bugün
- uçanyarrak317
- izmirin en güzel semtleri9
- akepe dönemi16
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı6
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu13
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir4
- türkiyenin geleceği4
- fransa da sokağa çıkma yasakları8
- migros ta satılan 1 alana 1 bedava rotring kalem9
- ben geldim naneler12
- uludağ sözlük te çok karı kız var diyorlar8
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- kitap okumanın bir sike yaramaması5
- kelle paça6
- teomancalmasur6
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı4
- la loba22
- çorabın tekinin hep kaybolması4
- hastane acil bölümü7
- bir yapay geri zeka olarak kumru2
- you only get the best rap bu grubun adı nefret2
- izmir de gece hayatı4
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı57
- engineer2820
- komşusu abazan iken hunharca sevişen komşu4
- uludağ sözlük magazin ekibi5
- nickin yanında yaş da yazsın16
- felsefe ile ilgileneceğine kadın programı izlemek8
- nervio'nun ayakları17
- onlar tv2
- ismet el kumandan pişdar ayn'ı calutevi vel suriya3
- eski sevgilinin bıraktığı iz15
- nasılsınız8
- vermeyen kızın götünü kaldırmak3
- eski yazarlar geri gelsin12
- trabzon da gece hayatı3
- özgür gazetecilik yok özgür gazeteciler var2
- tavuklu pilav3
- nerede ne yenir7
- yemek seçen insan3
- öyle bir dünya yok5
- fransa da yağmalanan apple mağazası8
- otobüs yolculuğunda memleket nere amcası2
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz12
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- ankara9
- el cami2
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması11
Walther Borgius 1930da şöyle yazıyor: Okul rafine bir iktidar aracıdır. Çocuktan başlayarak bütün devlet uyruklarını itaate alıştırmak, devletin ne kadar gerekli olduğunu etinde ve kemiğinde hissettirmek, her özgürlük fikrini daha filizlenmeden bastırmak, düşünceleri çitlerle çevrili güzergahlara yönlendirmek ve onları rahatça yönetilebilir, minnettar tebaa olarak terbiye etmek üzere kurulmuştur.. G. Kernin eğitim hakkındaki görüşleri: Eğitim, insanlık tarihinde, giderek büyüyen insan topluluklarını efendilere tabi kılmak için kullanılan sosyal-teknolojik bir araçtır. Eğitim başlangıçtaki küçük insan topluluklarında yoktu ve gerekli de değildi.
Peki, eğitim nasıl olmalı, ya da olmalı mı? Bu konuda anarşistler görüş birliğine varamıyor. Bir kısım anti pedagojiyi savunurken, diğerleri liberter teoriyi pedagojinin içinde yaşatmayı amaçlıyor.
Burada çelişki gibi görünen nokta anarşizmin ihtiyaç duyduğu aydınlanmanın eğitim olmadan nasıl gelebileceği? R. Cantzen bu çelişkiyi şu fikire aşmayı deniyor: Çocukların eğitsel yönlendirme olmadan da kendiliğinden ve özerk olarak, özgürlüğe ve kendi hayatını belirlemeye önem veren yetişkinler haline gelebileceğine inanmak.
Öte yandan elimizde liberter pedagoji örnekleri var ki, uygulandığı dönem içerisinde başarısız saymak kasıtsız olsun. Bunlardan biri ispanyada 1971de denenen okul kooperatifi Escuela Viva. Okulun amacı öğrencilere, velilere ve tüm kasaba halkına birlikte yaşama ve çalışmayı göstermek olarak belirlenmiş. Projenin başarısı pedagojiyle sınırlı kalmamış ve kooperatif Orellanadaki sosyal reformların itici gücü haline gelmiş. Bu noktada projenin, liberter teoriyi pratiğe dökülmede zorlanacağını düşünen anarşistlere umut kaynağı olduğunu söylemek de mümkün. Okulun tüzüğüyse özyönetim, kolektif özgürleşme gibi konularda örnek olacak nitelikte:
Madde 1. Birlikte çalışmak ve karşılıklı yardım için kendimizi eğitmek
Madde 6. Ortaya koyduğumuz örnekle bütün köyün birleşmesini ve sonunda kendi ekmeğini çıkarmasını sağlamak
Madde 10. Yapacaklarımız konusunda kararları kendimizin vermesini sağlamak
Madde 11. Demokrasiye değer vermek ve onu gerçekleştirmeyi öğrenmek
isviçrede karşımıza çıkan örnek Anna Göldin Lisesi(1989). Okulun pedagojik yönetmeliğinde önemli hususlar okul demokrasisi, özyönetim, proje dersi ve notsuz öğretim. Okulun iki öğretmeni Jürg Nager ve Martin Lehnerin okul hakkındaki değerlendirmeleri özyönetimin alışkanlık haline getirilmesinin önemini görüyoruz: Projemizin temeli okulda, derslerin birlikte organize edilmesine dayanmaktadır. Öğrenciler ve öğretmenler hedefi birlikte belirlerler ve ona ulaşmaya çalışırlar. Böylece yaratılan bir serbest alanda canlı bir ilgi ve katılımla çalışmak ve davranmak mümkün olmaktadır.. Özyönetim, gençlerin dünyaya müdahale etmek ve önemli olmak yolundaki arzularına cevap vermektedir.
*
Peki, eğitim nasıl olmalı, ya da olmalı mı? Bu konuda anarşistler görüş birliğine varamıyor. Bir kısım anti pedagojiyi savunurken, diğerleri liberter teoriyi pedagojinin içinde yaşatmayı amaçlıyor.
Burada çelişki gibi görünen nokta anarşizmin ihtiyaç duyduğu aydınlanmanın eğitim olmadan nasıl gelebileceği? R. Cantzen bu çelişkiyi şu fikire aşmayı deniyor: Çocukların eğitsel yönlendirme olmadan da kendiliğinden ve özerk olarak, özgürlüğe ve kendi hayatını belirlemeye önem veren yetişkinler haline gelebileceğine inanmak.
Öte yandan elimizde liberter pedagoji örnekleri var ki, uygulandığı dönem içerisinde başarısız saymak kasıtsız olsun. Bunlardan biri ispanyada 1971de denenen okul kooperatifi Escuela Viva. Okulun amacı öğrencilere, velilere ve tüm kasaba halkına birlikte yaşama ve çalışmayı göstermek olarak belirlenmiş. Projenin başarısı pedagojiyle sınırlı kalmamış ve kooperatif Orellanadaki sosyal reformların itici gücü haline gelmiş. Bu noktada projenin, liberter teoriyi pratiğe dökülmede zorlanacağını düşünen anarşistlere umut kaynağı olduğunu söylemek de mümkün. Okulun tüzüğüyse özyönetim, kolektif özgürleşme gibi konularda örnek olacak nitelikte:
Madde 1. Birlikte çalışmak ve karşılıklı yardım için kendimizi eğitmek
Madde 6. Ortaya koyduğumuz örnekle bütün köyün birleşmesini ve sonunda kendi ekmeğini çıkarmasını sağlamak
Madde 10. Yapacaklarımız konusunda kararları kendimizin vermesini sağlamak
Madde 11. Demokrasiye değer vermek ve onu gerçekleştirmeyi öğrenmek
isviçrede karşımıza çıkan örnek Anna Göldin Lisesi(1989). Okulun pedagojik yönetmeliğinde önemli hususlar okul demokrasisi, özyönetim, proje dersi ve notsuz öğretim. Okulun iki öğretmeni Jürg Nager ve Martin Lehnerin okul hakkındaki değerlendirmeleri özyönetimin alışkanlık haline getirilmesinin önemini görüyoruz: Projemizin temeli okulda, derslerin birlikte organize edilmesine dayanmaktadır. Öğrenciler ve öğretmenler hedefi birlikte belirlerler ve ona ulaşmaya çalışırlar. Böylece yaratılan bir serbest alanda canlı bir ilgi ve katılımla çalışmak ve davranmak mümkün olmaktadır.. Özyönetim, gençlerin dünyaya müdahale etmek ve önemli olmak yolundaki arzularına cevap vermektedir.
*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar