bugün
- sözlük yazarlarının favori dizisi5
- 1948 arap israil savaşı9
- x files dizisindeki elinden sigara düşmeyen adam3
- boş cd'nin üstüne boş cd diye yazmak3
- yavudilerde cin peri hayalet öcü hortlak olmaması12
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı9
- yazarların favori oyun karakteri2
- bira6
- en sevdiği film pulp fiction olan erkek3
- sözlük erkeklerinin yaptığı yemekler4
- tai lung26
- acı acı osurmak4
- arap ismail3
- fenerbahçe19
- günün iddaa kuponu3
- osuruktan şiirler89
- üniversite okumanın gereksiz olması4
- su bardağı ile çay içmek7
- türkiye de emeklilik3
- cinlerden yardım alan platformlar3
- tüm erkeklerin old money giyinmesi11
- shaun murphy2
- gece vakti içerisinde ahmet kaya çalan siyah araba3
- nervio varıdı nerede o8
- kainatın insanların keşfi için yaratılması4
- ilgi alanına göre konuşmalık insan veritabanı7
- ismet gurbuz 202411
- anderson talisca6
- dolar isterse 100 olsun41
- askerden sonra dikkat çekmek4
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- sözlük dayısı dövmek6
- muskadan medet uman müslümanlar3
- bütün dinlere inanmamak3
- şile de ceyda yakova'nın öldüğü motosiklet kazası6
- victor osimhen19
- anın görüntüsü20
- ismail kartal18
- kadının kalbine giden yol4
- psikolojik hastalığı olmayan sözlük kızı5
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu25
- çıplaklıktan tahrik olanlar sapıktır2
- bir zihinden diğer zihne sirayet eden algı3
- gece yarısı evde yarasa uçarken uyanmak3
- kadınların muhabbet etmeyi sevdiği erkek olmak4
- hiç hakiki sarışın kız görmemek5
- muslettin amca10
- game of thrones taki kerhaneci'nin annesi20
- corpus hermeticus4
- burç soran kadının flörtleşmeye çalışıyor olması5
alman tarih okulu filozoflarından Dilthey'ın bakış açıcı ile açıklamak gerekirse...
Öncelikle kabuller:
1)tinsel yaşama ait olgular, insanın psiko-fizik yaşam bütünlüğünden kopartılamazlar.
2)Öyle ki toplumsal/tarihsel olguları betimlemek ve çözümlemek isteyen bir teorik çaba, insan doğasının bu psiko-fizik bütünlüğünü gözardı edemez ve bu bütünlük bu nedenle sadece tinsel olan şeylerle sınırlandırılamaz
3)insan sahip olduğu psişik potansiyeli, en üst düzeyde, ancak tarihsel konum ve durum içerisinde gerçekleşebilen sanatsal yaratmada edimselleştirebilir. Sanat, insanı ve yaşamı anlamanın, bu yüzden organonudur.
4)Her anlama bir yeniden üretimdir. Ve yeniden üretme ve anlama sürecini aydınlatmak için, iç deneyimden, kişiye özel durumların yaşantısından yola çıkmak zorundayız.
5)Anlama da bir dereceye kadar sempatiye bağlıdır. Örneğin bize hiçbir şekilde sempatik gelmeyen insanları pek öyle kolayca anlayamayız.
6)insani ve tinsel olan şeyler hakkında kesinliği, o da bir dereceye kadar, refleksif/analitik yoldan değil, empati ve anlama yoluyla sağlayabiliriz. Öyle ki, destan kahramanları, krallar ve tarihsel kişiler, sadece önemli kişiler olmaları bakımından tragedyaya uygun kişiler değildirler; onlar aynı zamanda kendileriyle en fazla oranda empatik bağ kurmak konusunda bizi kışkırttıkları ve bu nedenle oyunun etkisini daha da arttırdıkları için de tragedyaya uygun olurlar.
7)Aklı ve zihinselliği empatinin önüne koymak, insanı ve tinsel yaşamı anlamak bakımından, sanıldığının aksine, çoğu kez basbayağı engelleyicidir.
8)Bu demektir ki yoğun, derinlikli açıklama veya yorumlama, öncelikle, objeye karşı içsel yakınlık, yatkınlık ve sempati sayesinde ancak yüksek bir olgunluk derecesine ulaşabilir. Burada saf analitik ve refleksif düşünmenin yapabileceği çok şey yoktur. Açıklama ve yorumlama, insanın tüm psişik ve zihinsel donanımıyla gerçekleştirdiği bir yeniden anlamadır.
9)Tıpkı sanat eserlerinin kendileri gibi, bu eserler hakkında gerçekleştirilen biçimsel açıklama veya yorumlama da, mahirane, ustalıklı, dolayısıyla yine sanatsal olan bir yeniden üretici/kurucu anlamanın ürünü olarak gerçekleşir. Usta yorumcular usta sanatçılardır da.
10)bir Rönesans insanının içsel hali ile benim içsel halim arasında bir benzerlik olduğunu bizzat analojik çıkarım öğretemez; bu ancak empati ve anlama yoluyla sağlanabilir.
11)içsel yaşanmışlık halini, yaşantıyı ve yeniden üretici/oluşturucu/kurucu anlamayı en temelinden düzenleyen, bu demektir ki bunları önceleyen, bunları arkasında bırakma gücüne sahip olan hiçbir bilimsel süreç yoktur. Çünkü bilim yaşamayı önceleyemez; onun kendisi yaşamanın ürünüdür.
12)her insani sanat, sanatçının yaşam birikiminin herhangi bir form içinde kendisinden sonra gelenlere aktarılması mümkün olduğu sürece, kendini kendi uygulamaları içinde arıtır ve yükseltir.
sonuç: Diltey'ın deyimiyle "Biz yazıya geçerek sabit hale gelmiş yaşam ifadelerini anlamanın bu öğretisine hermeneutik diyoruz".
kaynak: hermeneutik ve tin bilimleri/dilthey
Öncelikle kabuller:
1)tinsel yaşama ait olgular, insanın psiko-fizik yaşam bütünlüğünden kopartılamazlar.
2)Öyle ki toplumsal/tarihsel olguları betimlemek ve çözümlemek isteyen bir teorik çaba, insan doğasının bu psiko-fizik bütünlüğünü gözardı edemez ve bu bütünlük bu nedenle sadece tinsel olan şeylerle sınırlandırılamaz
3)insan sahip olduğu psişik potansiyeli, en üst düzeyde, ancak tarihsel konum ve durum içerisinde gerçekleşebilen sanatsal yaratmada edimselleştirebilir. Sanat, insanı ve yaşamı anlamanın, bu yüzden organonudur.
4)Her anlama bir yeniden üretimdir. Ve yeniden üretme ve anlama sürecini aydınlatmak için, iç deneyimden, kişiye özel durumların yaşantısından yola çıkmak zorundayız.
5)Anlama da bir dereceye kadar sempatiye bağlıdır. Örneğin bize hiçbir şekilde sempatik gelmeyen insanları pek öyle kolayca anlayamayız.
6)insani ve tinsel olan şeyler hakkında kesinliği, o da bir dereceye kadar, refleksif/analitik yoldan değil, empati ve anlama yoluyla sağlayabiliriz. Öyle ki, destan kahramanları, krallar ve tarihsel kişiler, sadece önemli kişiler olmaları bakımından tragedyaya uygun kişiler değildirler; onlar aynı zamanda kendileriyle en fazla oranda empatik bağ kurmak konusunda bizi kışkırttıkları ve bu nedenle oyunun etkisini daha da arttırdıkları için de tragedyaya uygun olurlar.
7)Aklı ve zihinselliği empatinin önüne koymak, insanı ve tinsel yaşamı anlamak bakımından, sanıldığının aksine, çoğu kez basbayağı engelleyicidir.
8)Bu demektir ki yoğun, derinlikli açıklama veya yorumlama, öncelikle, objeye karşı içsel yakınlık, yatkınlık ve sempati sayesinde ancak yüksek bir olgunluk derecesine ulaşabilir. Burada saf analitik ve refleksif düşünmenin yapabileceği çok şey yoktur. Açıklama ve yorumlama, insanın tüm psişik ve zihinsel donanımıyla gerçekleştirdiği bir yeniden anlamadır.
9)Tıpkı sanat eserlerinin kendileri gibi, bu eserler hakkında gerçekleştirilen biçimsel açıklama veya yorumlama da, mahirane, ustalıklı, dolayısıyla yine sanatsal olan bir yeniden üretici/kurucu anlamanın ürünü olarak gerçekleşir. Usta yorumcular usta sanatçılardır da.
10)bir Rönesans insanının içsel hali ile benim içsel halim arasında bir benzerlik olduğunu bizzat analojik çıkarım öğretemez; bu ancak empati ve anlama yoluyla sağlanabilir.
11)içsel yaşanmışlık halini, yaşantıyı ve yeniden üretici/oluşturucu/kurucu anlamayı en temelinden düzenleyen, bu demektir ki bunları önceleyen, bunları arkasında bırakma gücüne sahip olan hiçbir bilimsel süreç yoktur. Çünkü bilim yaşamayı önceleyemez; onun kendisi yaşamanın ürünüdür.
12)her insani sanat, sanatçının yaşam birikiminin herhangi bir form içinde kendisinden sonra gelenlere aktarılması mümkün olduğu sürece, kendini kendi uygulamaları içinde arıtır ve yükseltir.
sonuç: Diltey'ın deyimiyle "Biz yazıya geçerek sabit hale gelmiş yaşam ifadelerini anlamanın bu öğretisine hermeneutik diyoruz".
kaynak: hermeneutik ve tin bilimleri/dilthey
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar