ve sıkıntılarının son bulması için çalıştığımdan her şeyden konuştum onla anlattım bir bir. kasketini çıkardı ve bir süre başı önde düşündü. kaşları çatık, güçsüz boğuk ama içten bir sesle gözlerimin içine bakarak, görmüş geçirmişliğin tüm acı tecrübeleriyle ve daha çok da hayıflanarak tek bir söz söyledi sonra.
- oğlum, bu memleketi sen mi kurtaracaksın?
- oğlum, bu memleketi sen mi kurtaracaksın?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar