bugün
- arjantin mısır maçı11
- ctrlx'in ayakları12
- messi uzaylı abi5
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı9
- 23 yaş7
- ankara da nato zirvesi10
- donald trump'ın anıtkabir'i ziyaret etmemesi12
- tanrı mı bizi yarattı tanrıyı mı biz yarattık9
- rafadan yumurta kaç dk olmalı13
- avm otoparkında uygunsuz çifte bağıran kadın18
- sözlüğün en muhteşem yazarlarının fotoğrafları12
- sözlüğünü başka sözlükle aldatan hain yazar2
- 2026 dünya kupası27
- sohbet2
- üst düzey yönetici olabilmek için gerekenler9
- 7 temmuz 2026 messi balonunun patlaması2
- komünizmi iyi bir şey sanmak4
- mısır3
- arjantin3
- gülüyorum ama mutlu değilim3
- sözlüğün en güzel 3 kadın yazarı24
- türkiye komünist partisi4
- 7 temmuz 2026 deniz göktaş'ın cezaevi mektubu3
- iri kıyım kadın çekiciliği5
- vurdurmuş erkek nasıl anlaşılır11
- sağ liberalizm3
- lionel messi6
- ülkenin kendi içinde liberal ekonomi olması3
- sol liberal ne amk3
- trump necla ablayı ziyaret edecek mi5
- yazarların mezun olduğu okullar8
- uçak yapmak için gerekenler2
- balık burcu bir sözlük kızıyla evlenebilirim16
- dövmesi olan erkek9
- psikoloji bilim midir6
- trump'ın tr'ye 5 f35 vereceğiz açıklaması5
- erdoğan ın dünya lideri olması5
- yoğurt11
- tek başına2
- yunanistan dışişleri bakanının karşılanmaması4
- reisin tam bir reis olması4
- atm'ye ateme diyen hanzo13
- tanrı dağlarında ölüp uçmağa varmak2
- saraca finch house21
- giden gelmez dağlarına gidip gelmek2
- sevilen kadının topuklarını öpüp ısırmak8
- gianni infantino4
- uzun zamandır çaylak olmamak4
- günün şiiri24
- monitörün ışığına yürüyen sözlük erkeği2
Levent Bulut'un habur rezaletini eleştirdiği yazısının adıdır. Yandaşlara ve aynı dağın bülbüllerine verip veriştirmiştir. Okunmalı, okutulmalıdır.
Efenim yazı şöyledir:
"Güzel şeyler olacak"la başlayan, "orada iyi şeyler oluyor"la sonuçlanan, dağdan gelenlerin kahraman gibi karşılandığı Habur rezaleti üzerinden dört yıl geçti.
Peki ne değişti? Ne sonuç alındı?
isteklerinden mi vazgeçtiler? Hayır PKK mı bitti ? Hayır
Aksine daha çok güçlendiler.
Nasıl mı?
Hatırlatalım;
13 vatan evladının şehit edildiği 14 Temmuz 2011'de Diyarbakır'da toplanan sözüm ona demokratik toplum kongresi devlete meydan okuyarak özerklik ilan ettiklerini duyurdu. Türkiye şehitlerine ağlarken, Şırnak'da özerklik kutlamaları yapıldı.
4 Mart 2012'de ise açılımın mucidi bugünki iktidar sayesinde bir hayal daha gerçek oldu ve Diyarbakır'da Kürt Ulusal Dil Konferansı yapıldı.
Türk bayrağı yerine salona Barzani'nin bayrağı asıldı. Toplantıda istiklal Marşı yerine ey ragip (rakip) marşı okundu.
Sözde polis teşkilatı kurup yol araması ve kimlik kontrolü yaptılar. PKK'nın ilk saldırısını kahramanlık destanı diye kutladılar.
PKK bunları yaparken ülkeyi yönetenlerde çözüm süreci adı altında boş durmadı.
Ne Mutlu Türküm Diyene vecizesi dağlardan silinirken, Andımız kaldırıldı. Teröristler tanık ve itibar görür oldu. "Farklı dil ve lehçelerde eğitime" izin verilmesiyle özel okullarda Kürtçe eğitimin önü de açıldı.
Yani görüldüğü gibi PKK silahla yapamadığını, müzakere ile bir bir yapar oldu.
Peki bütün bunlar olurken "Nerde bu devlet, nerde bu teröristlerle mücadele edecek asker" diyorsanız eğer, hemen söyleyelim;
Devlet müzakerede, teröristle mücadele eden kahramanlar ise içeride.. Dışarda olanların ise eli kolu bağlı bir halde.
Habur'da ayaklarına hakim, savcı gönderilip, "önderlik istedi geldim, pişman değilim" diyenler pişmansın denilerek serbest bırakılmışken, artık tencere tava çalana, twit atana soruşturma açılır oldu.
Peki bütün bunların sorumlusu kim derseniz eğer;
Ülkeyi yönetenlere göre, şehit cenazelerinde yaygara kopartanlar, bir kaç Mehmet şehit oldu diye meclisi toplamaya çalışanlar, tencere tavacılar, muhalefet partileri ve medya.. Sanki ülkeyi ve devleti bunlar yönetiyor.
Üstelik iktidar, terör politikası yüzünden muhalefet partilerinden eleştiri geldiğinde, muhalefetin bizi suçlaması terör örgütüne güç verir diye açıklamalar yapıyor.
Peki ama sormak gerek;
Habur'da dağdan inenlerin ayağına hakim ve savcı gönderip, yargılandıkları salonda rahatsız olmasınlar diye, Türk Bayrağı ve Atatürk resmini indirip pişman değilim demelerine rağmen serbest bırakırken, "Sizinle mücadele eden Ordu içeride" itirafı kimin ekmeğine yağ sürüyordu, kime güç veriyordu acaba?
Şehit haberlerinin gösterilmesi teröre güç verir derken, terörle mücadele eden paşaları, komutanları içeri almak, o haberleri çarşaf çarşaf yayınlamak kime güç veriyordu?
Andımızı kaldırmak, Ne Mutlu Türküm Diyene'yi ve TC'yi kamu binalarından silmek kime güç veriyor kimin ekmeğine yağ sürüyor acaba?
11 yıl önce terör bitme noktasındaydı. Askeri başarısız gibi göstermek kime güç vermiş olabilir acaba? Üstelik asker elinde silahı olan ve karşısına çıkmış teröristle mücadele eder, terörle değil.
Terörle mücadele devletin ve devleti yönetenlerin işidir. Ekonomik ve siyasal boyutunu devlet, doğal olarak devleti yönetenler planlar. Terörün azalması veya güçlenmesi devleti yönetenlerin izlediği politikalara bağlıdır.
Peki ülkeyi yönetenler ve aynı dağın bülbülleri, bunu ne zaman anlayacak acaba!
Çözüm süreci ülke için bir şans gibi sunuluyor. Peki ama silahla alamadıklarını masada vermek midir çözüm?
Şu açık bir gerçek ki, açılım safsataları terör örgütünü siyasallaştırmış, açılımın başladığı Habur rezaletinden sonra, sanki yeni bir parti kuruluyor da iktidara gelecekmiş gibi, örgüte katılımları arttırmıştır.
işte halet-i ruhiye HA-BU"DU"R
http://www.haberokur.com....ent-bulut-ha-bu/1071.html
Efenim yazı şöyledir:
"Güzel şeyler olacak"la başlayan, "orada iyi şeyler oluyor"la sonuçlanan, dağdan gelenlerin kahraman gibi karşılandığı Habur rezaleti üzerinden dört yıl geçti.
Peki ne değişti? Ne sonuç alındı?
isteklerinden mi vazgeçtiler? Hayır PKK mı bitti ? Hayır
Aksine daha çok güçlendiler.
Nasıl mı?
Hatırlatalım;
13 vatan evladının şehit edildiği 14 Temmuz 2011'de Diyarbakır'da toplanan sözüm ona demokratik toplum kongresi devlete meydan okuyarak özerklik ilan ettiklerini duyurdu. Türkiye şehitlerine ağlarken, Şırnak'da özerklik kutlamaları yapıldı.
4 Mart 2012'de ise açılımın mucidi bugünki iktidar sayesinde bir hayal daha gerçek oldu ve Diyarbakır'da Kürt Ulusal Dil Konferansı yapıldı.
Türk bayrağı yerine salona Barzani'nin bayrağı asıldı. Toplantıda istiklal Marşı yerine ey ragip (rakip) marşı okundu.
Sözde polis teşkilatı kurup yol araması ve kimlik kontrolü yaptılar. PKK'nın ilk saldırısını kahramanlık destanı diye kutladılar.
PKK bunları yaparken ülkeyi yönetenlerde çözüm süreci adı altında boş durmadı.
Ne Mutlu Türküm Diyene vecizesi dağlardan silinirken, Andımız kaldırıldı. Teröristler tanık ve itibar görür oldu. "Farklı dil ve lehçelerde eğitime" izin verilmesiyle özel okullarda Kürtçe eğitimin önü de açıldı.
Yani görüldüğü gibi PKK silahla yapamadığını, müzakere ile bir bir yapar oldu.
Peki bütün bunlar olurken "Nerde bu devlet, nerde bu teröristlerle mücadele edecek asker" diyorsanız eğer, hemen söyleyelim;
Devlet müzakerede, teröristle mücadele eden kahramanlar ise içeride.. Dışarda olanların ise eli kolu bağlı bir halde.
Habur'da ayaklarına hakim, savcı gönderilip, "önderlik istedi geldim, pişman değilim" diyenler pişmansın denilerek serbest bırakılmışken, artık tencere tava çalana, twit atana soruşturma açılır oldu.
Peki bütün bunların sorumlusu kim derseniz eğer;
Ülkeyi yönetenlere göre, şehit cenazelerinde yaygara kopartanlar, bir kaç Mehmet şehit oldu diye meclisi toplamaya çalışanlar, tencere tavacılar, muhalefet partileri ve medya.. Sanki ülkeyi ve devleti bunlar yönetiyor.
Üstelik iktidar, terör politikası yüzünden muhalefet partilerinden eleştiri geldiğinde, muhalefetin bizi suçlaması terör örgütüne güç verir diye açıklamalar yapıyor.
Peki ama sormak gerek;
Habur'da dağdan inenlerin ayağına hakim ve savcı gönderip, yargılandıkları salonda rahatsız olmasınlar diye, Türk Bayrağı ve Atatürk resmini indirip pişman değilim demelerine rağmen serbest bırakırken, "Sizinle mücadele eden Ordu içeride" itirafı kimin ekmeğine yağ sürüyordu, kime güç veriyordu acaba?
Şehit haberlerinin gösterilmesi teröre güç verir derken, terörle mücadele eden paşaları, komutanları içeri almak, o haberleri çarşaf çarşaf yayınlamak kime güç veriyordu?
Andımızı kaldırmak, Ne Mutlu Türküm Diyene'yi ve TC'yi kamu binalarından silmek kime güç veriyor kimin ekmeğine yağ sürüyor acaba?
11 yıl önce terör bitme noktasındaydı. Askeri başarısız gibi göstermek kime güç vermiş olabilir acaba? Üstelik asker elinde silahı olan ve karşısına çıkmış teröristle mücadele eder, terörle değil.
Terörle mücadele devletin ve devleti yönetenlerin işidir. Ekonomik ve siyasal boyutunu devlet, doğal olarak devleti yönetenler planlar. Terörün azalması veya güçlenmesi devleti yönetenlerin izlediği politikalara bağlıdır.
Peki ülkeyi yönetenler ve aynı dağın bülbülleri, bunu ne zaman anlayacak acaba!
Çözüm süreci ülke için bir şans gibi sunuluyor. Peki ama silahla alamadıklarını masada vermek midir çözüm?
Şu açık bir gerçek ki, açılım safsataları terör örgütünü siyasallaştırmış, açılımın başladığı Habur rezaletinden sonra, sanki yeni bir parti kuruluyor da iktidara gelecekmiş gibi, örgüte katılımları arttırmıştır.
işte halet-i ruhiye HA-BU"DU"R
http://www.haberokur.com....ent-bulut-ha-bu/1071.html
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar