bugün
- tüm erkeklerin old money giyinmesi11
- steam arkadaşı aranıyor4
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı5
- berber fiyatlarındaki fahiş artış4
- ismet gurbuz 20249
- otogar tuvaleti3
- mekke anlaşması4
- osuruktan şiirler89
- domuz yemeyiz abi4
- dolar isterse 100 olsun41
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- kadınların erkeğin ilgisine muhtaç olmaları3
- gilded panpa nerede2
- hey yavrum be gelenlere bak4
- reddi miras2
- izalei şuyu2
- suno ai3
- şile de ceyda yakova'nın öldüğü motosiklet kazası3
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu25
- aşk4
- anın görüntüsü17
- victor osimhen21
- koştursunlar ama düşmesinler2
- el erecto del tomtom bey2
- game of thrones taki kerhaneci'nin annesi20
- ortak velayet2
- ayvalık tostu9
- kadın olmanın çok güzel bir şey olması7
- vajinaya neden git gel yapıyoruz3
- g i l d e d l i l y28
- filistin3
- bugün ne oldu3
- youtube2
- kadınınızı çalıştırır mısınız14
- kapıma beyaz toros gelseydi eğer11
- ona bir şey söyle6
- orospu çocuğu abdullah öcalan19
- kendi memleketinde yabancı hissetmek5
- nah sana oy17
- nasıl birisiniz15
- pazartesi işe gidecek olmak4
- velvet48
- vancouver'dan toronto'ya gitmek4
- uyumsorunuyasayanbukal emun2
- diamond bosphorus8
- game of thrones taki kerhaneci16
- 185 ve üstü kadınların çok havalı olması8
- kürtler8
- velvet mi güzel g'i l d'e d l'i l y mi8
- 22 ağustos 20262
Levent Bulut'un habur rezaletini eleştirdiği yazısının adıdır. Yandaşlara ve aynı dağın bülbüllerine verip veriştirmiştir. Okunmalı, okutulmalıdır.
Efenim yazı şöyledir:
"Güzel şeyler olacak"la başlayan, "orada iyi şeyler oluyor"la sonuçlanan, dağdan gelenlerin kahraman gibi karşılandığı Habur rezaleti üzerinden dört yıl geçti.
Peki ne değişti? Ne sonuç alındı?
isteklerinden mi vazgeçtiler? Hayır PKK mı bitti ? Hayır
Aksine daha çok güçlendiler.
Nasıl mı?
Hatırlatalım;
13 vatan evladının şehit edildiği 14 Temmuz 2011'de Diyarbakır'da toplanan sözüm ona demokratik toplum kongresi devlete meydan okuyarak özerklik ilan ettiklerini duyurdu. Türkiye şehitlerine ağlarken, Şırnak'da özerklik kutlamaları yapıldı.
4 Mart 2012'de ise açılımın mucidi bugünki iktidar sayesinde bir hayal daha gerçek oldu ve Diyarbakır'da Kürt Ulusal Dil Konferansı yapıldı.
Türk bayrağı yerine salona Barzani'nin bayrağı asıldı. Toplantıda istiklal Marşı yerine ey ragip (rakip) marşı okundu.
Sözde polis teşkilatı kurup yol araması ve kimlik kontrolü yaptılar. PKK'nın ilk saldırısını kahramanlık destanı diye kutladılar.
PKK bunları yaparken ülkeyi yönetenlerde çözüm süreci adı altında boş durmadı.
Ne Mutlu Türküm Diyene vecizesi dağlardan silinirken, Andımız kaldırıldı. Teröristler tanık ve itibar görür oldu. "Farklı dil ve lehçelerde eğitime" izin verilmesiyle özel okullarda Kürtçe eğitimin önü de açıldı.
Yani görüldüğü gibi PKK silahla yapamadığını, müzakere ile bir bir yapar oldu.
Peki bütün bunlar olurken "Nerde bu devlet, nerde bu teröristlerle mücadele edecek asker" diyorsanız eğer, hemen söyleyelim;
Devlet müzakerede, teröristle mücadele eden kahramanlar ise içeride.. Dışarda olanların ise eli kolu bağlı bir halde.
Habur'da ayaklarına hakim, savcı gönderilip, "önderlik istedi geldim, pişman değilim" diyenler pişmansın denilerek serbest bırakılmışken, artık tencere tava çalana, twit atana soruşturma açılır oldu.
Peki bütün bunların sorumlusu kim derseniz eğer;
Ülkeyi yönetenlere göre, şehit cenazelerinde yaygara kopartanlar, bir kaç Mehmet şehit oldu diye meclisi toplamaya çalışanlar, tencere tavacılar, muhalefet partileri ve medya.. Sanki ülkeyi ve devleti bunlar yönetiyor.
Üstelik iktidar, terör politikası yüzünden muhalefet partilerinden eleştiri geldiğinde, muhalefetin bizi suçlaması terör örgütüne güç verir diye açıklamalar yapıyor.
Peki ama sormak gerek;
Habur'da dağdan inenlerin ayağına hakim ve savcı gönderip, yargılandıkları salonda rahatsız olmasınlar diye, Türk Bayrağı ve Atatürk resmini indirip pişman değilim demelerine rağmen serbest bırakırken, "Sizinle mücadele eden Ordu içeride" itirafı kimin ekmeğine yağ sürüyordu, kime güç veriyordu acaba?
Şehit haberlerinin gösterilmesi teröre güç verir derken, terörle mücadele eden paşaları, komutanları içeri almak, o haberleri çarşaf çarşaf yayınlamak kime güç veriyordu?
Andımızı kaldırmak, Ne Mutlu Türküm Diyene'yi ve TC'yi kamu binalarından silmek kime güç veriyor kimin ekmeğine yağ sürüyor acaba?
11 yıl önce terör bitme noktasındaydı. Askeri başarısız gibi göstermek kime güç vermiş olabilir acaba? Üstelik asker elinde silahı olan ve karşısına çıkmış teröristle mücadele eder, terörle değil.
Terörle mücadele devletin ve devleti yönetenlerin işidir. Ekonomik ve siyasal boyutunu devlet, doğal olarak devleti yönetenler planlar. Terörün azalması veya güçlenmesi devleti yönetenlerin izlediği politikalara bağlıdır.
Peki ülkeyi yönetenler ve aynı dağın bülbülleri, bunu ne zaman anlayacak acaba!
Çözüm süreci ülke için bir şans gibi sunuluyor. Peki ama silahla alamadıklarını masada vermek midir çözüm?
Şu açık bir gerçek ki, açılım safsataları terör örgütünü siyasallaştırmış, açılımın başladığı Habur rezaletinden sonra, sanki yeni bir parti kuruluyor da iktidara gelecekmiş gibi, örgüte katılımları arttırmıştır.
işte halet-i ruhiye HA-BU"DU"R
http://www.haberokur.com....ent-bulut-ha-bu/1071.html
Efenim yazı şöyledir:
"Güzel şeyler olacak"la başlayan, "orada iyi şeyler oluyor"la sonuçlanan, dağdan gelenlerin kahraman gibi karşılandığı Habur rezaleti üzerinden dört yıl geçti.
Peki ne değişti? Ne sonuç alındı?
isteklerinden mi vazgeçtiler? Hayır PKK mı bitti ? Hayır
Aksine daha çok güçlendiler.
Nasıl mı?
Hatırlatalım;
13 vatan evladının şehit edildiği 14 Temmuz 2011'de Diyarbakır'da toplanan sözüm ona demokratik toplum kongresi devlete meydan okuyarak özerklik ilan ettiklerini duyurdu. Türkiye şehitlerine ağlarken, Şırnak'da özerklik kutlamaları yapıldı.
4 Mart 2012'de ise açılımın mucidi bugünki iktidar sayesinde bir hayal daha gerçek oldu ve Diyarbakır'da Kürt Ulusal Dil Konferansı yapıldı.
Türk bayrağı yerine salona Barzani'nin bayrağı asıldı. Toplantıda istiklal Marşı yerine ey ragip (rakip) marşı okundu.
Sözde polis teşkilatı kurup yol araması ve kimlik kontrolü yaptılar. PKK'nın ilk saldırısını kahramanlık destanı diye kutladılar.
PKK bunları yaparken ülkeyi yönetenlerde çözüm süreci adı altında boş durmadı.
Ne Mutlu Türküm Diyene vecizesi dağlardan silinirken, Andımız kaldırıldı. Teröristler tanık ve itibar görür oldu. "Farklı dil ve lehçelerde eğitime" izin verilmesiyle özel okullarda Kürtçe eğitimin önü de açıldı.
Yani görüldüğü gibi PKK silahla yapamadığını, müzakere ile bir bir yapar oldu.
Peki bütün bunlar olurken "Nerde bu devlet, nerde bu teröristlerle mücadele edecek asker" diyorsanız eğer, hemen söyleyelim;
Devlet müzakerede, teröristle mücadele eden kahramanlar ise içeride.. Dışarda olanların ise eli kolu bağlı bir halde.
Habur'da ayaklarına hakim, savcı gönderilip, "önderlik istedi geldim, pişman değilim" diyenler pişmansın denilerek serbest bırakılmışken, artık tencere tava çalana, twit atana soruşturma açılır oldu.
Peki bütün bunların sorumlusu kim derseniz eğer;
Ülkeyi yönetenlere göre, şehit cenazelerinde yaygara kopartanlar, bir kaç Mehmet şehit oldu diye meclisi toplamaya çalışanlar, tencere tavacılar, muhalefet partileri ve medya.. Sanki ülkeyi ve devleti bunlar yönetiyor.
Üstelik iktidar, terör politikası yüzünden muhalefet partilerinden eleştiri geldiğinde, muhalefetin bizi suçlaması terör örgütüne güç verir diye açıklamalar yapıyor.
Peki ama sormak gerek;
Habur'da dağdan inenlerin ayağına hakim ve savcı gönderip, yargılandıkları salonda rahatsız olmasınlar diye, Türk Bayrağı ve Atatürk resmini indirip pişman değilim demelerine rağmen serbest bırakırken, "Sizinle mücadele eden Ordu içeride" itirafı kimin ekmeğine yağ sürüyordu, kime güç veriyordu acaba?
Şehit haberlerinin gösterilmesi teröre güç verir derken, terörle mücadele eden paşaları, komutanları içeri almak, o haberleri çarşaf çarşaf yayınlamak kime güç veriyordu?
Andımızı kaldırmak, Ne Mutlu Türküm Diyene'yi ve TC'yi kamu binalarından silmek kime güç veriyor kimin ekmeğine yağ sürüyor acaba?
11 yıl önce terör bitme noktasındaydı. Askeri başarısız gibi göstermek kime güç vermiş olabilir acaba? Üstelik asker elinde silahı olan ve karşısına çıkmış teröristle mücadele eder, terörle değil.
Terörle mücadele devletin ve devleti yönetenlerin işidir. Ekonomik ve siyasal boyutunu devlet, doğal olarak devleti yönetenler planlar. Terörün azalması veya güçlenmesi devleti yönetenlerin izlediği politikalara bağlıdır.
Peki ülkeyi yönetenler ve aynı dağın bülbülleri, bunu ne zaman anlayacak acaba!
Çözüm süreci ülke için bir şans gibi sunuluyor. Peki ama silahla alamadıklarını masada vermek midir çözüm?
Şu açık bir gerçek ki, açılım safsataları terör örgütünü siyasallaştırmış, açılımın başladığı Habur rezaletinden sonra, sanki yeni bir parti kuruluyor da iktidara gelecekmiş gibi, örgüte katılımları arttırmıştır.
işte halet-i ruhiye HA-BU"DU"R
http://www.haberokur.com....ent-bulut-ha-bu/1071.html
"gezi eylemcileriyle dağdaki terörist bizim için aynıdır" diyen zihniyetin, okusa da anlayamayacağı türden bir yazı.
"her türlü milliyetçiliği ayaklar altına alan" bu kafa, aynı zamanda milliyetçilerden oy kapmak için dombra marşına sarılır.
olay şudur: rüzgar nerden eserse sırtını oraya vereceksin kardeşim. çünkü, demokrasi rüzgarını arkana alacaksın ki, demokrat görünebilesin seçmenlerine.
"her türlü milliyetçiliği ayaklar altına alan" bu kafa, aynı zamanda milliyetçilerden oy kapmak için dombra marşına sarılır.
olay şudur: rüzgar nerden eserse sırtını oraya vereceksin kardeşim. çünkü, demokrasi rüzgarını arkana alacaksın ki, demokrat görünebilesin seçmenlerine.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar