bugün
- akepe dönemi12
- ben geldim naneler10
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu11
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- migros ta satılan 1 alana 1 bedava rotring kalem5
- hastane acil bölümü6
- öyle bir dünya yok5
- la loba22
- kuşbaşılı kaşarlı pide3
- uludağ sözlük te çok karı kız var diyorlar6
- felsefe ile ilgileneceğine kadın programı izlemek8
- gürcü ile kürtçü5
- nasılsınız8
- nerede ne yenir7
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- karma doğru çalışıyor mu3
- eski sevgilinin bıraktığı iz15
- engineer2820
- saçı sıfıra vurup bıyıkları ve sakalları kesmek4
- fransa da yağmalanan apple mağazası8
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı57
- nickin yanında yaş da yazsın16
- eski yazarlar geri gelsin12
- nervio'nun ayakları17
- endüstriyel futbol2
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz12
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması11
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- duvarı nem yiğidi gam öldürürmüş3
- anın görüntüsü27
- üzüntüsünü kimseye anlatmayan insan12
- menemen yiyen erkek13
- sabitlenmiş tweet2
- eskiden futbol2
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı2
- insan2
- kanada2
- recep tayyip erdoğan13
- uzak mesafe ilişki5
- kanuni sultan süleyman4
- mark carney2
- migros ta etleri yiyen kedi5
- mekke anlaşması'nın komisyonda görüşülmesi2
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları12
- ajdar grup kursa muhtemel diğer üyeler9
- didem arslan yılmaz'ın programındaki 3 karakter4
- dörtlü yakınca her yer otopark sanan zihniyet6
- galatasaray lille'i yenemesin tanga giyerim7
- hesabını gizleyen erkek yazar22
- lille osc6
Walther Borgius 1930da şöyle yazıyor: Okul rafine bir iktidar aracıdır. Çocuktan başlayarak bütün devlet uyruklarını itaate alıştırmak, devletin ne kadar gerekli olduğunu etinde ve kemiğinde hissettirmek, her özgürlük fikrini daha filizlenmeden bastırmak, düşünceleri çitlerle çevrili güzergahlara yönlendirmek ve onları rahatça yönetilebilir, minnettar tebaa olarak terbiye etmek üzere kurulmuştur.. G. Kernin eğitim hakkındaki görüşleri: Eğitim, insanlık tarihinde, giderek büyüyen insan topluluklarını efendilere tabi kılmak için kullanılan sosyal-teknolojik bir araçtır. Eğitim başlangıçtaki küçük insan topluluklarında yoktu ve gerekli de değildi.
Peki, eğitim nasıl olmalı, ya da olmalı mı? Bu konuda anarşistler görüş birliğine varamıyor. Bir kısım anti pedagojiyi savunurken, diğerleri liberter teoriyi pedagojinin içinde yaşatmayı amaçlıyor.
Burada çelişki gibi görünen nokta anarşizmin ihtiyaç duyduğu aydınlanmanın eğitim olmadan nasıl gelebileceği? R. Cantzen bu çelişkiyi şu fikire aşmayı deniyor: Çocukların eğitsel yönlendirme olmadan da kendiliğinden ve özerk olarak, özgürlüğe ve kendi hayatını belirlemeye önem veren yetişkinler haline gelebileceğine inanmak.
Öte yandan elimizde liberter pedagoji örnekleri var ki, uygulandığı dönem içerisinde başarısız saymak kasıtsız olsun. Bunlardan biri ispanyada 1971de denenen okul kooperatifi Escuela Viva. Okulun amacı öğrencilere, velilere ve tüm kasaba halkına birlikte yaşama ve çalışmayı göstermek olarak belirlenmiş. Projenin başarısı pedagojiyle sınırlı kalmamış ve kooperatif Orellanadaki sosyal reformların itici gücü haline gelmiş. Bu noktada projenin, liberter teoriyi pratiğe dökülmede zorlanacağını düşünen anarşistlere umut kaynağı olduğunu söylemek de mümkün. Okulun tüzüğüyse özyönetim, kolektif özgürleşme gibi konularda örnek olacak nitelikte:
Madde 1. Birlikte çalışmak ve karşılıklı yardım için kendimizi eğitmek
Madde 6. Ortaya koyduğumuz örnekle bütün köyün birleşmesini ve sonunda kendi ekmeğini çıkarmasını sağlamak
Madde 10. Yapacaklarımız konusunda kararları kendimizin vermesini sağlamak
Madde 11. Demokrasiye değer vermek ve onu gerçekleştirmeyi öğrenmek
isviçrede karşımıza çıkan örnek Anna Göldin Lisesi(1989). Okulun pedagojik yönetmeliğinde önemli hususlar okul demokrasisi, özyönetim, proje dersi ve notsuz öğretim. Okulun iki öğretmeni Jürg Nager ve Martin Lehnerin okul hakkındaki değerlendirmeleri özyönetimin alışkanlık haline getirilmesinin önemini görüyoruz: Projemizin temeli okulda, derslerin birlikte organize edilmesine dayanmaktadır. Öğrenciler ve öğretmenler hedefi birlikte belirlerler ve ona ulaşmaya çalışırlar. Böylece yaratılan bir serbest alanda canlı bir ilgi ve katılımla çalışmak ve davranmak mümkün olmaktadır.. Özyönetim, gençlerin dünyaya müdahale etmek ve önemli olmak yolundaki arzularına cevap vermektedir.
*
Peki, eğitim nasıl olmalı, ya da olmalı mı? Bu konuda anarşistler görüş birliğine varamıyor. Bir kısım anti pedagojiyi savunurken, diğerleri liberter teoriyi pedagojinin içinde yaşatmayı amaçlıyor.
Burada çelişki gibi görünen nokta anarşizmin ihtiyaç duyduğu aydınlanmanın eğitim olmadan nasıl gelebileceği? R. Cantzen bu çelişkiyi şu fikire aşmayı deniyor: Çocukların eğitsel yönlendirme olmadan da kendiliğinden ve özerk olarak, özgürlüğe ve kendi hayatını belirlemeye önem veren yetişkinler haline gelebileceğine inanmak.
Öte yandan elimizde liberter pedagoji örnekleri var ki, uygulandığı dönem içerisinde başarısız saymak kasıtsız olsun. Bunlardan biri ispanyada 1971de denenen okul kooperatifi Escuela Viva. Okulun amacı öğrencilere, velilere ve tüm kasaba halkına birlikte yaşama ve çalışmayı göstermek olarak belirlenmiş. Projenin başarısı pedagojiyle sınırlı kalmamış ve kooperatif Orellanadaki sosyal reformların itici gücü haline gelmiş. Bu noktada projenin, liberter teoriyi pratiğe dökülmede zorlanacağını düşünen anarşistlere umut kaynağı olduğunu söylemek de mümkün. Okulun tüzüğüyse özyönetim, kolektif özgürleşme gibi konularda örnek olacak nitelikte:
Madde 1. Birlikte çalışmak ve karşılıklı yardım için kendimizi eğitmek
Madde 6. Ortaya koyduğumuz örnekle bütün köyün birleşmesini ve sonunda kendi ekmeğini çıkarmasını sağlamak
Madde 10. Yapacaklarımız konusunda kararları kendimizin vermesini sağlamak
Madde 11. Demokrasiye değer vermek ve onu gerçekleştirmeyi öğrenmek
isviçrede karşımıza çıkan örnek Anna Göldin Lisesi(1989). Okulun pedagojik yönetmeliğinde önemli hususlar okul demokrasisi, özyönetim, proje dersi ve notsuz öğretim. Okulun iki öğretmeni Jürg Nager ve Martin Lehnerin okul hakkındaki değerlendirmeleri özyönetimin alışkanlık haline getirilmesinin önemini görüyoruz: Projemizin temeli okulda, derslerin birlikte organize edilmesine dayanmaktadır. Öğrenciler ve öğretmenler hedefi birlikte belirlerler ve ona ulaşmaya çalışırlar. Böylece yaratılan bir serbest alanda canlı bir ilgi ve katılımla çalışmak ve davranmak mümkün olmaktadır.. Özyönetim, gençlerin dünyaya müdahale etmek ve önemli olmak yolundaki arzularına cevap vermektedir.
*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar