bugün
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü12
- yalnızlık edebiyatı13
- bir kızla dalga geçmek6
- askerliğin gençler için faydalı olması7
- karı gibi erkek4
- tai lung42
- sözlüğü 2000 ve sonrası doğumluların basması3
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- kin tutmayı beceremeyen insan9
- gizli hesap6
- en sevmediğin insan tipleri7
- sekiz aydır masturbasyon yapmıyor olmak2
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- mavi göz7
- ikinci defa askere gitmek6
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- türkiye bölünebilir mi2
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- bulunduğun koşullarda mutlu olmak3
- claudian clouds22
- türk halkını uyuşturma itemleri2
- herkesin tavsiye verdiği insan4
- gecenin geç saatlerinde entry girmek2
- rennie2
- özbek kadınlar14
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- akrep3
- sözlük whatsapp grupları13
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- gece vardiyası yazarlar4
- friedrich hegel la bi cay icek12
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı42
- islam'ın hak dini olması6
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- uludağ itiraf10
- namazın amacı6
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- kahverengi gözlü olmak4
- sarapci koala47
- melissa vargas7
- göğüs uçlarını birbirine değdirebilen kadın11
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter5
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- yalnız ölmek4
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- eva murati3
- pazar gecesi3
- libidosu olmasa true'nun aslında iyi insan olması6
Walther Borgius 1930da şöyle yazıyor: Okul rafine bir iktidar aracıdır. Çocuktan başlayarak bütün devlet uyruklarını itaate alıştırmak, devletin ne kadar gerekli olduğunu etinde ve kemiğinde hissettirmek, her özgürlük fikrini daha filizlenmeden bastırmak, düşünceleri çitlerle çevrili güzergahlara yönlendirmek ve onları rahatça yönetilebilir, minnettar tebaa olarak terbiye etmek üzere kurulmuştur.. G. Kernin eğitim hakkındaki görüşleri: Eğitim, insanlık tarihinde, giderek büyüyen insan topluluklarını efendilere tabi kılmak için kullanılan sosyal-teknolojik bir araçtır. Eğitim başlangıçtaki küçük insan topluluklarında yoktu ve gerekli de değildi.
Peki, eğitim nasıl olmalı, ya da olmalı mı? Bu konuda anarşistler görüş birliğine varamıyor. Bir kısım anti pedagojiyi savunurken, diğerleri liberter teoriyi pedagojinin içinde yaşatmayı amaçlıyor.
Burada çelişki gibi görünen nokta anarşizmin ihtiyaç duyduğu aydınlanmanın eğitim olmadan nasıl gelebileceği? R. Cantzen bu çelişkiyi şu fikire aşmayı deniyor: Çocukların eğitsel yönlendirme olmadan da kendiliğinden ve özerk olarak, özgürlüğe ve kendi hayatını belirlemeye önem veren yetişkinler haline gelebileceğine inanmak.
Öte yandan elimizde liberter pedagoji örnekleri var ki, uygulandığı dönem içerisinde başarısız saymak kasıtsız olsun. Bunlardan biri ispanyada 1971de denenen okul kooperatifi Escuela Viva. Okulun amacı öğrencilere, velilere ve tüm kasaba halkına birlikte yaşama ve çalışmayı göstermek olarak belirlenmiş. Projenin başarısı pedagojiyle sınırlı kalmamış ve kooperatif Orellanadaki sosyal reformların itici gücü haline gelmiş. Bu noktada projenin, liberter teoriyi pratiğe dökülmede zorlanacağını düşünen anarşistlere umut kaynağı olduğunu söylemek de mümkün. Okulun tüzüğüyse özyönetim, kolektif özgürleşme gibi konularda örnek olacak nitelikte:
Madde 1. Birlikte çalışmak ve karşılıklı yardım için kendimizi eğitmek
Madde 6. Ortaya koyduğumuz örnekle bütün köyün birleşmesini ve sonunda kendi ekmeğini çıkarmasını sağlamak
Madde 10. Yapacaklarımız konusunda kararları kendimizin vermesini sağlamak
Madde 11. Demokrasiye değer vermek ve onu gerçekleştirmeyi öğrenmek
isviçrede karşımıza çıkan örnek Anna Göldin Lisesi(1989). Okulun pedagojik yönetmeliğinde önemli hususlar okul demokrasisi, özyönetim, proje dersi ve notsuz öğretim. Okulun iki öğretmeni Jürg Nager ve Martin Lehnerin okul hakkındaki değerlendirmeleri özyönetimin alışkanlık haline getirilmesinin önemini görüyoruz: Projemizin temeli okulda, derslerin birlikte organize edilmesine dayanmaktadır. Öğrenciler ve öğretmenler hedefi birlikte belirlerler ve ona ulaşmaya çalışırlar. Böylece yaratılan bir serbest alanda canlı bir ilgi ve katılımla çalışmak ve davranmak mümkün olmaktadır.. Özyönetim, gençlerin dünyaya müdahale etmek ve önemli olmak yolundaki arzularına cevap vermektedir.
*
Peki, eğitim nasıl olmalı, ya da olmalı mı? Bu konuda anarşistler görüş birliğine varamıyor. Bir kısım anti pedagojiyi savunurken, diğerleri liberter teoriyi pedagojinin içinde yaşatmayı amaçlıyor.
Burada çelişki gibi görünen nokta anarşizmin ihtiyaç duyduğu aydınlanmanın eğitim olmadan nasıl gelebileceği? R. Cantzen bu çelişkiyi şu fikire aşmayı deniyor: Çocukların eğitsel yönlendirme olmadan da kendiliğinden ve özerk olarak, özgürlüğe ve kendi hayatını belirlemeye önem veren yetişkinler haline gelebileceğine inanmak.
Öte yandan elimizde liberter pedagoji örnekleri var ki, uygulandığı dönem içerisinde başarısız saymak kasıtsız olsun. Bunlardan biri ispanyada 1971de denenen okul kooperatifi Escuela Viva. Okulun amacı öğrencilere, velilere ve tüm kasaba halkına birlikte yaşama ve çalışmayı göstermek olarak belirlenmiş. Projenin başarısı pedagojiyle sınırlı kalmamış ve kooperatif Orellanadaki sosyal reformların itici gücü haline gelmiş. Bu noktada projenin, liberter teoriyi pratiğe dökülmede zorlanacağını düşünen anarşistlere umut kaynağı olduğunu söylemek de mümkün. Okulun tüzüğüyse özyönetim, kolektif özgürleşme gibi konularda örnek olacak nitelikte:
Madde 1. Birlikte çalışmak ve karşılıklı yardım için kendimizi eğitmek
Madde 6. Ortaya koyduğumuz örnekle bütün köyün birleşmesini ve sonunda kendi ekmeğini çıkarmasını sağlamak
Madde 10. Yapacaklarımız konusunda kararları kendimizin vermesini sağlamak
Madde 11. Demokrasiye değer vermek ve onu gerçekleştirmeyi öğrenmek
isviçrede karşımıza çıkan örnek Anna Göldin Lisesi(1989). Okulun pedagojik yönetmeliğinde önemli hususlar okul demokrasisi, özyönetim, proje dersi ve notsuz öğretim. Okulun iki öğretmeni Jürg Nager ve Martin Lehnerin okul hakkındaki değerlendirmeleri özyönetimin alışkanlık haline getirilmesinin önemini görüyoruz: Projemizin temeli okulda, derslerin birlikte organize edilmesine dayanmaktadır. Öğrenciler ve öğretmenler hedefi birlikte belirlerler ve ona ulaşmaya çalışırlar. Böylece yaratılan bir serbest alanda canlı bir ilgi ve katılımla çalışmak ve davranmak mümkün olmaktadır.. Özyönetim, gençlerin dünyaya müdahale etmek ve önemli olmak yolundaki arzularına cevap vermektedir.
*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar