bugün
- ismet gurbuz 20247
- domuz yemeyiz abi3
- kadınların erkeğin ilgisine muhtaç olmaları3
- şile de ceyda yakova'nın öldüğü motosiklet kazası3
- osuruktan şiirler89
- koştursunlar ama düşmesinler2
- el erecto del tomtom bey2
- hey yavrum be gelenlere bak4
- ortak velayet2
- dolar isterse 100 olsun41
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- victor osimhen21
- bugün ne oldu3
- vajinaya neden git gel yapıyoruz3
- youtube2
- kadın olmanın çok güzel bir şey olması7
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu25
- uyumsorunuyasayanbukal emun2
- game of thrones taki kerhaneci'nin annesi20
- g i l d e d l i l y28
- kendi memleketinde yabancı hissetmek5
- bir şeyler söyle6
- vancouver'dan toronto'ya gitmek4
- kadınınızı çalıştırır mısınız14
- kapıma beyaz toros gelseydi eğer11
- pazartesi işe gidecek olmak4
- 22 ağustos 20262
- orospu çocuğu abdullah öcalan19
- nasıl birisiniz15
- nah sana oy17
- diamond bosphorus8
- velvet48
- saw serisini bir gunde izlemek2
- game of thrones taki kerhaneci16
- kürtler8
- 185 ve üstü kadınların çok havalı olması8
- velvet mi güzel g'i l d'e d l'i l y mi8
- beybi leydi7
- crush grubu2
- gürcistan göçmenleri13
- sözlüğün en düşük iq sahibi yazarları12
- yeni parti de bölünebilir10
- tcg anadolu da robotik cerrahi denemesi2
- dolar 100 tl mazot 100 tl13
- türk solcusu6
- simko320
- allah her şeyden çok tevhidi önemsiyor6
- tai lung mu güzel g'i l d'e d l'i l y mi6
- hiç çaylak olmamış yazar gizli eşcinseldir11
- netanyahu'ya kırmızı bülten talebi10
Levent Bulut'un habur rezaletini eleştirdiği yazısının adıdır. Yandaşlara ve aynı dağın bülbüllerine verip veriştirmiştir. Okunmalı, okutulmalıdır.
Efenim yazı şöyledir:
"Güzel şeyler olacak"la başlayan, "orada iyi şeyler oluyor"la sonuçlanan, dağdan gelenlerin kahraman gibi karşılandığı Habur rezaleti üzerinden dört yıl geçti.
Peki ne değişti? Ne sonuç alındı?
isteklerinden mi vazgeçtiler? Hayır PKK mı bitti ? Hayır
Aksine daha çok güçlendiler.
Nasıl mı?
Hatırlatalım;
13 vatan evladının şehit edildiği 14 Temmuz 2011'de Diyarbakır'da toplanan sözüm ona demokratik toplum kongresi devlete meydan okuyarak özerklik ilan ettiklerini duyurdu. Türkiye şehitlerine ağlarken, Şırnak'da özerklik kutlamaları yapıldı.
4 Mart 2012'de ise açılımın mucidi bugünki iktidar sayesinde bir hayal daha gerçek oldu ve Diyarbakır'da Kürt Ulusal Dil Konferansı yapıldı.
Türk bayrağı yerine salona Barzani'nin bayrağı asıldı. Toplantıda istiklal Marşı yerine ey ragip (rakip) marşı okundu.
Sözde polis teşkilatı kurup yol araması ve kimlik kontrolü yaptılar. PKK'nın ilk saldırısını kahramanlık destanı diye kutladılar.
PKK bunları yaparken ülkeyi yönetenlerde çözüm süreci adı altında boş durmadı.
Ne Mutlu Türküm Diyene vecizesi dağlardan silinirken, Andımız kaldırıldı. Teröristler tanık ve itibar görür oldu. "Farklı dil ve lehçelerde eğitime" izin verilmesiyle özel okullarda Kürtçe eğitimin önü de açıldı.
Yani görüldüğü gibi PKK silahla yapamadığını, müzakere ile bir bir yapar oldu.
Peki bütün bunlar olurken "Nerde bu devlet, nerde bu teröristlerle mücadele edecek asker" diyorsanız eğer, hemen söyleyelim;
Devlet müzakerede, teröristle mücadele eden kahramanlar ise içeride.. Dışarda olanların ise eli kolu bağlı bir halde.
Habur'da ayaklarına hakim, savcı gönderilip, "önderlik istedi geldim, pişman değilim" diyenler pişmansın denilerek serbest bırakılmışken, artık tencere tava çalana, twit atana soruşturma açılır oldu.
Peki bütün bunların sorumlusu kim derseniz eğer;
Ülkeyi yönetenlere göre, şehit cenazelerinde yaygara kopartanlar, bir kaç Mehmet şehit oldu diye meclisi toplamaya çalışanlar, tencere tavacılar, muhalefet partileri ve medya.. Sanki ülkeyi ve devleti bunlar yönetiyor.
Üstelik iktidar, terör politikası yüzünden muhalefet partilerinden eleştiri geldiğinde, muhalefetin bizi suçlaması terör örgütüne güç verir diye açıklamalar yapıyor.
Peki ama sormak gerek;
Habur'da dağdan inenlerin ayağına hakim ve savcı gönderip, yargılandıkları salonda rahatsız olmasınlar diye, Türk Bayrağı ve Atatürk resmini indirip pişman değilim demelerine rağmen serbest bırakırken, "Sizinle mücadele eden Ordu içeride" itirafı kimin ekmeğine yağ sürüyordu, kime güç veriyordu acaba?
Şehit haberlerinin gösterilmesi teröre güç verir derken, terörle mücadele eden paşaları, komutanları içeri almak, o haberleri çarşaf çarşaf yayınlamak kime güç veriyordu?
Andımızı kaldırmak, Ne Mutlu Türküm Diyene'yi ve TC'yi kamu binalarından silmek kime güç veriyor kimin ekmeğine yağ sürüyor acaba?
11 yıl önce terör bitme noktasındaydı. Askeri başarısız gibi göstermek kime güç vermiş olabilir acaba? Üstelik asker elinde silahı olan ve karşısına çıkmış teröristle mücadele eder, terörle değil.
Terörle mücadele devletin ve devleti yönetenlerin işidir. Ekonomik ve siyasal boyutunu devlet, doğal olarak devleti yönetenler planlar. Terörün azalması veya güçlenmesi devleti yönetenlerin izlediği politikalara bağlıdır.
Peki ülkeyi yönetenler ve aynı dağın bülbülleri, bunu ne zaman anlayacak acaba!
Çözüm süreci ülke için bir şans gibi sunuluyor. Peki ama silahla alamadıklarını masada vermek midir çözüm?
Şu açık bir gerçek ki, açılım safsataları terör örgütünü siyasallaştırmış, açılımın başladığı Habur rezaletinden sonra, sanki yeni bir parti kuruluyor da iktidara gelecekmiş gibi, örgüte katılımları arttırmıştır.
işte halet-i ruhiye HA-BU"DU"R
http://www.haberokur.com....ent-bulut-ha-bu/1071.html
Efenim yazı şöyledir:
"Güzel şeyler olacak"la başlayan, "orada iyi şeyler oluyor"la sonuçlanan, dağdan gelenlerin kahraman gibi karşılandığı Habur rezaleti üzerinden dört yıl geçti.
Peki ne değişti? Ne sonuç alındı?
isteklerinden mi vazgeçtiler? Hayır PKK mı bitti ? Hayır
Aksine daha çok güçlendiler.
Nasıl mı?
Hatırlatalım;
13 vatan evladının şehit edildiği 14 Temmuz 2011'de Diyarbakır'da toplanan sözüm ona demokratik toplum kongresi devlete meydan okuyarak özerklik ilan ettiklerini duyurdu. Türkiye şehitlerine ağlarken, Şırnak'da özerklik kutlamaları yapıldı.
4 Mart 2012'de ise açılımın mucidi bugünki iktidar sayesinde bir hayal daha gerçek oldu ve Diyarbakır'da Kürt Ulusal Dil Konferansı yapıldı.
Türk bayrağı yerine salona Barzani'nin bayrağı asıldı. Toplantıda istiklal Marşı yerine ey ragip (rakip) marşı okundu.
Sözde polis teşkilatı kurup yol araması ve kimlik kontrolü yaptılar. PKK'nın ilk saldırısını kahramanlık destanı diye kutladılar.
PKK bunları yaparken ülkeyi yönetenlerde çözüm süreci adı altında boş durmadı.
Ne Mutlu Türküm Diyene vecizesi dağlardan silinirken, Andımız kaldırıldı. Teröristler tanık ve itibar görür oldu. "Farklı dil ve lehçelerde eğitime" izin verilmesiyle özel okullarda Kürtçe eğitimin önü de açıldı.
Yani görüldüğü gibi PKK silahla yapamadığını, müzakere ile bir bir yapar oldu.
Peki bütün bunlar olurken "Nerde bu devlet, nerde bu teröristlerle mücadele edecek asker" diyorsanız eğer, hemen söyleyelim;
Devlet müzakerede, teröristle mücadele eden kahramanlar ise içeride.. Dışarda olanların ise eli kolu bağlı bir halde.
Habur'da ayaklarına hakim, savcı gönderilip, "önderlik istedi geldim, pişman değilim" diyenler pişmansın denilerek serbest bırakılmışken, artık tencere tava çalana, twit atana soruşturma açılır oldu.
Peki bütün bunların sorumlusu kim derseniz eğer;
Ülkeyi yönetenlere göre, şehit cenazelerinde yaygara kopartanlar, bir kaç Mehmet şehit oldu diye meclisi toplamaya çalışanlar, tencere tavacılar, muhalefet partileri ve medya.. Sanki ülkeyi ve devleti bunlar yönetiyor.
Üstelik iktidar, terör politikası yüzünden muhalefet partilerinden eleştiri geldiğinde, muhalefetin bizi suçlaması terör örgütüne güç verir diye açıklamalar yapıyor.
Peki ama sormak gerek;
Habur'da dağdan inenlerin ayağına hakim ve savcı gönderip, yargılandıkları salonda rahatsız olmasınlar diye, Türk Bayrağı ve Atatürk resmini indirip pişman değilim demelerine rağmen serbest bırakırken, "Sizinle mücadele eden Ordu içeride" itirafı kimin ekmeğine yağ sürüyordu, kime güç veriyordu acaba?
Şehit haberlerinin gösterilmesi teröre güç verir derken, terörle mücadele eden paşaları, komutanları içeri almak, o haberleri çarşaf çarşaf yayınlamak kime güç veriyordu?
Andımızı kaldırmak, Ne Mutlu Türküm Diyene'yi ve TC'yi kamu binalarından silmek kime güç veriyor kimin ekmeğine yağ sürüyor acaba?
11 yıl önce terör bitme noktasındaydı. Askeri başarısız gibi göstermek kime güç vermiş olabilir acaba? Üstelik asker elinde silahı olan ve karşısına çıkmış teröristle mücadele eder, terörle değil.
Terörle mücadele devletin ve devleti yönetenlerin işidir. Ekonomik ve siyasal boyutunu devlet, doğal olarak devleti yönetenler planlar. Terörün azalması veya güçlenmesi devleti yönetenlerin izlediği politikalara bağlıdır.
Peki ülkeyi yönetenler ve aynı dağın bülbülleri, bunu ne zaman anlayacak acaba!
Çözüm süreci ülke için bir şans gibi sunuluyor. Peki ama silahla alamadıklarını masada vermek midir çözüm?
Şu açık bir gerçek ki, açılım safsataları terör örgütünü siyasallaştırmış, açılımın başladığı Habur rezaletinden sonra, sanki yeni bir parti kuruluyor da iktidara gelecekmiş gibi, örgüte katılımları arttırmıştır.
işte halet-i ruhiye HA-BU"DU"R
http://www.haberokur.com....ent-bulut-ha-bu/1071.html
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar